Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Çok Partili Hayata Geçişte Kur’an ve Tefsir: Ehli Sünnet Dergisi Örneği

View through CrossRef
Türkiye’de 1946 yılında başlayan çok partili hayatla birlikte tek parti döneminin katı laiklik politikaları yumuşamış, başta Diyanet’in etkisinin artırılması olmak üzere din ve vicdan özgürlüğü, dinî tedrisat gibi alanlarda kısmi iyileştirmeler meydana gelmiştir. Çok partili hayata geçiş yılları, aynı zamanda yayın hayatının yeniden canlanarak çeşitlenmesine ve çoğalmasına zemin hazırladığı için de önem arz etmektedir. Nitekim irşat faaliyetlerinin ön planda tutulduğu İslâmcı dergilerde, toplumu bilgilendirme gayesiyle Kur’an, tefsir, hadis, fıkıh ve İslâm tarihi gibi konulara yer verilmiştir. İslâmi ilimleri konu edinen Ehli Sünnet Dergisi de başta gençler olmak üzere Müslümanlara İslâm dininin kaidelerini öğretmeyi şiar edinmiştir. Bu bağlamda makale, tek parti döneminden çok partili hayata geçiş sürecinde yaşanan siyasi kırılma ve değişim karşısında, Kur’an ve tefsirin Ehli Sünnet Dergisi özelindeki durumunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Derginin başyazarı ve imtiyaz sahibi olan Abdurrahim Zapsu’nun (v. 1958) kaleme aldığı yazılardaki yansımalar doküman analizi yöntemi ile tespit edilmiştir. Aynı zamanda genellikle müstear isimle neşrettiği tefsir köşesindeki tefsirin mahiyeti, müfessirin özellikleri, tefsirde kullanılan metot ve tefsirde yer verilen güncel meselelere dair konular incelenmiştir. Mayıs 1950’den sonra yeniden canlanan dinî hayatın, dergiler düzleminden hareketle tespit edilmesi, çok partili hayat dönemindeki gelişmelerin doğru bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Nitekim birçok İslâmcı dergide olduğu gibi Ehli Sünnet Dergisi’nde de Mayıs 1950’den önceki yaklaşım ile sonrası arasında belirgin bir farklılık müşahede edilmektedir. Zira yayın hayatına başladığı 1947 yılından 1949-50 yılına kadar temkinli bir yayın politikası takip eden Ehli Sünnet Dergisi, bu tarihlerden itibaren başta din ve laiklik hususunda olmak üzere daha cesur yazıları konu edinmiştir. Söz konusu tarihî farklılık tefsir köşesinde de temayüz etmektedir. Zira 1949 yılına kadar tefsirde güncel konulara neredeyse hiç yer verilmeyen Ehli Sünnet Dergisi’nde, çok partili hayata geçişte ve din eğitimi hususundaki gelişmelerde önemli bir rol üstlenen Şemsettin Günaltay’ın, medrese kökenli bir başbakan olarak bu yılda göreve başlamasıyla birlikte söz konusu mesafeli duruş belirgin bir şekilde değişmiştir.
Title: Çok Partili Hayata Geçişte Kur’an ve Tefsir: Ehli Sünnet Dergisi Örneği
Description:
Türkiye’de 1946 yılında başlayan çok partili hayatla birlikte tek parti döneminin katı laiklik politikaları yumuşamış, başta Diyanet’in etkisinin artırılması olmak üzere din ve vicdan özgürlüğü, dinî tedrisat gibi alanlarda kısmi iyileştirmeler meydana gelmiştir.
Çok partili hayata geçiş yılları, aynı zamanda yayın hayatının yeniden canlanarak çeşitlenmesine ve çoğalmasına zemin hazırladığı için de önem arz etmektedir.
Nitekim irşat faaliyetlerinin ön planda tutulduğu İslâmcı dergilerde, toplumu bilgilendirme gayesiyle Kur’an, tefsir, hadis, fıkıh ve İslâm tarihi gibi konulara yer verilmiştir.
İslâmi ilimleri konu edinen Ehli Sünnet Dergisi de başta gençler olmak üzere Müslümanlara İslâm dininin kaidelerini öğretmeyi şiar edinmiştir.
Bu bağlamda makale, tek parti döneminden çok partili hayata geçiş sürecinde yaşanan siyasi kırılma ve değişim karşısında, Kur’an ve tefsirin Ehli Sünnet Dergisi özelindeki durumunu tespit etmeyi amaçlamaktadır.
Derginin başyazarı ve imtiyaz sahibi olan Abdurrahim Zapsu’nun (v.
1958) kaleme aldığı yazılardaki yansımalar doküman analizi yöntemi ile tespit edilmiştir.
Aynı zamanda genellikle müstear isimle neşrettiği tefsir köşesindeki tefsirin mahiyeti, müfessirin özellikleri, tefsirde kullanılan metot ve tefsirde yer verilen güncel meselelere dair konular incelenmiştir.
Mayıs 1950’den sonra yeniden canlanan dinî hayatın, dergiler düzleminden hareketle tespit edilmesi, çok partili hayat dönemindeki gelişmelerin doğru bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olacaktır.
Nitekim birçok İslâmcı dergide olduğu gibi Ehli Sünnet Dergisi’nde de Mayıs 1950’den önceki yaklaşım ile sonrası arasında belirgin bir farklılık müşahede edilmektedir.
Zira yayın hayatına başladığı 1947 yılından 1949-50 yılına kadar temkinli bir yayın politikası takip eden Ehli Sünnet Dergisi, bu tarihlerden itibaren başta din ve laiklik hususunda olmak üzere daha cesur yazıları konu edinmiştir.
Söz konusu tarihî farklılık tefsir köşesinde de temayüz etmektedir.
Zira 1949 yılına kadar tefsirde güncel konulara neredeyse hiç yer verilmeyen Ehli Sünnet Dergisi’nde, çok partili hayata geçişte ve din eğitimi hususundaki gelişmelerde önemli bir rol üstlenen Şemsettin Günaltay’ın, medrese kökenli bir başbakan olarak bu yılda göreve başlamasıyla birlikte söz konusu mesafeli duruş belirgin bir şekilde değişmiştir.

