Javascript must be enabled to continue!
Erken Modern Dönemde “Sığınma” Olgusu ve Osmanlı-İran İlişkilerine Etkisi: Sâm Mirza ve Elkas Mirza Örnekleri
View through CrossRef
Bu çalışmada, 16. yüzyılda Osmanlı-Safevi/İran ilişkilerinde önemli bir yer tutan “sığınma” olgusu, özellikle Safevi hanedan mensuplarının Osmanlı topraklarına iltica etmeleri bağlamında ele alınmaktadır. Elkas Mirza ve Sâm Mirza örneklerinden hareketle yapılan değerlendirmeler bu tür sığınma vakalarının sadece bireysel güvenlik arayışına dayanmadığını, aynı zamanda Osmanlıların Safevi iç siyasetindeki kırılganlıkları kullanarak doğu sınırında ideolojik ve politik nüfuz kazanma stratejisinin bir parçası olduğunu göstermektedir. Osmanlıların Safevi şehzadelerini 'oğul' olarak kabul etmesi, onlar adına askeri seferler düzenlemesi ve taht iddialarını desteklemesi, Safevi politikasında yalnızca askeri değil aynı zamanda diplomatik ve sembolik üstünlük kurma çabasının da bir göstergesidir. Bununla birlikte, sığınmacı şehzadelerin başarısız olması Osmanlı müdahalesinin Safevi iç dengelerini kalıcı biçimde etkileme kapasitesinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Makalede, hanedan içi rekabetin devletlerarası ilişkilere nasıl yansıdığı ve bireysel aktörlerin siyaseten nasıl araçsallaştırıldığı incelenirken, erken modern dönemde sığınma olaylarının diplomatik ve sembolik boyutları açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.
Title: Erken Modern Dönemde “Sığınma” Olgusu ve Osmanlı-İran İlişkilerine Etkisi: Sâm Mirza ve Elkas Mirza Örnekleri
Description:
Bu çalışmada, 16.
yüzyılda Osmanlı-Safevi/İran ilişkilerinde önemli bir yer tutan “sığınma” olgusu, özellikle Safevi hanedan mensuplarının Osmanlı topraklarına iltica etmeleri bağlamında ele alınmaktadır.
Elkas Mirza ve Sâm Mirza örneklerinden hareketle yapılan değerlendirmeler bu tür sığınma vakalarının sadece bireysel güvenlik arayışına dayanmadığını, aynı zamanda Osmanlıların Safevi iç siyasetindeki kırılganlıkları kullanarak doğu sınırında ideolojik ve politik nüfuz kazanma stratejisinin bir parçası olduğunu göstermektedir.
Osmanlıların Safevi şehzadelerini 'oğul' olarak kabul etmesi, onlar adına askeri seferler düzenlemesi ve taht iddialarını desteklemesi, Safevi politikasında yalnızca askeri değil aynı zamanda diplomatik ve sembolik üstünlük kurma çabasının da bir göstergesidir.
Bununla birlikte, sığınmacı şehzadelerin başarısız olması Osmanlı müdahalesinin Safevi iç dengelerini kalıcı biçimde etkileme kapasitesinin sınırlı kaldığını göstermektedir.
Makalede, hanedan içi rekabetin devletlerarası ilişkilere nasıl yansıdığı ve bireysel aktörlerin siyaseten nasıl araçsallaştırıldığı incelenirken, erken modern dönemde sığınma olaylarının diplomatik ve sembolik boyutları açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.
Related Results
KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
18. yüzyılın sonlarında İran’da hâkimiyet Kaçar Hanedanı’nın (1795-1925) eline geçmiştir. Bu dönemde Avrupa’da Napolyon’un iktidara gelmesiyle Fransa yeni bir güç olarak ortaya çık...
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Erken çocukluk dönemi, çocukların bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal ve motor becerilerinin geliştiği, doğum öncesinden sonra gelişimin en hızlı olduğu dönem olarak bilinmektedir....
STEM in Early Childhood
STEM in Early Childhood
Erken çocukluk dönemi olarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, gelişim ve öğrenmenin en hızlı olduğu yıllardır. Bu nedenle 21. yüzyıl becerileri ile STEM alanlarına yönelik temel beceri...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
Seyyid Mehmed Refi Efendi’nin İran Elçiliği (1807-1808)
Seyyid Mehmed Refi Efendi’nin İran Elçiliği (1807-1808)
Rusya 18. yüzyıldan itibaren askeri ve siyasi alanda kendini dünya politikasında göstermeye başlamış ve özellikle Akdeniz’e inme politikası nedeniyle Osmanlı Devleti’nin ve İran’ın...
17. Yüzyılın Sonunda Bir Safevî Elçisinin Osmanlı Devleti’ne Maliyeti
17. Yüzyılın Sonunda Bir Safevî Elçisinin Osmanlı Devleti’ne Maliyeti
Osmanlı diplomasisine dair olan çalışmamız 1696 yılı sonunda II. Mustafa’nın cülusunu tebrik münasebetiyle İran’dan gönderilen ve İstanbul yerine Edirne’de ağırlanan Horasan Hakimi...
Osmanlı’da Fıkhın Hukuksallaşması Sorununa Çözüm Arayışları: Tercîhü’l-beyyinât Geleneği
Osmanlı’da Fıkhın Hukuksallaşması Sorununa Çözüm Arayışları: Tercîhü’l-beyyinât Geleneği
Osmanlı hukuk düşüncesi, büyük ölçüde Hanefî fıkhı ile önceki Türk-İslam devletlerinden tevarüs eden hukukî birikimin senteziyle şekillenmiştir. 16. yüzyılın başlarında, Osmanlı to...

