Javascript must be enabled to continue!
MAHKEMENİN TARAFSIZLIĞI VE HAKİMİN AYNI DOSYADA FARKLI GÖREVLER ALMASI
View through CrossRef
Bireylerin yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı adil yargılanma hakkı kapsamındaki temel güvencelerden biridir. Mahkemenin tarafsızlığı, yargısal uyuşmazlığın çözümünde mahkemenin veya mahkeme üyelerinden bazılarının tarafların lehine veya aleyhine bir önyargı, görüş veya menfaate sahip olmaması şeklinde tarif edilebilecektir. Tarafsızlığın bu anlamda nesnel ve öznel boyutları bulunmaktadır. Öznel tarafsızlık mahkemeyi oluşturan üyelerin taraflı bir tutumunun olup olmadığı; nesnel tarafsızlık ise mahkemenin kurum olarak kişilerde tarafsız bir görünüme sahip olduğu konusundaki algıyla ilgilidir. Dolayısıyla nesnel tarafsızlık bakımından mahkemelerin tarafsızlığını koruyacağı güvencelerin varlığı da önem taşımaktadır. Dolayısıyla hakimlerin öznel anlamda tarafsız olması gibi nesnel anlamda da tarafsız görünmelerini sağlayacak güvencelerle donatılmış olması da gerekmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (“CMK”) hakimin tarafsızlığı, hakimin çekinmesi, yasaklılık ve ret müesseseleri ile teminat altına alınmıştır. Buna göre bazı durumlarda hakim kanunda öngörülen sebeplerle muhakeme sürecinde rol oynamayacakken, bazı durumlarda tarafsızlığı şüpheye düştüğü için reddedilebilecektir.
Hakim ve dolayısıyla mahkemenin tarafsızlığına ilişkin önemli bir mesele hakimlerin görülmekte olan davayla ilgili daha önce ayrı bir rolde görev almalarıdır. Bazı durumlarda karar verme mekanizmasındaki hakimler, muhakeme sürecinde birden çok farklı rolde dosyaya el atabilmektedirler. Hakimin daha önceden dosya üzerinde belirli işlemleri yapması tarafsızlığını etkileyebilecek bir haldir. Gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alındığında hakimin dosyanın önceki aşamalarında görev alması, muhakeme sürecinin gidişatını veya esasını etkileyecek etkili bir rol oynaması halinde tarafsızlık güvencesine aykırılık teşkil edebilecektir. Bu durumla ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23. maddesinde belirli yasaklılık halleri öngörülmüştür. Buna karşılık adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemenin tarafsızlığı bakımından ilgili CMK m. 23 yeterli güvenceyi sağlamamaktadır.
Çalışmamızda yargı görevi yapanın daha sonradan hakim olarak bir uyuşmazlıkta görevlendirilmesinin, adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden biri olan mahkemenin tarafsızlığı ile bağdaşıp bağdaşmadığı ele alınacaktır. Bu kapsamda mahkemenin tarafsızlığının güvence altına alınması bakımından mevcut normların yeterliliği değerlendirilecek ve olması gereken hukuk bakımından önerilerde bulunulacaktır.
Title: MAHKEMENİN TARAFSIZLIĞI VE HAKİMİN AYNI DOSYADA FARKLI GÖREVLER ALMASI
Description:
Bireylerin yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı adil yargılanma hakkı kapsamındaki temel güvencelerden biridir.
Mahkemenin tarafsızlığı, yargısal uyuşmazlığın çözümünde mahkemenin veya mahkeme üyelerinden bazılarının tarafların lehine veya aleyhine bir önyargı, görüş veya menfaate sahip olmaması şeklinde tarif edilebilecektir.
Tarafsızlığın bu anlamda nesnel ve öznel boyutları bulunmaktadır.
Öznel tarafsızlık mahkemeyi oluşturan üyelerin taraflı bir tutumunun olup olmadığı; nesnel tarafsızlık ise mahkemenin kurum olarak kişilerde tarafsız bir görünüme sahip olduğu konusundaki algıyla ilgilidir.
Dolayısıyla nesnel tarafsızlık bakımından mahkemelerin tarafsızlığını koruyacağı güvencelerin varlığı da önem taşımaktadır.
Dolayısıyla hakimlerin öznel anlamda tarafsız olması gibi nesnel anlamda da tarafsız görünmelerini sağlayacak güvencelerle donatılmış olması da gerekmektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (“CMK”) hakimin tarafsızlığı, hakimin çekinmesi, yasaklılık ve ret müesseseleri ile teminat altına alınmıştır.
Buna göre bazı durumlarda hakim kanunda öngörülen sebeplerle muhakeme sürecinde rol oynamayacakken, bazı durumlarda tarafsızlığı şüpheye düştüğü için reddedilebilecektir.
Hakim ve dolayısıyla mahkemenin tarafsızlığına ilişkin önemli bir mesele hakimlerin görülmekte olan davayla ilgili daha önce ayrı bir rolde görev almalarıdır.
Bazı durumlarda karar verme mekanizmasındaki hakimler, muhakeme sürecinde birden çok farklı rolde dosyaya el atabilmektedirler.
