Javascript must be enabled to continue!
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
View through CrossRef
Osmanlı Devleti 18. yüzyılda geçmişle güçlü bağlarına devam ederken gelişmelere ayak uydurmaya başlayarak modernleşme sürecine doğru yeni adımlar atmaktaydı. Avrupa devletleri için de bu yüzyıl güç dengelerinin değişikliğe uğradığı bir dönemdi.
Tuna Nehri’nin kuzeyinde yer alan Eflak ve Boğdan voyvodalıkları, 16 ve 17. yüzyıllarda Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Lehistan arasında nüfuz çatışmasının gerçekleştiği iki önemli eyaletti. 18. yüzyılda ise buralardaki hâkimiyet mücadelesi, üç büyük devlet olan Osmanlı İmparatorluğu, Rus Çarlığı ve Avusturya İmparatorluğu arasında yapıldı.
Osmanlı Devleti, 18. yüzyılın ikinci yarısına kadar Avrupa devletlerine karşı hala güçlü bir görüntü sergiliyordu. 1768 yılında başlayan Osmanlı-Rus savaşı her iki taraf için bir dönüm noktası oldu. 1774 Küçük Kaynarca Anlaşması’yla sonuçlanan bu savaş Osmanlı Devleti’nin zafiyetini gözler önüne sererken, Rusya’nın ise güçlendiğini gösteriyordu. Osmanlı devlet adamlarının bazıları, Rusya’nın yayılmacı politikasını durdurma ve kaybedilen prestiji yeniden kazanma yolunun, savaş meydanı olduğunu düşünüyordu. Bu devlet adamlarının başını ise Sadrazam Yusuf Paşa çekiyordu. 19 Ağustos 1787 tarihinde toplanan meşveret meclisinde, bu görüş baskın geldi ve Rusya ile savaşmaya karar verildi.
18. yüzyılın başından itibaren Fenerli voyvodalar tarafından idare edilen Eflak ve Boğdan, Osmanlı Tarihi’nde genelde Rusya ve Avusturya’yla yaptıkları iş birliğiyle anılmıştır. Bu çerçevede bu makalede, Eflak ve Boğdan memleketlerinin 1787-1792 Osmanlı-Rus Avusturya savaşında yaptıkları hizmetlerden bahsedilecek ve Fener voyvodaları, genel algının dışında farklı bir bakış açısıyla ele alınacaktır.
Konu bütünlüğünü sağlamak amacıyla, 18. yüzyılda Eflak ve Boğdan voyvodalığı idaresinin değişmesine yönelik kısa bir hatırlatma yapıldıktan sonra 1787-1792 Osmanlı-Rus Avusturya Savaşlarında bahsi geçen voyvodalıkların faaliyetleri incelenecektir. Bu kapsamda makalemiz, 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşı’ndaki Eflak ve Boğdan voyvodalığı örnekleminden yola çıkarak 18. yüzyılda Batı yönünde yapılan savaşlarda Eflak ve Boğdan’ın, Osmanlı Devleti için ifade ettiği değeri göstermek amacı taşımaktadır.
Title: Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Description:
Osmanlı Devleti 18.
yüzyılda geçmişle güçlü bağlarına devam ederken gelişmelere ayak uydurmaya başlayarak modernleşme sürecine doğru yeni adımlar atmaktaydı.
Avrupa devletleri için de bu yüzyıl güç dengelerinin değişikliğe uğradığı bir dönemdi.
Tuna Nehri’nin kuzeyinde yer alan Eflak ve Boğdan voyvodalıkları, 16 ve 17.
yüzyıllarda Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Lehistan arasında nüfuz çatışmasının gerçekleştiği iki önemli eyaletti.
18.
yüzyılda ise buralardaki hâkimiyet mücadelesi, üç büyük devlet olan Osmanlı İmparatorluğu, Rus Çarlığı ve Avusturya İmparatorluğu arasında yapıldı.
Osmanlı Devleti, 18.
yüzyılın ikinci yarısına kadar Avrupa devletlerine karşı hala güçlü bir görüntü sergiliyordu.
1768 yılında başlayan Osmanlı-Rus savaşı her iki taraf için bir dönüm noktası oldu.
1774 Küçük Kaynarca Anlaşması’yla sonuçlanan bu savaş Osmanlı Devleti’nin zafiyetini gözler önüne sererken, Rusya’nın ise güçlendiğini gösteriyordu.
