Javascript must be enabled to continue!
Fârâbî’nin Çokdilliliği ve Kopula
View through CrossRef
Kopula, bağ, rabıta, ilişki anlamlarına gelen ve bir önermede yüklemi özneye bağlayan, mantıkta yargı bildiren, dilsel birim olarak tanımlanmaktadır. Hint-Avrupa dillerinin çoğunda en önemli kopula İngilizce’de to be veya Fransızca’da être gibi olmak anlamına gelen bir fiil mastarıdır. Aristoteles’in dili Antik Yunanca’da olmak, üçüncü tekil şahsı ἐστί (esti) olan ve Türkçe’de -dir anlamına gelen εἰμί (eimi) fiilinin mastarı είναι (einai) sözcüğüdür. Mantık çalışmalarında Aristoteles’i takip eden Fârâbî aslen, bugünkü adıyla Kazakistanlı olup, dönemin ilim anlayışına uygun olarak eserlerini Arapça yazmıştır. Sami dil ailesinin bir parçası olan Arapça’da söz konusu bağ anlamı çok iyi aktarılsa da aleni bir kopula yoktur. Bu temelde, Aristoteles’in daha önceki çevirmenleri kopula terimini tercüme etmek için çözüm üretmeye ihtiyaç duymuş ve bu doğrultuda هو (hüve) ya da الموجود (mevcut), cümle içinde “mevcut”un da kendisinden türemiş olduğu الوجود (vücut)tan çekilen يوجَد (yûced), terimlerini önermişlerdi. Aristoteles’ten ilhamla, mantığın apaçık sergilenebilmesi için kopula kullanımına ihtiyaç olduğunu savunan Fârâbî, açık bir şekilde bunlardan ikincisini tercih etmiştir. Onu bu seçime yönelten şey çok dilliliği ve etnik kökenidir. Zira ana dili Türkçe’den başka Arapça ve yanı sıra Hint-Avrupa dillerinden Soğdca ve Farsçaya dair bilgisi, Farsça’daki بودن (bûdan) ile Aristoteles’in είναι sözcüğünün aynı olmak fiili kökeninden geldiğini kavramasını sağlamıştır. Aynı anlam, Türk dillerinde bu tarz bir fiil aracılığıyla değil, ancak modern Türkçe’de hem var olma hem de mevcut olma anlamını taşıyan bir yüklem olan var sözcüğü ile ifade edilir. Dolayısıyla, Fârâbî’nin ilgisini ilk çeken şeyin “yûced” ile ana dili Türkçe’deki “var” arasındaki benzerlik olduğu ve söz konusu kopula seçiminin onun Türk kökenli oluşundan kaynaklı doğal bir yönelimle gerçekleştiği düşünülmektedir.
Title: Fârâbî’nin Çokdilliliği ve Kopula
Description:
Kopula, bağ, rabıta, ilişki anlamlarına gelen ve bir önermede yüklemi özneye bağlayan, mantıkta yargı bildiren, dilsel birim olarak tanımlanmaktadır.
Hint-Avrupa dillerinin çoğunda en önemli kopula İngilizce’de to be veya Fransızca’da être gibi olmak anlamına gelen bir fiil mastarıdır.
Aristoteles’in dili Antik Yunanca’da olmak, üçüncü tekil şahsı ἐστί (esti) olan ve Türkçe’de -dir anlamına gelen εἰμί (eimi) fiilinin mastarı είναι (einai) sözcüğüdür.
Mantık çalışmalarında Aristoteles’i takip eden Fârâbî aslen, bugünkü adıyla Kazakistanlı olup, dönemin ilim anlayışına uygun olarak eserlerini Arapça yazmıştır.
Sami dil ailesinin bir parçası olan Arapça’da söz konusu bağ anlamı çok iyi aktarılsa da aleni bir kopula yoktur.
Bu temelde, Aristoteles’in daha önceki çevirmenleri kopula terimini tercüme etmek için çözüm üretmeye ihtiyaç duymuş ve bu doğrultuda هو (hüve) ya da الموجود (mevcut), cümle içinde “mevcut”un da kendisinden türemiş olduğu الوجود (vücut)tan çekilen يوجَد (yûced), terimlerini önermişlerdi.
