Javascript must be enabled to continue!
Milli Birlik Komitesi Tutanaklarında “Atatürk”
View through CrossRef
27 Mayıs 1960’da Türkiye’de Cumhuriyet Tarihi’nin ilk askeri darbesi
gerçekleştirilmişti. Darbeye giden sürecin şekillenmesinde en önemli
güdüleyicilerden birisi de “Atatürk” algısı olmuştu. Demokrat Parti’nin (DP)
iktidar olduğu yıllarda güç kazanan tarikatların “Atatürk”e yönelik saldırgan
tutumları, DP’nin uygulamalarından rahatsız olanları bir araya getirmişti.
Örneğin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Milli Eğitim Bakanlığı emrine
verilmesi fikri öğrenciler tarafından “Fakültemiz medreseye ifrağ edilse bile
Atatürk'e, inkılâplara olan inançlarımızdan feragat etmeyeceğiz" sözleriyle
eleştiriliyordu.
“Atatürk”, 27 Mayıs Darbesi’nin hemen öncesinde meydana gelen ve
darbeye giden süreci olgunlaştıran gençlik hareketlerinde de önemli bir
unsur olarak ön plana çıkarılmıştı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dekanı Naci Şensoy’a göre gençlerin hareketlerindeki manayı Atatürk
prensiplerinin gerçek mertebesinde aramak gerekiyordu. Söz konusu
hareketlerin içinde yer alan gençler de o günleri anlatırken sürekli olarak
Atatürk’e ve onun manevi mirasına atıfta bulunuyorlardı. Üstelik hareketler
esnasında Atatürk hem resimleriyle hem Gençliğe Hitabe’yle hem de Bursa
Nutku’yla bayraklaştırılıyordu.
Atatürk ve onun düşünsel kodlarının hakimiyeti, 27 Mayıs Darbesi’nden
sonra oluşturulan Milli Birlik Komitesi’nin (MBK) tartışmalarına ve
uygulamalarına da sirayet etmişti. Bu durumu MBK toplantılarındaki
tutanaklarından takip etmek mümkündü. Öyle ki Atatürk ve onun
oluşturduğu düşünce sistemi; dış politikanın şekillenmesi, yönetim biçiminin
tespiti, seçme ve seçilme yönteminin belirlenmesi, yasalardaki
Türkçeleştirme faaliyetleri ve daha birçok noktada temel dayanak noktasıydı.
Dahası MBK’nin faaliyetlerinde Atatürk’e yönelik belirgin bir yüceltme
gayreti dikkat çekiyordu. Devlet tarafından verilecek en prestijli nişana
“Atatürk Nişanı” adının verilmesi ve 10 Kasım’a denk gelen haftanın
“Atatürk Haftası” ilan edilmesi Atatürk’ü yüceltme girişimlerinden yalnızca birkaçıydı. Özellikle "Atatürk Haftası” konusundaki tartışmalar, aynı
zamanda MBK içerisindeki görüş ayrılıklarının belirginleşmesinde etkili
olmuştu.
Atatürk Orman Çiftliği’nin Ziraat Fakültesi’ne devredilmesine
yönelik kanun teklifi örneğinde olduğu gibi, bazı kanunlar indirgemeci bir
bakışla Atatürkçülüğün göstergesi olarak değerlendiriliyordu.
Yeni Anayasa’nın esaslarının görüşülmesi sırasında özellikle
“milliyetçilik” kavramı üzerinden yürütülen düşünsel tartışmalarda da ana
dayanak noktası Atatürk olmuştu.
Bu çalışmada, Atatürk’ün ve ona atfedilen düşünce sisteminin 27 Mayıs
1960’taki askeri darbenin ardından kurulan MBK’nın toplantılarına
yansımaları ve etkileri ele alınacaktır. MBK’ya ait toplantı tutanaklarının
yanı sıra döneme ilişkin süreli yayınlar ve diğer telif eserler çalışmanın
kaynakçasını teşkil edecektir.
Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları
Title: Milli Birlik Komitesi Tutanaklarında “Atatürk”
Description:
27 Mayıs 1960’da Türkiye’de Cumhuriyet Tarihi’nin ilk askeri darbesi
gerçekleştirilmişti.
Darbeye giden sürecin şekillenmesinde en önemli
güdüleyicilerden birisi de “Atatürk” algısı olmuştu.
Demokrat Parti’nin (DP)
iktidar olduğu yıllarda güç kazanan tarikatların “Atatürk”e yönelik saldırgan
tutumları, DP’nin uygulamalarından rahatsız olanları bir araya getirmişti.
Örneğin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Milli Eğitim Bakanlığı emrine
verilmesi fikri öğrenciler tarafından “Fakültemiz medreseye ifrağ edilse bile
Atatürk'e, inkılâplara olan inançlarımızdan feragat etmeyeceğiz" sözleriyle
eleştiriliyordu.
“Atatürk”, 27 Mayıs Darbesi’nin hemen öncesinde meydana gelen ve
darbeye giden süreci olgunlaştıran gençlik hareketlerinde de önemli bir
unsur olarak ön plana çıkarılmıştı.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dekanı Naci Şensoy’a göre gençlerin hareketlerindeki manayı Atatürk
prensiplerinin gerçek mertebesinde aramak gerekiyordu.
Söz konusu
hareketlerin içinde yer alan gençler de o günleri anlatırken sürekli olarak
Atatürk’e ve onun manevi mirasına atıfta bulunuyorlardı.