Related Results

Beyzâvî’nin Bir Tefsir Tanımı Var mı veya Ta‘rîfâtü’l-‘ulûm’un Beyzâvî’ye Nispeti Meselesi
Beyzâvî’nin Bir Tefsir Tanımı Var mı veya Ta‘rîfâtü’l-‘ulûm’un Beyzâvî’ye Nispeti Meselesi
Tefsir tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Kādî Beyzâvî (öl. 691/1292), Envârü’t-tenzîl’in mu-kaddimesinde tefsir ilmine dair önemli açıklamalarda bulunmuş fakat bir tefsir ...
Sünnet’in Aktüel Değerinin Anlamı ve Bu Konudaki Problemler Üzerine
Sünnet’in Aktüel Değerinin Anlamı ve Bu Konudaki Problemler Üzerine
Sünnet, kıyamete kadar gelecek olan Muhammed (s.a.v.) ümmetinin takip edeceği nebevî örnekliğin adıdır. Bu hususta tarih boyunca sünnetullah, Allah’ın mesajının (vahiy) insanlar ar...
Kur’an’da “Tâgût” Kavramına Farklı Bir Bakış
Kur’an’da “Tâgût” Kavramına Farklı Bir Bakış
Bütün semavi kitaplar gibi Kur’an’ın Kerim’in de indirildiği zamandan itibaren nazil olma maksadı merak edilmiş, murad-ı ilahinin ne olduğu sorgulanmıştır. Bu husustaki sorulara ce...
Muhammed Tayyib Okiç’in Kur’ân ve Tefsîr Anlayışı
Muhammed Tayyib Okiç’in Kur’ân ve Tefsîr Anlayışı
Muhammed Tayyib Okiç, 1902’de Bosna Hersek’in Tuzla şehri Graçanitsa kasabasında doğmuş; önce Saraybosna Okruzna Medresesi ile İslâm Hukuku ve İlâhiyat Mektebi’nde eğitim görmüş, s...
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osmanlı döneminde medreseler arasında yer alan ve kıraat eğitimi veren dârülkur’ânlar 3 Mart 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında Kur’ân kursuna dönüştü. Bu durum ...
Mü’min’i İnşâ Etme Bağlamında Ebû Muhammed Sehl et-Tüsterî’nin Şart Koştuğu “Yedi Temel Kural”ına Dair Bir Değerlendirme
Mü’min’i İnşâ Etme Bağlamında Ebû Muhammed Sehl et-Tüsterî’nin Şart Koştuğu “Yedi Temel Kural”ına Dair Bir Değerlendirme
Kur’ân-ı Kerim, nüzulünden itibaren tefsir edilmeye başlanan ilâhî bir kitaptır. Onun ilk müfessirinin Hz. Peygamber olduğu konusunda ittifak vardır. Bu itibarla farklı etnik köken...
Hafız Ali Rıza Sağman ve Kur’an Tercümesi
Hafız Ali Rıza Sağman ve Kur’an Tercümesi
Çalışmada Hafız Ali Rıza Sağman’ın hayatı, Kur’an anlayışı, Kur’an tercümesi hakkındaki görüşleri ile yazdığı Kur’an meali incelenmektedir. Sağman Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk...
Müslim’in Kitâbu’t-Tefsîr Bölümünde Naklettiği Rivayetlerin Tefsir İlmine Katkısı
Müslim’in Kitâbu’t-Tefsîr Bölümünde Naklettiği Rivayetlerin Tefsir İlmine Katkısı
Müslim b. Haccâc’ın (ö. 261/875) el-Câmiʽu’s-Sahîh’i, bir rivayetin güvenilir metinlerini bir araya getirmekle öne çıkmaktadır. Eserin bu niteliği naklettiği bilgilerin itimat kaza...

Back to Top