Javascript must be enabled to continue!
Resûlullah’ın Âmil Atama Politikasının İrtidat Hadiselerinin Çözümündeki Rolü
View through CrossRef
Bu çalışma, Hz. Peygamber'in Medine döneminde şekillendirdiği idarî yapılanmanın ridde hadiselerinin çözümündeki rolünü incelemektedir. Resûlullah'ın Arap yarımadasındaki kabilelerle kurduğu ilişkiler başlangıçta saldırmazlık esasına dayanmakla birlikte, otoritesinin güçlenmesiyle birlikte İslâm'a giriş, namaz ve zekât verme şartlarını içeren daha kapsamlı bir bağlılık zeminine oturmuştur. Zekâtın hicretin ikinci yılında farz kılınması ve özellikle dokuzuncu yılda kabile heyetlerinin Medine'ye yoğun biçimde gelmesi, merkez ile kabileler arasında yeni bir idarî ilişkinin kurulmasını gerekli kılmıştır. Bu süreçte Hz. Peygamber, kabilelerin idarî ve malî işlerini yürütmek, zekâtı tahsil etmek ve Medine ile kabileler arasında haberleşmeyi sağlamak üzere âmiller tayin etmiştir. Söz konusu tayinler, yalnızca malî ve idarî işleyişi düzenlemekle kalmamış, merkez ile çevre arasında güvene dayalı bir ilişki kurarak kabilelerin yeni düzene eklemlenmesini de kolaylaştırmıştır.Çalışmanın amacı, Hz. Peygamber'in âmil atama uygulamalarını yalnızca kendi dönemiyle sınırlı bir idarî tercih olarak değil, sonraki süreçte de işlevselliğini koruyan köklü bir yapılanma olarak değerlendirmektir. Bu çerçevede makale, ridde hadiselerinin bastırılmasında Hz. Ebû Bekir'in kararlı tutumu ve askerî kumandanların rolü kadar, Resûlullah döneminde kurulan idarî ve toplumsal yapının belirleyici etkisine dikkat çekmektedir. Çalışmanın temel sorusu, Hz. Peygamber'in âmiller vasıtasıyla oluşturduğu temsil ve haber iletim şebekesinin vefat sonrası süreçte nasıl işlev gördüğüdür. Bu bağlamda söz konusu yapının yalnızca bilgi akışını değil, kabile asabiyetinin merkez lehine işler kılınmasını ve meşruiyetin taşrada yeniden üretilmesini nasıl mümkün kıldığı da tartışılmaktadır.Araştırma, erken dönem İslâm tarihine ait rivayetleri esas alan nitel bir yöntemle yürütülmüştür. Başta Vâkıdî, İbn Sa'd, Belâzürî ve Taberî olmak üzere klasik kaynaklarda yer alan ridde rivayetleri tarihsel bağlamları içinde analiz edilmiş, hadiselerin yalnızca sonuçları değil, öncesinde şekillenen idarî yapıyla ilişkisi de gözetilmiştir. Rivayetlerin büyük çoğunluğunda olayların sebeplerine dair yorumların sınırlı olması, Hz. Peygamber dönemindeki uygulamaların sonraki gelişmeler ışığında yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu nedenle çalışma, rivayetleri yalnızca nakil düzeyinde ele almakla yetinmemiş; bu rivayetlerin ima ettiği idare anlayışını, atama kriterlerini ve yapısal süreklilik unsurlarını da çözümlemeye çalışmıştır.