Javascript must be enabled to continue!
Rus Prensi Alexandr Mihailoviç’in Osmanlı Ülkesine Ziyareti (1901)
View through CrossRef
Rus Prensi Alexandr Mihailoviç, 1901 yılında çok kapsamlı bir seyahate çıkmıştı. Seyahatin esas gayesi Bulgaristan üzerindeki siyasi emelleriydi. Osmanlı limanlarından Varna, Burgaz’ı ziyaret etmiş daha sonra Romanya’ya bağı Köstence’nin ardından İstanbul’a uğramıştı. Seyahatin son durağı ise Sinop, Samsun, ve Ordu ve Giresun’du. Makalede Prens’in biyografisi, Osmanlı-Rus ilişkileri ve Sultan II. Abdülhamid devri teşrifat kuralları konusunda yeni bilgiler ortaya konarak literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir. Rus Prensi’nin bu seyahati Osmanlı ülkesini tanımak, Balkanlardaki Ortodokslar üzerinde hamiliği kuvvetlendirme ve Sultan II. Abdülhamid ile Rus Çarı II. Nikola arasındaki iletişimi kuvvetlendirmiştir. Osmanlı-Rusya ilişkilerinde II. Abdülhamid döneminde özellikle İngiltere’nin Mısır’ı işgal etmesinin ardından ikili ilişkilerde gözle görülür bir iyileşme yaşandı. Sultan II. Abdülhamid, 1878’deki savaşta Rusya’nın askeri gücünü görmüştü. Başta Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ olmak üzere tüm Balkan devletlerinin Rusya’nın tesiri altında olduğunu bilmekteydi. 1878’den itibaren Rusya ile olan ilişkilerin düzetilmeye başlandığı bir dönemdi. Rusya’nın kısa ve uzun vadeli planları içinde Boğazları elde tutma ve Karadeniz’de donanmanın yeniden tesis edilmesiydi. Rusya’nın Balkanlardaki özellikle de Slavlar arasındaki gücü tüm Ortodoksların hamisi olmasından ileri gelmekteydi. Diplomasiyi oldukça etkin kullanan Sultan II. Abdülhamid kurduğu ikili diyaloglarının yanında uyguladığı teşrifatlarla, hediye ve nişanlarla konuklarının beğenisini kazanmıştır. Siyasi ve dostluk ilişkileri çerçevesinde Rus Çarı II. Nikola’nın amcasının oğlu olan Alexandr Mihailoviç’i Bulgaristan, İstanbul ve Karadeniz’e göndermişti.
Vakanuvis International Journal of Historical Researches
Title: Rus Prensi Alexandr Mihailoviç’in Osmanlı Ülkesine Ziyareti (1901)
Description:
Rus Prensi Alexandr Mihailoviç, 1901 yılında çok kapsamlı bir seyahate çıkmıştı.
Seyahatin esas gayesi Bulgaristan üzerindeki siyasi emelleriydi.
Osmanlı limanlarından Varna, Burgaz’ı ziyaret etmiş daha sonra Romanya’ya bağı Köstence’nin ardından İstanbul’a uğramıştı.
Seyahatin son durağı ise Sinop, Samsun, ve Ordu ve Giresun’du.
Makalede Prens’in biyografisi, Osmanlı-Rus ilişkileri ve Sultan II.
Abdülhamid devri teşrifat kuralları konusunda yeni bilgiler ortaya konarak literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir.
Rus Prensi’nin bu seyahati Osmanlı ülkesini tanımak, Balkanlardaki Ortodokslar üzerinde hamiliği kuvvetlendirme ve Sultan II.
Abdülhamid ile Rus Çarı II.
Nikola arasındaki iletişimi kuvvetlendirmiştir.
Osmanlı-Rusya ilişkilerinde II.
Abdülhamid döneminde özellikle İngiltere’nin Mısır’ı işgal etmesinin ardından ikili ilişkilerde gözle görülür bir iyileşme yaşandı.
Sultan II.
Abdülhamid, 1878’deki savaşta Rusya’nın askeri gücünü görmüştü.
