Javascript must be enabled to continue!
CUMBADAN RUMBAYA ROMANINDA KADIN ARGOSU
View through CrossRef
Peyami Safa’nın Server Bedi adıyla yayınladığı Cumbadan Rumbaya, doğu – batı çatışmasının Karagümrüklü Deli Cemile’yi merkeze alarak, mizahi dille anlatıldığı bir romandır. Romanda, Cemile’nin Karagümrük mahallesindeki “geleneksel” evden; Taksim’deki “modern” bir apartman dairesine uzanan hikâyesi anlatılır. Kayserili tüccar Tahsin Bey’in kendisine sunduğu olanaklar ile Taksim’de apartman dairesinde hizmetçiler ve pahalı eşyalar ile yaşamaya başlayan Cemile’nin mahallesi, evi, eşyaları, kıyafetleri ve sosyal çevresi değişmiştir. Değişmeyen tek şey Cemile’nin üslubudur. Cemile, Karagümrük mahallesinin argo ile çepeçevre sarılmış dilinden kurtulamaz. Aslında kurtulmak istemez. Çünkü Cemile’ye göre üslubu kalp temizliğinin, saflığının göstergesidir. Bu çalışmada Peyami Safa’nın Cumbadan Rumbaya romanı, kadın argosu üzerinden incelenmiştir. Roman boyunca kadınların sesi daha çok duyulmaktadır. Cumbadan Rumbaya romanında yaygın olanın aksine, erkekler değil; kadınlar argo konuşur. Başta romanın merkez kişisi Cemile olmak üzere, Karagümrük mahallesinde yaşayan bütün kadınlar argo konuşmaktadır. Bu argo örnekleri incelediğinde, kavga ve tartışma anında kullanılan hakaret içerikli argoların öne çıktığı görülmektedir. Kadın cinselliğine yönelik argo sözcükler ise yok denecek kadar azdır. Cemile’nin Karagümrük’teki komşuları ile konuştuğu argo ve Taksim’de yeni yeni tanıştığı çevreyle konuştuğu argo birbirinden farklıdır. Karagümrük’te daha serbest konuşurken, Taksim’in modern ortamında konuştuklarına dikkat etmeye çalışır. Sinirlendiğinde bile Taksim’de kullandığı argo dilinin daha kibar olduğu görülmektedir. Romanda Cemile’nin argosunun kaynağı, yetiştiği ailesi ve mahallesi Karagümrük’tür. Ayrıca eğitim almaması da argo konuşmasının sebepleri arasındadır. Çünkü Cemile’ye göre mektep, insanı “lapalaştırmakta”dır. Bu yüzden Cemile, etrafında “kâtip ağzıyla konuşanlardan” hiç hoşlanmaz. Kadın argosunun ön planda olduğu bu roman Peyami Safa’nın eserleri arasında da bu yönü ile diğerlerinden ayrışmaktadır.
Title: CUMBADAN RUMBAYA ROMANINDA KADIN ARGOSU
Description:
Peyami Safa’nın Server Bedi adıyla yayınladığı Cumbadan Rumbaya, doğu – batı çatışmasının Karagümrüklü Deli Cemile’yi merkeze alarak, mizahi dille anlatıldığı bir romandır.
Romanda, Cemile’nin Karagümrük mahallesindeki “geleneksel” evden; Taksim’deki “modern” bir apartman dairesine uzanan hikâyesi anlatılır.
Kayserili tüccar Tahsin Bey’in kendisine sunduğu olanaklar ile Taksim’de apartman dairesinde hizmetçiler ve pahalı eşyalar ile yaşamaya başlayan Cemile’nin mahallesi, evi, eşyaları, kıyafetleri ve sosyal çevresi değişmiştir.
Değişmeyen tek şey Cemile’nin üslubudur.
Cemile, Karagümrük mahallesinin argo ile çepeçevre sarılmış dilinden kurtulamaz.
Aslında kurtulmak istemez.
Çünkü Cemile’ye göre üslubu kalp temizliğinin, saflığının göstergesidir.
Bu çalışmada Peyami Safa’nın Cumbadan Rumbaya romanı, kadın argosu üzerinden incelenmiştir.
Roman boyunca kadınların sesi daha çok duyulmaktadır.
Cumbadan Rumbaya romanında yaygın olanın aksine, erkekler değil; kadınlar argo konuşur.
Başta romanın merkez kişisi Cemile olmak üzere, Karagümrük mahallesinde yaşayan bütün kadınlar argo konuşmaktadır.
