Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Tarım ve Orman Bakanlığına Bağlı Kadın Kooperatiflerinin Sürdürülebilirliğinin Dış ve İç Paydaşlar Açısından Değerlendirilmesi: Adana Örneği

View through CrossRef
Kadınlar sosyo-ekonomik olarak toplumda geri kalmış veya bıraktırılmış dezavantajlı gruplar içerisinde yer almaktadır. Kadınların, öncelikle ekonomik olarak güçlendirilmesini içeren faaliyetlerin başında ise kadın kooperatifleri gelmektedir. Bu kapsamda özellikle kamu kurumlarının verdiği destek ile artış gösteren ve görünür hale gelen kadın kooperatifleri, temelde iki farklı kamu kurumuna bağlı olarak kurulabilmekte ve faaliyetlerini sürdürülebilmektedir. Genel olarak kentteki kadınlar tarafından Ticaret Bakanlığına bağlı olarak kurulan Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifleri ile kırsaldaki kadınlar tarafından Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olarak kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri arasında, bağlı olunan yönetmelik, eğitim, sosyo-ekonomik fırsatlara erişim, ekonomik yeterlilik, pazarlama imkanları vb. birçok konuda farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar ise ağırlıklı olarak kırsalda yer alan kadın kooperatiflerinin aleyhine gerçekleşmektedir. Bu durum, iç paydaşların (kooperatif kurucu ortakları ve üyeleri) ve dış paydaşların (Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Belediyeler, Valilikler, ulusal ve uluslararası Sivil Toplum Kurumları (STK), üniversiteler vb.) konuyla ilgili yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır. Özellikle dış paydaşlar açısından, fazla sayıda kurum ve kişi olması, aralarında organik bir iş birliğinin olmaması, iç ve dış paydaşların üst örgütlenme şeklinde formel bir yapılanma ile bir araya getirilmemesi konuyla ilgili yapılan tüm iyi niyetli çabaların amacına ulaşmamasına neden olmakta; çözümleri neredeyse imkânsız kılmaktadır. İç ve dış paydaşlar arasında oluşturulan bilgi ağı güvenli ve samimi olup; her konuda/toplantıda birlikte çalışılmakla beraber, çoğunlukla bu çalışmalar fikir alışverişi şeklinde sonuçlanmakta, kurum ve kişiler sadece kendi faaliyet alanı ve bakış açısıyla konuyu değerlendirmektedir. En önemli konu ise kadın kooperatiflerinin farklı kadın gruplarından oluştuğu gerçeğinin göz ardı edilerek, kırsal alanların ve kırsal kadının kentli kadınlardan daha fazla dezavantajlı olduğu unutularak, her iki kadın kooperatifinin birlikte ele alınmasıdır. Bu sorunlardan hareketle çalışmada Adana ilinde Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kurulan ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri olarak faaliyet gösteren kırsal kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği iç ve dış paydaşlar açısından değerlendirilecektir. Çalışmada kullanılan yöntem, kooperatif başkanları ve ortakları ile yapılan bireysel görüşmeler ile yazarın katıldığı kadın kooperatifleri ile ilgili Adana’da düzenlenen ulusal ve/veya uluslararası çalıştay ve bilimsel toplantılardaki deneyimlerden ve gözlemlerden oluşmaktadır.Çalışmanın önemli sayılabilecek sonuçları ve yapılabilecek öneriler ise kısaca şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle kırsal kadın kooperatifleri Ticaret Bakanlığına bağlı olarak kurulan kadın kooperatifleri ile karşılaştırıldığında, özellikle teknik, ekonomik ve kadının sosyo-kültürel konumu açısından, daha dezavantajlı durumdadır. Bunun en önemli göstergesi de kırsal kadın kooperatiflerinin tabandan değil kamu kurumları tarafından gelen yönlendirmeyle kurulmasıdır. Kamu kurumları tarafından yapılan yönlendirmeler, teknik ve ekonomik destekler önemli olmakla birlikte, kırsal kadın kooperatifçiliği olgusunun uzun vadeli düşünülmemesi nedeniyle, kadın girişimciliği açısından beklenen sonucu verememektedir. Kırsal kalkınma açasından önemli olan, kurulan kooperatiflerin/girişimlerin kadına sürdürülebilir bir sosyo-ekonomik yaşam sağlamasıdır. Bu ise kooperatiflerin sadece kurulması ile değil, kooperatiflerin kendi kendine ayakta kalabilecek duruma gelinceye kadar kadınların düzenli eğitimlerle birlikte uzun vadeli danışmanlık hizmeti almalarıyla sağlanabilir. Bu bağlamda Tarım ve Orman Bakanlığı kırsal kadın kooperatiflerine pozitif ayrımcılık yapmalı ve Bakanlık kendini kırsal kadın kooperatiflerinin sadece teknik destekçisi olarak değil, özellikle başarısından sorumlu kurum olarak görmelidir.
