Javascript must be enabled to continue!
Cumhuriyetin Köşeli Parantezi: Dindar Kadınların Kamusallaşma İmkanı Olarak Başörtüsünün Türkiye Tarihi
View through CrossRef
Türkiye’de başörtüsü meselesi, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana hem siyasal alanın hem de toplumsal cinsiyet rejiminin en tartışmalı eksenlerinden biri olmuştur. Bu çalışma, başörtüsünün Türkiye’de siyasal bir imge olarak geçirdiği dönüşümü ve başörtülü dindar kadınların deneyim ve anlam dünyalarında kuşaklar arası farklılaşan karşılıklarını incelemektedir. Çalışma, dindar kadınların tarih yazımının 1990’larda yoğunlaşan yasaklar ve buna eşlik eden “mağduriyet” anlatısı üzerinden kurulduğunu; bu anlatının sıklıkla Kemalizm, elitizm ve Batılılaşma eleştirileriyle eklemlendiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada, üç aşamalı bir dönemlendirme önerilmektedir: (i) 1960’ların sonlarından itibaren başörtüsünün kentli dindar kadınlar için yeni bir kamusal sembole dönüşmesi ve ilk kadın hareketliliğinin ortaya çıkışı; (ii) 1990’larda yasaklar nedeniyle başörtüsünün seküler–dindar geriliminin merkezine yerleşmesi, sokak eylemleri, dernekleşme ve hak temelli söylem aracılığıyla “mücadele sembolü” haline gelmesi; (iii) 2013 sonrası yasakların kalkmasıyla birlikte başörtüsünün siyasal anlamının yeniden dönüşmesi ve genç kuşaklar açısından çeşitlenmeden ziyade “parçalanma” ve kopuş dinamikleri üretmesidir. Yöntem olarak çalışma, literatür ve seçili metinleri betimsel biçimde çözümleyerek “hak ve özgürlük söylemi”, “mağduriyet anlatısı” ve “yasalaşma süreci” temaları altında sınıflandırmakta; bu temaların zaman içindeki dönüşümünü karşılaştırmalı şekilde yorumlamaktadır. Bulgular, başörtüsü mücadelesinin kuşaklar boyunca farklı mağduriyet rejimleri ürettiğini göstermektedir: İlk kuşakta devlet merkezli modernleşmenin dışlayıcı pratikleri; ikinci kuşakta hem laik aktörler hem İslamcı erkek hegemonyasıyla eşzamanlı gerilimler; üçüncü kuşakta ise yasağın yerini alan topluluk içi baskılar ve dinin siyasal araçsallaştırılmasına karşı yeni bir itiraz hattı ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede çalışma, başörtüsünün değişen siyasal anlamını yalnızca devlet–din gerilimi üzerinden değil, kadın bedeninin ve kadın öznelliğinin farklı iktidar biçimleri tarafından nasıl düzenlendiği üzerinden de tartışmaktadır. Böylece hem seküler modernleşmenin dışlayıcı pratiklerine hem de muhafazakâr-ataerkil yapıların kadınlar üzerindeki tahakkümüne yönelik eleştirel bir feminist müdahale geliştirmektedir. Bu yönüyle makale, Türkiye’de din, toplumsal cinsiyet ve kamusal alan literatürüne tarihsel-söylemsel ve feminist bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Title: Cumhuriyetin Köşeli Parantezi: Dindar Kadınların Kamusallaşma İmkanı Olarak Başörtüsünün Türkiye Tarihi
Description:
Türkiye’de başörtüsü meselesi, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana hem siyasal alanın hem de toplumsal cinsiyet rejiminin en tartışmalı eksenlerinden biri olmuştur.
Bu çalışma, başörtüsünün Türkiye’de siyasal bir imge olarak geçirdiği dönüşümü ve başörtülü dindar kadınların deneyim ve anlam dünyalarında kuşaklar arası farklılaşan karşılıklarını incelemektedir.
Çalışma, dindar kadınların tarih yazımının 1990’larda yoğunlaşan yasaklar ve buna eşlik eden “mağduriyet” anlatısı üzerinden kurulduğunu; bu anlatının sıklıkla Kemalizm, elitizm ve Batılılaşma eleştirileriyle eklemlendiğini ortaya koymaktadır.
Çalışmada, üç aşamalı bir dönemlendirme önerilmektedir: (i) 1960’ların sonlarından itibaren başörtüsünün kentli dindar kadınlar için yeni bir kamusal sembole dönüşmesi ve ilk kadın hareketliliğinin ortaya çıkışı; (ii) 1990’larda yasaklar nedeniyle başörtüsünün seküler–dindar geriliminin merkezine yerleşmesi, sokak eylemleri, dernekleşme ve hak temelli söylem aracılığıyla “mücadele sembolü” haline gelmesi; (iii) 2013 sonrası yasakların kalkmasıyla birlikte başörtüsünün siyasal anlamının yeniden dönüşmesi ve genç kuşaklar açısından çeşitlenmeden ziyade “parçalanma” ve kopuş dinamikleri üretmesidir.
