Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

NADİR ŞAH’IN CAFERİLİĞİN V. MEZHEP ŞARTININ KARAHİSAR-I SAHİP SANCAĞINDAKİ YANSIMALARI (1736-1746)

View through CrossRef
Gerek İslam öncesinde gerek İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler bulundukları coğrafyada bazı roller üstlenmişler ve bulundukları bölgelerde etkin bir şekilde teşkilatlanarak devlet kurmayı başarmışlardır. Bu durum geniş bir coğrafyada Türk devletlerinin teşekkül etmesine neden olmuştur. Ancak söz konusu durum Türk hanedanlıkları arasında bazen siyasi buhranların yaşanmasına sebebiyet vermiştir. Bu da aralarında çekişmelerin yaşanmasına neden olmuştur. Bu çekişmeler siyasi, dini (mezhepsel) ve ticari nedenlerden dolayı meydana gelmiştir. İşbu çalışmada ele aldığımız konu Osmanlı ve Safevi Devleti’nin son döneminde ile Avşar Nadir Şah’ın iktidarı döneminde meydana gelen savaş ve barış anlaşmalarına konu edinilen Nadir Şah tarafından şart olarak belirtilen mezhep tartışmalarıdır. Nadir Şah’ın Safevilerin varlığına son verip Avşarlar Hanedanlığının başına geçmesi ile bu tartışmalar ve savaşlar yeniden başlamış ve çevredeki Sünni devletlerin yönetimlerince kabul görme ye daha ılımlı ve yakın olduğu düşünülen Caferiliğin 5. Mezhep olarak Mescid-i Haramda “rükn” ya da imam bulundurması ve ayrı bir Emir-i hac bulundurması ekseninde yeniden gündeme gelmiştir. Bu süreç Nadir Şah’ın ölümüne kadar da devam etmiştir. Osmanlı Devleti’nin hilafet makamını temsili, Haremeyn bölgesini yönetiyor olmasından barış şartı olarak ileri sürülmüştür. Ancak Osmanlı Devleti’nin gerek siyasi nedenler ve gerekse Sünni eksenli iktidar ve devlet anlayışı ile yönetilmesi nedeni ile bu istekler çeşitli nedenlerle tepkiyle karşılanmış ancak kendi mevcut etnik ve dini yapısı nedeni ile de meseleyi müzakere etmeyi tercih etmiştir. Üzerinde mutabık kalınan maddeler karşılıklı olarak hemen uygulamaya konulmuştur. Osmanlı Devleti arşiv belgelerine yansıyan bu durumun bir örneği de Karahisar-ı Sahip (Afyon Karahisar) sancağı şeriʻyye sicillerine yansımıştır. Karahisar-ı sahip şeriʻyye sicillerine yansıyan belgeler ferman suretleri, emr-i âlî suretleri, buyruldu suretleri ve kadı hükümleridir. Karahisar-ı Sahip kadısının görevi gereği bu belgelerde geçen her bir emri uygulama makamı olarak uyguladığı düşünüldüğünde bu belgelerin önemi ortaya çıkmaktadır. Diğer bir nokta ise şehrin hac güzergahında olması ve buna dair organizasyonlarda önemli görevler icra eden edilmesidir. Bu belgelerin geçtiği dönemde şehirde iktisadi olarak dış ticaret, sosyolojik olarak da esir ve kölelerin bulunduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Title: NADİR ŞAH’IN CAFERİLİĞİN V. MEZHEP ŞARTININ KARAHİSAR-I SAHİP SANCAĞINDAKİ YANSIMALARI (1736-1746)
Description:
Gerek İslam öncesinde gerek İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler bulundukları coğrafyada bazı roller üstlenmişler ve bulundukları bölgelerde etkin bir şekilde teşkilatlanarak devlet kurmayı başarmışlardır.
Bu durum geniş bir coğrafyada Türk devletlerinin teşekkül etmesine neden olmuştur.
Ancak söz konusu durum Türk hanedanlıkları arasında bazen siyasi buhranların yaşanmasına sebebiyet vermiştir.
Bu da aralarında çekişmelerin yaşanmasına neden olmuştur.
Bu çekişmeler siyasi, dini (mezhepsel) ve ticari nedenlerden dolayı meydana gelmiştir.
İşbu çalışmada ele aldığımız konu Osmanlı ve Safevi Devleti’nin son döneminde ile Avşar Nadir Şah’ın iktidarı döneminde meydana gelen savaş ve barış anlaşmalarına konu edinilen Nadir Şah tarafından şart olarak belirtilen mezhep tartışmalarıdır.
Nadir Şah’ın Safevilerin varlığına son verip Avşarlar Hanedanlığının başına geçmesi ile bu tartışmalar ve savaşlar yeniden başlamış ve çevredeki Sünni devletlerin yönetimlerince kabul görme ye daha ılımlı ve yakın olduğu düşünülen Caferiliğin 5.
Mezhep olarak Mescid-i Haramda “rükn” ya da imam bulundurması ve ayrı bir Emir-i hac bulundurması ekseninde yeniden gündeme gelmiştir.
Bu süreç Nadir Şah’ın ölümüne kadar da devam etmiştir.
Osmanlı Devleti’nin hilafet makamını temsili, Haremeyn bölgesini yönetiyor olmasından barış şartı olarak ileri sürülmüştür.
Ancak Osmanlı Devleti’nin gerek siyasi nedenler ve gerekse Sünni eksenli iktidar ve devlet anlayışı ile yönetilmesi nedeni ile bu istekler çeşitli nedenlerle tepkiyle karşılanmış ancak kendi mevcut etnik ve dini yapısı nedeni ile de meseleyi müzakere etmeyi tercih etmiştir.
Üzerinde mutabık kalınan maddeler karşılıklı olarak hemen uygulamaya konulmuştur.
Osmanlı Devleti arşiv belgelerine yansıyan bu durumun bir örneği de Karahisar-ı Sahip (Afyon Karahisar) sancağı şeriʻyye sicillerine yansımıştır.
Karahisar-ı sahip şeriʻyye sicillerine yansıyan belgeler ferman suretleri, emr-i âlî suretleri, buyruldu suretleri ve kadı hükümleridir.
Karahisar-ı Sahip kadısının görevi gereği bu belgelerde geçen her bir emri uygulama makamı olarak uyguladığı düşünüldüğünde bu belgelerin önemi ortaya çıkmaktadır.
Diğer bir nokta ise şehrin hac güzergahında olması ve buna dair organizasyonlarda önemli görevler icra eden edilmesidir.
Bu belgelerin geçtiği dönemde şehirde iktisadi olarak dış ticaret, sosyolojik olarak da esir ve kölelerin bulunduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Related Results