Çalışmanın temel bulgularından biri, Hz. Peygamber'in kabile otoritelerini tasfiye etmek yerine onları merkeze eklemleyen bir tutum benimsemiş olmasıdır. Âmil olarak tayin edilen kişilerin kabile aidiyetine sahip olmalarının yanı sıra dinî bilgi, ikna kabiliyeti ve askerî yeterlilik gibi nitelikler taşımaları, kabile asabiyetinin merkez lehine işler kılınmasını sağlamıştır. Bu yapı sayesinde âmiller, vefat sonrası süreçte hem Medine'ye düzenli bilgi akışı sağlamış hem de kabilelerini ikna ederek ya da askerî güç oluşturarak otoritenin yeniden tesisinde belirleyici bir işlev üstlenmişlerdir. Bazı âmillerin irtidat etmesi ise kabile asabiyetinin merkezi yapıyla uyumsuz biçimde yönetildiğinde muhalefetin nasıl şekillendiğini göstermektedir. Bu örnekler dört temel başlık altında ele alınmıştır: merkezle yerel arasındaki meşruiyet sürtüşmeleri, zekât tahsil ve aktarımındaki aksaklıklar, kabileler arası rekabetçi ittifakların cazibesi ve lider boşluğu. Bununla birlikte söz konusu örnekler, sebat eden âmillerin sayı ve etki bakımından çok daha baskın olduğu gerçeğini değiştirmemekte; aksine yapının bireysel zafiyetlere rağmen büyük ölçüde işlevini koruduğunu teyit etmektedir.Sonuç olarak çalışma, ridde hadiselerinin çözümünü yalnızca kriz anındaki liderlik ve askerî başarıyla açıklamanın yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır. Resûlullah'ın âmiller aracılığıyla tesis ettiği idarî ve toplumsal düzenin vefatından sonraki en kritik kırılma anında dahi işlevselliğini korumuş olması, bu yapının ne denli köklü bir zemine oturtulduğunu gözler önüne sermektedir. Watt'ın da isabetle vurguladığı üzere, geride bırakılan bu yapı onun vefatının yarattığı sarsıntıya dayanabilmiş ve ardından olağanüstü bir hızla genişleyebilmiştir. Makale, erken dönem İslâm tarihinde idarî yapılanma ile siyasi süreklilik arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sunmayı amaçlamakta, siyasal istikrarın yalnızca askerî güçle değil, köklü bir idarî zeminin varlığıyla da doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Title: Resûlullah’ın Âmil Atama Politikasının İrtidat Hadiselerinin Çözümündeki Rolü
Description:
Bu çalışma, Hz.
Peygamber'in Medine döneminde şekillendirdiği idarî yapılanmanın ridde hadiselerinin çözümündeki rolünü incelemektedir.
Resûlullah'ın Arap yarımadasındaki kabilelerle kurduğu ilişkiler başlangıçta saldırmazlık esasına dayanmakla birlikte, otoritesinin güçlenmesiyle birlikte İslâm'a giriş, namaz ve zekât verme şartlarını içeren daha kapsamlı bir bağlılık zeminine oturmuştur.
Zekâtın hicretin ikinci yılında farz kılınması ve özellikle dokuzuncu yılda kabile heyetlerinin Medine'ye yoğun biçimde gelmesi, merkez ile kabileler arasında yeni bir idarî ilişkinin kurulmasını gerekli kılmıştır.
Bu süreçte Hz.
Peygamber, kabilelerin idarî ve malî işlerini yürütmek, zekâtı tahsil etmek ve Medine ile kabileler arasında haberleşmeyi sağlamak üzere âmiller tayin etmiştir.
Söz konusu tayinler, yalnızca malî ve idarî işleyişi düzenlemekle kalmamış, merkez ile çevre arasında güvene dayalı bir ilişki kurarak kabilelerin yeni düzene eklemlenmesini de kolaylaştırmıştır.
Çalışmanın amacı, Hz.
Peygamber'in âmil atama uygulamalarını yalnızca kendi dönemiyle sınırlı bir idarî tercih olarak değil, sonraki süreçte de işlevselliğini koruyan köklü bir yapılanma olarak değerlendirmektir.
Bu çerçevede makale, ridde hadiselerinin bastırılmasında Hz.
Ebû Bekir'in kararlı tutumu ve askerî kumandanların rolü kadar, Resûlullah döneminde kurulan idarî ve toplumsal yapının belirleyici etkisine dikkat çekmektedir.