Yöntem olarak çalışma, literatür ve seçili metinleri betimsel biçimde çözümleyerek “hak ve özgürlük söylemi”, “mağduriyet anlatısı” ve “yasalaşma süreci” temaları altında sınıflandırmakta; bu temaların zaman içindeki dönüşümünü karşılaştırmalı şekilde yorumlamaktadır.
Bulgular, başörtüsü mücadelesinin kuşaklar boyunca farklı mağduriyet rejimleri ürettiğini göstermektedir: İlk kuşakta devlet merkezli modernleşmenin dışlayıcı pratikleri; ikinci kuşakta hem laik aktörler hem İslamcı erkek hegemonyasıyla eşzamanlı gerilimler; üçüncü kuşakta ise yasağın yerini alan topluluk içi baskılar ve dinin siyasal araçsallaştırılmasına karşı yeni bir itiraz hattı ortaya çıkmaktadır.
Bu çerçevede çalışma, başörtüsünün değişen siyasal anlamını yalnızca devlet–din gerilimi üzerinden değil, kadın bedeninin ve kadın öznelliğinin farklı iktidar biçimleri tarafından nasıl düzenlendiği üzerinden de tartışmaktadır.
Böylece hem seküler modernleşmenin dışlayıcı pratiklerine hem de muhafazakâr-ataerkil yapıların kadınlar üzerindeki tahakkümüne yönelik eleştirel bir feminist müdahale geliştirmektedir.
Bu yönüyle makale, Türkiye’de din, toplumsal cinsiyet ve kamusal alan literatürüne tarihsel-söylemsel ve feminist bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Related Results
Dindar Şahsiyeti İnşa Eden Üç Kavram: İslâm-İman-İhsan
Dindar Şahsiyeti İnşa Eden Üç Kavram: İslâm-İman-İhsan
Din, mensuplarının dini ameli ve ahlaki kimliğini şekillendiren en önemli unsurdur. Dindar ise dini, yaşamına uyarlayarak pratize eden kişidir. Tanrı kaynaklı dinin teorik çerçeves...
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Gayretimin bir kısmı bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise; koskoca bir İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini h...
Türk Dizilerinde Popüler Dindar Tipolojisi: “Kızıl Goncalar” Dizisi Örneği
Türk Dizilerinde Popüler Dindar Tipolojisi: “Kızıl Goncalar” Dizisi Örneği
Televizyon, dizi ve filmleri aracılığıyla insanların bilinçlerini yönlendiren, izleyicilerin tutum ve davranışlarına etki eden, kişi ve mekanlarla ilgili imajlar üreten kitle ilet...
Cumhuriyetin Çocuklarına ve Gençlerine Cumhuriyetin Anlatımı
Cumhuriyetin Çocuklarına ve Gençlerine Cumhuriyetin Anlatımı
Bu çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında yayınlanan ilkokul
ve lise tarih ders kitaplarında, Cumhuriyetin kuruluş sürecinin ve ilanının
...
Kadınların Prenatal Kayıp Durumunda Ebelerden Beklentileri
Kadınların Prenatal Kayıp Durumunda Ebelerden Beklentileri
Amaç: Bu araştırmada kadınların prenatal kayıp durumunda ebelerden beklentilerini belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik kesitsel olarak Eylül 2015 - Temmuz 2019 tarih...
Trailblazers IV: Türkan Rado First Woman Law Professor of Turkey (Hukukun Öncüleri Iv: Türkan Rado Türkiye’Nin İlk Kadin Hukuk Profesörü)
Trailblazers IV: Türkan Rado First Woman Law Professor of Turkey (Hukukun Öncüleri Iv: Türkan Rado Türkiye’Nin İlk Kadin Hukuk Profesörü)
<b>English abstract:</b> Türkan Rado (30 October 1915 – 3 March 2007) was the first woman law professor of Turkey and also according to many sources the first woman pro...
TÜRKİYE’DE DİNDAR BURJUVA VE KADIN
TÜRKİYE’DE DİNDAR BURJUVA VE KADIN
Türkiye’de sosyal, ekonomik ve kültürel değişimler
ışığında oluşmuş yeni bir zengin sınıfından söz etmek mümkündür. Bilindiği gibi
Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde muhafazak...
ZİYA GÖKALP’İN ESERLERİNDE CUMHURİYET DEĞERLERİ: KÜÇÜK HEMŞİRE MASALI
ZİYA GÖKALP’İN ESERLERİNDE CUMHURİYET DEĞERLERİ: KÜÇÜK HEMŞİRE MASALI
İnsanların eşitlik, özgürlük ve adalet içinde yaşama hakkını savunan ve bu değerleri korumak ve geliştirmek amacıyla kurumsal ve hukuki bir çerçeve sunan yönetim biçimi olarak tanı...

