Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

İçeri Açılan Pencereler ve İçeri Kapatan Dil: Edebiyat-ı Cedide’nin Monadı Olarak "Aşk-ı Memnu"

View through CrossRef
G.W. Leibniz töz anlayışını açıkladığı Monadoloji’de bir bütünün mikrokozmosu hâline gelebilen en küçük parçayı “monad” olarak kavramsallaştırmıştır. Penceresiz oluşu ve bölünemezliğiyle içeri/dışarı ayrımını zorunlu kılan “monad”, bir metafizik terim olmasına rağmen Gabriel de Tarde ile sosyolojik izahlar için uygun hâle gelmiş ve Gilles Deleuze’ün görüşleriyle bağlamını genişletmiştir. Kapalı bir mekânda geçen Aşk-ı Memnu ise toplumsal sorunlardan yalıtılmışlığı ve pencerelerinin niteliğiyle monadik bir okuma için elverişli bir yapıya sahiptir. Bu çalışmanın ilk bölümünde Aşk-ı Memnu’nun pencerelerine odaklanılmış ve böylece romandaki pencerelerin bu kapanmayı destekleyen bir anlam kazandığı tespit edilmiştir: Pencereler doğaya/dünyaya değil, karakterlerin iç dünyalarına açılır. Bu gözlem, Edebiyat-ı Cedide’nin dil tercihine dair ikinci bir sorgulamayı da beraberinde getirir. Nitekim “içeri”, varoluşu gereği “dışarı”yı da mecbur kılar ve Deleuze’e göre bu ikisi arasındaki ayrımı sağlayan bir “kıvrım” gerekir. Halit Ziya’nın realist tutumu ile İstibdat baskısı ve kültürel kopuş, karşıt yönlü baskılar oluşturur. İçeri ve dışarı arasındaki bu iki baskının hissedildiği ayrım noktası ise dildir ve Edebiyat-ı Cedide’nin lisan tercihi estetik bir tercihten fazlasını ifade eder. Bu nedenle, öncelikle Aşk-ı Memnu’nun pencerelerine odaklanan bu çalışma, sonrasında Edebiyat-ı Cedide’nin psikodinamiği, sosyo-kültürel veriler ve Edebiyat-ı Cedide mensuplarının lisana dair görüşlerinden hareketle Aşk-ı Memnu’ya dair monadik bir açıklama denemesi sunmayı amaçlamaktadır.
Title: İçeri Açılan Pencereler ve İçeri Kapatan Dil: Edebiyat-ı Cedide’nin Monadı Olarak "Aşk-ı Memnu"
Description:
G.
W.
Leibniz töz anlayışını açıkladığı Monadoloji’de bir bütünün mikrokozmosu hâline gelebilen en küçük parçayı “monad” olarak kavramsallaştırmıştır.
Penceresiz oluşu ve bölünemezliğiyle içeri/dışarı ayrımını zorunlu kılan “monad”, bir metafizik terim olmasına rağmen Gabriel de Tarde ile sosyolojik izahlar için uygun hâle gelmiş ve Gilles Deleuze’ün görüşleriyle bağlamını genişletmiştir.
Kapalı bir mekânda geçen Aşk-ı Memnu ise toplumsal sorunlardan yalıtılmışlığı ve pencerelerinin niteliğiyle monadik bir okuma için elverişli bir yapıya sahiptir.
Bu çalışmanın ilk bölümünde Aşk-ı Memnu’nun pencerelerine odaklanılmış ve böylece romandaki pencerelerin bu kapanmayı destekleyen bir anlam kazandığı tespit edilmiştir: Pencereler doğaya/dünyaya değil, karakterlerin iç dünyalarına açılır.
Bu gözlem, Edebiyat-ı Cedide’nin dil tercihine dair ikinci bir sorgulamayı da beraberinde getirir.
Nitekim “içeri”, varoluşu gereği “dışarı”yı da mecbur kılar ve Deleuze’e göre bu ikisi arasındaki ayrımı sağlayan bir “kıvrım” gerekir.
Halit Ziya’nın realist tutumu ile İstibdat baskısı ve kültürel kopuş, karşıt yönlü baskılar oluşturur.
İçeri ve dışarı arasındaki bu iki baskının hissedildiği ayrım noktası ise dildir ve Edebiyat-ı Cedide’nin lisan tercihi estetik bir tercihten fazlasını ifade eder.
Bu nedenle, öncelikle Aşk-ı Memnu’nun pencerelerine odaklanan bu çalışma, sonrasında Edebiyat-ı Cedide’nin psikodinamiği, sosyo-kültürel veriler ve Edebiyat-ı Cedide mensuplarının lisana dair görüşlerinden hareketle Aşk-ı Memnu’ya dair monadik bir açıklama denemesi sunmayı amaçlamaktadır.

Related Results

UYGULAMALI DİL BİLİM: BİLİNMEYENE YOLCULUK
UYGULAMALI DİL BİLİM: BİLİNMEYENE YOLCULUK
Dil alanındaki araştırmalar binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Ancak İngilizcenin modern anlamda “Uygulamalı Dil Bilim” üzerindeki etkisi, bu alanın ortaya çıkmasında ve gelişimi...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Kolay Dile Dilbilimsel Yaklaşım
Kolay Dile Dilbilimsel Yaklaşım
Kolay Dil, dil becerilerini kullanırken çeşitli engellerle karşılaşan kişilerin önündeki engelleri kaldıran bir dil değişkesidir. İletişimde engellerle karşılaşan insanlar için ile...
Göç ve dil: Domlara ait anlatılar ve dil döngüleri
Göç ve dil: Domlara ait anlatılar ve dil döngüleri
Kültürel ve dilsel etkileşimlerin temel nedenlerinden biri göçlerdir. Yeni yaşam alanı, göçmenler için aynı zamanda zihinlerinde baskın toplumların dillerinin anlam ağlarıyla örülm...
YABANCI DİL DERSLERİNDE EREK DİL ÜZERİNDEN YAPILAN KÜLTÜRLERARASI ETKİLEŞİMLER
YABANCI DİL DERSLERİNDE EREK DİL ÜZERİNDEN YAPILAN KÜLTÜRLERARASI ETKİLEŞİMLER
Yabancı/ikinci dil öğrenmek ve öğretmek kendi içinde bazı dinamikleri barındırmaktadır. Yalnızca dil bilgisi ya da kelime öğretimi gibi gramatik unsurların yanı sıra dilin kültür b...
Japon Zen Budizmi’nde Aydınlanma (Satori): Aşkın Bir Deneyimin Somut ve Dünyevi Yansımaları
Japon Zen Budizmi’nde Aydınlanma (Satori): Aşkın Bir Deneyimin Somut ve Dünyevi Yansımaları
Aydınlanma, Japon Budizmi’ndeki adıyla Satori, bütün Budist okulları için ulaşılması gereken nihai hedefi belirten doktrin olarak merkezi öneme sahiptir. Zen Budizmi kendini Sakyam...
GENÇ KALEMLER SONRASI ÖMER SEYFETTİN’İN DİL VE MİLLÎ EDEBİYAT HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
GENÇ KALEMLER SONRASI ÖMER SEYFETTİN’İN DİL VE MİLLÎ EDEBİYAT HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
Yeni Lisan hareketinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ömer Seyfettin, dilin sadeleşmesi yolunda attığı adımlar ve koyduğu esaslarla, Tanzimat’tan beri bütün edip ve şairleri...

Back to Top