Çalışmanın temel sorusu, Hz.
Peygamber'in âmiller vasıtasıyla oluşturduğu temsil ve haber iletim şebekesinin vefat sonrası süreçte nasıl işlev gördüğüdür.
Bu bağlamda söz konusu yapının yalnızca bilgi akışını değil, kabile asabiyetinin merkez lehine işler kılınmasını ve meşruiyetin taşrada yeniden üretilmesini nasıl mümkün kıldığı da tartışılmaktadır.
Araştırma, erken dönem İslâm tarihine ait rivayetleri esas alan nitel bir yöntemle yürütülmüştür.
Başta Vâkıdî, İbn Sa'd, Belâzürî ve Taberî olmak üzere klasik kaynaklarda yer alan ridde rivayetleri tarihsel bağlamları içinde analiz edilmiş, hadiselerin yalnızca sonuçları değil, öncesinde şekillenen idarî yapıyla ilişkisi de gözetilmiştir.
Rivayetlerin büyük çoğunluğunda olayların sebeplerine dair yorumların sınırlı olması, Hz.
Peygamber dönemindeki uygulamaların sonraki gelişmeler ışığında yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır.
Bu nedenle çalışma, rivayetleri yalnızca nakil düzeyinde ele almakla yetinmemiş; bu rivayetlerin ima ettiği idare anlayışını, atama kriterlerini ve yapısal süreklilik unsurlarını da çözümlemeye çalışmıştır.
Çalışmanın temel bulgularından biri, Hz.
Peygamber'in kabile otoritelerini tasfiye etmek yerine onları merkeze eklemleyen bir tutum benimsemiş olmasıdır.
Âmil olarak tayin edilen kişilerin kabile aidiyetine sahip olmalarının yanı sıra dinî bilgi, ikna kabiliyeti ve askerî yeterlilik gibi nitelikler taşımaları, kabile asabiyetinin merkez lehine işler kılınmasını sağlamıştır.
Bu yapı sayesinde âmiller, vefat sonrası süreçte hem Medine'ye düzenli bilgi akışı sağlamış hem de kabilelerini ikna ederek ya da askerî güç oluşturarak otoritenin yeniden tesisinde belirleyici bir işlev üstlenmişlerdir.
Bazı âmillerin irtidat etmesi ise kabile asabiyetinin merkezi yapıyla uyumsuz biçimde yönetildiğinde muhalefetin nasıl şekillendiğini göstermektedir.
Bu örnekler dört temel başlık altında ele alınmıştır: merkezle yerel arasındaki meşruiyet sürtüşmeleri, zekât tahsil ve aktarımındaki aksaklıklar, kabileler arası rekabetçi ittifakların cazibesi ve lider boşluğu.
Bununla birlikte söz konusu örnekler, sebat eden âmillerin sayı ve etki bakımından çok daha baskın olduğu gerçeğini değiştirmemekte; aksine yapının bireysel zafiyetlere rağmen büyük ölçüde işlevini koruduğunu teyit etmektedir.
Sonuç olarak çalışma, ridde hadiselerinin çözümünü yalnızca kriz anındaki liderlik ve askerî başarıyla açıklamanın yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır.
Resûlullah'ın âmiller aracılığıyla tesis ettiği idarî ve toplumsal düzenin vefatından sonraki en kritik kırılma anında dahi işlevselliğini korumuş olması, bu yapının ne denli köklü bir zemine oturtulduğunu gözler önüne sermektedir.
Watt'ın da isabetle vurguladığı üzere, geride bırakılan bu yapı onun vefatının yarattığı sarsıntıya dayanabilmiş ve ardından olağanüstü bir hızla genişleyebilmiştir.
