Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

İdari ve Dini Bürokrasinin Dini-Siyasi Eğilimleri

View through CrossRef
İnsanlar sosyalleşme sürecinde çok değişik konularda tutum sahibi olurlar. Tutum geliştiren olgulardan biri de din ve siyaset olgusudur. Bireylerin din ve siyaset eğilimleri bu kurumların biçimlenmesini ve bu kurumların ilişkilerini belirleme özelliği taşımaktadır. Sosyal bütünleşmeyi sağlayan toplumlarda din ve siyaset kurumlarının çatışmacı bir karakter sergilemedikleri görülmektedir. Bu toplumlarda sosyal yapı ve kültürel yapı arasında “sosyal mesafe” giderek azalmaktadır. Türkiye’de özellikle cumhuriyet döneminden günümüze kadar “din-siyaset” ilişkisi her zaman bir problem olarak varlığını devam ettirmektedir. Bunun sonucu olarak Türkiye’de sosyal kurumlar arasında sosyal mesafe giderek artmaktadır. Bu problemin çözümü de bu kurumların resmi temsilcisi olacak bireylerin/görevlilerin (ilahiyat ve siyaset eğitimi alanların) tutumlarının/zihniyetlerinin bilinmesi önem arz etmektedir. Örneklem grubu birçok parametreye göre değerlendirilmiştir. Önemli bir gösterge olarak örneklem grubu öğrenim gördükleri dönemde barındığı yere göre değerlendirildiğinde büyük oranda farklılık göstermektedir. İlahiyat Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin en yüksek oranda kiralık evlerde ve dini cemaat yurtlarında barındıkları KYK yurtlarını ise sadece %5’ini tercih ettikleri görülmüştür. Özellikle İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin kiralık ev olarak nitelendirdikleri evlerinin dini cemaatlerin kontrolünde oldukları söylenilebilir. Nitekim öğrencilerle yapılan görüşmelerde ve öğrencilerin anket formuna yazdıkları açıklamalarda da bu evlerin dini cemaatlerin evleri oldukları, daha ucuz oldukları özellikle kız öğrencilerin velilerinin bu evlerin daha güvenli buldukları için tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Barınılan yerin sosyalleşmede ve tutum geliştirmede önemli bir fonksiyona sahip olduğu söylenilebilir. İslamı farklı idrak eden dini cemaatlerin kontrolündeki evlerde veya yurtlarda barınan öğrencilerin din anlayışlarında çatışmacı ve politik olacakları yapılan araştırma sonucunda tespit edilmiştir. Bu farklılık Türkiye’de “aykırılık” boyutunda hayatın diğer alanlarını etkilemektedir.
Özgür Yayınları
Title: İdari ve Dini Bürokrasinin Dini-Siyasi Eğilimleri
Description:
İnsanlar sosyalleşme sürecinde çok değişik konularda tutum sahibi olurlar.
Tutum geliştiren olgulardan biri de din ve siyaset olgusudur.
Bireylerin din ve siyaset eğilimleri bu kurumların biçimlenmesini ve bu kurumların ilişkilerini belirleme özelliği taşımaktadır.
Sosyal bütünleşmeyi sağlayan toplumlarda din ve siyaset kurumlarının çatışmacı bir karakter sergilemedikleri görülmektedir.
Bu toplumlarda sosyal yapı ve kültürel yapı arasında “sosyal mesafe” giderek azalmaktadır.
Türkiye’de özellikle cumhuriyet döneminden günümüze kadar “din-siyaset” ilişkisi her zaman bir problem olarak varlığını devam ettirmektedir.
Bunun sonucu olarak Türkiye’de sosyal kurumlar arasında sosyal mesafe giderek artmaktadır.
Bu problemin çözümü de bu kurumların resmi temsilcisi olacak bireylerin/görevlilerin (ilahiyat ve siyaset eğitimi alanların) tutumlarının/zihniyetlerinin bilinmesi önem arz etmektedir.
Örneklem grubu birçok parametreye göre değerlendirilmiştir.
Önemli bir gösterge olarak örneklem grubu öğrenim gördükleri dönemde barındığı yere göre değerlendirildiğinde büyük oranda farklılık göstermektedir.
İlahiyat Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin en yüksek oranda kiralık evlerde ve dini cemaat yurtlarında barındıkları KYK yurtlarını ise sadece %5’ini tercih ettikleri görülmüştür.
Özellikle İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin kiralık ev olarak nitelendirdikleri evlerinin dini cemaatlerin kontrolünde oldukları söylenilebilir.
Nitekim öğrencilerle yapılan görüşmelerde ve öğrencilerin anket formuna yazdıkları açıklamalarda da bu evlerin dini cemaatlerin evleri oldukları, daha ucuz oldukları özellikle kız öğrencilerin velilerinin bu evlerin daha güvenli buldukları için tercih ettikleri anlaşılmaktadır.
Barınılan yerin sosyalleşmede ve tutum geliştirmede önemli bir fonksiyona sahip olduğu söylenilebilir.
İslamı farklı idrak eden dini cemaatlerin kontrolündeki evlerde veya yurtlarda barınan öğrencilerin din anlayışlarında çatışmacı ve politik olacakları yapılan araştırma sonucunda tespit edilmiştir.
Bu farklılık Türkiye’de “aykırılık” boyutunda hayatın diğer alanlarını etkilemektedir.

