Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Kadına Yönelik Şiddetin Tarihçesi

View through CrossRef
Bu çalışma, kadına yönelik şiddetin patrikaryal toplum yapısı ve mülkiyet ilişkileri içerisinde nasıl kurumsal bir hale getirildiğini tarihsel bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple kadın bedeninin antik çağdan başlayarak Mezopotamya, Antik Yunan ve Roma uygarlıklarında hukuki düzenlemeler ve sosyo-kültürel normlar aracılığıyla nasıl denetim altına alındığı; şiddetin nasıl kabul edilebilir bir hale getirildiği tartışılmaktadır. Mezopotamya hukukunda kadının konumu, Antik Yunan’da kadının kamusal alandan uzak tutuluşu ve Roma hukukunda işlevsel olan patria potestas kavramı, şiddetin meşru kılınmasında etkisi olan örnekler olarak ele alınmaktadır. Çalışma, Orta Çağ feodal düzeninin kadın bireye uyguladığı baskıyı ve Osmanlı döneminde şer’î hukuk, töre ve aile yapısı desteğinin kadına yönelik şiddet üzerindeki rolünü irdelemektedir. Modern döneme gelindiğinde ise 20. yüzyılın ilk yarısında hukuki dönüşümlerle birlikte aile içi şiddetin “özel alan”dan çıkarak bir “kamu sorunu”na dönüşme süreci incelenmektedir. Sonuç olarak çalışma, kadına yönelik şiddetin tarihsel sürekliliğini ortaya koyarak, şiddet ile mücadele için günümüzde yapılabilecekler adına tarihsel bir farkındalık zemini sunmayı hedeflemektedir. This study aims to examine, from a historical perspective, how violence against women has been institutionalized within the patriarchal social structure and property relations. For this reason, there is debate about how women's bodies have been controlled through legal regulations and socio-cultural norms in Mesopotamia, Ancient Greece and Roman civilisations since ancient times, and how violence has been made acceptable. The status of women in Mesopotamian law, the exclusion of women from public life in Ancient Greece, and the concept of patria potestas, which was functional in Roman law, are examined as examples that contributed to the legitimisation of violence. The study examines the oppression of women under the medieval feudal system and the role of Islamic law, customery norms and family structure in the Ottoman period in relation to violence against women. In the modern era, the process by which domestic violence emerged from the ‘private sphere’ to become a ‘public issue’ alongside legal transformations in the first half of the 20th century is examined. In conclusion, the study aims to reveal the historical continuity of violence against women and to provide a historical awareness foundation for what can be done today to combat violence.
Title: Kadına Yönelik Şiddetin Tarihçesi
Description:
Bu çalışma, kadına yönelik şiddetin patrikaryal toplum yapısı ve mülkiyet ilişkileri içerisinde nasıl kurumsal bir hale getirildiğini tarihsel bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır.
Bu sebeple kadın bedeninin antik çağdan başlayarak Mezopotamya, Antik Yunan ve Roma uygarlıklarında hukuki düzenlemeler ve sosyo-kültürel normlar aracılığıyla nasıl denetim altına alındığı; şiddetin nasıl kabul edilebilir bir hale getirildiği tartışılmaktadır.
Mezopotamya hukukunda kadının konumu, Antik Yunan’da kadının kamusal alandan uzak tutuluşu ve Roma hukukunda işlevsel olan patria potestas kavramı, şiddetin meşru kılınmasında etkisi olan örnekler olarak ele alınmaktadır.
Çalışma, Orta Çağ feodal düzeninin kadın bireye uyguladığı baskıyı ve Osmanlı döneminde şer’î hukuk, töre ve aile yapısı desteğinin kadına yönelik şiddet üzerindeki rolünü irdelemektedir.
Modern döneme gelindiğinde ise 20.
yüzyılın ilk yarısında hukuki dönüşümlerle birlikte aile içi şiddetin “özel alan”dan çıkarak bir “kamu sorunu”na dönüşme süreci incelenmektedir.
Sonuç olarak çalışma, kadına yönelik şiddetin tarihsel sürekliliğini ortaya koyarak, şiddet ile mücadele için günümüzde yapılabilecekler adına tarihsel bir farkındalık zemini sunmayı hedeflemektedir.
This study aims to examine, from a historical perspective, how violence against women has been institutionalized within the patriarchal social structure and property relations.
For this reason, there is debate about how women's bodies have been controlled through legal regulations and socio-cultural norms in Mesopotamia, Ancient Greece and Roman civilisations since ancient times, and how violence has been made acceptable.
The status of women in Mesopotamian law, the exclusion of women from public life in Ancient Greece, and the concept of patria potestas, which was functional in Roman law, are examined as examples that contributed to the legitimisation of violence.
The study examines the oppression of women under the medieval feudal system and the role of Islamic law, customery norms and family structure in the Ottoman period in relation to violence against women.
In the modern era, the process by which domestic violence emerged from the ‘private sphere’ to become a ‘public issue’ alongside legal transformations in the first half of the 20th century is examined.
In conclusion, the study aims to reveal the historical continuity of violence against women and to provide a historical awareness foundation for what can be done today to combat violence.

