Javascript must be enabled to continue!
Hz. Ömer ve Hz. Osman Dönemlerinde Türk-Arap İlişkileri
View through CrossRef
Türklerin, sahâbe döneminde Müslüman Araplara karşı takındıkları tavır araştırılması gereken önemli bir konudur. Zira Türk milletinin Emevîler döneminde Araplarla olan ilişkilerinin doğru bir zemine oturtulması büyük oranda buna bağlıdır. Bu sebeple Ḫulefâ-yi Râşidîn dönemine (11-40/632-661) müracaat etmek gerekir. Araştırmanın konusu, Hz. Ömer (13-23/634-644) ve Hz. Osman dönemlerinde (23-35/644-656) Arapların siyasi bir teşekkül olarak, Arap Yarımadası’nın kuzey ve kuzeydoğusunda yer alan Türkler ile kurduğu doğrudan ilişkilerdir. Hz. Ebû Bekir (11-13/632-634) ve Hz. Ali dönemlerinde (35-40/656-661) Türklere dair kayda değer bir hâdise vuku bulmadığı için çalışma Hz. Ömer ve Hz. Osman dönemi ilişkileri ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmanın amacı sahâbe nesli tarafından Yarımada dışında başlatılan fetih hareketlerinin Türkler ile olan periyodunu temel kaynaklar ışığında kronolojik olarak el almaktır. Bu temasın karakter analizi üzerinden Emevîler dönemi Türk-Arap münasebetlerinin sağlıklı bir şekilde araştırılması ve anlaşılmasına katkı sunması ana hedeftir. Nitel araştırma yöntemi alt başlıklarından anlatı araştırması tekniğinin uygulandığı çalışmada; Türklerin, Müslüman Araplar tarafından Ḫulefâ-yi Râşidîn döneminde topraklarına yönelik askerî faaliyetleri bir istila olarak gördükleri, bağımsızlık ve özgürlüklerini korumak için Hazar, Horasan ve Ṭoḫâristân’da savaşırken el-Bâb, Cürcân ve Dihistân’da anlaşmalar yoluyla bunu kısmen sağlamaya çalıştıkları ortaya konulmuştur. Taraflar arasındaki ilişki, Hz. Ömer döneminde daha çok askerî bir görünüme sahip olmuş ve bu durum Hz. Osman zamanında da aynı minvalde devam etmiştir. Hz. Ömer, Türklerin yaşadığı Ceyhun’un ötesine (Mâverâünnehir) geçilmesine müsaade etmezken Hz. Osman döneminde buraya birtakım seferler düzenlenmiş ve bölge halkıyla çeşitli anlaşmalara varılmıştır. Hilafet ordularının bu dönemde Hazar Türkleri karşısında başarısız olduğu görülmektedir. Bunun iç siyasete ve ekonomiye olumsuz yansımaları olmuştur. Yine Hazar yurdunun ele geçirilememesinin, Slav ve Doğu Avrupa halklarının Müslüman Araplarla doğrudan temasını engellediği belirtilmelidir. Bazı kaynaklarda, Hz. Osman döneminde sahâbîlerin de içinde bulunduğu bir grubun Türklerin de yaşadığı Fergana bölgesine sefer düzenlediği geçmektedir. Fakat bu dönemde böyle bir olayın gerçekleşmesi pek olası görünmemektedir.
Title: Hz. Ömer ve Hz. Osman Dönemlerinde Türk-Arap İlişkileri
Description:
Türklerin, sahâbe döneminde Müslüman Araplara karşı takındıkları tavır araştırılması gereken önemli bir konudur.
Zira Türk milletinin Emevîler döneminde Araplarla olan ilişkilerinin doğru bir zemine oturtulması büyük oranda buna bağlıdır.
Bu sebeple Ḫulefâ-yi Râşidîn dönemine (11-40/632-661) müracaat etmek gerekir.
Araştırmanın konusu, Hz.
Ömer (13-23/634-644) ve Hz.
Osman dönemlerinde (23-35/644-656) Arapların siyasi bir teşekkül olarak, Arap Yarımadası’nın kuzey ve kuzeydoğusunda yer alan Türkler ile kurduğu doğrudan ilişkilerdir.
Hz.
Ebû Bekir (11-13/632-634) ve Hz.
Ali dönemlerinde (35-40/656-661) Türklere dair kayda değer bir hâdise vuku bulmadığı için çalışma Hz.
Ömer ve Hz.
Osman dönemi ilişkileri ile sınırlı tutulmuştur.
Araştırmanın amacı sahâbe nesli tarafından Yarımada dışında başlatılan fetih hareketlerinin Türkler ile olan periyodunu temel kaynaklar ışığında kronolojik olarak el almaktır.
Bu temasın karakter analizi üzerinden Emevîler dönemi Türk-Arap münasebetlerinin sağlıklı bir şekilde araştırılması ve anlaşılmasına katkı sunması ana hedeftir.
