Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)

View through CrossRef
18. yüzyılın sonlarında İran’da hâkimiyet Kaçar Hanedanı’nın (1795-1925) eline geçmiştir. Bu dönemde Avrupa’da Napolyon’un iktidara gelmesiyle Fransa yeni bir güç olarak ortaya çıkmış ve siyasi dengeleri altüst etmiştir. Napolyon ile birlikte Fransa’nın da sömürgecilik yarışına katılması özellikle de Mısır ve Hindistan’a yönelmesi İngiltere’nin Ortadoğu ve Hindistan’daki huzurunu kaçırmıştır. Mısır işgalinde başarısız olan Napolyon, İran üzerinden Hindistan’a ulaşmanın planlarını yapmıştır. Napolyon, 1807 yılında Rusya ile Tilsit’te anlaşarak bu planını hayata geçirmek istemiştir. Ancak Rusya ile anlaşması sonrasında hem Osmanlı Devleti’nin hem de İran’ın güvenini kaybetmiştir. Napolyon’un Rusya ile anlaşması İngiltere kadar Osmanlı ve İran devletlerini de tedirgin etmiştir. Fransa ile Rusya ittifakı aslında İngiltere’ye karşı yapılmış bir ittifaktır. İngiltere hem bu ittifaka karşı hem de Hindistan’a başka bir gücü yaklaştırmamak adına Osmanlı ve İran devletleriyle ayrı ayrı antlaşmalar imzalamıştır. İngiltere’nin Hindistan güzergâhının emniyetini sağlamak amacıyla İran ile yakın ilişkiler kurmak istemesi Rusya karşısında ağır darbeler alan Kaçar hükümdarı Feth Ali Şah için kaçınılmaz bir fırsat yaratmıştır. Feth Ali Şah bu fırsatı iyi bir şekilde değerlendirmek için İran’da bulunan İngiliz temsilcisi Sir Harford Jones’in de önerisiyle İngiltere’nin başkentine bir diplomatik temsilci gönderme kararı almıştır. Bu doğrultuda Mirza Ebü’l-Hasan Han Şirazî’yi tam yetkili elçi olarak Londra’ya göndermiştir. Kaçar Dönemi’nde İran’ın önde gelen diplomatlarından biri olan Mirza Ebü’l-Hasan, ülkesinin İngiltere ve Rusya gibi büyük güçlerin yayılmacı politikalarıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, bu devletlerde elçi olarak görevde bulunarak İran’ı temsil etmiştir. Rusya tarafından İran’a ağır şartlarla dayatılan Gülistan Antlaşması’nı imzalayan müzakerecilerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu çalışmaya da konu olan 1809-1810 yıllarında Londra’da gerçekleştirdiği ilk diplomatik görevi sırasında, İngiliz basınının dikkatini üzerine çeken Mirza Ebü’l-Hasan, o dönemde İran ile Rusya arasında cereyan eden kanlı savaşların gölgesinde, ülkesine İngiliz desteği sağlamak için yoğun çaba harcamıştır. O dönemde Rusya’nın İran’a yönelik yayılmacı politikası, İngilizlerin Hindistan’daki çıkarları açısından ciddi bir tehdit olarak algılanmıştır. Mirza Ebü’l-Hasan’ın Londra Sefareti, İran ile İngiltere arasında ikili ilişkilerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlamıştır. Ayrıca kendi adına son derece başarılı geçen bu sefarette İngilizlerin desteğini kazanmış ve ömrünün sonuna kadar onların çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir. Mirza Ebü’l-Hasan bu görevi dışında Rusya Sefareti (1815-1816), Londra Sefareti (1818-1821) ve İran’da iki dönem Dışişleri Bakanlığı yapmıştır. Mirza Ebü’l-Hasan, ikinci Londra Sefareti sırasında İngiltere elçiliğinin yanı sıra Osmanlı, Fransa ve Avusturya elçiliklerinden de sorumlu tutulmuştur. Bu çalışmada, Mirza Ebü’l-Hasan’ın 1809-1810 yıllarında İngiltere’deki diplomatik görevi ve bunun İran-İngiltere ilişkilerine etkisi incelenmiştir. Giriş bölümünde, öncelikle Mirza Ebü’l-Hasan’ın Londra elçiliğinin arka planı, devamında hayatı ve İngiltere elçiliği sırasında yazdığı Hayretnâme adlı eserinde Avrupa ve Avrupa medeniyeti hakkındaki gözlemleri ele alınmıştır.
Title: KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
Description:
18.
yüzyılın sonlarında İran’da hâkimiyet Kaçar Hanedanı’nın (1795-1925) eline geçmiştir.
Bu dönemde Avrupa’da Napolyon’un iktidara gelmesiyle Fransa yeni bir güç olarak ortaya çıkmış ve siyasi dengeleri altüst etmiştir.
Napolyon ile birlikte Fransa’nın da sömürgecilik yarışına katılması özellikle de Mısır ve Hindistan’a yönelmesi İngiltere’nin Ortadoğu ve Hindistan’daki huzurunu kaçırmıştır.
Mısır işgalinde başarısız olan Napolyon, İran üzerinden Hindistan’a ulaşmanın planlarını yapmıştır.
Napolyon, 1807 yılında Rusya ile Tilsit’te anlaşarak bu planını hayata geçirmek istemiştir.
Ancak Rusya ile anlaşması sonrasında hem Osmanlı Devleti’nin hem de İran’ın güvenini kaybetmiştir.
Napolyon’un Rusya ile anlaşması İngiltere kadar Osmanlı ve İran devletlerini de tedirgin etmiştir.
Fransa ile Rusya ittifakı aslında İngiltere’ye karşı yapılmış bir ittifaktır.
İngiltere hem bu ittifaka karşı hem de Hindistan’a başka bir gücü yaklaştırmamak adına Osmanlı ve İran devletleriyle ayrı ayrı antlaşmalar imzalamıştır.
İngiltere’nin Hindistan güzergâhının emniyetini sağlamak amacıyla İran ile yakın ilişkiler kurmak istemesi Rusya karşısında ağır darbeler alan Kaçar hükümdarı Feth Ali Şah için kaçınılmaz bir fırsat yaratmıştır.
Feth Ali Şah bu fırsatı iyi bir şekilde değerlendirmek için İran’da bulunan İngiliz temsilcisi Sir Harford Jones’in de önerisiyle İngiltere’nin başkentine bir diplomatik temsilci gönderme kararı almıştır.
Bu doğrultuda Mirza Ebü’l-Hasan Han Şirazî’yi tam yetkili elçi olarak Londra’ya göndermiştir.
Kaçar Dönemi’nde İran’ın önde gelen diplomatlarından biri olan Mirza Ebü’l-Hasan, ülkesinin İngiltere ve Rusya gibi büyük güçlerin yayılmacı politikalarıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, bu devletlerde elçi olarak görevde bulunarak İran’ı temsil etmiştir.
Rusya tarafından İran’a ağır şartlarla dayatılan Gülistan Antlaşması’nı imzalayan müzakerecilerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Bu çalışmaya da konu olan 1809-1810 yıllarında Londra’da gerçekleştirdiği ilk diplomatik görevi sırasında, İngiliz basınının dikkatini üzerine çeken Mirza Ebü’l-Hasan, o dönemde İran ile Rusya arasında cereyan eden kanlı savaşların gölgesinde, ülkesine İngiliz desteği sağlamak için yoğun çaba harcamıştır.
O dönemde Rusya’nın İran’a yönelik yayılmacı politikası, İngilizlerin Hindistan’daki çıkarları açısından ciddi bir tehdit olarak algılanmıştır.
Mirza Ebü’l-Hasan’ın Londra Sefareti, İran ile İngiltere arasında ikili ilişkilerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlamıştır.
Ayrıca kendi adına son derece başarılı geçen bu sefarette İngilizlerin desteğini kazanmış ve ömrünün sonuna kadar onların çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir.
Mirza Ebü’l-Hasan bu görevi dışında Rusya Sefareti (1815-1816), Londra Sefareti (1818-1821) ve İran’da iki dönem Dışişleri Bakanlığı yapmıştır.
Mirza Ebü’l-Hasan, ikinci Londra Sefareti sırasında İngiltere elçiliğinin yanı sıra Osmanlı, Fransa ve Avusturya elçiliklerinden de sorumlu tutulmuştur.
Bu çalışmada, Mirza Ebü’l-Hasan’ın 1809-1810 yıllarında İngiltere’deki diplomatik görevi ve bunun İran-İngiltere ilişkilerine etkisi incelenmiştir.
Giriş bölümünde, öncelikle Mirza Ebü’l-Hasan’ın Londra elçiliğinin arka planı, devamında hayatı ve İngiltere elçiliği sırasında yazdığı Hayretnâme adlı eserinde Avrupa ve Avrupa medeniyeti hakkındaki gözlemleri ele alınmıştır.

