Javascript must be enabled to continue!
İsâmüddin el-İsferâyînî’de “Vaz‘-Mecaz” İlişkisi -Lafızlar Mecazî Anlamlarına Vaz Edilmiş Midir?-
View through CrossRef
Vaz‘, bir lafzın belirli bir anlama delâlet etmesi için tayin edilmesini ifade eder ve bu yönüyle lafızların anlamlarına delâletini sağlayan temel ilke olarak kabul edilir. Ancak lafızların delâlet ettiği anlamlar farklı seviyelerde olup vaz‘ın bu seviyeler üzerindeki rolü değişkenlik göstermektedir. Bu çerçevede, belâgat terminolojisinde lafızların anlamlarına delâleti, hakikat, mecaz ve kinaye gibi farklı düzeyleri ifade eden kategorilerle açıklanmaktadır. Hakikat, lafzın vaz‘ olunduğu asıl anlamda kullanılmasını ifade eder. Mecaz ise, aslî anlamına delâletini engelleyen bir karinenin varlığı hâlinde lafzın asıl anlamıyla ilişkili başka bir anlama delalet etmesidir. Bu bağlamda hakikat düzeyinde vaz‘, lafzın anlamını belirlemede doğrudan belirleyici bir role sahipken mecazda bu etki dolaylıdır. Zira mecazî mânaya delâletin gerçekleşmesi yalnızca vaz‘ ile açıklanamaz; bilakis lafzın asıl anlamına delâletini engelleyen karinelerin varlığı gereklidir. Dil ve belâgat geleneğinde hâkim anlayışa göre vaz‘ ile mecaz arasındaki ilişki bu çerçevede şekillenmiştir. Ancak lafızların mecazî anlamlara delâletinde vaz‘ın rolünün tartışmaya açılması, belâgat, vaz‘ ve fıkıh usulü eserlerinde bu konunun müstakil bir mesele olarak ele alınmasına zemin hazırlamıştır. Özellikle bu meselede usulcü yaklaşımın temsilcisi olarak Teftâzânî’nin (öl. 792/1390), fıkıh usulüne dair yazdığı eserlerde, nev‘î vaz‘ yoluyla da olsa lafzın mecazî anlamına doğrudan vaz‘ ile delâlet ettiğini ileri sürmesi, tartışmanın ivme kazanmasına neden olmuştur. Daha sonra bu konu, vaz‘ ilmine dair bilinen ilk müstakil eser olan Adudüddîn el-Îcî’nin (öl. 756/1355) er-Risâletü’l-vaz‘iyye isimli eseri üzerine yazılan şerhlerde ele alınmış ve vaz‘ın genel ve özel tanımları çerçevesinde kapsamlı biçimde incelenmiştir. Nihayetinde lafızların mecazî anlamlarına delâletinde vaz‘ın var olup olmadığı hususunda, biri dilcilerin başını çektiği ve mecazda vaz‘ın bulunmadığını savunan, diğeri ise usulcülerin temsil ettiği ve mecazda nev‘î de olsa vaz‘ın var olduğunu ileri süren iki farklı görüş ortaya çıkmıştır. Vaz‘-mecaz ilişkisine dair genel kabullerden nispeten farklı ve özgün bir yaklaşım sergileyen isimlerden biri de İsâmüddîn el-İsferâyînî’dir. O, bu konudaki görüşüyle usulcülerin yaklaşımına benzer şekilde lafızların mecazî anlamlarına delâletinde vaz‘ın söz konusu olduğunu belirtmektedir. İsâmüddîn, Îcî’nin er-Risâletü’l-vaz‘iyye’sine yazdığı Şerhu’r-Risâleti’l-vaz‘iyye adlı eserinde vaz‘ın genel ve özel tanımları çerçevesinde meseleyi ele almış ve genel tanımın esas alınması hâlinde mecaz ifade eden lafızların da mecazî anlamlarına vaz‘ edildiğini ileri sürmüştür. İsâmüddîn, mecazda vaz‘ın imkânına dair tartışmaları yalnızca bu eserinde ele almakla kalmamış; nahiv, belâgat ve mantık alanındaki diğer eserlerinde de vaz‘ tanımı çerçevesinde değerlendirmiştir. Mecazı nev‘î vaz‘ ile temellendirmeye çalışan usulcü yaklaşımdan farklı olarak meseleyi alternatif bir perspektiften ele alan İsâmüddîn, vâzı‘ın bir lafzı yalnızca asıl anlamı olan mevzû‘ leh için değil, bu anlamla ilişkili diğer anlamlar için de tayin ettiğini savunmuştur. Daha açık bir ifadeyle İsâmüddîn’in yaklaşımına göre lafızların vaz‘î/hakikî anlamları nasıl verili ise mecazî anlamları da verilidir. Bu makalede yukarıda çizilen çerçeve doğrultusunda öncelikle vaz‘-mecaz ilişkisinin mahiyeti ve bu ilişkiye dair farklı görüşler ele alınmış, ardından İsâmüddîn’in konuyla ilgili yaklaşımı ve görüşleri aktarılmış ve tartışılmıştır.
