Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

ERKEN ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA: JOHN BOWLBY VE MARY AINSWORTH AÇISINDAN İNCELENMESİ

View through CrossRef
Bağlanma, doğum öncesi dönemden başlayarak, bebeğin dünyaya geldiği ilk günlerden itibaren bakım veren kişi veya kişilerle duygusal olarak kurulan bir bağ olarak tanımlanmaktadır. Bakım veren kişilerle kurulan bu bağların, çocukların kişiliği üzerine etkileri, bağlanma teorileri ile açıklanmaktadır. Erken çocukluktan itibaren bireylerin tüm yaşamını etkisi altına alan bağlanma teorisinin temelleri; John Bowlby tarafından ortaya atılmış, daha sonraları ise Mary Ainsworth ile birlikte yaptıkları çalışmalar sonucunda geliştirilmiştir. Ainsworth ise bağlanmayı yapmış olduğu deneysel ve gözlemsel çalışmalarıyla derinleştirmiştir. Bu sayede, bağlanma teorisi hem deneysel hem de teorik çalışmalarla desteklenmiştir. Erken çocukluk yıllarına dayandırılan bağlanma teorisi, Bowlby ve Ainsworth tarafından kişilerarası ilişkilerde temel düzenleyiciler olarak ifade edilmektedir. Erken çocuklukta bağlanma, çocukların kişi/kişiler veya nesne/nesnelerle kurduğu ilişkilerden etkilenerek, onların gelişim sürecinin tamamını etkilemekte ve en önemlisi kişiliklerinin oluşmasında, şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, erken çocuklukta bağlanmanın John Bowlby ve Mary Ainsworth açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, erken çocuklukta bağlanma teorisiyle ilgili olan Bowlby ve Ainsworth'ün çalışmaları incelenerek, erken çocukluk yıllarında; çocukların anne veya birincil bakıcılarıyla kurdukları ilişkiler tartışılmıştır.
Title: ERKEN ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA: JOHN BOWLBY VE MARY AINSWORTH AÇISINDAN İNCELENMESİ
Description:
Bağlanma, doğum öncesi dönemden başlayarak, bebeğin dünyaya geldiği ilk günlerden itibaren bakım veren kişi veya kişilerle duygusal olarak kurulan bir bağ olarak tanımlanmaktadır.
Bakım veren kişilerle kurulan bu bağların, çocukların kişiliği üzerine etkileri, bağlanma teorileri ile açıklanmaktadır.
Erken çocukluktan itibaren bireylerin tüm yaşamını etkisi altına alan bağlanma teorisinin temelleri; John Bowlby tarafından ortaya atılmış, daha sonraları ise Mary Ainsworth ile birlikte yaptıkları çalışmalar sonucunda geliştirilmiştir.
Ainsworth ise bağlanmayı yapmış olduğu deneysel ve gözlemsel çalışmalarıyla derinleştirmiştir.
Bu sayede, bağlanma teorisi hem deneysel hem de teorik çalışmalarla desteklenmiştir.
Erken çocukluk yıllarına dayandırılan bağlanma teorisi, Bowlby ve Ainsworth tarafından kişilerarası ilişkilerde temel düzenleyiciler olarak ifade edilmektedir.
Erken çocuklukta bağlanma, çocukların kişi/kişiler veya nesne/nesnelerle kurduğu ilişkilerden etkilenerek, onların gelişim sürecinin tamamını etkilemekte ve en önemlisi kişiliklerinin oluşmasında, şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır.
Bu nedenle bu çalışmanın amacı, erken çocuklukta bağlanmanın John Bowlby ve Mary Ainsworth açısından incelenmesidir.
Bu amaç doğrultusunda, erken çocuklukta bağlanma teorisiyle ilgili olan Bowlby ve Ainsworth'ün çalışmaları incelenerek, erken çocukluk yıllarında; çocukların anne veya birincil bakıcılarıyla kurdukları ilişkiler tartışılmıştır.

Related Results

Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Erken çocukluk dönemi, çocukların bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal ve motor becerilerinin geliştiği,  doğum öncesinden sonra gelişimin en hızlı olduğu dönem olarak bilinmektedir....
John Bowlby pa? beso?k i 1950-talets Sverige – en udda fa?gel i svensk barnpsykiatri
John Bowlby pa? beso?k i 1950-talets Sverige – en udda fa?gel i svensk barnpsykiatri
The mismatch between John Bowlby and post-war Swedish child psychiatry: Account of a research visit In the first half of 1950, the British psychiatrist and psychoanalyst John Bowlb...
Erken çocuklukta bilişsel becerilerin değerlendirilmesi: Yaklaşımlar, yöntemler ve sınırlılıklar
Erken çocuklukta bilişsel becerilerin değerlendirilmesi: Yaklaşımlar, yöntemler ve sınırlılıklar
Bilişsel becerilerin, yaşamları boyunca bireylerin dünyayı anlama biçimlerini, sosyal etkileşimlerini ve akademik performanslarını etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle özellikle kü...
GEBELERDE PRENATAL BAĞLANMA VE DURUMLUK ANKSİYETE DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ
GEBELERDE PRENATAL BAĞLANMA VE DURUMLUK ANKSİYETE DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ
Amaç: Bu çalışma gebelerde prenatal bağlanma ve durumluk anksiyete düzeyini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sivas Numune Hastanesi...
Erken Çocukluk Döneminde Tanılama ve Değerlendirme Süreçleri
Erken Çocukluk Döneminde Tanılama ve Değerlendirme Süreçleri
Erken çocukluk dönemi, 0-6 yaş aralığını kapsayan, insan gelişiminde önemli bir aşamadır. Gelişimsel tanılama ve değerlendirme çalışmaları; erken çocukluk döneminde çocuğun öğrenme...
Türkiye’de Erken Çocuklukta STEM Eğitimi: Araştırmalarda Eğilimler
Türkiye’de Erken Çocuklukta STEM Eğitimi: Araştırmalarda Eğilimler
Son yıllarda, Türkiye’de erken çocuklukta STEM eğitimi ile ilgili bilimsel yayınların sayısının hızla artmasıyla birlikte söz konusu alanda yapılan araştırmalarındaki durum ve eğil...
Üniversite öğrencilerinde bağlanma örüntüleri ile akademik tükenmişlik arasındaki ilişkide mükemmeliyetçiliğin aracı rolü
Üniversite öğrencilerinde bağlanma örüntüleri ile akademik tükenmişlik arasındaki ilişkide mükemmeliyetçiliğin aracı rolü
Akademik tükenmişlik, akademik alanda uzun süreli stres ve yoğun çalışma yükünün bir sonucu olarak ortaya çıkan fiziksel ve duygusal yorgunluk hali olarak tanımlanmaktadır. Tükenmi...
STEM in Early Childhood
STEM in Early Childhood
Erken çocukluk dönemi olarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, gelişim ve öğrenmenin en hızlı olduğu yıllardır. Bu nedenle 21. yüzyıl becerileri ile STEM alanlarına yönelik temel beceri...

Back to Top