Javascript must be enabled to continue!
Osmanlı Döneminde Anadolu Şehirlerinin Gelişmesinde Devletin Rolü: Karahisar Örneği
View through CrossRef
Tarih boyunca medeniyetler şehirlerde kurulmuş ve gelişmiş, medeniyetlerin çöküşü de şehirlerin gerilemesine paralel bir çizgi takip etmiştir. Medeniyet ve şehir arasındaki bu yakın ilişki dolayısıyla, medeniyetler, şehir ile özdeşleştirilmiştir. Osmanlı Sultanı II. Mehmed'in (1451-1481), İstanbul'un fethini "gazay-ı asgar" olarak niteleyip, "gazay-ı ekber"in şehrin imarı ile yeni başladığını belirtmesi ve hemen ardından İstanbul ile birlikte Anadolu ve Balkanlar'da şehirlerin gelişmesi ve yayılması için gerekli düzenlemelere başlanması, ancak medeniyetlerin yükselişi ile şehirlerin gelişmesi arasındaki sıkı ilişkinin iyi kavranmış olmasıyla açıklanabilir. İstanbul'un fethi ile Osmanlı Devleti bir İmparatorluğa dönüşmüştür. Ancak, özelde İstanbul'u, genelde ise, diğer şehirleri geliştirme ve şehirleşmeyi yaygınlaştırma politikası, II. Mehmed döneminde başlatılan, sonraları da devem ettirilen bir süreç olarak benimsenmeseydi, devlet gerçek manada bir İmparatorluk olabilir miydi? Tabii ki, hayır. Bu cevabın ardında, devletin şehirleri ve şehirleşmeyi teşvik ettiği ve bu amaca yönelik çeşitli politikalar geliştirdiği varsayımı yatmaktadır. Bu varsayım, yalnızca tarafımızdan geliştirilen bir düşünce olmayıp, sanayi öncesi toplumlarda, şehirlerin kurulması ve yayılması için, yalnızca ticaretin yeterli olmadığı, direk veya dolaylı şekilde devletin desteğinin gerektiği tezi ile yakından ilgilidir. Bu tezden hareketle, örnek durum olarak Karahisar ele alınmakta, fethedildiğinde yalnızca bir kale ve bir grup gayrimüslim nüfustan ibaret, küçük bir kasaba görünümünde olan bu yerleşim biriminin, zaman içinde gelişerek şehir haline gelişini mümkün kılan süreç ve bu süreçde devletin uyguladığı politikalar tespit edilmeye çalışılmaktadır.
Title: Osmanlı Döneminde Anadolu Şehirlerinin Gelişmesinde Devletin Rolü: Karahisar Örneği
Description:
Tarih boyunca medeniyetler şehirlerde kurulmuş ve gelişmiş, medeniyetlerin çöküşü de şehirlerin gerilemesine paralel bir çizgi takip etmiştir.
Medeniyet ve şehir arasındaki bu yakın ilişki dolayısıyla, medeniyetler, şehir ile özdeşleştirilmiştir.
Osmanlı Sultanı II.
Mehmed'in (1451-1481), İstanbul'un fethini "gazay-ı asgar" olarak niteleyip, "gazay-ı ekber"in şehrin imarı ile yeni başladığını belirtmesi ve hemen ardından İstanbul ile birlikte Anadolu ve Balkanlar'da şehirlerin gelişmesi ve yayılması için gerekli düzenlemelere başlanması, ancak medeniyetlerin yükselişi ile şehirlerin gelişmesi arasındaki sıkı ilişkinin iyi kavranmış olmasıyla açıklanabilir.
İstanbul'un fethi ile Osmanlı Devleti bir İmparatorluğa dönüşmüştür.
Ancak, özelde İstanbul'u, genelde ise, diğer şehirleri geliştirme ve şehirleşmeyi yaygınlaştırma politikası, II.
Mehmed döneminde başlatılan, sonraları da devem ettirilen bir süreç olarak benimsenmeseydi, devlet gerçek manada bir İmparatorluk olabilir miydi? Tabii ki, hayır.
