Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi

View through CrossRef
Herhangi bir dile ait edebî mirasın oluşumunda, o dili konuşan toplumları çevreleyen muhitin coğrafi ve iklimsel koşullarının belirleyici bir rol oynadığı bedihi bir hakikattir. İlmî çevrelerce de dillendirilen bu gerçeklik Arap şiirinde de net bir biçimde gözlemlenir. Özellikle Arap yarımadasının orta kısımlarına hâkim olan çöl koşullarının doğal bir neticesi olarak deve, at, su kuyuları, bulut ve yağmur özlemi, göçebelik gibi pek çok unsur Arap kasidesinde sıklıkla işlenen temalar arasında yerini almıştır. Çöle ait bu nevi karakteristiklerin Arap şiirindeki tezahürlerinin bedevilikten hadariliğe geçişte de sürdüğü dikkat çekmektedir. Nitekim yeni dönemde de çöl yaşamına atıfta bulunmak şairlerin vazgeçemediği bir uygulama olmuş; çöl hayatını hiç tecrübe etmemiş bir Arap şairi bile tevarüs ettiği lügavi ve edebi müktesebat saikiyle çöle ait tasvirlerde bulunma gereği duymuştur. Bu bağlamda Arap şiirinin teşekkül ve olgunlaşma dönemlerinde sıklıkla değerlendirilen sahra motiflerinden birisi de seraptır. Çöl ikliminin gizemli bir olgusu olan serap, algıyla gerçeklik arasındaki sınırı bulanıklaştıran yanıltıcı doğasıyla farklı bağlamlarda kullanılmaya uygun bir teşbih unsuru olarak görülmüş; böylece Arap şiirinde zengin bir metaforik çerçevede ele alınmıştır. Mesela gazel türünde sıklıkla sevgili ile ilişkilendirilmiş; âşığı oyalayan, ona vaatlerde bulunup bir türlü yerine getirmeyen, umut verdikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çekip giden ve dolayısıyla ulaşılması asla mümkün olmayan maşukun bizzat kendisi yahut verdiği sözler seraba benzetilmiştir. Âşığın, hülyaları ile neticede karşılaştığı acı gerçeklik arasındaki derin uçurumu etkili bir şekilde tasvir etmek isteyen Arap şairlerinin bu fenomene başvurmuş olmaları son derece tabiî bir sanatsal yönelimdir. Çöl ikliminin Arap şiirine armağan ettiği bu etkili imge züht edebiyatı bağlamında da sıklıkla karşımıza çıkar. Zâhidâne beyitler söyleyen şairlerin insanın hayat serüveninde içine düştüğü yanılsama hali, hakikati bulmadaki acizliği, dünya hayatının geçiciliği ve aldatıcılığı sık sık serap teşbihleri üzerinden dile getirilir. Öte yandan sosyal ilişkiler konusunda ciddi bir müktesebat sunan hikemi şiir geleneğinde de bu motife çokça atıf yapıldığı görülür. Bu geleneğin şiir erbabı, bir şahsı, karakteri ya da toplumun belli bir kesimini eleştirirken serabın güçlü sembolizmine başvurur. Onlar iki yüzlülük, hilekârlık, sözünde durmama gibi gayri ahlaki ve samimiyetsiz davranışları serap gibi yanıltıcı ve aldatıcı olarak görmüş, bundan dolayı özüyle sözü bir olmayan kişileri hicvederken serap benzetmesinin metaforik gücünden yararlanmışlardır. Bu çalışmada serap motifinin Cahiliyeden başlayıp modern dönem öncesine kadar uzanan geniş bir zaman aralığındaki kullanımı kapsamlı bir taramayla tespit edilen üç ana tema çerçevesinde incelenmektedir. Öte yandan, söz konusu motifin en yoğun biçimde Abbâsî dönemi şairleri tarafından kullanıldığı görülmüştür. Bu durum, söz konusu devirdeki sanatsal yükselişin serap gibi mazmun ve motiflere de yansımasının tabiî bir neticesi olarak okunabilir. Şunu da ifade etmek gerekir ki serap motifinin teşbih ve istiare sanatlarında vazgeçilmez bir öğe hâline gelmesi, zamanla bir klişeleşme problemini de beraberinde getirmiştir. Bu noktadan hareketle betimleyici bir yöntemin kullanılıp edebi analizlerin yapıldığı bu makalede Arap şiir tarihinin farklı dönemlerinden seçilen şairlerin serap tasvir ve teşbihlerinde ne denli özgün olabildikleri meselesi de eleştirel bir bakış açısıyla ele alınıp değerlendirilmiştir.