Title: İsâmüddin el-İsferâyînî’de “Vaz‘-Mecaz” İlişkisi -Lafızlar Mecazî Anlamlarına Vaz Edilmiş Midir?-
Description:
Vaz‘, bir lafzın belirli bir anlama delâlet etmesi için tayin edilmesini ifade eder ve bu yönüyle lafızların anlamlarına delâletini sağlayan temel ilke olarak kabul edilir.
Ancak lafızların delâlet ettiği anlamlar farklı seviyelerde olup vaz‘ın bu seviyeler üzerindeki rolü değişkenlik göstermektedir.
Bu çerçevede, belâgat terminolojisinde lafızların anlamlarına delâleti, hakikat, mecaz ve kinaye gibi farklı düzeyleri ifade eden kategorilerle açıklanmaktadır.
Hakikat, lafzın vaz‘ olunduğu asıl anlamda kullanılmasını ifade eder.
Mecaz ise, aslî anlamına delâletini engelleyen bir karinenin varlığı hâlinde lafzın asıl anlamıyla ilişkili başka bir anlama delalet etmesidir.
Bu bağlamda hakikat düzeyinde vaz‘, lafzın anlamını belirlemede doğrudan belirleyici bir role sahipken mecazda bu etki dolaylıdır.
Zira mecazî mânaya delâletin gerçekleşmesi yalnızca vaz‘ ile açıklanamaz; bilakis lafzın asıl anlamına delâletini engelleyen karinelerin varlığı gereklidir.
Dil ve belâgat geleneğinde hâkim anlayışa göre vaz‘ ile mecaz arasındaki ilişki bu çerçevede şekillenmiştir.
Ancak lafızların mecazî anlamlara delâletinde vaz‘ın rolünün tartışmaya açılması, belâgat, vaz‘ ve fıkıh usulü eserlerinde bu konunun müstakil bir mesele olarak ele alınmasına zemin hazırlamıştır.
Özellikle bu meselede usulcü yaklaşımın temsilcisi olarak Teftâzânî’nin (öl.
792/1390), fıkıh usulüne dair yazdığı eserlerde, nev‘î vaz‘ yoluyla da olsa lafzın mecazî anlamına doğrudan vaz‘ ile delâlet ettiğini ileri sürmesi, tartışmanın ivme kazanmasına neden olmuştur.
Daha sonra bu konu, vaz‘ ilmine dair bilinen ilk müstakil eser olan Adudüddîn el-Îcî’nin (öl.
756/1355) er-Risâletü’l-vaz‘iyye isimli eseri üzerine yazılan şerhlerde ele alınmış ve vaz‘ın genel ve özel tanımları çerçevesinde kapsamlı biçimde incelenmiştir.
Nihayetinde lafızların mecazî anlamlarına delâletinde vaz‘ın var olup olmadığı hususunda, biri dilcilerin başını çektiği ve mecazda vaz‘ın bulunmadığını savunan, diğeri ise usulcülerin temsil ettiği ve mecazda nev‘î de olsa vaz‘ın var olduğunu ileri süren iki farklı görüş ortaya çıkmıştır.
Vaz‘-mecaz ilişkisine dair genel kabullerden nispeten farklı ve özgün bir yaklaşım sergileyen isimlerden biri de İsâmüddîn el-İsferâyînî’dir.
O, bu konudaki görüşüyle usulcülerin yaklaşımına benzer şekilde lafızların mecazî anlamlarına delâletinde vaz‘ın söz konusu olduğunu belirtmektedir.
İsâmüddîn, Îcî’nin er-Risâletü’l-vaz‘iyye’sine yazdığı Şerhu’r-Risâleti’l-vaz‘iyye adlı eserinde vaz‘ın genel ve özel tanımları çerçevesinde meseleyi ele almış ve genel tanımın esas alınması hâlinde mecaz ifade eden lafızların da mecazî anlamlarına vaz‘ edildiğini ileri sürmüştür.