Related Results

Novedades sobre el enterramiento femenino de la Primera Edad del Hierro de Casa del Carpio (Belvís de la Jara, Toledo)
Novedades sobre el enterramiento femenino de la Primera Edad del Hierro de Casa del Carpio (Belvís de la Jara, Toledo)
Las características de la ubicación de la tumba de Casa del Carpio (Belvís de la Jara, Toledo), las circunstancias de su documentación, y lo excepcional del ajuar documentado han c...
Ebû Hüreyre’nin Fakihliği Meselesi
Ebû Hüreyre’nin Fakihliği Meselesi
Ebû Hüreyre ismine İslâmî ilimlerin pek çok alanında rastlamak mümkündür. Hz. Peygamber’in (s.a.v) vefâtından yaklaşık üç yıl önce Medîne’ye gelmiş olmasına rağmen sahâbenin en faz...
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
İslam toplumunda siyasi mücadelelerin dini referanslar üzerinde yapılması ve İslâm dininin yaşamın neredeyse her alanında temel ilkelerinin bulunması; ulemânın hukuk, din işleri, d...
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.), haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle görevl...
TÜRK SİNEMASINDA “HACI BEKTAŞ VELİ” TEMSİLLERİ
TÜRK SİNEMASINDA “HACI BEKTAŞ VELİ” TEMSİLLERİ
Hacı Bektaş Veli is one of the most important names of Turkish Islam. Various sources and groups paint different and completely opposite Hacı Bektaş portraits. While some describe ...
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Mezhep imamlarının hayatlarına dair yazılan menâkıblar, mezheplerin istikrar kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan önemli bir yazın türüdür. Menâkıbların, mezhep imamlarının şahsiyetl...
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Hz. Peygamber’in sahâbîlerinden bir tanesi Tâifli Sakîf kabilesinden Urve b. Mes‘ûd’dur. O, kabilesinin en önde gelenlerinden birisidir. O, Sakîf kabilesinin Ahlâf koluna mensuptur...
Peter Ackroyd’un Londra Yanıyor Adlı Eserinde Akademisyen Tiplemesi
Peter Ackroyd’un Londra Yanıyor Adlı Eserinde Akademisyen Tiplemesi
Çağdaş İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Peter Ackroyd’un kurmacalarında edebiyatla örülü mekânsal bir bellek öne çıkar ve mekân olarak kendi geçmişi ile bir şehir ve onun y...

Back to Top