Javascript must be enabled to continue!
Büyük Selçuklular Döneminde Mezhep-Siyaset İlişkisi: Vezir Amîdülmülk Kündürî Örneği
View through CrossRef
İslam tarihinin erken dönemlerinden itibaren siyasî otorite, mezheplerin teşekkülü, yayılışı ve toplumsal meşruiyeti üzerinde belirleyici bir rol oynamıştır. Emevîler döneminden itibaren yöneticiler, kendi yönetimlerini meşrulaştırmak amacıyla belirli mezhepleri desteklemiş; diğerlerini ise baskı altında tutmuşlardır. Bu durumun temelinde, mezhebî hareketlerin toplumsal etkilerinin güçlü olması ve zaman zaman siyasî otorite için tehdit unsuru teşkil etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu gerçeğin farkında olan yöneticiler, meşruiyetlerini pekiştirmek için her dönemde dinî temelli bir toplumsal destek oluşturmaya yönelmişlerdir. Bu bağlamda Selçuklu vezirleri, idarî görevlerinin yanı sıra siyasî ve mezhebî politikaların şekillenmesinde de etkin bir rol üstlenmişlerdir. Vezir Amîdülmülk Kündürî bu sürecin en dikkat çekici isimlerinden birisidir. Kündürî, Sultan Alparslan’ın tahta çıkışına kadar geçen süreçte Selçuklu siyasetinde etkili bir aktör olarak öne çıkmış ve özellikle Şâfiî-Eş‘arî çevrelere yönelik politikaların başlatıcısı ve uygulayıcısı olmuştur. Onun mezhep siyaseti üzerindeki etkisi kişisel eğilimlerinin ötesinde, dönemin siyasî güç dengeleri ve Abbâsî hilâfetiyle ilişkiler süreciyle de yakından ilişkili olmuştur. Dolayısıyla Kündürî’nin rolünün incelenmesi, Selçuklu döneminde mezhep ile siyaset arasındaki ilişkilerin dinamiklerini anlamak açısından önemli bir örnek sunmaktadır. Bu çalışmada, Büyük Selçuklu Devleti’nin siyasî ve dinî yapısı bağlamında mezhep-siyaset ilişkisi incelenecek; ardından Kündürî’nin hayatı, mezhebî tutumu ve uygulamaları ele alınarak Selçuklu siyasetindeki etkisi değerlendirilecektir. Böylece Selçuklu mezhep siyasetine ilişkin genel bir çerçeve sunularak, Amîdülmülk Kündürî örneği üzerinden bu ilişkinin nasıl şekillendiği ortaya konulacaktır.
Title: Büyük Selçuklular Döneminde Mezhep-Siyaset İlişkisi: Vezir Amîdülmülk Kündürî Örneği
Description:
İslam tarihinin erken dönemlerinden itibaren siyasî otorite, mezheplerin teşekkülü, yayılışı ve toplumsal meşruiyeti üzerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Emevîler döneminden itibaren yöneticiler, kendi yönetimlerini meşrulaştırmak amacıyla belirli mezhepleri desteklemiş; diğerlerini ise baskı altında tutmuşlardır.
Bu durumun temelinde, mezhebî hareketlerin toplumsal etkilerinin güçlü olması ve zaman zaman siyasî otorite için tehdit unsuru teşkil etmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu gerçeğin farkında olan yöneticiler, meşruiyetlerini pekiştirmek için her dönemde dinî temelli bir toplumsal destek oluşturmaya yönelmişlerdir.
Bu bağlamda Selçuklu vezirleri, idarî görevlerinin yanı sıra siyasî ve mezhebî politikaların şekillenmesinde de etkin bir rol üstlenmişlerdir.
Vezir Amîdülmülk Kündürî bu sürecin en dikkat çekici isimlerinden birisidir.
Kündürî, Sultan Alparslan’ın tahta çıkışına kadar geçen süreçte Selçuklu siyasetinde etkili bir aktör olarak öne çıkmış ve özellikle Şâfiî-Eş‘arî çevrelere yönelik politikaların başlatıcısı ve uygulayıcısı olmuştur.
Onun mezhep siyaseti üzerindeki etkisi kişisel eğilimlerinin ötesinde, dönemin siyasî güç dengeleri ve Abbâsî hilâfetiyle ilişkiler süreciyle de yakından ilişkili olmuştur.
