Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

ATATÜRK’ÜN ŞAHSİ MESELESİNDE HATAY

View through CrossRef
Türkiye’nin en güneyinde, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’e çıkış kapısı olan Hatay, Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik hayatının ilk yıllarında başlayıp ömrünün sonuna kadar sürekli ilgilendiği önemli bir yerdir. Birinci Dünya Savaşı sonlarında Suriye Cephesi’ne Yedinci Ordu Komutanı olarak atanan Mustafa Kemal Paşa, savaşın son mücadelesini burada verip düşmanı Anadolu sınırlarında durdurarak Türkiye’nin güney sınırlarını Antakya’nın güneyinden geçecek şekilde belirleyip tespit etmiştir. Hatay’ın stratejik konumunun ve kırk asırlık Türk yurdunun milli politikadaki yerinin farkında olan Atatürk işgallere karşı burada yürütülen Milli Mücadeleye maddi, manevi yönden destek vermiştir. Anadolu’da yürütülen Milli Mücadele sürecinde doğuda Ermenilerle, batıda İngiliz desteğindeki Yunanlarla mücadele edilirken güney Anadolu’da Fransa ile yapılacak bir barışın önemini kavramıştır. Fransızların da talebiyle 1921 tarihli Türk-Fransız Antlaşması yapılmıştır. Bu Anlaşmaya göre Hatay bölgesi Türkiye sınırları dışında kalmıştır. Buranın kurtuluşunu Anadolu’da yürütülen Milli Mücadele’nin başarısına bağlayan Atatürk Hatay davasından vaz geçmemiştir. Atatürk Misak-ı Milli’ye dahil olmasına rağmen henüz anavatana katılmamış olan Hatay’ın biran önce anavatana katılmasını görmek istiyordu. Fakat bunu yaparken uluslararası denge bozulmamalıydı. 1922’de Batı Anadolu tamamen Yunan işgalinden kurtulmuş ve Atatürk liderliğinde yürütülen Milli Mücadele Başarıya ulaşmıştır. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’ndan sonra Atatürk için halledilmesi gereken en önemli meselelerden biri de Hatay meselesiydi. Atatürk 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden sonra Türkiye için halledilmesi gereken bir mesele kaldı o da Hatay meselesidir demiştir. Atatürk liderliğindeki Türkiye’nin ve Tayfur Sökmen öncülüğündeki Hatay Türk halkının çabalarıyla Hatay 1938’de Bağımsızlığına kavuşmuştur. Tayfur Sökmen de Hatay’ın ilk ve son Cumhurbaşkanı olmuştur. Hatay’ın sahip olduğu değerlerin ve potansiyelin farkında olan Mustafa Kemal Atatürk bu meselenin çözümü için ömrünün sonuna kadar mücadelesine devam etmiştir. Bu çabalarıyla Hatay halkının işgal ve manda idaresinden kurtulmasını sağlayan Atatürk, Anavatan’a ilhakın da önünü açmıştır. Nihayetinde Hatay 1939’da Anavatana katılmış, böylece Atatürk’ün benim şahsi meselemdir dediği Hatay konusu başarıyla sonuçlanmıştır. Belki Hatay’ın 1939’da Anavatana katılımını görmeye ömrü yetmemiş fakat Hataylı her bir ferdin ve Türk milletinin gönlünde, sinesinde, vicdanında ve duasında yaşamaya devam etmiştir. Atatürk’ün Şahsi Meselesinde Hatay başlıklı bu çalışmanın hazırlanmasında biyografilerden, arşiv kaynaklarından, anılardan, birinci el kaynaklarından ve telif eserlerden yararlanılmıştır. Bu çalışmada Mustafa Kemal Atatürk’ün önce Hatay Milli Mücadelesinin verilmesinde, daha sonra bağımsızlığını kazanmasında en son da Anavatana katılmasında nasıl bir strateji ve politika yürüttüğü tüm ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Bu çalışma aynı zamanda Atatürk’ün gözünde olduğu kadar günümüzde de Hatay’ın ne kadar önem arz ettiğinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
Title: ATATÜRK’ÜN ŞAHSİ MESELESİNDE HATAY
Description:
Türkiye’nin en güneyinde, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’e çıkış kapısı olan Hatay, Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik hayatının ilk yıllarında başlayıp ömrünün sonuna kadar sürekli ilgilendiği önemli bir yerdir.
Birinci Dünya Savaşı sonlarında Suriye Cephesi’ne Yedinci Ordu Komutanı olarak atanan Mustafa Kemal Paşa, savaşın son mücadelesini burada verip düşmanı Anadolu sınırlarında durdurarak Türkiye’nin güney sınırlarını Antakya’nın güneyinden geçecek şekilde belirleyip tespit etmiştir.
Hatay’ın stratejik konumunun ve kırk asırlık Türk yurdunun milli politikadaki yerinin farkında olan Atatürk işgallere karşı burada yürütülen Milli Mücadeleye maddi, manevi yönden destek vermiştir.
Anadolu’da yürütülen Milli Mücadele sürecinde doğuda Ermenilerle, batıda İngiliz desteğindeki Yunanlarla mücadele edilirken güney Anadolu’da Fransa ile yapılacak bir barışın önemini kavramıştır.
Fransızların da talebiyle 1921 tarihli Türk-Fransız Antlaşması yapılmıştır.
Bu Anlaşmaya göre Hatay bölgesi Türkiye sınırları dışında kalmıştır.
Buranın kurtuluşunu Anadolu’da yürütülen Milli Mücadele’nin başarısına bağlayan Atatürk Hatay davasından vaz geçmemiştir.
Atatürk Misak-ı Milli’ye dahil olmasına rağmen henüz anavatana katılmamış olan Hatay’ın biran önce anavatana katılmasını görmek istiyordu.
Fakat bunu yaparken uluslararası denge bozulmamalıydı.
1922’de Batı Anadolu tamamen Yunan işgalinden kurtulmuş ve Atatürk liderliğinde yürütülen Milli Mücadele Başarıya ulaşmıştır.
24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’ndan sonra Atatürk için halledilmesi gereken en önemli meselelerden biri de Hatay meselesiydi.
Atatürk 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden sonra Türkiye için halledilmesi gereken bir mesele kaldı o da Hatay meselesidir demiştir.
Atatürk liderliğindeki Türkiye’nin ve Tayfur Sökmen öncülüğündeki Hatay Türk halkının çabalarıyla Hatay 1938’de Bağımsızlığına kavuşmuştur.
Tayfur Sökmen de Hatay’ın ilk ve son Cumhurbaşkanı olmuştur.
Hatay’ın sahip olduğu değerlerin ve potansiyelin farkında olan Mustafa Kemal Atatürk bu meselenin çözümü için ömrünün sonuna kadar mücadelesine devam etmiştir.
Bu çabalarıyla Hatay halkının işgal ve manda idaresinden kurtulmasını sağlayan Atatürk, Anavatan’a ilhakın da önünü açmıştır.
Nihayetinde Hatay 1939’da Anavatana katılmış, böylece Atatürk’ün benim şahsi meselemdir dediği Hatay konusu başarıyla sonuçlanmıştır.
Belki Hatay’ın 1939’da Anavatana katılımını görmeye ömrü yetmemiş fakat Hataylı her bir ferdin ve Türk milletinin gönlünde, sinesinde, vicdanında ve duasında yaşamaya devam etmiştir.
Atatürk’ün Şahsi Meselesinde Hatay başlıklı bu çalışmanın hazırlanmasında biyografilerden, arşiv kaynaklarından, anılardan, birinci el kaynaklarından ve telif eserlerden yararlanılmıştır.
Bu çalışmada Mustafa Kemal Atatürk’ün önce Hatay Milli Mücadelesinin verilmesinde, daha sonra bağımsızlığını kazanmasında en son da Anavatana katılmasında nasıl bir strateji ve politika yürüttüğü tüm ayrıntılarıyla ele alınmıştır.
Bu çalışma aynı zamanda Atatürk’ün gözünde olduğu kadar günümüzde de Hatay’ın ne kadar önem arz ettiğinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Related Results

