Javascript must be enabled to continue!
GEBELERDE PRENATAL BAĞLANMA VE DURUMLUK ANKSİYETE DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ
View through CrossRef
Amaç: Bu çalışma gebelerde prenatal bağlanma ve durumluk anksiyete düzeyini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sivas Numune Hastanesi Doğum ve Kadın Hastalıkları polikliniğine başvuran 20 hafta ve üzeri gebe kadınlar ile yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, örnekleme alınma kriterlerine uygun 267 gebeyle oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) ve Durumluk Kaygı Ölçeği (DKÖ) ile toplanmıştır.
Bulgular: Gebelerin PBE puan ortalaması 63.98±9.57 olduğu belirlenmiştir. 17-26 yaş grubunda bulunan (p=0.035), eğitim durumu lise ve üstü olan (p=0.010), il ve ilçede yaşayan (p=0.007), çekirdek aile tipine sahip (p=0.002), evlilik süresi 0-5 yıl arasında olan (p=0.004), 35-39 gebelik haftasında (p=0.015) ve primigravida olan (p=0.001), yaşayan çocuğu olmayan (p=0.001), fetüsle dokunarak ve konuşarak iletişim kuran (p=0.001) gebelerin prenatal bağlanmalarının yüksek olduğu saptanmıştır (p0.05). Anksiyete düzeyi düşük olan gebelerin Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalamaları 65.17±9.18, orta düzeyde anksiyete yaşayan gebelerin Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalamaları 62.10±9.73, yüksek düzeyde anksiyete yaşayan gebelerin Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalamaları 63.46±9.93 olduğu tespit edilmiştir. Gebelerin anksiyete düzeyine göre Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalaması incelenmiş ve istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur (r = -0.092 p=0.133).
Sonuç: Çalışmaya katılan gebelerin prenatal dönemde yaşadığı anksiyetenin anne ve fetüs arasındaki bağlanmayı etkilemediği tespit edilmiştir.
Ministry of Health, Ankara City Hospital
Title: GEBELERDE PRENATAL BAĞLANMA VE DURUMLUK ANKSİYETE DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ
Description:
Amaç: Bu çalışma gebelerde prenatal bağlanma ve durumluk anksiyete düzeyini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sivas Numune Hastanesi Doğum ve Kadın Hastalıkları polikliniğine başvuran 20 hafta ve üzeri gebe kadınlar ile yürütülmüştür.
Çalışmanın örneklemini, örnekleme alınma kriterlerine uygun 267 gebeyle oluşturmuştur.
Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) ve Durumluk Kaygı Ölçeği (DKÖ) ile toplanmıştır.
Bulgular: Gebelerin PBE puan ortalaması 63.
98±9.
57 olduğu belirlenmiştir.
17-26 yaş grubunda bulunan (p=0.
035), eğitim durumu lise ve üstü olan (p=0.
010), il ve ilçede yaşayan (p=0.
007), çekirdek aile tipine sahip (p=0.
002), evlilik süresi 0-5 yıl arasında olan (p=0.
004), 35-39 gebelik haftasında (p=0.
015) ve primigravida olan (p=0.
001), yaşayan çocuğu olmayan (p=0.
001), fetüsle dokunarak ve konuşarak iletişim kuran (p=0.
001) gebelerin prenatal bağlanmalarının yüksek olduğu saptanmıştır (p0.
05).
Anksiyete düzeyi düşük olan gebelerin Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalamaları 65.
17±9.
18, orta düzeyde anksiyete yaşayan gebelerin Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalamaları 62.
10±9.
73, yüksek düzeyde anksiyete yaşayan gebelerin Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalamaları 63.
46±9.
93 olduğu tespit edilmiştir.
Gebelerin anksiyete düzeyine göre Prenatal Bağlanma Envanteri puan ortalaması incelenmiş ve istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur (r = -0.
092 p=0.
133).
Sonuç: Çalışmaya katılan gebelerin prenatal dönemde yaşadığı anksiyetenin anne ve fetüs arasındaki bağlanmayı etkilemediği tespit edilmiştir.
