Javascript must be enabled to continue!
Erken Modern Dönemde “Sığınma” Olgusu ve Osmanlı-İran İlişkilerine Etkisi: Sâm Mirza ve Elkas Mirza Örnekleri
View through CrossRef
Bu çalışmada, 16. yüzyılda Osmanlı-Safevi/İran ilişkilerinde önemli bir yer tutan “sığınma” olgusu, özellikle Safevi hanedan mensuplarının Osmanlı topraklarına iltica etmeleri bağlamında ele alınmaktadır. Elkas Mirza ve Sâm Mirza örneklerinden hareketle yapılan değerlendirmeler bu tür sığınma vakalarının sadece bireysel güvenlik arayışına dayanmadığını, aynı zamanda Osmanlıların Safevi iç siyasetindeki kırılganlıkları kullanarak doğu sınırında ideolojik ve politik nüfuz kazanma stratejisinin bir parçası olduğunu göstermektedir. Osmanlıların Safevi şehzadelerini 'oğul' olarak kabul etmesi, onlar adına askeri seferler düzenlemesi ve taht iddialarını desteklemesi, Safevi politikasında yalnızca askeri değil aynı zamanda diplomatik ve sembolik üstünlük kurma çabasının da bir göstergesidir. Bununla birlikte, sığınmacı şehzadelerin başarısız olması Osmanlı müdahalesinin Safevi iç dengelerini kalıcı biçimde etkileme kapasitesinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Makalede, hanedan içi rekabetin devletlerarası ilişkilere nasıl yansıdığı ve bireysel aktörlerin siyaseten nasıl araçsallaştırıldığı incelenirken, erken modern dönemde sığınma olaylarının diplomatik ve sembolik boyutları açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.
Title: Erken Modern Dönemde “Sığınma” Olgusu ve Osmanlı-İran İlişkilerine Etkisi: Sâm Mirza ve Elkas Mirza Örnekleri
Description:
Bu çalışmada, 16.
yüzyılda Osmanlı-Safevi/İran ilişkilerinde önemli bir yer tutan “sığınma” olgusu, özellikle Safevi hanedan mensuplarının Osmanlı topraklarına iltica etmeleri bağlamında ele alınmaktadır.
Elkas Mirza ve Sâm Mirza örneklerinden hareketle yapılan değerlendirmeler bu tür sığınma vakalarının sadece bireysel güvenlik arayışına dayanmadığını, aynı zamanda Osmanlıların Safevi iç siyasetindeki kırılganlıkları kullanarak doğu sınırında ideolojik ve politik nüfuz kazanma stratejisinin bir parçası olduğunu göstermektedir.
Osmanlıların Safevi şehzadelerini 'oğul' olarak kabul etmesi, onlar adına askeri seferler düzenlemesi ve taht iddialarını desteklemesi, Safevi politikasında yalnızca askeri değil aynı zamanda diplomatik ve sembolik üstünlük kurma çabasının da bir göstergesidir.
Bununla birlikte, sığınmacı şehzadelerin başarısız olması Osmanlı müdahalesinin Safevi iç dengelerini kalıcı biçimde etkileme kapasitesinin sınırlı kaldığını göstermektedir.
Makalede, hanedan içi rekabetin devletlerarası ilişkilere nasıl yansıdığı ve bireysel aktörlerin siyaseten nasıl araçsallaştırıldığı incelenirken, erken modern dönemde sığınma olaylarının diplomatik ve sembolik boyutları açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.
Related Results
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
İran Kaynaklarına Göre Kerim Han Zend-Osmanlı Mücadelesi (1774-1779)
İran Kaynaklarına Göre Kerim Han Zend-Osmanlı Mücadelesi (1774-1779)
Bu çalışmada Kerim Han Zend (1751-1779) ile Osmanlı Devleti arasındaki mücadele İran kaynaklarına, özellikle Zend dönemi kroniklerine dayanılarak incelenmiştir. Osmanlı Devleti’nin...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
Osmanlı Devleti nde Hukuki ve İdari Bir Uygulama Olarak “Usûl-i Aşâir” ya da “Aşiret Kuralları”
Osmanlı Devleti nde Hukuki ve İdari Bir Uygulama Olarak “Usûl-i Aşâir” ya da “Aşiret Kuralları”
Bu makale, Osmanlı Devleti'nin Arap Bedevî aşiretlerine özgü hukuki
örf ve âdetlerin geçerliliğini tanımak için kullandığı Usûl-i Aşâir (Aşiret
kuralları) kavramı ve uygulamaları...
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Osmanlı Devleti 18. yüzyılda geçmişle güçlü bağlarına devam ederken gelişmelere ayak uydurmaya başlayarak modernleşme sürecine doğru yeni adımlar atmaktaydı. Avrupa devletleri için...
Osmanlı Devleti’nin Şam Hac Kafilesinin Güvenliğini Sağlamaya Yönelik İcraatlarını Gözden Geçirmesi (1700-1725) ve Güney Şam Sancakları Yöneticileri
Osmanlı Devleti’nin Şam Hac Kafilesinin Güvenliğini Sağlamaya Yönelik İcraatlarını Gözden Geçirmesi (1700-1725) ve Güney Şam Sancakları Yöneticileri
17. yüzyılın son çeyreği, Bedevi kabilelerinin Şam Hac kafilesine yaptıkları birçok saldırıya tanık olmuştur. Osmanlı devletiyle Hicaz şehirleri arasındaki manevi ilişkilere zarar ...
Osmanlı Dış Politikasında Kriz Yönetimi: Osmanlı – İran/Zend Hanedanlığı Krizi (1765-1779)
Osmanlı Dış Politikasında Kriz Yönetimi: Osmanlı – İran/Zend Hanedanlığı Krizi (1765-1779)
1765-1779 yılları arasında gerçekleşen Osmanlı-İran/Zend Hanedanlığı Krizi, 18. yüzyılın sonlarında kriz yönetimi, diplomasi ve bölgesel güç dengeleri açısından önemli bir vaka çal...