Üstelik hareketler
esnasında Atatürk hem resimleriyle hem Gençliğe Hitabe’yle hem de Bursa
Nutku’yla bayraklaştırılıyordu.
Atatürk ve onun düşünsel kodlarının hakimiyeti, 27 Mayıs Darbesi’nden
sonra oluşturulan Milli Birlik Komitesi’nin (MBK) tartışmalarına ve
uygulamalarına da sirayet etmişti.
Bu durumu MBK toplantılarındaki
tutanaklarından takip etmek mümkündü.
Öyle ki Atatürk ve onun
oluşturduğu düşünce sistemi; dış politikanın şekillenmesi, yönetim biçiminin
tespiti, seçme ve seçilme yönteminin belirlenmesi, yasalardaki
Türkçeleştirme faaliyetleri ve daha birçok noktada temel dayanak noktasıydı.
Dahası MBK’nin faaliyetlerinde Atatürk’e yönelik belirgin bir yüceltme
gayreti dikkat çekiyordu.
Devlet tarafından verilecek en prestijli nişana
“Atatürk Nişanı” adının verilmesi ve 10 Kasım’a denk gelen haftanın
“Atatürk Haftası” ilan edilmesi Atatürk’ü yüceltme girişimlerinden yalnızca birkaçıydı.
Özellikle "Atatürk Haftası” konusundaki tartışmalar, aynı
zamanda MBK içerisindeki görüş ayrılıklarının belirginleşmesinde etkili
olmuştu.
Atatürk Orman Çiftliği’nin Ziraat Fakültesi’ne devredilmesine
yönelik kanun teklifi örneğinde olduğu gibi, bazı kanunlar indirgemeci bir
bakışla Atatürkçülüğün göstergesi olarak değerlendiriliyordu.
Yeni Anayasa’nın esaslarının görüşülmesi sırasında özellikle
“milliyetçilik” kavramı üzerinden yürütülen düşünsel tartışmalarda da ana
dayanak noktası Atatürk olmuştu.
Bu çalışmada, Atatürk’ün ve ona atfedilen düşünce sisteminin 27 Mayıs
1960’taki askeri darbenin ardından kurulan MBK’nın toplantılarına
yansımaları ve etkileri ele alınacaktır.
MBK’ya ait toplantı tutanaklarının
yanı sıra döneme ilişkin süreli yayınlar ve diğer telif eserler çalışmanın
kaynakçasını teşkil edecektir.
Related Results
ATATÜRK’ÜN ŞAHSİ MESELESİNDE HATAY
ATATÜRK’ÜN ŞAHSİ MESELESİNDE HATAY
Türkiye’nin en güneyinde, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’e çıkış kapısı olan Hatay, Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik hayatının ilk yıllarında başlayıp ömrünün sonuna kadar sürekli ilgil...
Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Eğitim Politikaları (1923-1960)
Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Eğitim Politikaları (1923-1960)
Bu çalışmada; Cumhuriyetin ilanından Cumhuriyetin ilk askeri darbesine kadar geçen süreçte (1923-1960) Türkiye’deki eğitim politikaları konu edilmiştir. Çalışmanın giriş kısmında; ...
Müstəqillik dövrü Azərbaycan ədəbiyyatında milli xarakterin ifadə vasitələri
Müstəqillik dövrü Azərbaycan ədəbiyyatında milli xarakterin ifadə vasitələri
Müstəqillik dövrü Azərbaycan ədəbiyyatının əsas mövzularından biri bədii əsərlərdəki milli xarakter məsələsidir. Milli xarakterin vacib ünsürlərindən biri isə onun ümumbəşərilik pr...
HÂKİMİYET-İ MİLLİYE GAZETESİ VE MİLLİ MÜCADELE
HÂKİMİYET-İ MİLLİYE GAZETESİ VE MİLLİ MÜCADELE
Mustafa Kemal, Sivas’taki İrade-yi Milliye gazetesinin matbaasını Ankara’ya getirerek 10 Ocak 1920‘de Hâkimiyet-i Milliye gazetesini kurar. Bu gazetede editörlük ve köşe yazarlığı ...
Macar Medyasında Atatürk
Macar Medyasında Atatürk
Bir yandan Türkler ve Macarlar arasındaki temasların, tarihin derinliklerine
kadar uzanmış olması, öte yandan 20. yüzyılın tarihine damgasını vuran
...
MİLLÎ GAYE MECMUASINDA “MİLLÎ MAARİF”
MİLLÎ GAYE MECMUASINDA “MİLLÎ MAARİF”
Millî Gaye mecmuası, Millî Mücadele Dönemi’nde, Bolu’da, henüz Mudanya Mütarekesi’nin yeni imzalandığı, Lozan’da barış görüşmelerinin devam ettiği ve savaş tehdidinin tam olarak ge...
Atatürk Dönemi Basın Hayatında Mahmut SOYDAN’ın Yeri
Atatürk Dönemi Basın Hayatında Mahmut SOYDAN’ın Yeri
Atatürk Dönemi’nin en önemli yayın organlarından birisi Hâkimiyet-i
Milliye’dir. Millî Mücadele sonrasında da reformların en etkili savunucusu
...
Bir ‘meçhul asker’ kurgusu: Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Ses Duyan Kız” hikâyesi
Bir ‘meçhul asker’ kurgusu: Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Ses Duyan Kız” hikâyesi
Milliyetçiliklerde millî kimliğin devamlılığını sağlamak için zaman ve mekânda var olan ortaklıklar sıklıkla ön plana çıkarılır. Bu bağlamda millî anıtlar, millî efsaneler, millî b...

