Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Şule Yüksel Şenler’in Aile ve Kadın Algısı

View through CrossRef
Aile ve kadın, sosyolojinin üzerinde durduğu temel konulardan birisidir. Ülkemizde de kadın konusunun çeşitli sosyolojik perspektiflerle ele alındığı bir gerçekliktir. Türk toplumunun gelenekselden modern yaşam tarzına geçiş süreci aile ve kadın konusunun merkeze alındığı bir anlayışla tartışılmış ve tartışılmaya devam etmektedir. Türk toplumunda yaşanan değişim süreci çeşitli sosyal kesimler tarafından farklı şekilde değerlendirmiş ve yorumlamıştır. Dolayısıyla bazıları Türk toplumunda yaşanan değişimi kadınların bireysel ve toplumsal kazanımı üzerinden analiz ederken, bazıları da toplumun değer ve normlarında meydana gelen çözülme şeklinde görüp değişime direnme veya ters yüz etmenin yollarını arama çabası içine girmiştir. Türk toplumunun yaşadığı değişim sürecini kadınlar üzerinden okuyan ve anlamlandıran sosyal kesimlerin başında İslamcı/muhafazakâr ideolojinin mensupları gelmektedir. Söz konusu ideolojinin mensupları yaşanan değişim sürecinin kadınların geleneksel rollerinde zafiyet oluşturacağını öne sürmüşlerdir. Onlar, düşüncelerini temellendirirken dinsel argümanlara atıfta bulunmayı şiar edinmişlerdir. Çünkü din olgusunun Türk toplumunda en işlevsel faktörlerden biri olduğunun bilincindedirler. Bu noktada Şule Yüksel Şenler Türk toplumunda yaşanan değişim sürecinin kadınlar üzerindeki etkisine dair görüşleriyle öne çıkmaktadır. O, değişim sürecinden kadınların olumsuz etkilendiği düşüncesinden hareketle geleneksel yaşam kalıplarını koruma ve yeniden üretme adına kaleme aldığı eserleri ile etkili olmuştur. Değişim sürecinin kadınların geleneksel statü ve rollerinde ciddi toplumsal çözülmelere sebep olduğu düşüncesindedir. Şule Yüksel Şenler, bir kadın olarak; kendine özgü giyim tarzı başta olmak üzere, duygu ve düşünceleri ile döneminin dini düşünsel zeminine damga vurmuş, özellikle İslamcı/muhafazakâr kadınların din anlayış ve yaşayışlarını yönlendirmiştir. Söz konusu yaklaşımı ile hemcinsleri üzerinde etkili olmanın yanında düşünce ve fikirleri ile geleneksel din ve kadın anlayışına sahip erkekleri de rahatlatmıştır. Şule Yüksel Şenler, kadınların aile içi rol ve statüleri başta olmak üzere, eğitim, sosyal hayat, çalışma hayatı vb. hususlarda nasıl bir davranış içinde olmaları gerektiğine yönelik görüşlerini paylaşarak idealize ettiği anlayışın toplumda yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Kadının yaşamını sürdürürken erkeğe olan itaatini ve ihtiyacını vurgulamış, bir noktada birey olarak kadının ayakta durmasının mümkün olmadığını kendi düşün dünyası çerçevesinde izah etmiştir. Özellikle kadınların giyim tarzları üzerinden analiz ve değerlendirmelerde bulunan Şule Yüksel Şenler, buna bağlı olarak Müslüman Türk erkeklerine yönelik değerlendirmeler yapmaktan da geri durmamış ve kadınlarının ve kızlarının giyim kuşamları üzerinden erkekleri de kategorize etmiştir. Bu çalışmada, Şule Yüksel Şenler’in nasıl bir aile ve kadın anlayışına sahip olduğu, Türk toplumunda yaşanan değişim sürecine yönelik nasıl bir tutum ortaya koyduğu ve değişim sürecinden etkilenen aile ve kadınlara dair yaklaşımları ele alınmıştır. Çalışmada Şenler’in kaleme aldığı eserleri merkeze alınmış, dokümantasyon yöntemi ve sosyolojik bakış açısıyla analizler yapılarak yorumlarda bulunulmuştur.
Title: Şule Yüksel Şenler’in Aile ve Kadın Algısı
Description:
Aile ve kadın, sosyolojinin üzerinde durduğu temel konulardan birisidir.
Ülkemizde de kadın konusunun çeşitli sosyolojik perspektiflerle ele alındığı bir gerçekliktir.
Türk toplumunun gelenekselden modern yaşam tarzına geçiş süreci aile ve kadın konusunun merkeze alındığı bir anlayışla tartışılmış ve tartışılmaya devam etmektedir.
Türk toplumunda yaşanan değişim süreci çeşitli sosyal kesimler tarafından farklı şekilde değerlendirmiş ve yorumlamıştır.
Dolayısıyla bazıları Türk toplumunda yaşanan değişimi kadınların bireysel ve toplumsal kazanımı üzerinden analiz ederken, bazıları da toplumun değer ve normlarında meydana gelen çözülme şeklinde görüp değişime direnme veya ters yüz etmenin yollarını arama çabası içine girmiştir.
Türk toplumunun yaşadığı değişim sürecini kadınlar üzerinden okuyan ve anlamlandıran sosyal kesimlerin başında İslamcı/muhafazakâr ideolojinin mensupları gelmektedir.
Söz konusu ideolojinin mensupları yaşanan değişim sürecinin kadınların geleneksel rollerinde zafiyet oluşturacağını öne sürmüşlerdir.
Onlar, düşüncelerini temellendirirken dinsel argümanlara atıfta bulunmayı şiar edinmişlerdir.
Çünkü din olgusunun Türk toplumunda en işlevsel faktörlerden biri olduğunun bilincindedirler.
Bu noktada Şule Yüksel Şenler Türk toplumunda yaşanan değişim sürecinin kadınlar üzerindeki etkisine dair görüşleriyle öne çıkmaktadır.
O, değişim sürecinden kadınların olumsuz etkilendiği düşüncesinden hareketle geleneksel yaşam kalıplarını koruma ve yeniden üretme adına kaleme aldığı eserleri ile etkili olmuştur.
Değişim sürecinin kadınların geleneksel statü ve rollerinde ciddi toplumsal çözülmelere sebep olduğu düşüncesindedir.
Şule Yüksel Şenler, bir kadın olarak; kendine özgü giyim tarzı başta olmak üzere, duygu ve düşünceleri ile döneminin dini düşünsel zeminine damga vurmuş, özellikle İslamcı/muhafazakâr kadınların din anlayış ve yaşayışlarını yönlendirmiştir.
Söz konusu yaklaşımı ile hemcinsleri üzerinde etkili olmanın yanında düşünce ve fikirleri ile geleneksel din ve kadın anlayışına sahip erkekleri de rahatlatmıştır.
Şule Yüksel Şenler, kadınların aile içi rol ve statüleri başta olmak üzere, eğitim, sosyal hayat, çalışma hayatı vb.
hususlarda nasıl bir davranış içinde olmaları gerektiğine yönelik görüşlerini paylaşarak idealize ettiği anlayışın toplumda yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.
Kadının yaşamını sürdürürken erkeğe olan itaatini ve ihtiyacını vurgulamış, bir noktada birey olarak kadının ayakta durmasının mümkün olmadığını kendi düşün dünyası çerçevesinde izah etmiştir.
Özellikle kadınların giyim tarzları üzerinden analiz ve değerlendirmelerde bulunan Şule Yüksel Şenler, buna bağlı olarak Müslüman Türk erkeklerine yönelik değerlendirmeler yapmaktan da geri durmamış ve kadınlarının ve kızlarının giyim kuşamları üzerinden erkekleri de kategorize etmiştir.
Bu çalışmada, Şule Yüksel Şenler’in nasıl bir aile ve kadın anlayışına sahip olduğu, Türk toplumunda yaşanan değişim sürecine yönelik nasıl bir tutum ortaya koyduğu ve değişim sürecinden etkilenen aile ve kadınlara dair yaklaşımları ele alınmıştır.
Çalışmada Şenler’in kaleme aldığı eserleri merkeze alınmış, dokümantasyon yöntemi ve sosyolojik bakış açısıyla analizler yapılarak yorumlarda bulunulmuştur.