Kamu Yönetimi Derneği
Title: Tarım ve Orman Bakanlığına Bağlı Kadın Kooperatiflerinin Sürdürülebilirliğinin Dış ve İç Paydaşlar Açısından Değerlendirilmesi: Adana Örneği
Description:
Kadınlar sosyo-ekonomik olarak toplumda geri kalmış veya bıraktırılmış dezavantajlı gruplar içerisinde yer almaktadır.
Kadınların, öncelikle ekonomik olarak güçlendirilmesini içeren faaliyetlerin başında ise kadın kooperatifleri gelmektedir.
Bu kapsamda özellikle kamu kurumlarının verdiği destek ile artış gösteren ve görünür hale gelen kadın kooperatifleri, temelde iki farklı kamu kurumuna bağlı olarak kurulabilmekte ve faaliyetlerini sürdürülebilmektedir.
Genel olarak kentteki kadınlar tarafından Ticaret Bakanlığına bağlı olarak kurulan Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifleri ile kırsaldaki kadınlar tarafından Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olarak kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri arasında, bağlı olunan yönetmelik, eğitim, sosyo-ekonomik fırsatlara erişim, ekonomik yeterlilik, pazarlama imkanları vb.
birçok konuda farklılıklar bulunmaktadır.
Bu farklılıklar ise ağırlıklı olarak kırsalda yer alan kadın kooperatiflerinin aleyhine gerçekleşmektedir.
Bu durum, iç paydaşların (kooperatif kurucu ortakları ve üyeleri) ve dış paydaşların (Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Belediyeler, Valilikler, ulusal ve uluslararası Sivil Toplum Kurumları (STK), üniversiteler vb.
) konuyla ilgili yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır.
Özellikle dış paydaşlar açısından, fazla sayıda kurum ve kişi olması, aralarında organik bir iş birliğinin olmaması, iç ve dış paydaşların üst örgütlenme şeklinde formel bir yapılanma ile bir araya getirilmemesi konuyla ilgili yapılan tüm iyi niyetli çabaların amacına ulaşmamasına neden olmakta; çözümleri neredeyse imkânsız kılmaktadır.
İç ve dış paydaşlar arasında oluşturulan bilgi ağı güvenli ve samimi olup; her konuda/toplantıda birlikte çalışılmakla beraber, çoğunlukla bu çalışmalar fikir alışverişi şeklinde sonuçlanmakta, kurum ve kişiler sadece kendi faaliyet alanı ve bakış açısıyla konuyu değerlendirmektedir.
En önemli konu ise kadın kooperatiflerinin farklı kadın gruplarından oluştuğu gerçeğinin göz ardı edilerek, kırsal alanların ve kırsal kadının kentli kadınlardan daha fazla dezavantajlı olduğu unutularak, her iki kadın kooperatifinin birlikte ele alınmasıdır.
Bu sorunlardan hareketle çalışmada Adana ilinde Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kurulan ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri olarak faaliyet gösteren kırsal kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği iç ve dış paydaşlar açısından değerlendirilecektir.
Çalışmada kullanılan yöntem, kooperatif başkanları ve ortakları ile yapılan bireysel görüşmeler ile yazarın katıldığı kadın kooperatifleri ile ilgili Adana’da düzenlenen ulusal ve/veya uluslararası çalıştay ve bilimsel toplantılardaki deneyimlerden ve gözlemlerden oluşmaktadır.
Çalışmanın önemli sayılabilecek sonuçları ve yapılabilecek öneriler ise kısaca şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle kırsal kadın kooperatifleri Ticaret Bakanlığına bağlı olarak kurulan kadın kooperatifleri ile karşılaştırıldığında, özellikle teknik, ekonomik ve kadının sosyo-kültürel konumu açısından, daha dezavantajlı durumdadır.
Bunun en önemli göstergesi de kırsal kadın kooperatiflerinin tabandan değil kamu kurumları tarafından gelen yönlendirmeyle kurulmasıdır.
Kamu kurumları tarafından yapılan yönlendirmeler, teknik ve ekonomik destekler önemli olmakla birlikte, kırsal kadın kooperatifçiliği olgusunun uzun vadeli düşünülmemesi nedeniyle, kadın girişimciliği açısından beklenen sonucu verememektedir.
