Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde

View through CrossRef
Ebû Hanîfe (öl. 150/767) fıkıh alanında otorite olması sebebiyle Hanefîlik mezhebinin kurucusu ola-rak öne çıkmakla birlikte kelam, hadis ve edebiyat alanlarında da söz sahibi bir âlimdir. Sahip olduğu bu ilimler sonucunda ulaştığı hukuki düşünce ve ictihad yetisi onun görüşlerinin çoğunun günümü-ze kadar geçerliliğini korumasında rol oynamıştır. Bu çok yönlü birikimi ve ileri görüşlülüğü sebe-biyle Ebû Hanîfe’nin görüşlerine farklı bilim dallarında da başvurulmuştur. Onun görüşlerine yer verilen bilim dallarından biri de Tefsirdir. Bu ilimde de hukukçu kimliği diğer alanlardaki birikiminin önüne geçmekle birlikte tefsir eserlerinde yer yer farklı alanlarda onun yorum ve görüşlerine değinil-diği görülmektedir. Ülkemizin yetiştirdiği Osmanlı dönemi önemli müfessirlerinden Ebüssuûd Efen-di (öl. 982/1574) ve İsmâil Hakkı Bursevî (öl. 1137/1725) de tefsirlerinde Ebû Hanîfe’nin fıkıh başta olmak üzere kelam, kıraat, tasavvuf ve dilbilim alanındaki görüşlerinden yararlanmaktadır. Bu iki müfessirin eserlerinde yer yer Ebû Hanîfe’nin fezaili ve menakıbı hakkında bilgi vermesi ile bazı görüşlerini savunması onun Osmanlı dönemi tefsirinde ne kadar etkin olduğunu göstermektedir. “Sultânü’l-müfessirîn, hatîbü’l-müfessirîn, hâtimetü’l-müfessirîn” unvanları ile anılan Ebüssuûd Efendi’nin Hanefi fıkıh eserleri üzerine çok sayıda şerh ve ta‘lik yazmış olması onun “Ebû Hanîfe-i Sânî” olarak anılmasına neden olmuştur. Ebüssuûd’un, tefsirinde Ebû Hanîfe’nin fezailine sıkça yer vermesi ve bazı görüşlerini savunması ona olan bağlılığının boyutunu göstermesi bakımından önem-lidir. Osmanlı döneminin önde gelen müfessirlerinden Bursevî, Hanefîlik ile ilgili müstakil bir eser yazmamasına rağmen onun tefsirinin daha kapsamlı olması, temelde halka yönelik vaazlardan oluş-ması ve müfessirin çok boyutlu bir âlim olması sebebiyle tefsirinde Ebû Hanîfe’nin görüşlerine Ebüssuûd Efendi’den fazla yer vermektedir. Ebüssuûd, tefsirinde yaklaşık kırk yerde doğrudan Ebû Hanîfe’nin görüş ve rivayetlerine atıfta bulunurken Bursevî ise iki yüzden fazla yerde Ebû Hanife’ye atıfta bulunur. Bu durum Osmanlı tefsir anlayışında zaman geçtikçe Ebû Hanîfe ve görüşlerine olan ilginin arttığını göstermektedir. Bu iki tefsir incelendiğinde fıkıh âlimi ve mezhep imamı olması sebebiyle bu eserlerde çoğunlukla Ebû Hanîfe’nin fıkhî yorumlarına yer yerildiği görülmektedir. Bunların yanı bu iki tefsirde Ebû Hanîfe’nin fıkhî, dilbilimsel ve kelami yorumlarının yanı sıra kıraat ve tasavvuf alanındaki görüşlerine yer verilmektedir. Ebû Hanîfe’ye yönelik bu bağlılık yer yer bu iki tefsirde ona ve görüşlerine yönelik ideolojik yaklaşıma da neden olmaktadır. Nitel araştırma yönte-minin doküman analizine dayalı olarak hazırlanan bu çalışmada Ebüssuûd Efendi’nin İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Bursevî’nin Rûhu’l-beyân tefsirleri örnekleminde Ebû Hanîfe’nin Osmanlı tefsir anlayışına etkisi incelenerek literatüre katkı sunulması amaçlanmaktadır.
Tefsir Arastirmalari Dergisi
Title: Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Description:
Ebû Hanîfe (öl.
150/767) fıkıh alanında otorite olması sebebiyle Hanefîlik mezhebinin kurucusu ola-rak öne çıkmakla birlikte kelam, hadis ve edebiyat alanlarında da söz sahibi bir âlimdir.
Sahip olduğu bu ilimler sonucunda ulaştığı hukuki düşünce ve ictihad yetisi onun görüşlerinin çoğunun günümü-ze kadar geçerliliğini korumasında rol oynamıştır.
Bu çok yönlü birikimi ve ileri görüşlülüğü sebe-biyle Ebû Hanîfe’nin görüşlerine farklı bilim dallarında da başvurulmuştur.
Onun görüşlerine yer verilen bilim dallarından biri de Tefsirdir.
Bu ilimde de hukukçu kimliği diğer alanlardaki birikiminin önüne geçmekle birlikte tefsir eserlerinde yer yer farklı alanlarda onun yorum ve görüşlerine değinil-diği görülmektedir.
Ülkemizin yetiştirdiği Osmanlı dönemi önemli müfessirlerinden Ebüssuûd Efen-di (öl.
982/1574) ve İsmâil Hakkı Bursevî (öl.
1137/1725) de tefsirlerinde Ebû Hanîfe’nin fıkıh başta olmak üzere kelam, kıraat, tasavvuf ve dilbilim alanındaki görüşlerinden yararlanmaktadır.
Bu iki müfessirin eserlerinde yer yer Ebû Hanîfe’nin fezaili ve menakıbı hakkında bilgi vermesi ile bazı görüşlerini savunması onun Osmanlı dönemi tefsirinde ne kadar etkin olduğunu göstermektedir.
“Sultânü’l-müfessirîn, hatîbü’l-müfessirîn, hâtimetü’l-müfessirîn” unvanları ile anılan Ebüssuûd Efendi’nin Hanefi fıkıh eserleri üzerine çok sayıda şerh ve ta‘lik yazmış olması onun “Ebû Hanîfe-i Sânî” olarak anılmasına neden olmuştur.
Ebüssuûd’un, tefsirinde Ebû Hanîfe’nin fezailine sıkça yer vermesi ve bazı görüşlerini savunması ona olan bağlılığının boyutunu göstermesi bakımından önem-lidir.
Osmanlı döneminin önde gelen müfessirlerinden Bursevî, Hanefîlik ile ilgili müstakil bir eser yazmamasına rağmen onun tefsirinin daha kapsamlı olması, temelde halka yönelik vaazlardan oluş-ması ve müfessirin çok boyutlu bir âlim olması sebebiyle tefsirinde Ebû Hanîfe’nin görüşlerine Ebüssuûd Efendi’den fazla yer vermektedir.
Ebüssuûd, tefsirinde yaklaşık kırk yerde doğrudan Ebû Hanîfe’nin görüş ve rivayetlerine atıfta bulunurken Bursevî ise iki yüzden fazla yerde Ebû Hanife’ye atıfta bulunur.
Bu durum Osmanlı tefsir anlayışında zaman geçtikçe Ebû Hanîfe ve görüşlerine olan ilginin arttığını göstermektedir.
Bu iki tefsir incelendiğinde fıkıh âlimi ve mezhep imamı olması sebebiyle bu eserlerde çoğunlukla Ebû Hanîfe’nin fıkhî yorumlarına yer yerildiği görülmektedir.
Bunların yanı bu iki tefsirde Ebû Hanîfe’nin fıkhî, dilbilimsel ve kelami yorumlarının yanı sıra kıraat ve tasavvuf alanındaki görüşlerine yer verilmektedir.
Ebû Hanîfe’ye yönelik bu bağlılık yer yer bu iki tefsirde ona ve görüşlerine yönelik ideolojik yaklaşıma da neden olmaktadır.
Nitel araştırma yönte-minin doküman analizine dayalı olarak hazırlanan bu çalışmada Ebüssuûd Efendi’nin İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Bursevî’nin Rûhu’l-beyân tefsirleri örnekleminde Ebû Hanîfe’nin Osmanlı tefsir anlayışına etkisi incelenerek literatüre katkı sunulması amaçlanmaktadır.

