Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

İslami Kadınları Temsil Meselesi: Hiyerarşiyi Sorgulayan Kadın İlahiyatçılar

View through CrossRef
Kemalist ve İslamcı ideolojiler, “hayali” Türk ulusal kimliğinin bir bileşeni olarak “ideal kadınlık” kavramını kullanıp İslami kadın kimliklerini yeniden tanımlamaya ve şekillendirmeye odaklanmıştır. Bu makale öncelikle Kemalist ve İslamcı çerçeveler içinde İslami kadınların temsillerini ele almaktadır. Daha sonra, Müslüman kadın ilahiyatçıların kadın olarak kendilerini ifade etme ve öznellik haklarını nasıl savunduklarını incelemektedir. Bu ilahiyatçılar, İslami kaynaklar ve hermenötik metodolojiler aracılığıyla çağdaş toplumsal cinsiyet meselelerine yanıt veren bir teoloji geliştirmeye çalışmaktadır. Özellikle Hidayet Şefkatli Tuksal’ın Türkiye’nin seküler ve İslamcı bağlamlarında toplumsal cinsiyet hiyerarşilerine meydan okuyan ve İslami ilkelerin kadın haklarıyla uyumluluğunu araştıran öncü çalışmaları bu bağlamda değerlendirilmektedir. Şefkatli Tuksal, Türkiye’de Kemalizm ve İslamcılığa karşı eşitlikçi bir okuma ile modernite ve gelenek, özel ve kamusal, teslimiyet ve rasyonellik ikiliklerini bulanıklaştırmakta ve cinsiyet hiyerarşisi sorununa alternatif bir yorum getirmektedir.
Title: İslami Kadınları Temsil Meselesi: Hiyerarşiyi Sorgulayan Kadın İlahiyatçılar
Description:
Kemalist ve İslamcı ideolojiler, “hayali” Türk ulusal kimliğinin bir bileşeni olarak “ideal kadınlık” kavramını kullanıp İslami kadın kimliklerini yeniden tanımlamaya ve şekillendirmeye odaklanmıştır.
Bu makale öncelikle Kemalist ve İslamcı çerçeveler içinde İslami kadınların temsillerini ele almaktadır.
Daha sonra, Müslüman kadın ilahiyatçıların kadın olarak kendilerini ifade etme ve öznellik haklarını nasıl savunduklarını incelemektedir.
Bu ilahiyatçılar, İslami kaynaklar ve hermenötik metodolojiler aracılığıyla çağdaş toplumsal cinsiyet meselelerine yanıt veren bir teoloji geliştirmeye çalışmaktadır.
Özellikle Hidayet Şefkatli Tuksal’ın Türkiye’nin seküler ve İslamcı bağlamlarında toplumsal cinsiyet hiyerarşilerine meydan okuyan ve İslami ilkelerin kadın haklarıyla uyumluluğunu araştıran öncü çalışmaları bu bağlamda değerlendirilmektedir.
Şefkatli Tuksal, Türkiye’de Kemalizm ve İslamcılığa karşı eşitlikçi bir okuma ile modernite ve gelenek, özel ve kamusal, teslimiyet ve rasyonellik ikiliklerini bulanıklaştırmakta ve cinsiyet hiyerarşisi sorununa alternatif bir yorum getirmektedir.

Related Results

Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Çağlar boyunca kötülüğün kaynağı olarak görülen kadın, sanat ve edebiyattaki temsillerinde de bu yönüyle ele alınmaktadır. Kötücül kadın tiplerinden biri olarak, on dokuzuncu yüzyı...
Hellen Dünyasının Radikal Kadın Grubu: Sparta Modeli
Hellen Dünyasının Radikal Kadın Grubu: Sparta Modeli
Hellen kadını, erkek egemen toplumunun belirlenmiş kalıpları içinde sıkışıp kalmıştır. Evinde olması, çocuk doğurup büyütmesi ve kocasına hizmet etmesi beklenen kadın, ancak dini f...
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergilerinde Kadın İmajı: Ev Kadın Dergisi Örneği
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergilerinde Kadın İmajı: Ev Kadın Dergisi Örneği
Erken Cumhuriyet dönemi kadın dergiciliği açısından oldukça verimli bir dönem olmuştur. Osmanlı Devleti’nin son yıllarında basının gücünü kullanma deneyimi kazanan kadın bu deneyim...
Azerbaycan Kadın Modernleşmesinde Matbuatın Yeri ve Şark Kadını Dergisi Üzerine Bir İnceleme
Azerbaycan Kadın Modernleşmesinde Matbuatın Yeri ve Şark Kadını Dergisi Üzerine Bir İnceleme
Azerbaycan kadın modernleşmesi, Azerbaycan millî mücadelesinin en önemli olgularından biri olmakla birlikte, dünya milletlerinin mücadeleleri arasında Azerbaycan millî mücadelesini...
Samiha Ayverdi’de Münevver Kadın Düşüncesi ve Toplumsal Değerlerin Muhafazası
Samiha Ayverdi’de Münevver Kadın Düşüncesi ve Toplumsal Değerlerin Muhafazası
Ayverdi’ye göre kadın, yalnızca aile içindeki rol ve sorumluklarıyla değil, aynı zamanda toplumun manevi ve kültürel sürekliliğini sağlanmasında da asli bir unsur olarak görülmekte...

Back to Top