Title: Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Description:
Herhangi bir dile ait edebî mirasın oluşumunda, o dili konuşan toplumları çevreleyen muhitin coğrafi ve iklimsel koşullarının belirleyici bir rol oynadığı bedihi bir hakikattir.
İlmî çevrelerce de dillendirilen bu gerçeklik Arap şiirinde de net bir biçimde gözlemlenir.
Özellikle Arap yarımadasının orta kısımlarına hâkim olan çöl koşullarının doğal bir neticesi olarak deve, at, su kuyuları, bulut ve yağmur özlemi, göçebelik gibi pek çok unsur Arap kasidesinde sıklıkla işlenen temalar arasında yerini almıştır.
Çöle ait bu nevi karakteristiklerin Arap şiirindeki tezahürlerinin bedevilikten hadariliğe geçişte de sürdüğü dikkat çekmektedir.
Nitekim yeni dönemde de çöl yaşamına atıfta bulunmak şairlerin vazgeçemediği bir uygulama olmuş; çöl hayatını hiç tecrübe etmemiş bir Arap şairi bile tevarüs ettiği lügavi ve edebi müktesebat saikiyle çöle ait tasvirlerde bulunma gereği duymuştur.
Bu bağlamda Arap şiirinin teşekkül ve olgunlaşma dönemlerinde sıklıkla değerlendirilen sahra motiflerinden birisi de seraptır.
Çöl ikliminin gizemli bir olgusu olan serap, algıyla gerçeklik arasındaki sınırı bulanıklaştıran yanıltıcı doğasıyla farklı bağlamlarda kullanılmaya uygun bir teşbih unsuru olarak görülmüş; böylece Arap şiirinde zengin bir metaforik çerçevede ele alınmıştır.
Mesela gazel türünde sıklıkla sevgili ile ilişkilendirilmiş; âşığı oyalayan, ona vaatlerde bulunup bir türlü yerine getirmeyen, umut verdikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çekip giden ve dolayısıyla ulaşılması asla mümkün olmayan maşukun bizzat kendisi yahut verdiği sözler seraba benzetilmiştir.
Âşığın, hülyaları ile neticede karşılaştığı acı gerçeklik arasındaki derin uçurumu etkili bir şekilde tasvir etmek isteyen Arap şairlerinin bu fenomene başvurmuş olmaları son derece tabiî bir sanatsal yönelimdir.
Çöl ikliminin Arap şiirine armağan ettiği bu etkili imge züht edebiyatı bağlamında da sıklıkla karşımıza çıkar.
Zâhidâne beyitler söyleyen şairlerin insanın hayat serüveninde içine düştüğü yanılsama hali, hakikati bulmadaki acizliği, dünya hayatının geçiciliği ve aldatıcılığı sık sık serap teşbihleri üzerinden dile getirilir.
Öte yandan sosyal ilişkiler konusunda ciddi bir müktesebat sunan hikemi şiir geleneğinde de bu motife çokça atıf yapıldığı görülür.
Bu geleneğin şiir erbabı, bir şahsı, karakteri ya da toplumun belli bir kesimini eleştirirken serabın güçlü sembolizmine başvurur.
Onlar iki yüzlülük, hilekârlık, sözünde durmama gibi gayri ahlaki ve samimiyetsiz davranışları serap gibi yanıltıcı ve aldatıcı olarak görmüş, bundan dolayı özüyle sözü bir olmayan kişileri hicvederken serap benzetmesinin metaforik gücünden yararlanmışlardır.