Bu cevabın ardında, devletin şehirleri ve şehirleşmeyi teşvik ettiği ve bu amaca yönelik çeşitli politikalar geliştirdiği varsayımı yatmaktadır.
Bu varsayım, yalnızca tarafımızdan geliştirilen bir düşünce olmayıp, sanayi öncesi toplumlarda, şehirlerin kurulması ve yayılması için, yalnızca ticaretin yeterli olmadığı, direk veya dolaylı şekilde devletin desteğinin gerektiği tezi ile yakından ilgilidir.
Bu tezden hareketle, örnek durum olarak Karahisar ele alınmakta, fethedildiğinde yalnızca bir kale ve bir grup gayrimüslim nüfustan ibaret, küçük bir kasaba görünümünde olan bu yerleşim biriminin, zaman içinde gelişerek şehir haline gelişini mümkün kılan süreç ve bu süreçde devletin uyguladığı politikalar tespit edilmeye çalışılmaktadır.
Related Results
NADİR ŞAH’IN CAFERİLİĞİN V. MEZHEP ŞARTININ KARAHİSAR-I SAHİP SANCAĞINDAKİ YANSIMALARI (1736-1746)
NADİR ŞAH’IN CAFERİLİĞİN V. MEZHEP ŞARTININ KARAHİSAR-I SAHİP SANCAĞINDAKİ YANSIMALARI (1736-1746)
Gerek İslam öncesinde gerek İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler bulundukları coğrafyada bazı roller üstlenmişler ve bulundukları bölgelerde etkin bir şekilde teşkilatlanarak devl...
LOUİS ALTHUSSER’İN DEVLETİN İDEOLOJİK AYGITLARI EKSENİNDE DARÜLELHAN
LOUİS ALTHUSSER’İN DEVLETİN İDEOLOJİK AYGITLARI EKSENİNDE DARÜLELHAN
Louis Althusser perspektifinde ideoloji insan yaşamıyla başlar ve ideoloji anlayışının vücut bulması, Devletin Baskı Aygıtları ile Devletin İdeolojik Aygıtları aracılığıyla gerçekl...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
SİLLYON (KARAHİSAR-I TEKE) KALE MESCİD KAZISI SERAMİKLERİ
SİLLYON (KARAHİSAR-I TEKE) KALE MESCİD KAZISI SERAMİKLERİ
Sillyon (Karahisar-ı Teke) antik kenti, günümüzde Antalya İli, Serik İlçesi, Yanköy Mahallesi’nde yer alan halk arasında Asar tepesi olarak bilinen yüksek bir tepede konumlanmaktad...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
Türkiye Selçukluları Devleti’nin Anadolu’da İzlediği Yerleşim Politikası
Türkiye Selçukluları Devleti’nin Anadolu’da İzlediği Yerleşim Politikası
Bu çalışma ile Anadolu’da Osmanlı Devleti öncesinde ilk Türk siyasal birlik olarak Selçuklu egemenliği döneminde (1075-1308) Anadolu’nun kendine özgü jeopolitik yapısı, dönemin değ...
18. Yüzyılın Son Çeyreğinde Sivas Şer’iyye Sicillerindeki Salyâne Kayıtları
18. Yüzyılın Son Çeyreğinde Sivas Şer’iyye Sicillerindeki Salyâne Kayıtları
Sivas, Anadolu şehirlerinin en eskisi ve jeopolitik olarak önemli bir noktasında bulunmaktadır. Tarih öncesinden itibaren mevcudiyeti bilinen bu şehir Malazgirt zaferiyle birlikte ...
Amasya Müzesi’ndeki Osmanlı Dönemi Sikkelerinden Örnekler
Amasya Müzesi’ndeki Osmanlı Dönemi Sikkelerinden Örnekler
Eski çağlarda insanlar küçük topluluklar halinde yaşadıklarından para olarak kullanabilecekleri herhangi bir nesneye ihtiyaç duymamışlar, hayatlarını avcılık ve toplayıcılıkla geçi...