Related Results

Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
İslam toplumunda siyasi mücadelelerin dini referanslar üzerinde yapılması ve İslâm dininin yaşamın neredeyse her alanında temel ilkelerinin bulunması; ulemânın hukuk, din işleri, d...
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Mezhep imamlarının hayatlarına dair yazılan menâkıblar, mezheplerin istikrar kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan önemli bir yazın türüdür. Menâkıbların, mezhep imamlarının şahsiyetl...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
Which Political Book Influenced the Musical Policies of Grandfather Sultan Selim and His Grandson Sultan Selim?
Which Political Book Influenced the Musical Policies of Grandfather Sultan Selim and His Grandson Sultan Selim?
Müzik politikaları, müzik tarihinin ve müzik sosyolojisinin Osmanlı İmparatorluğu özelinde araştırılması gereken konularından biridir. Günümüze kadar araştırılmayan konulardan biri...
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.), haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle görevl...
Tefsir Rivayetlerine Yaklaşım Problemi
Tefsir Rivayetlerine Yaklaşım Problemi
Bu makalede tefsir ilminin en önemli yapıtaşlarından birini oluşturan rivayet malzemelerine nasıl yaklaşıldığı ve yaklaşılması gerektiği meselesi tartışmaya açılacaktır. Bu meselen...
SIRA DIŞI BİR OSMANLI BÜROKRATI: KAPTAN-I DERYA SEYYİD ABDULLAH RAMİZ PAŞA (?-1813)
SIRA DIŞI BİR OSMANLI BÜROKRATI: KAPTAN-I DERYA SEYYİD ABDULLAH RAMİZ PAŞA (?-1813)
Kaptan-ı Derya Seyyid Abdullah Ramiz Paşa Kırım’ın köklü ulema ailelerinden birine mensuptur. Osmanlı Devleti’nin Ruslar karşısında aldığı ağır yenilgi sonrasında imzaladığı Küçük ...
Mahiyeti, İmkân ve Sınırlılıkları Açısından Bilimsel Tefsir
Mahiyeti, İmkân ve Sınırlılıkları Açısından Bilimsel Tefsir
Öncelikle ifade etmek gerekir ki bu çalışma, bilimsel tefsir ile tefsir ilmi arasında bilginin doğasından kaynaklanan bir ilişkinin var olduğu ve bilimsel tefsirin temel referansın...

Back to Top