Related Results
Beliren Yetişkinlikte Depresyon, Anksiyete ve Stres Düzeylerinin Şükran ve Umut Açısından İncelenmesi
Beliren Yetişkinlikte Depresyon, Anksiyete ve Stres Düzeylerinin Şükran ve Umut Açısından İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beliren yetişkinlikte depresyon, anksiyete, stres düzeylerinin şükran ve umut açısından incelenmesi; depresyon, anksiyete, stresin bazı değişkenler açısından...
Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozukluğunda Biyojenik Aminlerin Etkisi
Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozukluğunda Biyojenik Aminlerin Etkisi
Çocuklar ve ergenler arasında anksiyete bozuklukları, komorbid psikiyatrik bozukluklar, sosyal ve akademik bozulma riski taşıyan yaygın psikiyatrik bozukluklardır. Genellikle akran...
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Olan Bireylerde Depresyon ve Anksiyete Belirti Düzeylerinin Ve İlişkili Faktörlerin Belirlenmesi
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Olan Bireylerde Depresyon ve Anksiyete Belirti Düzeylerinin Ve İlişkili Faktörlerin Belirlenmesi
Amaç: Bu araştırma, KOAH tanılı bireylerde depresyon ve anksiyete belirti düzeylerinin ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.
Yöntem: Araştırma örneklemini 250...
ERKEN ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA: JOHN BOWLBY VE MARY AINSWORTH AÇISINDAN İNCELENMESİ
ERKEN ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA: JOHN BOWLBY VE MARY AINSWORTH AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bağlanma, doğum öncesi dönemden başlayarak, bebeğin dünyaya geldiği ilk günlerden itibaren bakım veren kişi veya kişilerle duygusal olarak kurulan bir bağ olarak tanımlanmaktadır. ...
Yatılı Yurtta ve Ailesinin Yanında Kalan Ortaöğretim 12. Sınıf Öğrencilerinin Du
Yatılı Yurtta ve Ailesinin Yanında Kalan Ortaöğretim 12. Sınıf Öğrencilerinin Du
Kaygı tüm bireylerde var olan ancak ergenlik döneminde, artış gösterebilen bir durumdur. Kaygının oluşmasında bireylerin okul yaşamı, ailesi, ailesinin gelir durumu gibi özellikler...
GEBELERİN UYKU ÖZELLİKLERİNİN PRENATAL BAĞLANMA İLE İLİŞKİSİ
GEBELERİN UYKU ÖZELLİKLERİNİN PRENATAL BAĞLANMA İLE İLİŞKİSİ
Araştırma gebelerin uyku özelliklerinin
prenatal bağlanma ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma ilişki arayıcı tanımlayıcı
olarak planlanmıştır. Araştırma, Aral...
Biyolojik Tedavi Alan Ankilozan Spondilit Hastalarında Depresyon, Anksiyete ve Yaşam Kalitesinin Hastalık Aktivitesiyle İlişkisi
Biyolojik Tedavi Alan Ankilozan Spondilit Hastalarında Depresyon, Anksiyete ve Yaşam Kalitesinin Hastalık Aktivitesiyle İlişkisi
Ankilozan spondilit (AS), aksiyel iskelette yapısal bozukluklara ve fonksiyonel kısıtlılıklara yol açan kronik inflamatuar bir hastalıktır. Hastalığın ilerleyici doğası, hastalarda...
Üniversite öğrencilerinde bağlanma örüntüleri ile akademik tükenmişlik arasındaki ilişkide mükemmeliyetçiliğin aracı rolü
Üniversite öğrencilerinde bağlanma örüntüleri ile akademik tükenmişlik arasındaki ilişkide mükemmeliyetçiliğin aracı rolü
Akademik tükenmişlik, akademik alanda uzun süreli stres ve yoğun çalışma yükünün bir sonucu olarak ortaya çıkan fiziksel ve duygusal yorgunluk hali olarak tanımlanmaktadır. Tükenmi...

