Javascript must be enabled to continue!
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
View through CrossRef
Çağlar boyunca kötülüğün kaynağı olarak görülen kadın, sanat ve edebiyattaki temsillerinde de bu yönüyle ele alınmaktadır. Kötücül kadın tiplerinden biri olarak, on dokuzuncu yüzyılda ortaya çıkan “ölümcül kadın” (femme fatale) imgesi, cazibesi, güzelliği ve bedeni ile erkekleri baştan çıkaran, onları doğru yoldan şaşırtan ve faciaya sürükleyen mühlik bir kadın olarak tasvir edilir. Bu özellikleri ile sadece erkekleri değil, aynı zaman toplumun her bir parçasını tehlikeye sokan ve ataerkil düzeni sarsan “ölümcül kadın”, eserlerde ya cezalandırılır ya da öldürülür. Böylece erkeği ve toplumu tehdit eden kötücül, şeytani ve ölümcül kadın ortadan kaldırılmış olur. Peyami Safa’nın Cânân adlı romanında, “ölümcül kadın” imgesinin Türk edebiyatındaki örneğini görürüz. Bu çalışmada Peyami Safa’nın 1925’te yayımlanan Cânân adlı eseri; Cânân’ın ölümcül kadın olarak nasıl değerlendirildiği, kadının evlilik ve aşk ilişkilerinde nasıl süreçlerden geçtiği, Türk erkeğinin evlilik ve aşk hususundaki hüsranı ve pişman olarak geri dönüşü, toplumsal cinsiyet ve “ölümcül kadın” imgesi çerçevesinde incelenecektir. Yazarın bu eserinde, “ölümcül kadın” tipi ile ataerkil sistemin kalıplarının ve sınırlarının tekrar çizildiği görülmektedir. Romanda “ölümcül kadın” Cânân ve “melek kadın” Bedia; kadının “öteki cins” olarak erkeğe göre tayin edilen yaşamının ifadesi olarak karşımıza çıkar. Böylece erkek ve kadın rollerinin “ideali” eser kişileri üzerinden belirlenir. Peyami Safa’nın incelenen bu romanı, “ölümcül kadın” imgesinin ataerkil kaygı ile ortaya çıktığının bir göstergesidir.
Title: Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Description:
Çağlar boyunca kötülüğün kaynağı olarak görülen kadın, sanat ve edebiyattaki temsillerinde de bu yönüyle ele alınmaktadır.
Kötücül kadın tiplerinden biri olarak, on dokuzuncu yüzyılda ortaya çıkan “ölümcül kadın” (femme fatale) imgesi, cazibesi, güzelliği ve bedeni ile erkekleri baştan çıkaran, onları doğru yoldan şaşırtan ve faciaya sürükleyen mühlik bir kadın olarak tasvir edilir.
Bu özellikleri ile sadece erkekleri değil, aynı zaman toplumun her bir parçasını tehlikeye sokan ve ataerkil düzeni sarsan “ölümcül kadın”, eserlerde ya cezalandırılır ya da öldürülür.
Böylece erkeği ve toplumu tehdit eden kötücül, şeytani ve ölümcül kadın ortadan kaldırılmış olur.
Peyami Safa’nın Cânân adlı romanında, “ölümcül kadın” imgesinin Türk edebiyatındaki örneğini görürüz.
Bu çalışmada Peyami Safa’nın 1925’te yayımlanan Cânân adlı eseri; Cânân’ın ölümcül kadın olarak nasıl değerlendirildiği, kadının evlilik ve aşk ilişkilerinde nasıl süreçlerden geçtiği, Türk erkeğinin evlilik ve aşk hususundaki hüsranı ve pişman olarak geri dönüşü, toplumsal cinsiyet ve “ölümcül kadın” imgesi çerçevesinde incelenecektir.
Yazarın bu eserinde, “ölümcül kadın” tipi ile ataerkil sistemin kalıplarının ve sınırlarının tekrar çizildiği görülmektedir.
