Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Trailblazers IV: Türkan Rado First Woman Law Professor of Turkey (Hukukun Öncüleri Iv: Türkan Rado Türkiye’Nin İlk Kadin Hukuk Profesörü)

View through CrossRef
<b>English abstract:</b> Türkan Rado (30 October 1915 – 3 March 2007) was the first woman law professor of Turkey and also according to many sources the first woman professor of Roman Law in the world.<br><br>She was the child of very hard times. Even those who were very young like Türkan grew up listening to the memories of their families. When the Republic of Turkey was founded in 1923, Türkan was eight years old and the young republic made all the difference for her generation of young women. As Abadan-Unat puts it Atatürk (founder of the Republic) was one of those people who gave people the inspiration and determination to achieve more. The first generation of the republic, especially the pioneering women were idealist and resilient. They were secretive about the difficulties they experienced, but self-confident and proud of their achievements. Therefore, their children and grandchildren would describe them as the children of the Republic and Atatürk.<br><br>From an early age, Rado distinguished herself as a perfectionist. She was a studious child and a hard-working young. In 1933, following her father's footsteps, Türkan enrolled in the Faculty of Law at Istanbul University. Istanbul Darülfünunu (old university) was closed and replaced by Istanbul University to provide modern education on 31 July 1933. This process was highly controversial and turbulent. Many teachers like Türkan's father were not given a position in the new law school. However, the foreign professors who fled from Hitler's Germany were joining the academic staff and this transformation had an enormous effect on Türkan's career.<br><br>Her studies of early childhood and youth, her good command of French and Latin, helped her attract the interest of her teachers at law school. The foreign professors had to use the help of translators. Türkan Basman (Rado) was called to duty when the need for an interpreter occurred. Rado graduated from university (as the first of her class) and she was recommended to be recruited by her professors due to her achievements as a student. In 1936, the Dean of the Faculty of Law, Prof. Sıddık Sami Omar (1897–1972) hired Rado as the first woman academic of the law school. Her involvement in the academic staff was very important to show her female students that different career options were available for women. In 1956 Rado was appointed as the first woman full professor at the Law Scholl of Istanbul University. It is stated that in addition to being the first woman law professor in Turkey, she is also the first woman Roman law professor in the world.<br><br>From the memoirs of her colleagues and students, we understand that she was the kind of woman whom people felt her presence. Despite her seriousness which frightened her students at the university, Rado was known for her kindness in her private life. In the idealistic early years of the Republic, she did not face legal discrimination while attending university as a woman or in her academic career. But as all pioneers, she was still a very rare example. Like almost all working women of the period, Rado's second shift would begin when she returned home. She was also responsible for taking care of the house and her child.<br><br>For Rado's generation, feminism was not a discourse, but a form of action, therefore they did not dwell on theories. They did not whine or complain. They just bit the bullet and moved on. Every success they achieved, paved another brick on the road to success and emancipation which we still push on. Rado's generation was aware of the prejudices and barriers against women in their academic and private lives. However, the presence of first-generation women lawyers like Rado would be a source of inspiration for later generations.<br><br>Rado retired in 1982 and died on 3 March 2007 at the age of 91. She is remembered with great respect by all who knew her. But unfortunately, her memory is fading away. Most young women lawyers never heard her name. I hope this article will spark a new interest in this trailblazing woman.