Javascript must be enabled to continue!
Molla Recep Ali Tebrîzî’nin İsbât-ı Vâcib Adlı Risalesi Bağlamında Molla Sadrâ Eleştirisi ve Tebrîzî’ye Yapılan İtirazlar
View through CrossRef
Bu çalışma Molla Recep Ali Tebrîzî’nin “İsbât-ı Vâcib” adlı risalesindeki Molla Sadrâ felsefesine yönelik eleştirileri ve Tebrîzî’ye yapılan itirazları ele almayı amaçlamaktadır. Molla Sadrâ, İslam felsefesinin ve çağdaş İran felsefî düşüncesinin önemli temsilcilerindendir. Başlangıçta Sühreverdî’nin temsilcisi olduğu mahiyet felsefesini savunurken daha sonra bu düşünceden vazgeçerek varlık felsefesini benimsemiştir. Ona göre hakikat varlık ile eşittir. Bu sebeple en büyük hakikat olan Tanrı varlıktan ibarettir. Varlık bir bütündür ancak farklı yoğunluklara sahiptir. Ancak onun varlığı merkeze alan Aşkın Hikmet felsefesi bazı yönleriyle eleştirilmiştir. Bu eleştirilerden birisi onun çağdaşı olan Molla Recep Ali Tebrîzî’ye aittir. Tebrîzî’nin eleştirilerini değerli kılan şey, Molla Sadrâ’nın çağdaşı olması, onunla aynı havzada ders görmüş olması, onun gibi bir filozof olması ve meseleleri felsefî açıdan ele almasıdır. Tebrîzî, Molla Sadrâ’nın varlık felsefesini kabul etmez ve söz konusu risalesinde çeşitli başlıklar altında onu eleştirir. Eleştirilerine varlık meselesiyle başlar. Daha sonra sırasıyla sıfatlar meselesi, varlığın asaleti ve varlığın manevî iştiraki meselelerini eleştirir. Tebrîzî’nin Molla Sadrâ’ya yaptığı eleştirilere çeşitli itirazlar da yapılmıştır. Bu itirazlardan biri Tebrîzî’nin zihindeki soyut varlık anlayışı ile dış gerçeklikteki varlık anlayışını aynı kategoride değerlendirdiği fikri gelmektedir. Bunun yanında Tebrîzî’nin varlığı bir araz olarak değerlendirmiş olması, varlıktaki manevî iştiraki kabul etmemesine rağmen sudûr teorisini benimsemiş olması, kendi düşüncesini desteklemek amacıyla geçmiş dönemdeki düşünürlerden yaptığı alıntıların eksik olmasından dolayı eleştirilmiştir. Bu çalışmada diyalektik bir yöntemle Tebrîzî’nin Molla Sadrâ’ya yaptığı eleştiriler ele alınacak ve zaman zaman bu eleştiriler hem karşıt görüşlerle hem de tarafımızca eleştiriye tâbi tutulacaktır.
Journal of Theology, Bozok University
Title: Molla Recep Ali Tebrîzî’nin İsbât-ı Vâcib Adlı Risalesi Bağlamında Molla Sadrâ Eleştirisi ve Tebrîzî’ye Yapılan İtirazlar
Description:
Bu çalışma Molla Recep Ali Tebrîzî’nin “İsbât-ı Vâcib” adlı risalesindeki Molla Sadrâ felsefesine yönelik eleştirileri ve Tebrîzî’ye yapılan itirazları ele almayı amaçlamaktadır.
Molla Sadrâ, İslam felsefesinin ve çağdaş İran felsefî düşüncesinin önemli temsilcilerindendir.
Başlangıçta Sühreverdî’nin temsilcisi olduğu mahiyet felsefesini savunurken daha sonra bu düşünceden vazgeçerek varlık felsefesini benimsemiştir.
Ona göre hakikat varlık ile eşittir.
Bu sebeple en büyük hakikat olan Tanrı varlıktan ibarettir.
Varlık bir bütündür ancak farklı yoğunluklara sahiptir.
Ancak onun varlığı merkeze alan Aşkın Hikmet felsefesi bazı yönleriyle eleştirilmiştir.
Bu eleştirilerden birisi onun çağdaşı olan Molla Recep Ali Tebrîzî’ye aittir.
Tebrîzî’nin eleştirilerini değerli kılan şey, Molla Sadrâ’nın çağdaşı olması, onunla aynı havzada ders görmüş olması, onun gibi bir filozof olması ve meseleleri felsefî açıdan ele almasıdır.
Tebrîzî, Molla Sadrâ’nın varlık felsefesini kabul etmez ve söz konusu risalesinde çeşitli başlıklar altında onu eleştirir.
Eleştirilerine varlık meselesiyle başlar.
