Javascript must be enabled to continue!
Türkiye’de Erken Çocuklukta Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi
View through CrossRef
Bu bölümde üstün yetenekli çocukların özel eğitim alanındaki yeri ve erken çocukluk dönemi gelişim özellikleri tartışılmıştır. Zekâ, yaratıcılık, sanat, spor, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarında akranlarına göre yüksek düzeyde performans gösteren bireyler özel yetenekli birey olarak tanımlanmaktadır. Bir ülke için stratejik açıdan önemli olan coğrafi konum, yer altı ve yer üstü zenginlikleri gibi kaynaklar değiştirilemez. Buna karşın, diğer önemli bir stratejik güç olan insan kaynağı değiştirilebilir ve geliştirilebilir. Türkiye’nin kalkınma hedefleri arasında da; özel yetenekli bireylerin tanılanması, eğitimi, istihdamı ve dolayısıyla beyin göçünün engellenmesi stratejik bir konu olarak ele alınmıştır. Özel yetenekli bireyin kendi bireysel mutluluğu ve öznel iyi oluşu içinde yeteneğini destekleyici, uygun eğitimsel olanaklara sahip olması gerekir. Üstün yetenekli öğrenciler yanlış toplumsal algı ve inanışlar nedeniyle özel eğitim alanının en çok göz ardı edilen grubudur. Dahi, üstün zekâlı, özel yetenekli tanımları etiketlemelerden kurtulmak için uygulama amaçlı ve uygun eğitim programlarına yerleştirme amaçlı olarak kullanılmalıdır. Üstün yetenekliler diğer özel eğitim gruplarına benzer şekilde erken çocukluk döneminde eğitsel tarama ve tanılama yöntemleri ile belirlenmelidir ve erken tanı gelişimleri için önemlidir. Tanılamada psikometrik ölçekler uygulanmaktadır. Son yıllarda üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerinde zenginleştirme, hızlandırma ve gruplama stratejilerine göre geliştirilen ve öğretimin farklılaştırılmasına olanak tanıyan eğitsel modeller yaygın olarak kullanılmaktadır.
Title: Türkiye’de Erken Çocuklukta Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi
Description:
Bu bölümde üstün yetenekli çocukların özel eğitim alanındaki yeri ve erken çocukluk dönemi gelişim özellikleri tartışılmıştır.
Zekâ, yaratıcılık, sanat, spor, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarında akranlarına göre yüksek düzeyde performans gösteren bireyler özel yetenekli birey olarak tanımlanmaktadır.
Bir ülke için stratejik açıdan önemli olan coğrafi konum, yer altı ve yer üstü zenginlikleri gibi kaynaklar değiştirilemez.
Buna karşın, diğer önemli bir stratejik güç olan insan kaynağı değiştirilebilir ve geliştirilebilir.
Türkiye’nin kalkınma hedefleri arasında da; özel yetenekli bireylerin tanılanması, eğitimi, istihdamı ve dolayısıyla beyin göçünün engellenmesi stratejik bir konu olarak ele alınmıştır.
Özel yetenekli bireyin kendi bireysel mutluluğu ve öznel iyi oluşu içinde yeteneğini destekleyici, uygun eğitimsel olanaklara sahip olması gerekir.
Üstün yetenekli öğrenciler yanlış toplumsal algı ve inanışlar nedeniyle özel eğitim alanının en çok göz ardı edilen grubudur.
Dahi, üstün zekâlı, özel yetenekli tanımları etiketlemelerden kurtulmak için uygulama amaçlı ve uygun eğitim programlarına yerleştirme amaçlı olarak kullanılmalıdır.
Üstün yetenekliler diğer özel eğitim gruplarına benzer şekilde erken çocukluk döneminde eğitsel tarama ve tanılama yöntemleri ile belirlenmelidir ve erken tanı gelişimleri için önemlidir.
Tanılamada psikometrik ölçekler uygulanmaktadır.
Son yıllarda üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerinde zenginleştirme, hızlandırma ve gruplama stratejilerine göre geliştirilen ve öğretimin farklılaştırılmasına olanak tanıyan eğitsel modeller yaygın olarak kullanılmaktadır.
Related Results
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Erken çocukluk dönemi, çocukların bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal ve motor becerilerinin geliştiği, doğum öncesinden sonra gelişimin en hızlı olduğu dönem olarak bilinmektedir....
Türkiye’de Erken Çocuklukta STEM Eğitimi: Araştırmalarda Eğilimler
Türkiye’de Erken Çocuklukta STEM Eğitimi: Araştırmalarda Eğilimler
Son yıllarda, Türkiye’de erken çocuklukta STEM eğitimi ile ilgili bilimsel yayınların sayısının hızla artmasıyla birlikte söz konusu alanda yapılan araştırmalarındaki durum ve eğil...
ERKEN ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA: JOHN BOWLBY VE MARY AINSWORTH AÇISINDAN İNCELENMESİ
ERKEN ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA: JOHN BOWLBY VE MARY AINSWORTH AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bağlanma, doğum öncesi dönemden başlayarak, bebeğin dünyaya geldiği ilk günlerden itibaren bakım veren kişi veya kişilerle duygusal olarak kurulan bir bağ olarak tanımlanmaktadır. ...
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osmanlı döneminde medreseler arasında yer alan ve kıraat eğitimi veren dârülkur’ânlar 3 Mart 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında Kur’ân kursuna dönüştü. Bu durum ...
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Bedensel Engellilerin Eğitimi
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Bedensel Engellilerin Eğitimi
Bu bölümde, Türkiye’de erken çocukluk döneminde bedensel engelli bireylerin eğitimi incelenmiştir. Engellilik kavramı ve küresel istatistikler ışığında Türkiye’deki durum TÜİK veri...
Bilim ve Sanat Merkezlerinde Eğitim: Mevcut Durum ve Politika Önerileri
Bilim ve Sanat Merkezlerinde Eğitim: Mevcut Durum ve Politika Önerileri
Türkiye’de üstün yetenekli öğrencilerin eğitimleriyle ilgili pek çok deneme yapılmış olup tam olarak yeterli bir sonuç alınamadığı için hâlen yapılmaya devam edilmektedir. Bu bağla...
Erken Çocukluk Döneminde Tanılama ve Değerlendirme Süreçleri
Erken Çocukluk Döneminde Tanılama ve Değerlendirme Süreçleri
Erken çocukluk dönemi, 0-6 yaş aralığını kapsayan, insan gelişiminde önemli bir aşamadır. Gelişimsel tanılama ve değerlendirme çalışmaları; erken çocukluk döneminde çocuğun öğrenme...
Erken çocuklukta bilişsel becerilerin değerlendirilmesi: Yaklaşımlar, yöntemler ve sınırlılıklar
Erken çocuklukta bilişsel becerilerin değerlendirilmesi: Yaklaşımlar, yöntemler ve sınırlılıklar
Bilişsel becerilerin, yaşamları boyunca bireylerin dünyayı anlama biçimlerini, sosyal etkileşimlerini ve akademik performanslarını etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle özellikle kü...