<br><br><b>Turkish abstract:</b> ÖZET: Türkan Rado (1915-2007) Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü ve bazı kaynaklara göre dünyanın ilk kadın Roma Hukuku profesörüdür.<br><br>Rado, zor zamanlarda dünyaya gelmişti. Onun gibi hatırlayamayacak kadar küçük olanlar bile ailelerinin bu zor dönem ilişkin anılarını dinleyerek büyüyecekti. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulduğunda Türkan sekiz yaşındaydı ve Cumhuriyet, onun kuşağına mensup genç kadınların hayatını tamamen değiştirecekti. Çünkü Cumhuriyetin kurucusu olan Atatürk, (Abadan-Unat’in ifadesiyle) insanlara ilham ve daha fazlasını başarma kararlığı veren bir insandı. Cumhuriyetin ilk nesli, özellikle de öncü kadınları, idealist ve azimliydi. Başarılarıyla gurur duyan ancak karşılaştıkları güçlüklerden dolayı şikâyet etmekten imtina eden bir nesildi onlarınki. Çocukları ve torunları, bu öncü kadınlar, Atatürk çocukları ya da cumhuriyet kadınları olarak tarif edecekti.<br><br>Küçük yaşlarından itibaren Rado ’nun mükemmeliyetçi kişiliği kendini gösterecekti. Okumaya meraklı bir çocuk, çalışkan bir gençti. 1933 yılında babasının izinden giderek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydoldu. 31 Temmuz 1933’de eski yüksek öğrenim kurumu olan İstanbul Darülfünunu kapatılmış ve yerine modern eğitim vermek üzere İstanbul Üniversitesi kurulmuştu. Bu süreç oldukça tartışmalı ve zorluydu. Türkan’ın babası gibi pek çok eğitimciye yeni hukuk fakültesinde kadro verilmemişti. Buna karşılık, Hitler Almanya'sından kaçan akademisyenlere üniversitede görev verilmekteydi. Bu değişimin Türkan’ın kariyeri üzerindeki etkisi büyük oldu.<br><br>Çocukluk ve ilk gençlik yıllarındaki disiplinli çalışmaları sonucu hâkim olduğu Fransızca ve Latince bilgisi, okuldaki hocalarının dikkatini çekmesini sağladı. Yabancı profesörler derslerini verirken tercümanların yardımı gerekiyordu ve Türkan Basman (Rado) bu görevi başarıyla yerine getirdi. Sınıfının birincisi olarak mezun olduğunda, hocaları fakülteye alınmasını önerdiler. Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Sıddık Sami Onar (1897-1972), 1936 yılında onu hukuk fakültesinin ilk kadın akademisyeni olarak işe aldı. Onun akademik kadroda yer alması, kız öğrencilere, kadınların farklı kariyer seçeneklerine sahip olduklarını göstermesi bakımından çok önemliydi.<br><br>Rado, 1956 yılında İstanbul Hukuk Fakültesinde profesör unvanını kazandı. Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü olmasının yanı sıra pek çok kaynak tarafından dünyanın ilk kadın Roma Hukuku profesörü olduğu da belirtilmektedir.<br><br>Meslektaşlarının ve öğrencilerinin ifadelerinden anlıyoruz ki, o varlığını hissettiren bir kadındı. Üniversitede öğrencilerinin yüreklerine korku salan ciddiyeti ile meşhur olmasına karşın, yeğeni yazar Orhan Pamuk gibi onu yakında tanıyanlar tarafından özel hayatındaki sevecenliği ile hatırlanmaktadır. Cumhuriyetin idealist ilk yıllarında kadınların tüm kariyer alanlarında varlık göstermesi teşvik ediliyordu ve başka ülkelerdeki öncü kadın akademisyenler gibi üniversiteye kabulü aşamasında sorun yaşamadı. Ancak tüm öncüler gibi o da eşine az rastlanan bir örnekti. Hukuk Fakültesinin akademik kadrosunun 1950 civarında çekildiği tahmin edilen grup fotoğrafındaki tek kadın oydu. Bu büyük başarısına rağmen, döneminin tüm çalışan tüm kadınları gibi evine döndüğünde ikinci vardiyası olan ev işleri ve çocuk bakımının tüm sorumluluğu onun sırtındaydı.<br><br>Kadınların önlerindeki hukuki engelleri kaldırıp kariyer yapmalarını teşvik etmek, toplumsal kültürün bir anda değişmesini sağlamadı. Rado’nun kuşağı, akademik ve özel yaşamlarında mevcut ön yargıların ve engellerin farkındaydılar. Ancak onlar için feminizm bir ideoloji değil, hareket tarzıydı, bu nedenle teoriler üzerinde durmadılar. Şikayet etmediler, kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyerek kariyerlerini yarattılar. Her birinin başarıları, bugün bizim hala yol almakta olduğumuz eşitliğe giden yola bir taş daha döşedi. Rado gibi ilk nesil hukukçu kadınlar, sonraki nesiller için ilham kaynağı olmaya devam etti.<br><br>1982 yılında emekliye ayrılan Rado 2007’de 91 yaşında vefat etti. Kendisini tanıyan herkes tarafından büyük bir saygıyla anılmasına rağmen ne yazık ki anısı giderek solmaktadır. Günümüzün genç kadın hukukçuların pek azı onun başarılarının önemi hakkında bilgi sahibidir. Umarım ki makalem, bu sıra dışı öncü kadının anısını yaşatmakta küçük de olsa katkı sağlar.