Nitel araştırma yöntemi alt başlıklarından anlatı araştırması tekniğinin uygulandığı çalışmada; Türklerin, Müslüman Araplar tarafından Ḫulefâ-yi Râşidîn döneminde topraklarına yönelik askerî faaliyetleri bir istila olarak gördükleri, bağımsızlık ve özgürlüklerini korumak için Hazar, Horasan ve Ṭoḫâristân’da savaşırken el-Bâb, Cürcân ve Dihistân’da anlaşmalar yoluyla bunu kısmen sağlamaya çalıştıkları ortaya konulmuştur.
Taraflar arasındaki ilişki, Hz.
Ömer döneminde daha çok askerî bir görünüme sahip olmuş ve bu durum Hz.
Osman zamanında da aynı minvalde devam etmiştir.
Hz.
Ömer, Türklerin yaşadığı Ceyhun’un ötesine (Mâverâünnehir) geçilmesine müsaade etmezken Hz.
Osman döneminde buraya birtakım seferler düzenlenmiş ve bölge halkıyla çeşitli anlaşmalara varılmıştır.
Hilafet ordularının bu dönemde Hazar Türkleri karşısında başarısız olduğu görülmektedir.
Bunun iç siyasete ve ekonomiye olumsuz yansımaları olmuştur.
Yine Hazar yurdunun ele geçirilememesinin, Slav ve Doğu Avrupa halklarının Müslüman Araplarla doğrudan temasını engellediği belirtilmelidir.
Bazı kaynaklarda, Hz.
Osman döneminde sahâbîlerin de içinde bulunduğu bir grubun Türklerin de yaşadığı Fergana bölgesine sefer düzenlediği geçmektedir.
Fakat bu dönemde böyle bir olayın gerçekleşmesi pek olası görünmemektedir.
Related Results
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
el-Ḫansāʾ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe, Arap edebiyatının en önemli kadın şairlerinden olup, ‘Ukāẓ panayırında yaşadıkları mersiye rekabetiyle dikkat çekmişlerdir. el-Ḫansāʾ, ağabe...
Hz. Peygamber Dönemi Arap Yarımadası – Rum (Bizans) İmparatorluğu İlişkileri ve Rum (Bizans) Asıllı Sahâbîler
Hz. Peygamber Dönemi Arap Yarımadası – Rum (Bizans) İmparatorluğu İlişkileri ve Rum (Bizans) Asıllı Sahâbîler
Öz: Arap asıllı olup hayatını Arap Yarımadası’nda geçiren Hz. Peygamber’e inananların genelde Arap asıllılar olduğu düşünülmektedir. Oysa Allah Rasûlü son peygamberdir ve bütün ins...
Türkiye ve İran’ın Arap Baharı Dönemi Dış Politikası ve Arap Basınına Yansımaları, 2011-2015
Türkiye ve İran’ın Arap Baharı Dönemi Dış Politikası ve Arap Basınına Yansımaları, 2011-2015
“Arap Baharı” olgusuyla kavramsallaştırılan Arap halklarının rejimlerle çatışmaları, özgürlük ve ekonomik refah adına değişim isteğiyle başlamıştır. Arap Baharı en yıkıcı etkisini ...
Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Herhangi bir dile ait edebî mirasın oluşumunda, o dili konuşan toplumları çevreleyen muhitin coğrafi ve iklimsel koşullarının belirleyici bir rol oynadığı bedihi bir hakikattir. İl...
Arap Diline Can Veren Panayır: Mirbed
Arap Diline Can Veren Panayır: Mirbed
Bu çalışma, Mirbed panayırının Arap kültürü ve edebiyatında oynadığı derin rolü ve etkilerini incelemektedir. Giriş bölümünde, Mirbed’in tarih sahnesine çıkışını hazırlayan etkenle...
Klasik Dönem Arapça Gramer Sistemi: Metodolojik Bir İnceleme
Klasik Dönem Arapça Gramer Sistemi: Metodolojik Bir İnceleme
Dil, insanlık tarihinin en köklü miraslarındandır. Dilin anlaşılmasında etkili araçlardan biri şüphesiz gramer sistemidir. Arap dili özelinde düşünüldüğünde ise bu durum daha belir...
Çağdaş Arap Alevîsi (Nusayrî) Âlimler: Tarsus Özelinde Biyografik Bir Araştırma
Çağdaş Arap Alevîsi (Nusayrî) Âlimler: Tarsus Özelinde Biyografik Bir Araştırma
Tarsus, önemli bir tarım merkezi olma vasfıyla 17. asırdan itibaren Arap Alevîlerinin ilgisini çekmiştir. Uçsuz bucaksız verimli toprakları ve vergilerin nispeten düşüklüğü, burası...