Romanda “ölümcül kadın” Cânân ve “melek kadın” Bedia; kadının “öteki cins” olarak erkeğe göre tayin edilen yaşamının ifadesi olarak karşımıza çıkar.
Böylece erkek ve kadın rollerinin “ideali” eser kişileri üzerinden belirlenir.
Peyami Safa’nın incelenen bu romanı, “ölümcül kadın” imgesinin ataerkil kaygı ile ortaya çıktığının bir göstergesidir.
Related Results
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanında kadın kimlikleri
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanında kadın kimlikleri
20. yüzyılın
başında Osmanlı’da toplumsal cinsiyetin milliyetçi görüşlerle şekillendirilmesi
söz konusudur. Bunun en açık örneklerini dönemin edebi üretiminde -bilhassa
roman türün...
TRADITION-MODERN CONFLICT IN FATIH-HARBIYE AND MIDAQ ALLEY
TRADITION-MODERN CONFLICT IN FATIH-HARBIYE AND MIDAQ ALLEY
Bu çalışmanın amacı, Türk edebiyatının önemli yazarları arasında yer alan Peyami Safa’nın Fatih-Harbiye romanı ile Arap edebiyatının dünyaca tanınmış yazarı Necip Mahfuz’un Midak S...
CUMBADAN RUMBAYA ROMANINDA KADIN ARGOSU
CUMBADAN RUMBAYA ROMANINDA KADIN ARGOSU
Peyami Safa’nın Server Bedi adıyla yayınladığı Cumbadan Rumbaya, doğu – batı çatışmasının Karagümrüklü Deli Cemile’yi merkeze alarak, mizahi dille anlatıldığı bir romandır. Romanda...
ANDREY TARKOVSKY SİNEMASINDA ZAMAN-İMGESİ: AYNA
ANDREY TARKOVSKY SİNEMASINDA ZAMAN-İMGESİ: AYNA
Sinemanın imge yaratma kapasitesine odaklanan Gilles Deleuze, iki çeşit sinematografik imgeden bahsetmektedir. Bu iki imge türü aynı zamanda sinema tarihinde iki farklı döneme denk...
Peyami Safa’nın Romanlarında Allah İnancı, Din Anlayışı ve Tasavvuf
Peyami Safa’nın Romanlarında Allah İnancı, Din Anlayışı ve Tasavvuf
Peyami Safa, Türk edebiyatının en önde gelen roman yazarlarından biridir. 1899’da İstanbul’da dünyaya gelen yazar, ilk romanını kaleme aldığı 1922’den, vefat ettiği 1961’e kadar ke...
Peyami Safa’nın Server Bedi Adıyla Yazdığı Masallarının Genel Bir Değerlendirmesi
Peyami Safa’nın Server Bedi Adıyla Yazdığı Masallarının Genel Bir Değerlendirmesi
Peyami Safa, Türk edebiyatının önemli
romancılarından biri olmakla birlikte çok sayıda hikâye ve masal da kaleme
almıştır. Peyami Safa’nın hikâyeleri ve masalları okurlar tarafında...
Peyami Safa’s Novels at the Intersection From Modern to Modernist Fiction
Peyami Safa’s Novels at the Intersection From Modern to Modernist Fiction
Batı romanında 20. yüzyılın başlarında yeni roman anlayışı ve yeni anlatım teknikleriyle geleneksel/ gerçekçi romandan farklı romanlar yazıldığı görülmüştür. Özellikle James Joyce,...
20. YÜZYILDA YENİDEN YAZILAN BİLLUR KÖŞK ANLATILARI
20. YÜZYILDA YENİDEN YAZILAN BİLLUR KÖŞK ANLATILARI
Billur Köşk Masalları, Türkçenin en yaygın eserlerinden olan bilinen ilk masal derlemesidir. Masalların basılı nüshasından ilk bahseden Georg Jakob’dur. Tahir Alangu bu masalların ...