Milli Birlik Komitesi Tutanaklarında “Atatürk”
Milli Birlik Komitesi Tutanaklarında “Atatürk”
27 Mayıs 1960’da Türkiye’de Cumhuriyet Tarihi’nin ilk askeri darbesi gerçekleştirilmişti. Darbeye giden sürecin şekillenmesinde en önemli ...
Macar Medyasında Atatürk
Macar Medyasında Atatürk
Bir yandan Türkler ve Macarlar arasındaki temasların, tarihin derinliklerine kadar uzanmış olması, öte yandan 20. yüzyılın tarihine damgasını vuran ...
AFGANİSTAN’DA ATATÜRK İMAJI
AFGANİSTAN’DA ATATÜRK İMAJI
Türkiye-Afganistan ilişkileri Osmanlı Devleti zamanında başlasa da resmi ve köklü ilişkiler bağlamında Mustafa Kemal Atatürk döneminde zirve noktaya taşınmıştır. Türkiye Cumhuriyet...
ATATÜRK’ÜN BİLİNMEYEN BİR RÖPORTAJI
ATATÜRK’ÜN BİLİNMEYEN BİR RÖPORTAJI
Modern Türkiye’nin kurucusu Atatürk hakkında yapılan çalışmalar devam etmektedir. Bu, onun hakkında yeni bilgi ve belgelerin ortaya çıkmaya devam ettiği anlamına da gelmektedir. Sö...
ATATÜRK VE KAHRAMANLIK KAVRAMI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
ATATÜRK VE KAHRAMANLIK KAVRAMI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Hemen hemen her millette, sıkıntılı zamanlarda kendini ortaya atarak, halkını kurtaran ve bu nedenle halkı tarafından unutulmayan kahramanlar vardır. Bu kahramanlar, sadece halkını...
Atatürk Dönemi Basın Hayatında Mahmut SOYDAN’ın Yeri
Atatürk Dönemi Basın Hayatında Mahmut SOYDAN’ın Yeri
Atatürk Dönemi’nin en önemli yayın organlarından birisi Hâkimiyet-i Milliye’dir. Millî Mücadele sonrasında da reformların en etkili savunucusu ...
LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN ONUNCU YIL DÖNÜMÜNDE BİR ALMAN: DR. HANNS FROEMBGEN’İN “ESSEN KONUŞMASI” VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN ONUNCU YIL DÖNÜMÜNDE BİR ALMAN: DR. HANNS FROEMBGEN’İN “ESSEN KONUŞMASI” VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk milletinin gerçekleştirmiş olduğu Türk İstiklal Harbi 20. Yüzyılın önemli olaylarındandır. Bu mücadele sonrasında büyük bir zafer ka...
Hitler Basınında Sancak Meselesi
Hitler Basınında Sancak Meselesi
İlk kez 1887 yılında yayın hayatına başlayan Völkischer Beobachter, zaman zaman yasaklanmış, fakat Hitler’in iktidara geldiği tarihten itibaren ...

Back to Top