Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

2010 SONRASI TÜRKİYE SİNEMASINDA ERİL ŞİDDETİN TEMSİLLERİ

View through CrossRef
Öz Bu çalışmada erkeklerin bireysel ya da grup olarak performe ettikleri ya da maruz kaldıkları şiddetin hegemonik erkekliğe ilişkin pratiklerin ve değerlerin inşasındaki rolünü araştırmak üzere sinemada kullanılan temsil pratiklerine odaklanılmaktadır. Çalışmada 2010 sonrası Türkiye sinemasında erkeklik-şiddet ilişkisinin farklı görünümleri, örneklem olarak seçilen Güzel Günler Göreceğiz (Hasan Tolga Pulat, 2011), Dağ 2 (Alper Çağlar, 2016), Damat Koğuşu (İlker Savaşkurt, 2017), Kardeşler (Ömür Atay,2018) ve Sıfır Bir (Kadri Beran Taşkın, 2020) filmleri aracılığıyla erkeklik çalışmaları literatürü, özellikle de Kaufman’ın erkekler arası şiddet, erkeğin kadına yönelik şiddeti ve erkeğin kendine yönelik şiddeti biçimindeki üçlü sınıflandırması temel alınarak araştırılmaktadır. Türkiye sinemasında eril şiddetin nasıl anlatılaştırıldığı, hangi şiddet biçimlerinin meşru görülüp hangilerinin görülmediği tartışılmakta ve bu temsil mekanizmasının farklı erkeklik kimliklerinin inşasıyla, hâkim toplumsal cinsiyet söylemleriyle ve Türkiye’nin geçirdiği toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerle ilişkisi ortaya konulmaktadır.
Title: 2010 SONRASI TÜRKİYE SİNEMASINDA ERİL ŞİDDETİN TEMSİLLERİ
Description:
Öz Bu çalışmada erkeklerin bireysel ya da grup olarak performe ettikleri ya da maruz kaldıkları şiddetin hegemonik erkekliğe ilişkin pratiklerin ve değerlerin inşasındaki rolünü araştırmak üzere sinemada kullanılan temsil pratiklerine odaklanılmaktadır.
Çalışmada 2010 sonrası Türkiye sinemasında erkeklik-şiddet ilişkisinin farklı görünümleri, örneklem olarak seçilen Güzel Günler Göreceğiz (Hasan Tolga Pulat, 2011), Dağ 2 (Alper Çağlar, 2016), Damat Koğuşu (İlker Savaşkurt, 2017), Kardeşler (Ömür Atay,2018) ve Sıfır Bir (Kadri Beran Taşkın, 2020) filmleri aracılığıyla erkeklik çalışmaları literatürü, özellikle de Kaufman’ın erkekler arası şiddet, erkeğin kadına yönelik şiddeti ve erkeğin kendine yönelik şiddeti biçimindeki üçlü sınıflandırması temel alınarak araştırılmaktadır.
Türkiye sinemasında eril şiddetin nasıl anlatılaştırıldığı, hangi şiddet biçimlerinin meşru görülüp hangilerinin görülmediği tartışılmakta ve bu temsil mekanizmasının farklı erkeklik kimliklerinin inşasıyla, hâkim toplumsal cinsiyet söylemleriyle ve Türkiye’nin geçirdiği toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerle ilişkisi ortaya konulmaktadır.

Related Results

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN TELEVİZYON DİZİLERİNDE SUNUMU: ‘YALI ÇAPKINI’ DİZİSİ ÖRNEĞİ
KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN TELEVİZYON DİZİLERİNDE SUNUMU: ‘YALI ÇAPKINI’ DİZİSİ ÖRNEĞİ
Bu çalışmanın konusu Star TV’de yayınlanan ‘Yalı Çapkını’ dizisinin birinci bölümünde kadına yönelik şiddetin sunumunun göstergebilimsel analizidir. Geleneksel medyanın bir mecrası...
Göç Sonrası Uyum Süreci Kapsamında Bir Çocuk Dergisi: Muyu
Göç Sonrası Uyum Süreci Kapsamında Bir Çocuk Dergisi: Muyu
Göç sonrası uyum süreci konusu dikkate değerdir. Çünkü göç sonrası uyum süreci hem göçmenleri hem de yerli halkı çok yakından ilgilendirmektedir. Göç sonrası uyum sürecinde yerli h...
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
Amaç: Son yıllarda Türkiye’ye dair göç çalışmalarında ciddi bir artış gözlense de Türkiye-İran göç koridoruna dair araştırmalar sınırlı sayıdadır. Bu makalede Türkiye-İran Göç sist...
John Keats'in Lamia Şiiri ve Yaşar Kemal'in Yılanı Öldürseler Romanında Eril Kol
John Keats'in Lamia Şiiri ve Yaşar Kemal'in Yılanı Öldürseler Romanında Eril Kol
Bakış sadece bakma eylemini değil erkek egemen toplumsal söylemin kadınları kontrol etmesini ve onları belli bir şekilde temsil etmesini simgeler. Kültür tarihinde, mitolojide ve e...
Kadına Yönelik Şiddetin Tarihçesi
Kadına Yönelik Şiddetin Tarihçesi
Bu çalışma, kadına yönelik şiddetin patrikaryal toplum yapısı ve mülkiyet ilişkileri içerisinde nasıl kurumsal bir hale getirildiğini tarihsel bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlam...
HOFSTEDE’NİN ERİL DİŞİL BOYUTUNUN KADINLAR VE ERKEKLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
HOFSTEDE’NİN ERİL DİŞİL BOYUTUNUN KADINLAR VE ERKEKLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu çalışmanın amacı eril ve dişil özellikleri algılamada erkekler ve kadınlar arasında bir fark olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçla 15. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi...
Arife Kalender Şiirinde Dişil Söylemin Beden ve Kültür Ögeleri Üzerinden Üretimi
Arife Kalender Şiirinde Dişil Söylemin Beden ve Kültür Ögeleri Üzerinden Üretimi
Bu makalede, Arife Kalender poetikasında dişil söylem ve kadının konumlanışı postyapısalcı feminist eleştirinin yapısöküm tekniğiyle incelenmektedir. Kalender’in şiirlerinde dişil ...
METİN ERKSAN'IN ACI HAYAT'INDA ERKEKLİK İNŞA VE TEMSİL SÜREÇLERİ: MEHMET'İ NERMİN Mİ YIKTI YOKSA ERİL TAHAKKÜM MÜ?
METİN ERKSAN'IN ACI HAYAT'INDA ERKEKLİK İNŞA VE TEMSİL SÜREÇLERİ: MEHMET'İ NERMİN Mİ YIKTI YOKSA ERİL TAHAKKÜM MÜ?
Anlatı sineması, toplumsal cinsiyet rollerinin üretimi ve izleyiciler tarafından pekiştirilmesi işlevlerini icra etmesi bağlamında, çift yönlü etkileşime sahip bir araçtır. Bu doğr...

Back to Top