Elsevier BV
Title: Trailblazers IV: Türkan Rado First Woman Law Professor of Turkey (Hukukun Öncüleri Iv: Türkan Rado Türkiye’Nin İlk Kadin Hukuk Profesörü)
Description:
<b>English abstract:</b> Türkan Rado (30 October 1915 – 3 March 2007) was the first woman law professor of Turkey and also according to many sources the first woman professor of Roman Law in the world.
<br><br>She was the child of very hard times.
Even those who were very young like Türkan grew up listening to the memories of their families.
When the Republic of Turkey was founded in 1923, Türkan was eight years old and the young republic made all the difference for her generation of young women.
As Abadan-Unat puts it Atatürk (founder of the Republic) was one of those people who gave people the inspiration and determination to achieve more.
The first generation of the republic, especially the pioneering women were idealist and resilient.
They were secretive about the difficulties they experienced, but self-confident and proud of their achievements.
Therefore, their children and grandchildren would describe them as the children of the Republic and Atatürk.
<br><br>From an early age, Rado distinguished herself as a perfectionist.
She was a studious child and a hard-working young.
In 1933, following her father's footsteps, Türkan enrolled in the Faculty of Law at Istanbul University.
Istanbul Darülfünunu (old university) was closed and replaced by Istanbul University to provide modern education on 31 July 1933.
This process was highly controversial and turbulent.
Many teachers like Türkan's father were not given a position in the new law school.
However, the foreign professors who fled from Hitler's Germany were joining the academic staff and this transformation had an enormous effect on Türkan's career.
<br><br>Her studies of early childhood and youth, her good command of French and Latin, helped her attract the interest of her teachers at law school.
The foreign professors had to use the help of translators.
Türkan Basman (Rado) was called to duty when the need for an interpreter occurred.
Rado graduated from university (as the first of her class) and she was recommended to be recruited by her professors due to her achievements as a student.
In 1936, the Dean of the Faculty of Law, Prof.
Sıddık Sami Omar (1897–1972) hired Rado as the first woman academic of the law school.
Her involvement in the academic staff was very important to show her female students that different career options were available for women.
In 1956 Rado was appointed as the first woman full professor at the Law Scholl of Istanbul University.
It is stated that in addition to being the first woman law professor in Turkey, she is also the first woman Roman law professor in the world.
<br><br>From the memoirs of her colleagues and students, we understand that she was the kind of woman whom people felt her presence.
Despite her seriousness which frightened her students at the university, Rado was known for her kindness in her private life.
In the idealistic early years of the Republic, she did not face legal discrimination while attending university as a woman or in her academic career.
But as all pioneers, she was still a very rare example.
Like almost all working women of the period, Rado's second shift would begin when she returned home.
She was also responsible for taking care of the house and her child.
<br><br>For Rado's generation, feminism was not a discourse, but a form of action, therefore they did not dwell on theories.
They did not whine or complain.
They just bit the bullet and moved on.
Every success they achieved, paved another brick on the road to success and emancipation which we still push on.
Rado's generation was aware of the prejudices and barriers against women in their academic and private lives.
However, the presence of first-generation women lawyers like Rado would be a source of inspiration for later generations.
<br><br>Rado retired in 1982 and died on 3 March 2007 at the age of 91.