Kırsal kalkınma açasından önemli olan, kurulan kooperatiflerin/girişimlerin kadına sürdürülebilir bir sosyo-ekonomik yaşam sağlamasıdır.
Bu ise kooperatiflerin sadece kurulması ile değil, kooperatiflerin kendi kendine ayakta kalabilecek duruma gelinceye kadar kadınların düzenli eğitimlerle birlikte uzun vadeli danışmanlık hizmeti almalarıyla sağlanabilir.
Bu bağlamda Tarım ve Orman Bakanlığı kırsal kadın kooperatiflerine pozitif ayrımcılık yapmalı ve Bakanlık kendini kırsal kadın kooperatiflerinin sadece teknik destekçisi olarak değil, özellikle başarısından sorumlu kurum olarak görmelidir.

Related Results

Türkiye’de Orman Bölge Müdürlüklerinin orman yol yapımı ve bakımı maliyetlerinin k-medoid kümeleme yöntemi ile kümelenmesi
Türkiye’de Orman Bölge Müdürlüklerinin orman yol yapımı ve bakımı maliyetlerinin k-medoid kümeleme yöntemi ile kümelenmesi
Giriş ve Hedefler Orman yolları, odun üretimi, silvikültürel müdahaleler gibi aktivitelerin gerçekleştirilmesi için önemli altyapılardır. Bu bağlamda, bu aktivitelerin sürekli olar...
The Study of Forest Crimes in Adıyaman from Poınt of Forest Law
The Study of Forest Crimes in Adıyaman from Poınt of Forest Law
Özet: Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğü’nde Orman Suçlarının Ormancılık Hukuku Açısından İncelenmesi isimli yüksek lisans tezinden yararlanılarak hazırlanan bu makalede, 2010-2014 y...
Orman Endüstri Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi
Orman Endüstri Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi
Türkiye’de 166 yıllık bir geçmişe sahip ormancılık eğitimi birikimi bulunmaktadır. 1857 yılında İstanbul’da Fransız Ormancı M. Louis Tassy’nin önderliğinde bir Orman Mektebinin açı...
Orman yol ağının orman yangınlarına etkisinin coğrafi bilgi sistemleri ile araştırılması
Orman yol ağının orman yangınlarına etkisinin coğrafi bilgi sistemleri ile araştırılması
Giriş ve hedefler Orman yangını, orman ekosistemini önemli ölçüde etkileyen doğal afetlerden bir tanesidir. Yangınlar, orman kaynaklarının sürdürülebilirliğini ve ekosistemdeki flo...
Orman yangınları ve orman yakma suçunda toplumsal algının değerlendirilmesi (Balıkesir İli Örneği)
Orman yangınları ve orman yakma suçunda toplumsal algının değerlendirilmesi (Balıkesir İli Örneği)
Giriş ve Hedefler Son yıllarda büyük orman yangınları sonrasında sosyal medya ve basında, bu yangınların kasten çıkarıldığı ve yanan orman alanlarında ormancılık dışı faaliyetlerin...
Orman Ürünlerinin Endüstri-İçi Ticaretinin Analizi: Türkiye Örneği
Orman Ürünlerinin Endüstri-İçi Ticaretinin Analizi: Türkiye Örneği
Endüstri-içi ticaret (EİT), ülkeler arasında gerçekleşen dış ticaretin aynı veya benzer ürün gruplarında iki yönlü gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında bilgi vermektedir. EİT anali...
Ortaöğretim Biyoloji Öğretim Programında Orman Kavramı
Ortaöğretim Biyoloji Öğretim Programında Orman Kavramı
Bu çalışmada orman ve orman ile ilgili kavramların ortaöğretim biyoloji öğretim programındaki yeri incelenmiştir. Ormanlar, küresel olarak tehdit altındadır ve korunması gerekmekte...
Orman Yangını Müdahale İşçilerinin Orman Yangınlarıyla Mücadelede Karşılaşılan Sorunlara Yönelik Görüşleri
Orman Yangını Müdahale İşçilerinin Orman Yangınlarıyla Mücadelede Karşılaşılan Sorunlara Yönelik Görüşleri
Bu çalışmada, Türkiye’de orman yangınlarıyla mücadele faaliyetlerinde çalışan orman yangını müdahale işçilerinin güncel konulardaki görüşleri alınmıştır. Bu amaçla Türkiye’de 21 or...

Back to Top