Bu argo örnekleri incelediğinde, kavga ve tartışma anında kullanılan hakaret içerikli argoların öne çıktığı görülmektedir.
Kadın cinselliğine yönelik argo sözcükler ise yok denecek kadar azdır.
Cemile’nin Karagümrük’teki komşuları ile konuştuğu argo ve Taksim’de yeni yeni tanıştığı çevreyle konuştuğu argo birbirinden farklıdır.
Karagümrük’te daha serbest konuşurken, Taksim’in modern ortamında konuştuklarına dikkat etmeye çalışır.
Sinirlendiğinde bile Taksim’de kullandığı argo dilinin daha kibar olduğu görülmektedir.
Romanda Cemile’nin argosunun kaynağı, yetiştiği ailesi ve mahallesi Karagümrük’tür.
Ayrıca eğitim almaması da argo konuşmasının sebepleri arasındadır.
Çünkü Cemile’ye göre mektep, insanı “lapalaştırmakta”dır.
Bu yüzden Cemile, etrafında “kâtip ağzıyla konuşanlardan” hiç hoşlanmaz.
Kadın argosunun ön planda olduğu bu roman Peyami Safa’nın eserleri arasında da bu yönü ile diğerlerinden ayrışmaktadır.
Related Results
Tarım ve Orman Bakanlığına Bağlı Kadın Kooperatiflerinin Sürdürülebilirliğinin Dış ve İç Paydaşlar Açısından Değerlendirilmesi: Adana Örneği
Tarım ve Orman Bakanlığına Bağlı Kadın Kooperatiflerinin Sürdürülebilirliğinin Dış ve İç Paydaşlar Açısından Değerlendirilmesi: Adana Örneği
Kadınlar sosyo-ekonomik olarak toplumda geri kalmış veya bıraktırılmış dezavantajlı gruplar içerisinde yer almaktadır. Kadınların, öncelikle ekonomik olarak güçlendirilmesini içer...
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Çağlar boyunca kötülüğün kaynağı olarak görülen kadın, sanat ve edebiyattaki temsillerinde de bu yönüyle ele alınmaktadır. Kötücül kadın tiplerinden biri olarak, on dokuzuncu yüzyı...
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergilerinde Kadın İmajı: Ev Kadın Dergisi Örneği
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergilerinde Kadın İmajı: Ev Kadın Dergisi Örneği
Erken Cumhuriyet dönemi kadın dergiciliği açısından oldukça verimli bir dönem olmuştur. Osmanlı Devleti’nin son yıllarında basının gücünü kullanma deneyimi kazanan kadın bu deneyim...
Samiha Ayverdi’de Münevver Kadın Düşüncesi ve Toplumsal Değerlerin Muhafazası
Samiha Ayverdi’de Münevver Kadın Düşüncesi ve Toplumsal Değerlerin Muhafazası
Ayverdi’ye göre kadın, yalnızca aile içindeki rol ve sorumluklarıyla değil, aynı zamanda toplumun manevi ve kültürel sürekliliğini sağlanmasında da asli bir unsur olarak görülmekte...
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanında kadın kimlikleri
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanında kadın kimlikleri
20. yüzyılın
başında Osmanlı’da toplumsal cinsiyetin milliyetçi görüşlerle şekillendirilmesi
söz konusudur. Bunun en açık örneklerini dönemin edebi üretiminde -bilhassa
roman türün...
Hellen Dünyasının Radikal Kadın Grubu: Sparta Modeli
Hellen Dünyasının Radikal Kadın Grubu: Sparta Modeli
Hellen kadını, erkek egemen toplumunun belirlenmiş kalıpları içinde sıkışıp kalmıştır. Evinde olması, çocuk doğurup büyütmesi ve kocasına hizmet etmesi beklenen kadın, ancak dini f...
Cemil Süleyman Alyanakoğlu’nun Siyah Gözler romanında kötücül kadın tipi
Cemil Süleyman Alyanakoğlu’nun Siyah Gözler romanında kötücül kadın tipi
Türk romanında Tanzimat Dönemi’nden itibaren kötülük isteyen, kötülük peşinde koşan, etrafına zarar veren ve bu sebeple “kötücül” olarak adlandırılan asli veya tali şahıs pozisyonu...
Cemal Süreya ve Kadın Korkusu
Cemal Süreya ve Kadın Korkusu
Kadın, Cemal Süreya’nın şiirlerindeki ana temalardan biridir. Bu yazıda şairin Güz Bitiği adlı kitabına kadarki şiirlerinde görünürde kadına aşkla yaklaştığı, gerçekte erkeğe oluml...