She is remembered with great respect by all who knew her.
But unfortunately, her memory is fading away.
Most young women lawyers never heard her name.
I hope this article will spark a new interest in this trailblazing woman.
<br><br><b>Turkish abstract:</b> ÖZET: Türkan Rado (1915-2007) Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü ve bazı kaynaklara göre dünyanın ilk kadın Roma Hukuku profesörüdür.
<br><br>Rado, zor zamanlarda dünyaya gelmişti.
Onun gibi hatırlayamayacak kadar küçük olanlar bile ailelerinin bu zor dönem ilişkin anılarını dinleyerek büyüyecekti.
Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulduğunda Türkan sekiz yaşındaydı ve Cumhuriyet, onun kuşağına mensup genç kadınların hayatını tamamen değiştirecekti.
Çünkü Cumhuriyetin kurucusu olan Atatürk, (Abadan-Unat’in ifadesiyle) insanlara ilham ve daha fazlasını başarma kararlığı veren bir insandı.
Cumhuriyetin ilk nesli, özellikle de öncü kadınları, idealist ve azimliydi.
Başarılarıyla gurur duyan ancak karşılaştıkları güçlüklerden dolayı şikâyet etmekten imtina eden bir nesildi onlarınki.
Çocukları ve torunları, bu öncü kadınlar, Atatürk çocukları ya da cumhuriyet kadınları olarak tarif edecekti.
<br><br>Küçük yaşlarından itibaren Rado ’nun mükemmeliyetçi kişiliği kendini gösterecekti.
Okumaya meraklı bir çocuk, çalışkan bir gençti.
1933 yılında babasının izinden giderek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydoldu.
31 Temmuz 1933’de eski yüksek öğrenim kurumu olan İstanbul Darülfünunu kapatılmış ve yerine modern eğitim vermek üzere İstanbul Üniversitesi kurulmuştu.
Bu süreç oldukça tartışmalı ve zorluydu.
Türkan’ın babası gibi pek çok eğitimciye yeni hukuk fakültesinde kadro verilmemişti.
Buna karşılık, Hitler Almanya'sından kaçan akademisyenlere üniversitede görev verilmekteydi.
Bu değişimin Türkan’ın kariyeri üzerindeki etkisi büyük oldu.
<br><br>Çocukluk ve ilk gençlik yıllarındaki disiplinli çalışmaları sonucu hâkim olduğu Fransızca ve Latince bilgisi, okuldaki hocalarının dikkatini çekmesini sağladı.
Yabancı profesörler derslerini verirken tercümanların yardımı gerekiyordu ve Türkan Basman (Rado) bu görevi başarıyla yerine getirdi.
Sınıfının birincisi olarak mezun olduğunda, hocaları fakülteye alınmasını önerdiler.
Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.
Sıddık Sami Onar (1897-1972), 1936 yılında onu hukuk fakültesinin ilk kadın akademisyeni olarak işe aldı.
Onun akademik kadroda yer alması, kız öğrencilere, kadınların farklı kariyer seçeneklerine sahip olduklarını göstermesi bakımından çok önemliydi.
<br><br>Rado, 1956 yılında İstanbul Hukuk Fakültesinde profesör unvanını kazandı.
Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü olmasının yanı sıra pek çok kaynak tarafından dünyanın ilk kadın Roma Hukuku profesörü olduğu da belirtilmektedir.
<br><br>Meslektaşlarının ve öğrencilerinin ifadelerinden anlıyoruz ki, o varlığını hissettiren bir kadındı.
Üniversitede öğrencilerinin yüreklerine korku salan ciddiyeti ile meşhur olmasına karşın, yeğeni yazar Orhan Pamuk gibi onu yakında tanıyanlar tarafından özel hayatındaki sevecenliği ile hatırlanmaktadır.
Cumhuriyetin idealist ilk yıllarında kadınların tüm kariyer alanlarında varlık göstermesi teşvik ediliyordu ve başka ülkelerdeki öncü kadın akademisyenler gibi üniversiteye kabulü aşamasında sorun yaşamadı.