Related Results

Resûlullah’ın Âmil Atama Politikasının İrtidat Hadiselerinin Çözümündeki Rolü
Resûlullah’ın Âmil Atama Politikasının İrtidat Hadiselerinin Çözümündeki Rolü
Bu çalışma, Hz. Peygamber'in Medine döneminde şekillendirdiği idarî yapılanmanın ridde hadiselerinin çözümündeki rolünü incelemektedir. Resûlullah'ın Arap yarımadasındaki kabileler...
SİYASETNAME’DE BÜROKRASİ
SİYASETNAME’DE BÜROKRASİ
Bürokrasi, günümüzde bazen olumsuz sıfatlarla ilişkili olarak anılsa da işlerin düzenli bir şekilde yürütülmesine olanak veren bir yaklaşımdır. Siyasetname bu güne kadar birçok çal...
KUŞAKLARIN SİYASİ PARTİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
KUŞAKLARIN SİYASİ PARTİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Kuşak olarak kabul edilen olgu aynı dönemde yaşamış olan bireylerin tamamının benzer olaylara tanıklık etmesi üzerine genel olarak benzer davranışlar, tutumlar, düşünceler geliştir...
Cənub-Şərqi Avropaya Bolqar xanlığının siyasi təsiri
Cənub-Şərqi Avropaya Bolqar xanlığının siyasi təsiri
Bu məqalə VII əsrdə Kubrat xanın rəhbərliyi ilə formalaşmış Böyük Bolqarıstan Dövlətinin Cənub-Şərqi Avropanın etno-siyasi inkişafında oynadığı rolu hərtərəfli şəkildə təhlil edir....
TÜRK İDARE HUKUKUNDA YETKİ DEVRİ KAVRAMI
TÜRK İDARE HUKUKUNDA YETKİ DEVRİ KAVRAMI
İdari makamların idari işlem yapabilmeleri için hukuk kuralları tarafından yetkilendirilmeleri gerekir. İdari makamların yetkileri kişi, konu, yer ve zaman bakımından sınırlandırıl...
İDARİ YARGILAMA USULÜNDE ADİL YARGILANMA HAKKI BAĞLAMINDA ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN DAVAYA KATILMA HAKKI
İDARİ YARGILAMA USULÜNDE ADİL YARGILANMA HAKKI BAĞLAMINDA ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN DAVAYA KATILMA HAKKI
Üçüncü kişilerin, görülmekte olan bir idari davaya katılmalarına ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda açık bir düzenleme yapılmamıştır. İdari Yargılama Usulü Kanunu...
İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DAVA AÇMANIN SONUÇLARI
İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DAVA AÇMANIN SONUÇLARI
Medeni yargılama hukukunda olduğu gibi idari yargılama hukukunda da dava açmanın hem maddi hukuk hem de yargılama (usul) hukuku bakımından birtakım sonuçları vardır. Dava açılmasın...
ALİ ER-RIZA MEŞHED’İ BAĞLAMINDA ŞİİLİKTE ÖLÜM, YAS, TÜRBE VE ZİYARET
ALİ ER-RIZA MEŞHED’İ BAĞLAMINDA ŞİİLİKTE ÖLÜM, YAS, TÜRBE VE ZİYARET
Modernite ve onun rasyonel aklı dini duygulanımlara hurafeler olarak bakma eğiliminde olmuştur. Her ne kadar muhafazakarlık bu konuda daha pragmatist yaklaşsa da İslamcılık türbe z...

Back to Top