Daha sonra sırasıyla sıfatlar meselesi, varlığın asaleti ve varlığın manevî iştiraki meselelerini eleştirir.
Tebrîzî’nin Molla Sadrâ’ya yaptığı eleştirilere çeşitli itirazlar da yapılmıştır.
Bu itirazlardan biri Tebrîzî’nin zihindeki soyut varlık anlayışı ile dış gerçeklikteki varlık anlayışını aynı kategoride değerlendirdiği fikri gelmektedir.
Bunun yanında Tebrîzî’nin varlığı bir araz olarak değerlendirmiş olması, varlıktaki manevî iştiraki kabul etmemesine rağmen sudûr teorisini benimsemiş olması, kendi düşüncesini desteklemek amacıyla geçmiş dönemdeki düşünürlerden yaptığı alıntıların eksik olmasından dolayı eleştirilmiştir.
Bu çalışmada diyalektik bir yöntemle Tebrîzî’nin Molla Sadrâ’ya yaptığı eleştiriler ele alınacak ve zaman zaman bu eleştiriler hem karşıt görüşlerle hem de tarafımızca eleştiriye tâbi tutulacaktır.
Related Results
RESOLUSI ISBAT NIKAH DI INDONESIA: Sebuah Pendekatan Maslahah
RESOLUSI ISBAT NIKAH DI INDONESIA: Sebuah Pendekatan Maslahah
The problems related to Isbat of marriages (isbat nikah) are still arising because marriage without registration is still being done. The weak of regulation and suboptimal efforts ...
PROBLEMATIKA SEPUTAR HUKUM ISBAT NIKAH DALAM SISTEM HUKUM PERKAWINAN INDONESIA
PROBLEMATIKA SEPUTAR HUKUM ISBAT NIKAH DALAM SISTEM HUKUM PERKAWINAN INDONESIA
Isbat nikah adalah penetapan suatu perkawinan. Secara yuridis, isbat nikah diatur dalam aturan perundang-undangan seperti Undang-Undang Nomor 1 Tahun 1974 tentang Perkawinan, Undan...
Çocukla Adli Görüşme: Raporlama ve Standartlar
Çocukla Adli Görüşme: Raporlama ve Standartlar
Bu araştırmanın amacı, çocuklarla yapılan adli görüşmelerden sonra adli görüşmeci tarafından hazırlanan adli görüşme değerlendirme raporlarının standardizasyonu ve Türkiye'ye uygun...
Adli Hemşirelik
Adli Hemşirelik
Adli hemşirelik medikolegal içeriğe sahip sağlık bakım sorunlarının değerlendirilmesi ve hemşirelik mesleğinin bilgi ve deneyimlerinin adaletin hizmetine sunulmasını sağlamaktadır....
Franz Kafka’nın Briefe An Milena Adlı Eserinin Türkçeye Çevirileri Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme
Franz Kafka’nın Briefe An Milena Adlı Eserinin Türkçeye Çevirileri Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme
Çeviri eleştirisi, bir eserin diğer bir dile yapılan çevirisinin incelenip değerlendirilmesi ve buradan hareketle çevirmenin çeviri kararlarına dair çıkarımlarda bulunup, yapılan ç...
Adilcevaz’dan Bir Şeyh ve Müderris Portresi: Molla Masum Godişkî
Adilcevaz’dan Bir Şeyh ve Müderris Portresi: Molla Masum Godişkî
Bitlis ulemasının önemli şahsiyetlerinden ve Nakşî-Hâlidî meşâyihinden olan Molla Masum Godişkî, resmi kayıtlara göre 1931, ailesinin verdiği bilgilere göre ise 1928 yılında dünyay...
HATİB ET-TEBRİZİ – KADİM DOĞU'NUN TEBRİZ MUCİZESİ
HATİB ET-TEBRİZİ – KADİM DOĞU'NUN TEBRİZ MUCİZESİ
Azerbaycan’ın kadim şehirlerinden biri olan Tebriz her zaman güzelliği, maddi ve manevi zenginliği ile meşhur olmuştur. Bu şehrin doğası ve mimarisi Orta Çağ seyyahlarının ve coğra...
İbn Kemâl’in Vücûd Risâlesi’nin Ali Nihad Tarlan Tarafından Yapılan Osmanlıca Tercüme Eşliğinde İncelenmesi
İbn Kemâl’in Vücûd Risâlesi’nin Ali Nihad Tarlan Tarafından Yapılan Osmanlıca Tercüme Eşliğinde İncelenmesi
İbn Kemâl (öl. 940/1534), en etkin ve güçlü Osmanlı şeyhülislâmlarından biri-dir. O hem bir âlim hem de bir Osmanlı münevveri ve mütefekkiridir. Verdiği kararlar, sahip olduğu fiki...