Related Results

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN TELEVİZYON DİZİLERİNDE SUNUMU: ‘YALI ÇAPKINI’ DİZİSİ ÖRNEĞİ
KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN TELEVİZYON DİZİLERİNDE SUNUMU: ‘YALI ÇAPKINI’ DİZİSİ ÖRNEĞİ
Bu çalışmanın konusu Star TV’de yayınlanan ‘Yalı Çapkını’ dizisinin birinci bölümünde kadına yönelik şiddetin sunumunun göstergebilimsel analizidir. Geleneksel medyanın bir mecrası...
Zamane Kızları: Şarkılarda Mizojininin İzlerini Sürmek
Zamane Kızları: Şarkılarda Mizojininin İzlerini Sürmek
Mizojini, kadına yönelik şiddeti, onu aşağılamayı ve edilgen bir konuma yerleştirmeyi içeren olumsuz yargıları ifade eder. Mizojini bağlamında kadın yaratılışı gereği eksik ve suçl...
Kadına Yönelik Şiddet Olaylarında Sosyal Medyada Nefret Söyleminin Yeniden Üretimi: Helin Palandöken Cinayeti Örneği
Kadına Yönelik Şiddet Olaylarında Sosyal Medyada Nefret Söyleminin Yeniden Üretimi: Helin Palandöken Cinayeti Örneği
Toplumda devamlılık gösteren şiddet günümüzde yaygın olarak kadınlara yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu çalışma, Helin Palandöken cinayeti çerçevesince kadına yönelik şidde...
Halkla İlişkilerin Sosyal Bilimlerde Yeniden Konumlanışı: Kurumsal Sosyal Sorumluluktan Kurumsal Sosyal Savunuculuğa
Halkla İlişkilerin Sosyal Bilimlerde Yeniden Konumlanışı: Kurumsal Sosyal Sorumluluktan Kurumsal Sosyal Savunuculuğa
Halkla ilişkilerin, politik ve kültürel olarak kutuplaşmış toplumlardaki en güncel uygulama alanlarından biri kurumsal sosyal savunuculuk girişimleridir. Henüz halkla ilişkiler ala...
Ebru Nihan Celkan Oyunlarında Şiddetin Görünümleri
Ebru Nihan Celkan Oyunlarında Şiddetin Görünümleri
Tiyatro literatürüne bakıldığında, oyun yazarları yaşadıkları dönemin toplumsal meselelerini oyunlara konu ederek dönemlerine ışık tutmuşlardır. Şiddet teması Türk tiyatrosunda sık...
2010 SONRASI TÜRKİYE SİNEMASINDA ERİL ŞİDDETİN TEMSİLLERİ
2010 SONRASI TÜRKİYE SİNEMASINDA ERİL ŞİDDETİN TEMSİLLERİ
Öz Bu çalışmada erkeklerin bireysel ya da grup olarak performe ettikleri ya da maruz kaldıkları şiddetin hegemonik erkekliğe ilişkin pratiklerin ve değerlerin inşasındaki rolünü a...
Terapötik Şiddetin LGBT+ Boyutu
Terapötik Şiddetin LGBT+ Boyutu
Bu çalışma şiddet kavramından yola çıkarak terapötik şiddeti ele almış ve terapötik şiddetin farklı boyutlarının LGBT+ danışanlarına etkisini araştırmıştır. Terapötik şiddet kavram...

Back to Top