Aristoteles’ten ilhamla, mantığın apaçık sergilenebilmesi için kopula kullanımına ihtiyaç olduğunu savunan Fârâbî, açık bir şekilde bunlardan ikincisini tercih etmiştir.
Onu bu seçime yönelten şey çok dilliliği ve etnik kökenidir.
Zira ana dili Türkçe’den başka Arapça ve yanı sıra Hint-Avrupa dillerinden Soğdca ve Farsçaya dair bilgisi, Farsça’daki بودن (bûdan) ile Aristoteles’in είναι sözcüğünün aynı olmak fiili kökeninden geldiğini kavramasını sağlamıştır.
Aynı anlam, Türk dillerinde bu tarz bir fiil aracılığıyla değil, ancak modern Türkçe’de hem var olma hem de mevcut olma anlamını taşıyan bir yüklem olan var sözcüğü ile ifade edilir.
Dolayısıyla, Fârâbî’nin ilgisini ilk çeken şeyin “yûced” ile ana dili Türkçe’deki “var” arasındaki benzerlik olduğu ve söz konusu kopula seçiminin onun Türk kökenli oluşundan kaynaklı doğal bir yönelimle gerçekleştiği düşünülmektedir.
Related Results
Risâle fî is̱bâti’l-müfâriḳāt’ın Aidiyeti Üzerine Tahlil, Tahkik ve Tercüme
Risâle fî is̱bâti’l-müfâriḳāt’ın Aidiyeti Üzerine Tahlil, Tahkik ve Tercüme
Bu çalışma, İslam felsefesinde Meşşai filozofların ortaya koydukları varlık anlayışı çerçevesinde kaleme alınmış bir eser olan Risâle fî is̱bâti’l-müfâriḳāt’ın aidiyet problemine o...
Abdulkadir Mardinî’nin Meşşaî Felsefe Eleştirisi
Abdulkadir Mardinî’nin Meşşaî Felsefe Eleştirisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 17. yüzyıl Osmanlı düşünürü Abdulkadir Mardinî’nin el-Hikmetü’l-İlhamiyye adlı eserinde Meşşâî filozoflara yönelttiği felsefi eleştirileri incelemektir. ...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî et-Temimî (ö. 536/1141) Endülüs’ün düşmesinden önce Kuzey Afrika’da yaşamış son fakihlerdendir. Malikî fıkhının usûl-i fıkıh yapısının oluşumunda önemli dönüm noktası olarak...
Bilgi Herkese Açık mı? İbn Sînâ’da Felsefî Bilginin Aktarımı, Liyakat ve Ahlakî Sınırlar
Bilgi Herkese Açık mı? İbn Sînâ’da Felsefî Bilginin Aktarımı, Liyakat ve Ahlakî Sınırlar
Bu makale, İslam felsefe geleneğinde felsefî bilginin aktarımına dair geliştirilen seçici yaklaşımı, özellikle İbn Sînâ’nın pedagojik ve ahlâkî tutumu üzerinden incelemektedir. Çal...
Konsep Negara dan Masyarakat Ideal Menurut Al-Farabi dalam Sudut Pandang Ekonomi
Konsep Negara dan Masyarakat Ideal Menurut Al-Farabi dalam Sudut Pandang Ekonomi
Al-Farabi adalah seorang tokoh filsuf muslim terkenal dengan berbagai gagasan pada bidang ilmu pengetahuan. Hasil pemikirannya tertuang dalam berbagai karya seperti buku, makalah d...
Kontribusi al-Farabi dalam Bidang Keilmuan
Kontribusi al-Farabi dalam Bidang Keilmuan
<p>Discourses related to the history of classical Islamic figures, especially the study of the construction of scientific fields and their thoughts, are very complex. This is...
Al-Farabi – The Sage of Turkic-Islamic Civilization (870–950)
Al-Farabi – The Sage of Turkic-Islamic Civilization (870–950)
This article provides a comprehensive analysis of the values of spiritual perfection in Abu Naṣr al-Farabi’s doctrine of the virtuous state and their philosophical significance. Th...