Related Results

Ahmet Remzi Dede’nin Şiirlerinde Aile ve Aile Hukukunun İzleri
Ahmet Remzi Dede’nin Şiirlerinde Aile ve Aile Hukukunun İzleri
Aile ana baba ve çocuklardan oluşan topluluk; aynı evde yaşasın veya yaşamasın, aralarında yakın akrabalık bağı olan kişiler topluluğu; aynı soydan gelen kuşaklar zinciri, sülale; ...
Kur’an’daki Peygamber Aileleri Bağlamında İman Bağının Soy Bağından Üstünlüğü
Kur’an’daki Peygamber Aileleri Bağlamında İman Bağının Soy Bağından Üstünlüğü
İnsanın biyolojik varlığını sürdürmesi kadar psikolojik ve ahlakî gelişimi yönüyle de vazgeçilmez bir kurum olan aile, aynı zamanda bireyin inanç dünyasının şekillenmesinde de önem...
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Çağlar boyunca kötülüğün kaynağı olarak görülen kadın, sanat ve edebiyattaki temsillerinde de bu yönüyle ele alınmaktadır. Kötücül kadın tiplerinden biri olarak, on dokuzuncu yüzyı...
Kur’ân Âyetleri Işığında Ailenin Görevleri
Kur’ân Âyetleri Işığında Ailenin Görevleri
Aile, toplumsal kurumlar içinde yaşamsal niteliği gereği birinci sırada yer almaktadır. Çünkü ailenin görevlerinden biri belki de insanlık için en önemli olanı insan neslini devam ...
Ailenin Nabzı: Dijital Çağda Birey, Değerler ve Toplumun Geleceği
Ailenin Nabzı: Dijital Çağda Birey, Değerler ve Toplumun Geleceği
Bu eser, dijital çağın aile yapısı üzerindeki etkilerini hem bilimsel veriler hem de yaşamın içinden insani ve duygusal örüntülerle ele alan bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanmış...
Aile Temelli Rehabilitasyon: Kronik Hastalıklarda Ailenin Terapötik Rolü: Bir Derleme
Aile Temelli Rehabilitasyon: Kronik Hastalıklarda Ailenin Terapötik Rolü: Bir Derleme
Amaç: Bu derlemenin amacı, kronik hastalıklarda aile temelli rehabilitasyonun terapötik süreçlere katkılarını incelemek ve hasta–aile–terapist etkileşimi temelinde geliştirilen uyg...
Samiha Ayverdi’de Münevver Kadın Düşüncesi ve Toplumsal Değerlerin Muhafazası
Samiha Ayverdi’de Münevver Kadın Düşüncesi ve Toplumsal Değerlerin Muhafazası
Ayverdi’ye göre kadın, yalnızca aile içindeki rol ve sorumluklarıyla değil, aynı zamanda toplumun manevi ve kültürel sürekliliğini sağlanmasında da asli bir unsur olarak görülmekte...

Back to Top