Bu çalışmada serap motifinin Cahiliyeden başlayıp modern dönem öncesine kadar uzanan geniş bir zaman aralığındaki kullanımı kapsamlı bir taramayla tespit edilen üç ana tema çerçevesinde incelenmektedir.
Öte yandan, söz konusu motifin en yoğun biçimde Abbâsî dönemi şairleri tarafından kullanıldığı görülmüştür.
Bu durum, söz konusu devirdeki sanatsal yükselişin serap gibi mazmun ve motiflere de yansımasının tabiî bir neticesi olarak okunabilir.
Şunu da ifade etmek gerekir ki serap motifinin teşbih ve istiare sanatlarında vazgeçilmez bir öğe hâline gelmesi, zamanla bir klişeleşme problemini de beraberinde getirmiştir.
Bu noktadan hareketle betimleyici bir yöntemin kullanılıp edebi analizlerin yapıldığı bu makalede Arap şiir tarihinin farklı dönemlerinden seçilen şairlerin serap tasvir ve teşbihlerinde ne denli özgün olabildikleri meselesi de eleştirel bir bakış açısıyla ele alınıp değerlendirilmiştir.

Related Results

Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
el-Ḫansāʾ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe, Arap edebiyatının en önemli kadın şairlerinden olup, ‘Ukāẓ panayırında yaşadıkları mersiye rekabetiyle dikkat çekmişlerdir. el-Ḫansāʾ, ağabe...
Arap Diline Can Veren Panayır: Mirbed
Arap Diline Can Veren Panayır: Mirbed
Bu çalışma, Mirbed panayırının Arap kültürü ve edebiyatında oynadığı derin rolü ve etkilerini incelemektedir. Giriş bölümünde, Mirbed’in tarih sahnesine çıkışını hazırlayan etkenle...
Hz. Peygamber Dönemi Arap Yarımadası – Rum (Bizans) İmparatorluğu İlişkileri ve Rum (Bizans) Asıllı Sahâbîler
Hz. Peygamber Dönemi Arap Yarımadası – Rum (Bizans) İmparatorluğu İlişkileri ve Rum (Bizans) Asıllı Sahâbîler
Öz: Arap asıllı olup hayatını Arap Yarımadası’nda geçiren Hz. Peygamber’e inananların genelde Arap asıllılar olduğu düşünülmektedir. Oysa Allah Rasûlü son peygamberdir ve bütün ins...
Türkiye ve İran’ın Arap Baharı Dönemi Dış Politikası ve Arap Basınına Yansımaları, 2011-2015
Türkiye ve İran’ın Arap Baharı Dönemi Dış Politikası ve Arap Basınına Yansımaları, 2011-2015
“Arap Baharı” olgusuyla kavramsallaştırılan Arap halklarının rejimlerle çatışmaları, özgürlük ve ekonomik refah adına değişim isteğiyle başlamıştır. Arap Baharı en yıkıcı etkisini ...
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
Arap Dilinde Mezhepler Arası Telfîk
Arap Dilinde Mezhepler Arası Telfîk
Arap dilinin kendine özgü bir yapısı bulunmaktadır. Bazı durumlarda kelimelerin şekil veya harekeleri bile anlamın değişmesine sebep olmaktadır. Nitekim Kur’ânı Kerim’in harekeleme...
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Gayretimin bir kısmı bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise; koskoca bir İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini h...
Pan-Arabist Suriye Baas Partisinin; “Tek Bir Arap Devleti” Mottosu ve Birleşik Arap Cumhuriyeti Girişiminin Başarısızlığı
Pan-Arabist Suriye Baas Partisinin; “Tek Bir Arap Devleti” Mottosu ve Birleşik Arap Cumhuriyeti Girişiminin Başarısızlığı
Bu çalışma Ortadoğu siyasi hayatını derinden etkileyen, temelleri 21. Yüzyıl Suriye’sinde atılan, çerçevesi Arap milliyetçiliği vurgusuyla çizilip Arap Sosyalizmi üzerine kurulan B...

Back to Top