Ancak tüm öncüler gibi o da eşine az rastlanan bir örnekti.
Hukuk Fakültesinin akademik kadrosunun 1950 civarında çekildiği tahmin edilen grup fotoğrafındaki tek kadın oydu.
Bu büyük başarısına rağmen, döneminin tüm çalışan tüm kadınları gibi evine döndüğünde ikinci vardiyası olan ev işleri ve çocuk bakımının tüm sorumluluğu onun sırtındaydı.
<br><br>Kadınların önlerindeki hukuki engelleri kaldırıp kariyer yapmalarını teşvik etmek, toplumsal kültürün bir anda değişmesini sağlamadı.
Rado’nun kuşağı, akademik ve özel yaşamlarında mevcut ön yargıların ve engellerin farkındaydılar.
Ancak onlar için feminizm bir ideoloji değil, hareket tarzıydı, bu nedenle teoriler üzerinde durmadılar.
Şikayet etmediler, kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyerek kariyerlerini yarattılar.
Her birinin başarıları, bugün bizim hala yol almakta olduğumuz eşitliğe giden yola bir taş daha döşedi.
Rado gibi ilk nesil hukukçu kadınlar, sonraki nesiller için ilham kaynağı olmaya devam etti.
<br><br>1982 yılında emekliye ayrılan Rado 2007’de 91 yaşında vefat etti.
Kendisini tanıyan herkes tarafından büyük bir saygıyla anılmasına rağmen ne yazık ki anısı giderek solmaktadır.
Günümüzün genç kadın hukukçuların pek azı onun başarılarının önemi hakkında bilgi sahibidir.
Umarım ki makalem, bu sıra dışı öncü kadının anısını yaşatmakta küçük de olsa katkı sağlar.

Related Results

Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Bu çalışmada, hukukçu kimliğinin oluşmasında hukuk eğitiminin temel belirleyici olduğuna ilişkin iddiadan yola çıkılarak, kabul edilmektedir. Bu kabule bağlı olarak hukuk eğitimind...
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hukukun ve hukuk felsefesinin tarihi, felsefenin tarihinden bağımsız düşünülemez. Bu üç tarih alanında olan hemen her şey birbiri ile ilişkili olarak meydana gelmiş ve birbirini de...
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Doğal hukuk ve pozitif hukuk ayrımı, hukukun kaynaklarını göstermek için kullanılmaktadır. Bu ayrım, olan ve olması gereken hukuk arasındaki farka ilişkindir. Bu mesele modern huku...
Current Perspectives on Cystic Echinococcosis: A Systematic Review
Current Perspectives on Cystic Echinococcosis: A Systematic Review
Abstract Introduction: Hydatidosis, a zoonotic disease caused by the larval stage of Echinococcus granulosus, is a significant public health concern with notable economic impact. I...
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
Bu çalışma, hekimin sorumluluğunu gayret sarf etme borcu özelinde hastaya karşı gerekli özeni gösterme açısından ele almayı amaçlamaktadır. Gayret sarf etme borcu kusurdan berî olm...
Profesor Stanisław Batawia
Profesor Stanisław Batawia
 The editor-in-chief of „Archiwum Kryminologii”, professor Stanisław Batawia, full member of the Polish Academy of Sciences, Professor of Warsaw University and of the Institute of ...
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
Hukuk kliniği, hukuk eğitiminin geleneksel biçimine alternatif bir yaklaşım sunan, birbiriyle bağlantılı iki önemli amaca yönelmiş bir eğitim ve öğretme metodudur. Huku...
Modern Hukuk ve İslâm Hukuku'nda Hâkimin Hukuk İhdâsı
Modern Hukuk ve İslâm Hukuku'nda Hâkimin Hukuk İhdâsı
Toplum düzeninin teminatı olan hukuk sistemleri, kurallar ve kanunlar çerçevesinde inşa edilir. Ancak toplumun dinamik yapısı nedeniyle, kanun koyucuların tüm ihtimalleri kapsayan ...

Back to Top