Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

İslam Hukuk Usulünde Müşterek Lafzın Manaya Delaletine Dair Tartışmalar

View through CrossRef
Kitap ve sünnet İslam hukukunun tarihi süreç içerisinde metin halini almış iki temel kaynağıdır. Bu iki kaynakta yer alan nasları anlamak ve bunun için doğru bir yöntem belirlemek İslam hukuk usulünün en önemli konularından biridir. Fıkıh usulünde lafızlar (elfâz) bahsi bu anlamda ihtiyaç duyulan kuralları içeren önemli bir bölümdür. Fıkhî anlamdaki ihtilafların çoğu nasları inşa eden lafızlara yüklenen manalara ve bu manalardan elde edilen hükümlere dayanır. Çünkü lafızlar (elfâz) bahsi, naslardan hüküm çıkarmada ihtiyaç duyulan kuralları ihtiva eder. Bu nedenledir ki fıkıh usulü alanında kaleme alınmış eserlerde lafızlara genişçe yer verildiği görülür. Lafızlar, farklı açılardan taksime tabi tutularak incelenir. Bu çerçevede dört kategoride yirmi dört lafız üzerinde titizlikle durulmaktadır. Çünkü lafızların tasnifi, birbiriyle ilişkisi, hiyerarşisi bilinmeden nasların doğru bir şekilde anlaşılması oldukça güçtür. Söz konusu taksime göre ilk sırada “vaz‘ olunduğu mana bakımından lafızlar” yer alır. Kapsadığı mana bakımından veya şümul bakımından lafızlar olarak da bilinen bu kate-goride dört lafız türü bulunur. Bunlar; âm, hâs, müşterek ve müevvel lafızlardır. Bun-lardan hâss lafız ise emir, nehiy, mutlak ve mukayyed kısımlarına ayırılır. İkinci sırada kullanıldığı mana bakımından lafızlar incelenir. Bu grupta hakikat, mecaz, sarih ve kinaye lafızları yer alır. Üçüncü olarak manaya delaletinin açık veya kapalı olması bakımından lafızlar ele alınır. Bunlar; dördü açık, dördü de kapalı olmak üzere sekiz lafızdan oluşur. Açık lafızlar; zahir, nass, müfesser ve muhkem. Kapalı lafızlar; hafî, müşkil, mücmel ve müteşabih. Son sırada manaya delaletinin şekli bakımından lafızlar üzerinde durulur. Bu lafızlar da ibarenin delaleti, işaretin delaleti, nassın delaleti ve iktizanın delaleti olmak üzere dört kısımdır. Bu taksim Hanefî/fukahâ metodunu be-nimseyen usûlcülere aittir. Mütekellimin/Şâfiî usûlcüleri de bu lafızları incelemişlerdir. Ancak iki yöntem arasında taksimde, sıralamada vs. bazı farklar söz konusudur. 
Title: İslam Hukuk Usulünde Müşterek Lafzın Manaya Delaletine Dair Tartışmalar
Description:
Kitap ve sünnet İslam hukukunun tarihi süreç içerisinde metin halini almış iki temel kaynağıdır.
Bu iki kaynakta yer alan nasları anlamak ve bunun için doğru bir yöntem belirlemek İslam hukuk usulünün en önemli konularından biridir.
Fıkıh usulünde lafızlar (elfâz) bahsi bu anlamda ihtiyaç duyulan kuralları içeren önemli bir bölümdür.
Fıkhî anlamdaki ihtilafların çoğu nasları inşa eden lafızlara yüklenen manalara ve bu manalardan elde edilen hükümlere dayanır.
Çünkü lafızlar (elfâz) bahsi, naslardan hüküm çıkarmada ihtiyaç duyulan kuralları ihtiva eder.
Bu nedenledir ki fıkıh usulü alanında kaleme alınmış eserlerde lafızlara genişçe yer verildiği görülür.
 Lafızlar, farklı açılardan taksime tabi tutularak incelenir.
Bu çerçevede dört kategoride yirmi dört lafız üzerinde titizlikle durulmaktadır.
Çünkü lafızların tasnifi, birbiriyle ilişkisi, hiyerarşisi bilinmeden nasların doğru bir şekilde anlaşılması oldukça güçtür.
Söz konusu taksime göre ilk sırada “vaz‘ olunduğu mana bakımından lafızlar” yer alır.
Kapsadığı mana bakımından veya şümul bakımından lafızlar olarak da bilinen bu kate-goride dört lafız türü bulunur.
Bunlar; âm, hâs, müşterek ve müevvel lafızlardır.
Bun-lardan hâss lafız ise emir, nehiy, mutlak ve mukayyed kısımlarına ayırılır.
İkinci sırada kullanıldığı mana bakımından lafızlar incelenir.
Bu grupta hakikat, mecaz, sarih ve kinaye lafızları yer alır.
Üçüncü olarak manaya delaletinin açık veya kapalı olması bakımından lafızlar ele alınır.
Bunlar; dördü açık, dördü de kapalı olmak üzere sekiz lafızdan oluşur.
Açık lafızlar; zahir, nass, müfesser ve muhkem.
Kapalı lafızlar; hafî, müşkil, mücmel ve müteşabih.
Son sırada manaya delaletinin şekli bakımından lafızlar üzerinde durulur.
Bu lafızlar da ibarenin delaleti, işaretin delaleti, nassın delaleti ve iktizanın delaleti olmak üzere dört kısımdır.
Bu taksim Hanefî/fukahâ metodunu be-nimseyen usûlcülere aittir.
Mütekellimin/Şâfiî usûlcüleri de bu lafızları incelemişlerdir.
Ancak iki yöntem arasında taksimde, sıralamada vs.
bazı farklar söz konusudur.
 .