İsâmüddîn, mecazda vaz‘ın imkânına dair tartışmaları yalnızca bu eserinde ele almakla kalmamış; nahiv, belâgat ve mantık alanındaki diğer eserlerinde de vaz‘ tanımı çerçevesinde değerlendirmiştir.
Mecazı nev‘î vaz‘ ile temellendirmeye çalışan usulcü yaklaşımdan farklı olarak meseleyi alternatif bir perspektiften ele alan İsâmüddîn, vâzı‘ın bir lafzı yalnızca asıl anlamı olan mevzû‘ leh için değil, bu anlamla ilişkili diğer anlamlar için de tayin ettiğini savunmuştur.
Daha açık bir ifadeyle İsâmüddîn’in yaklaşımına göre lafızların vaz‘î/hakikî anlamları nasıl verili ise mecazî anlamları da verilidir.
Bu makalede yukarıda çizilen çerçeve doğrultusunda öncelikle vaz‘-mecaz ilişkisinin mahiyeti ve bu ilişkiye dair farklı görüşler ele alınmış, ardından İsâmüddîn’in konuyla ilgili yaklaşımı ve görüşleri aktarılmış ve tartışılmıştır.
Related Results
HEGEL'İN MANTIĞI TRANSANDANTAL MIDIR?
HEGEL'İN MANTIĞI TRANSANDANTAL MIDIR?
Hegel’in mantığı transandantal bir mantık mıdır? Hegel hem Mantık Bilimi adlı eserinde hem de Felsefi Bilimler Ansiklopedisi’nin birinci bölümünü oluşturan Mantık Bilimi’nde, düşün...
YÖNETİM UYGULAMALARI AÇISINDAN YÖNETİCİ Mİ? LİDER Mİ? LİDER-YÖNETİCİ Mİ? KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE
YÖNETİM UYGULAMALARI AÇISINDAN YÖNETİCİ Mİ? LİDER Mİ? LİDER-YÖNETİCİ Mİ? KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE
Yönetim uygulamaları açısından yönetici mi? lider mi? lider-yönetici mi? kavramsal bir çerçeve isimli çalışmada bilhassa; lider ve yönetici kavramlarına ait tüm pozitif özellikleri...
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
Bu makalede, İbn Sînâ’nın ölüm ve ötesine dair görüşlerinin ruh-beden ilişkisi bakımından felsefi bir değerlendirmesi yapılmıştır. Ölüm ötesi hayatla ilgili konuların felsefi bir p...
Kur'an Kelimelerinden el-Vech'in (الوجه ) Tefsir Kaynaklarında ve Meallerde Anlamlandırma Sorunu
Kur'an Kelimelerinden el-Vech'in (الوجه ) Tefsir Kaynaklarında ve Meallerde Anlamlandırma Sorunu
el-Vech (الوجه) kelimesi Kur’an’da yüz, zât, yön ve kıble anlamında hem Allah lafzına hem de insanın zatına muzâf olarak kullanılmaktadır. Tefsirlerde ve meâllerde bu kelimenin anl...
Taha Abdurrahman’ın Düşüncesinde Mecâlü’t-tedâvül Kavramı
Taha Abdurrahman’ın Düşüncesinde Mecâlü’t-tedâvül Kavramı
Batı’dan başlayıp bütün dünyayı etkileyen modernite, birçok alanda geleneksel düşünce biçimlerini sarsacak yeni epistemolojik sistemler ve paradigmalar üretti. Köklü bir geleneğe s...
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.),
haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında
dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle
görevl...
Mustafa Günay, Şiire Felsefeyle Yönelmek, Çizgi Kitabevi, Konya, 2022.
Mustafa Günay, Şiire Felsefeyle Yönelmek, Çizgi Kitabevi, Konya, 2022.
Yaşamı sorgulama disiplini olan felsefe ve insanın duygularını/durumlarını estetik biçimde ifade etme sanatı olan şiir, insanlık tarihinde köklü bir geçmişe sahiptir. Edebiyatın ve...
Yemin Lafızlarının Hüküm İfade Etmesinde Örfün Etkisi
Yemin Lafızlarının Hüküm İfade Etmesinde Örfün Etkisi
Yemin, insanların yaşamları boyunca sözlerini kuvvetlendirmek ve iddialarını pekiştirmek gibi amaçlarla ihtiyaç duydukları vesilelerden biridir. İnsanlığın başlangıcından beri söz ...