Osmanlı devlet adamlarının bazıları, Rusya’nın yayılmacı politikasını durdurma ve kaybedilen prestiji yeniden kazanma yolunun, savaş meydanı olduğunu düşünüyordu.
Bu devlet adamlarının başını ise Sadrazam Yusuf Paşa çekiyordu.
19 Ağustos 1787 tarihinde toplanan meşveret meclisinde, bu görüş baskın geldi ve Rusya ile savaşmaya karar verildi.
18.
yüzyılın başından itibaren Fenerli voyvodalar tarafından idare edilen Eflak ve Boğdan, Osmanlı Tarihi’nde genelde Rusya ve Avusturya’yla yaptıkları iş birliğiyle anılmıştır.
Bu çerçevede bu makalede, Eflak ve Boğdan memleketlerinin 1787-1792 Osmanlı-Rus Avusturya savaşında yaptıkları hizmetlerden bahsedilecek ve Fener voyvodaları, genel algının dışında farklı bir bakış açısıyla ele alınacaktır.
Konu bütünlüğünü sağlamak amacıyla, 18.
yüzyılda Eflak ve Boğdan voyvodalığı idaresinin değişmesine yönelik kısa bir hatırlatma yapıldıktan sonra 1787-1792 Osmanlı-Rus Avusturya Savaşlarında bahsi geçen voyvodalıkların faaliyetleri incelenecektir.
Bu kapsamda makalemiz, 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşı’ndaki Eflak ve Boğdan voyvodalığı örnekleminden yola çıkarak 18.
yüzyılda Batı yönünde yapılan savaşlarda Eflak ve Boğdan’ın, Osmanlı Devleti için ifade ettiği değeri göstermek amacı taşımaktadır.
Related Results
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
19. yüzyılda Osmanlı-Rus Diplomasisinde Boğazlar: Stratejik Kazanım ve Güç Mücadelesi
19. yüzyılda Osmanlı-Rus Diplomasisinde Boğazlar: Stratejik Kazanım ve Güç Mücadelesi
19. yüzyılda, Osmanlı-Rus diplomatik ilişkileri, özellikle Boğazlar üzerindeki stratejik kazanım ve güç mücadelesi etrafında şekillenmiştir. Rusya, 19. yüzyılın başlarından itibare...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
BALTACI MEHMED PAŞA’DAN LEH MEMLEKETİNE MEKTUP: 1711 PRUT ANTLAŞMASININ OSMANLI, RUS, İSVEÇ VE LEH İLİŞKİLERİNE YANSIMALARI HAKKINDA BİR BELGE
BALTACI MEHMED PAŞA’DAN LEH MEMLEKETİNE MEKTUP: 1711 PRUT ANTLAŞMASININ OSMANLI, RUS, İSVEÇ VE LEH İLİŞKİLERİNE YANSIMALARI HAKKINDA BİR BELGE
XVII. yüzyıl sonunda imzalanan 1699 Karlofça Antlaşması’nın ardından Osmanlı Devleti için önemli bir kazanç olan Prut Antlaşması bu özelliği sebebiyle dikkat çeken diplomatik bir h...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
Tarihin Edebiyata Yansıması: Şebinkarahisarlı Abdî Bey’in Rûs-nâmesi
Tarihin Edebiyata Yansıması: Şebinkarahisarlı Abdî Bey’in Rûs-nâmesi
Şairler, mensubu olduğu toplumun tarihsel gerçeklerini kendi bakış açılarıyla edebî formda işleyerek okuyucu üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Bu durum ise ancak sözün güc...
Kıbrıs’ın İngiltere’ye Geçici Olarak Devrine Giden Süreçte İngiliz Parlamentosu ve Kamuoyundaki Tartışmalar
Kıbrıs’ın İngiltere’ye Geçici Olarak Devrine Giden Süreçte İngiliz Parlamentosu ve Kamuoyundaki Tartışmalar
1571 yılından itibaren Osmanlı imparatorluğunun egemenliğinde olan Kıbrıs, 19. Yüzyılın sonlarına yaşanan bir dizi krizin ardından imparatorluğun elinden çıkmıştır. 93 Harbi olarak...
TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ BAĞLAMINDA NASREDDİN HOCA FIKRALARI
TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ BAĞLAMINDA NASREDDİN HOCA FIKRALARI
Bu çalışmanın amacı, Nasreddin Hoca fıkralarının toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesidir. Veri toplama aracı olarak Saim Sakaoğlu ve Ali Berat Alptekin tarafından hazır...