OSMANLI – İRAN RESMÎ YAZIŞMALARINA GÖRE OSMANLI DEVLETİ’NİN NADİR ŞAH VE CAFERİLİK MEZHEBİNE YAKLAŞIMI (1736-1746)
OSMANLI – İRAN RESMÎ YAZIŞMALARINA GÖRE OSMANLI DEVLETİ’NİN NADİR ŞAH VE CAFERİLİK MEZHEBİNE YAKLAŞIMI (1736-1746)
1736’da İran Şahı seçilen Nadir Şah Caferîlik mezhebini devletin resmî mezhebi ilan etti. Böylece kendi ülkesinde yaşayan Şii ve Sünni halk arasındaki gerilimi ortadan kaldırmak is...
Abstract TP303: Perfluorocarbon Oxygent Limits Functional Impairment and Brain Damage Following Subarachnoid Hemorrhage
Abstract TP303: Perfluorocarbon Oxygent Limits Functional Impairment and Brain Damage Following Subarachnoid Hemorrhage
Introduction: Subarachnoid hemorrhage (SAH) is the deadliest form of hemorrhagic stroke. Post-SAH vasospasm induces brain tissue hypoxia-ischemia resulting in brain inj...
Nadir Şah-I. Mahmud Düellosu: Osmanlı Devleti ve İran Arasında Savaş ve Diplomasi (1736-1747)
Nadir Şah-I. Mahmud Düellosu: Osmanlı Devleti ve İran Arasında Savaş ve Diplomasi (1736-1747)
Nadir Şah ile I. Mahmud arasındaki münasebetler 1736 yılında Nadir Şah’ın İran tahtına çıkışı ile başlamış ve 1747’de ölümü ile sona ermiştir. İlgili tarihlerde taraflar arasında i...
SİLLYON (KARAHİSAR-I TEKE) KALE MESCİD KAZISI SERAMİKLERİ
SİLLYON (KARAHİSAR-I TEKE) KALE MESCİD KAZISI SERAMİKLERİ
Sillyon (Karahisar-ı Teke) antik kenti, günümüzde Antalya İli, Serik İlçesi, Yanköy Mahallesi’nde yer alan halk arasında Asar tepesi olarak bilinen yüksek bir tepede konumlanmaktad...

Back to Top