Dolayısıyla Kündürî’nin rolünün incelenmesi, Selçuklu döneminde mezhep ile siyaset arasındaki ilişkilerin dinamiklerini anlamak açısından önemli bir örnek sunmaktadır.
Bu çalışmada, Büyük Selçuklu Devleti’nin siyasî ve dinî yapısı bağlamında mezhep-siyaset ilişkisi incelenecek; ardından Kündürî’nin hayatı, mezhebî tutumu ve uygulamaları ele alınarak Selçuklu siyasetindeki etkisi değerlendirilecektir.
Böylece Selçuklu mezhep siyasetine ilişkin genel bir çerçeve sunularak, Amîdülmülk Kündürî örneği üzerinden bu ilişkinin nasıl şekillendiği ortaya konulacaktır.
Related Results
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
Türkler geçmiş zaman yolculuğu içinde dünyanın birçok bölgesinde büyük ve görkemli devletler kurdu. Bu nedenle Türk tarihi tek bir coğrafyayı kapsamamakta ve Türkiye dışı Türk tar...
Maverdî’nin Düşüncesinde Devlet ve Siyaset
Maverdî’nin Düşüncesinde Devlet ve Siyaset
Özet: Maverdî (ö. 450/1058) IV/X. asırda yaşamış bir İslâm düşünürü olarak muhtelif alanlarda pek çok eser kaleme almıştır. Ancak teliflerinin birçoğu günümüze kadar ulaşmamıştır. ...
MEMLÜKLER DÖNEMİNDE FIKIH-SİYASET İLİŞKİSİ
MEMLÜKLER DÖNEMİNDE FIKIH-SİYASET İLİŞKİSİ
İslam hukuku ve siyaset arasındaki etkileşim, İslam medeniyet tarihi boyunca belli ölçüde kendini hep hissettirmiştir. Dönemin siyasal anlayışına ve İslam hukukçularının konumuna b...
Cemaleddin Efganî ve Mezhep Telakkisi
Cemaleddin Efganî ve Mezhep Telakkisi
XIX. asırda Müslüman toplumlar, bağımsızlıklarını kaybetmenin ve Batı karşısında geri kalmışlığın ortaya çıkardığı sorunlarla mücadele etmekteydiler. İşte böyle bir ortamda dünyaya...
HAYATIN HAKKINI GÖZETMEK: GİORGİO AGAMBEN’İN SİYASET FELSEFESİ
HAYATIN HAKKINI GÖZETMEK: GİORGİO AGAMBEN’İN SİYASET FELSEFESİ
Batı siyaset düşüncesinin tarihi açısından, 20.yüzyılın ilk çeyreği bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Zira totalitarizm deneyimine bağlı olarak siyasal olduğu kadar felsefi de say...
COVID-19 Pandemisi Döneminde Sinema Salonlarının Sosyal Medya Kullanımı: Beyoğlu Sineması Örneği
COVID-19 Pandemisi Döneminde Sinema Salonlarının Sosyal Medya Kullanımı: Beyoğlu Sineması Örneği
COVID-19 pandemisi döneminde sinema salonları kapatılmış olup salonlar, hedef kitleleri ile yüz yüze
iletişim kurma olanaklarını yitirmiş ve en önemli gelir kaynağını kaybetmişti...
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Mezhep imamlarının hayatlarına dair yazılan menâkıblar, mezheplerin istikrar kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan önemli bir yazın türüdür. Menâkıbların, mezhep imamlarının şahsiyetl...
OSMANLI – İRAN RESMÎ YAZIŞMALARINA GÖRE OSMANLI DEVLETİ’NİN NADİR ŞAH VE CAFERİLİK MEZHEBİNE YAKLAŞIMI (1736-1746)
OSMANLI – İRAN RESMÎ YAZIŞMALARINA GÖRE OSMANLI DEVLETİ’NİN NADİR ŞAH VE CAFERİLİK MEZHEBİNE YAKLAŞIMI (1736-1746)
1736’da İran Şahı seçilen Nadir Şah Caferîlik mezhebini devletin resmî mezhebi ilan etti. Böylece kendi ülkesinde yaşayan Şii ve Sünni halk arasındaki gerilimi ortadan kaldırmak is...