Başta Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ olmak üzere tüm Balkan devletlerinin Rusya’nın tesiri altında olduğunu bilmekteydi.
1878’den itibaren Rusya ile olan ilişkilerin düzetilmeye başlandığı bir dönemdi.
Rusya’nın kısa ve uzun vadeli planları içinde Boğazları elde tutma ve Karadeniz’de donanmanın yeniden tesis edilmesiydi.
Rusya’nın Balkanlardaki özellikle de Slavlar arasındaki gücü tüm Ortodoksların hamisi olmasından ileri gelmekteydi.
Diplomasiyi oldukça etkin kullanan Sultan II.
Abdülhamid kurduğu ikili diyaloglarının yanında uyguladığı teşrifatlarla, hediye ve nişanlarla konuklarının beğenisini kazanmıştır.
Siyasi ve dostluk ilişkileri çerçevesinde Rus Çarı II.
Nikola’nın amcasının oğlu olan Alexandr Mihailoviç’i Bulgaristan, İstanbul ve Karadeniz’e göndermişti.
Related Results
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Osmanlı Devleti 18. yüzyılda geçmişle güçlü bağlarına devam ederken gelişmelere ayak uydurmaya başlayarak modernleşme sürecine doğru yeni adımlar atmaktaydı. Avrupa devletleri için...
BALTACI MEHMED PAŞA’DAN LEH MEMLEKETİNE MEKTUP: 1711 PRUT ANTLAŞMASININ OSMANLI, RUS, İSVEÇ VE LEH İLİŞKİLERİNE YANSIMALARI HAKKINDA BİR BELGE
BALTACI MEHMED PAŞA’DAN LEH MEMLEKETİNE MEKTUP: 1711 PRUT ANTLAŞMASININ OSMANLI, RUS, İSVEÇ VE LEH İLİŞKİLERİNE YANSIMALARI HAKKINDA BİR BELGE
XVII. yüzyıl sonunda imzalanan 1699 Karlofça Antlaşması’nın ardından Osmanlı Devleti için önemli bir kazanç olan Prut Antlaşması bu özelliği sebebiyle dikkat çeken diplomatik bir h...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
19. yüzyılda Osmanlı-Rus Diplomasisinde Boğazlar: Stratejik Kazanım ve Güç Mücadelesi
19. yüzyılda Osmanlı-Rus Diplomasisinde Boğazlar: Stratejik Kazanım ve Güç Mücadelesi
19. yüzyılda, Osmanlı-Rus diplomatik ilişkileri, özellikle Boğazlar üzerindeki stratejik kazanım ve güç mücadelesi etrafında şekillenmiştir. Rusya, 19. yüzyılın başlarından itibare...
Galler Prensi Edward ın (VII. Edward) İstanbul Ziyaretleri
Galler Prensi Edward ın (VII. Edward) İstanbul Ziyaretleri
1853-1856 Kırım Savaşı ve 1856 Paris Antlaşması ile başlayan süreçte
Avrupa devletleri ile ittifaklar kuran ve kendisi de artık bir Avrupa devleti
olarak kabul edilen Osmanlı İmp...
Tarihin Edebiyata Yansıması: Şebinkarahisarlı Abdî Bey’in Rûs-nâmesi
Tarihin Edebiyata Yansıması: Şebinkarahisarlı Abdî Bey’in Rûs-nâmesi
Şairler, mensubu olduğu toplumun tarihsel gerçeklerini kendi bakış açılarıyla edebî formda işleyerek okuyucu üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Bu durum ise ancak sözün güc...
Kıbrıs’ın İngiltere’ye Geçici Olarak Devrine Giden Süreçte İngiliz Parlamentosu ve Kamuoyundaki Tartışmalar
Kıbrıs’ın İngiltere’ye Geçici Olarak Devrine Giden Süreçte İngiliz Parlamentosu ve Kamuoyundaki Tartışmalar
1571 yılından itibaren Osmanlı imparatorluğunun egemenliğinde olan Kıbrıs, 19. Yüzyılın sonlarına yaşanan bir dizi krizin ardından imparatorluğun elinden çıkmıştır. 93 Harbi olarak...