Makale, erken dönem İslâm tarihinde idarî yapılanma ile siyasi süreklilik arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sunmayı amaçlamakta, siyasal istikrarın yalnızca askerî güçle değil, köklü bir idarî zeminin varlığıyla da doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Related Results
Mispersepsi Masyarakat Desa Pelem, Kecamatan Bungkal, Kabupaten Ponorogo terhadap Konsep Amil Zakat
Mispersepsi Masyarakat Desa Pelem, Kecamatan Bungkal, Kabupaten Ponorogo terhadap Konsep Amil Zakat
It is suspected that the community in Pelem Village do not fully understand the concept of amil zakat as well as the duties, rights and obligations of amil zakat itself and the ami...
Effect of Amil Fund from Zakat, Amil Fund from Infaq and Size of Amil to The Performance of Amil Zakat
Effect of Amil Fund from Zakat, Amil Fund from Infaq and Size of Amil to The Performance of Amil Zakat
This is the first study to our knowledge analyzes the effect of effect of amil fund from zakat, amil fund from infaq and size of amil to the performance of amil zakat.
Using data...
The influence of internal control, religiosity and organizational commitment on Amil's performance with accountability as an intervening variable in the zakat management organization (ZMO) in Riau province
The influence of internal control, religiosity and organizational commitment on Amil's performance with accountability as an intervening variable in the zakat management organization (ZMO) in Riau province
This research aims to analyze the influence of internal control, religiosity and organizational commitment on the performance of amil zakat with accountability as an intervening va...
Efektivitas Sertifikasi Amil Zakat dalam Meningkatkan Kompetensi Amil di BAZNAS Kabupaten Cilacap
Efektivitas Sertifikasi Amil Zakat dalam Meningkatkan Kompetensi Amil di BAZNAS Kabupaten Cilacap
Banyak amil zakat yang bekerja di lembaga-lembaga pengelola zakat memiliki latar belakang pendidikan, pengalaman, dan pengetahuan yang berbeda-beda mengenai skema pengelolaan zakat...
DISORIENTASI AMIL ZAKAT DIERA DISRUPSI
DISORIENTASI AMIL ZAKAT DIERA DISRUPSI
Zakat is part of the pillars of Islam, where the distribution and distribution must be on target, carried out by a competent zakat amil. This study aims to complement existing defi...
Manajemen Amil Profesional di Lembaga Amil Zakat Dana Peduli Ummat Kalimantan Timur
Manajemen Amil Profesional di Lembaga Amil Zakat Dana Peduli Ummat Kalimantan Timur
This study aims to determine and analyze the implementation of amil management in LAZ Dana Peduli Ummat (DPU) East Kalimantan. The research was conducted using qualitative methods,...
Analisis Efektivitas Pengelolaan Dana Zakat Produktif Dalam Upaya Pengentasan Kemiskinan Pada Badan Amil Zakat Nasional(BAZNAS) Kabupaten Tulungagung
Analisis Efektivitas Pengelolaan Dana Zakat Produktif Dalam Upaya Pengentasan Kemiskinan Pada Badan Amil Zakat Nasional(BAZNAS) Kabupaten Tulungagung
Penelitian ini dilatarbelakangi oleh Badan Amil Zakat Nasional (BAZNAS) Kabupaten Tulungagung yang kini dipercayai melaksanakan pengelolaan dana zakat secara professional. Sehingga...
PENGARUH KEPERCAYAAN DAN PENGETAHUAN TENTANG ZAKAT TERHADAP MINAT MASYARAKAT MEMBAYAR ZAKAT DI BADAN AMIL ZAKAT NASIONAL KABUPATEN BEKASI
PENGARUH KEPERCAYAAN DAN PENGETAHUAN TENTANG ZAKAT TERHADAP MINAT MASYARAKAT MEMBAYAR ZAKAT DI BADAN AMIL ZAKAT NASIONAL KABUPATEN BEKASI
During the last 4 years there has been an increase in receipt of zakat funds at the Bekasi Regency National Amil Zakat Agency. The increase in receipt of zakat funds for 4 years is...