Hakimin daha önceden dosya üzerinde belirli işlemleri yapması tarafsızlığını etkileyebilecek bir haldir.
Gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alındığında hakimin dosyanın önceki aşamalarında görev alması, muhakeme sürecinin gidişatını veya esasını etkileyecek etkili bir rol oynaması halinde tarafsızlık güvencesine aykırılık teşkil edebilecektir.
Bu durumla ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23.
maddesinde belirli yasaklılık halleri öngörülmüştür.
Buna karşılık adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemenin tarafsızlığı bakımından ilgili CMK m.
23 yeterli güvenceyi sağlamamaktadır.
Çalışmamızda yargı görevi yapanın daha sonradan hakim olarak bir uyuşmazlıkta görevlendirilmesinin, adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden biri olan mahkemenin tarafsızlığı ile bağdaşıp bağdaşmadığı ele alınacaktır.
Bu kapsamda mahkemenin tarafsızlığının güvence altına alınması bakımından mevcut normların yeterliliği değerlendirilecek ve olması gereken hukuk bakımından önerilerde bulunulacaktır.
Related Results
H.L.A. Hart’ın Hukuk Teorisi Bağlamında Hâkimin Takdir Yetkisi ile İdarenin Takdir Yetkisinin Karşılaştırmalı Analizi
H.L.A. Hart’ın Hukuk Teorisi Bağlamında Hâkimin Takdir Yetkisi ile İdarenin Takdir Yetkisinin Karşılaştırmalı Analizi
Takdir yetkisi, bütün hukuk sistemlerinde var olan bir yetki olmasına karşın sürekli tartışılan bir konudur. Özellikle takdir yetkisinin sınırları ve denetimi konularına ilişkin do...
MARTHA C. NUSSBAUM’UN DUYGU TEORİSİNDEN HAREKETLE YARGILAMADA EMPATİ VE SEMPATİ KAVRAMLARININ ROLÜ
MARTHA C. NUSSBAUM’UN DUYGU TEORİSİNDEN HAREKETLE YARGILAMADA EMPATİ VE SEMPATİ KAVRAMLARININ ROLÜ
Duygular uzun bir süre boyunca yargılamada kullanılmasına karşı çıkılan araçlar olarak görülmüş, hâkimin tarafsızlığına zarar vereceği düşüncesiyle reddedilmişlerdir. Yasa yapma sü...
Osmanlı’da Fıkhın Hukuksallaşması Sorununa Çözüm Arayışları: Tercîhü’l-beyyinât Geleneği
Osmanlı’da Fıkhın Hukuksallaşması Sorununa Çözüm Arayışları: Tercîhü’l-beyyinât Geleneği
Osmanlı hukuk düşüncesi, büyük ölçüde Hanefî fıkhı ile önceki Türk-İslam devletlerinden tevarüs eden hukukî birikimin senteziyle şekillenmiştir. 16. yüzyılın başlarında, Osmanlı to...
ALİ HİMMET BERKİ’YE GÖRE YARGILAMA VE HÂKİMLİK
ALİ HİMMET BERKİ’YE GÖRE YARGILAMA VE HÂKİMLİK
Elbistan’da doğan Ali Himmet Berki, 1882-1976 yılları arasında yaşamıştır. Aslen Antalya’ya bağlı Akseki ilçesinin Unulla köyündendir. 1909 yılında Medresetü'l-kudât’tan birincilik...
PROPP YÖNTEMİNİN BULGAR MASALLARINA UYGULANABİLİRLİĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
PROPP YÖNTEMİNİN BULGAR MASALLARINA UYGULANABİLİRLİĞİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Bu çalışma, Bulgar masallarını Vladimir Propp’un yapısal çözümleme yöntemiyle inceleyerek, anlatı yapılarının bu modelle olan uyumunu analiz etmektedir. Masallar, bir toplumun kült...
Meslekî Kelimelere Farklı Bir Bakış: Ortak Kelimeler
Meslekî Kelimelere Farklı Bir Bakış: Ortak Kelimeler
Dilin gündelik hayatta farklı birçok kullanım sahası vardır. Gündelik hayatta kullandığımız kelimelerin yanında mesleklere ait kelimeler de sık kullandığımız kelimeler arasındadır....
ÇAĞDAŞ SERAMİK SANATINDA FARKLI MALZEME KULLANIMI
ÇAĞDAŞ SERAMİK SANATINDA FARKLI MALZEME KULLANIMI
Tarih öncesi çağlardan beri süregelen seramik üretiminde ortalama 20. yüzyıldan itibaren çağdaş yönelimler başlamış, önceleri yeme-içme-saklama kapları ve birtakım dinsel seramikle...
Kuchunguza Sababu Zinazowalazimu Wahusika Kufanya Ukahaba katika Riwaya ya Nyota ya Rehema Na Ndoto ya Almasi
Kuchunguza Sababu Zinazowalazimu Wahusika Kufanya Ukahaba katika Riwaya ya Nyota ya Rehema Na Ndoto ya Almasi
Utafiti huu ulichunguza suala la ukahaba katika riwaya ya Nyota ya Rehema (Mohamed S.Mohamed) na Ndoto ya Almasi (Ken Walibora). Kitendo cha ukahaba kimesababisha mashaka mengi san...