Related Results

Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Bu çalışmada, hukukçu kimliğinin oluşmasında hukuk eğitiminin temel belirleyici olduğuna ilişkin iddiadan yola çıkılarak, kabul edilmektedir. Bu kabule bağlı olarak hukuk eğitimind...
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hukukun ve hukuk felsefesinin tarihi, felsefenin tarihinden bağımsız düşünülemez. Bu üç tarih alanında olan hemen her şey birbiri ile ilişkili olarak meydana gelmiş ve birbirini de...
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Doğal hukuk ve pozitif hukuk ayrımı, hukukun kaynaklarını göstermek için kullanılmaktadır. Bu ayrım, olan ve olması gereken hukuk arasındaki farka ilişkindir. Bu mesele modern huku...
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
Hukuk kliniği, hukuk eğitiminin geleneksel biçimine alternatif bir yaklaşım sunan, birbiriyle bağlantılı iki önemli amaca yönelmiş bir eğitim ve öğretme metodudur. Huku...
İsâmüddin el-İsferâyînî’de “Vaz‘-Mecaz” İlişkisi -Lafızlar Mecazî Anlamlarına Vaz Edilmiş Midir?-
İsâmüddin el-İsferâyînî’de “Vaz‘-Mecaz” İlişkisi -Lafızlar Mecazî Anlamlarına Vaz Edilmiş Midir?-
Vaz‘, bir lafzın belirli bir anlama delâlet etmesi için tayin edilmesini ifade eder ve bu yönüyle lafızların anlamlarına delâletini sağlayan temel ilke olarak kabul edilir. Ancak l...
Modern Hukuk ve İslâm Hukuku'nda Hâkimin Hukuk İhdâsı
Modern Hukuk ve İslâm Hukuku'nda Hâkimin Hukuk İhdâsı
Toplum düzeninin teminatı olan hukuk sistemleri, kurallar ve kanunlar çerçevesinde inşa edilir. Ancak toplumun dinamik yapısı nedeniyle, kanun koyucuların tüm ihtimalleri kapsayan ...
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
Bu çalışma, hekimin sorumluluğunu gayret sarf etme borcu özelinde hastaya karşı gerekli özeni gösterme açısından ele almayı amaçlamaktadır. Gayret sarf etme borcu kusurdan berî olm...
İlk Mesleki Hukuk Gazetesi: Hukuk (İnceleme-Dizin)
İlk Mesleki Hukuk Gazetesi: Hukuk (İnceleme-Dizin)
19. yüzyılda yenileşme hareketleri ile birlikte devletin her alanında reform çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar hukuk alanında da kendini göstermiş ve kanunlaştırma hareke...

Back to Top