Javascript must be enabled to continue!
Reşat Nuri Güntekin’in Eserlerinde İnanma İhtiyacı
View through CrossRef
Reşat Nuri Güntekin, ülkemizde Beşir Fuad’ın savunuculuğunu yaptığı pozitivizmin dışlanmadığı, hatta
varlığını iyiden iyiye güçlendirdiği bir kültürel çevrede yetişmesine ve yazdığı eserlerde büyük ölçüde bu
düşünceye uygun fikirler savunmasına rağmen iki hikâyesi ve bir romanında insan ruhunun içine düştüğü
inanmak ihtiyacını ve bu uğurda yaşadığı çatışmaları gerçekçi bir bakış açısıyla konu edinmiştir. Yazarın
gerek mensubu bulunduğu zümre gerekse de kendi düşünce yapısına rağmen böyle bir tavır sergilemesi,
onun, toplum – birey çatışmasında insan ve onun meselelerine tarafsız bir şekilde yaklaştığını gösterir.
Çalışmamızda önce halifelik gibi dinî ve siyasî bir makama sahip olacak kadar dini ve dinî hayatı
önemseyen Osmanlı İmparatorluğu’nda, pozitivizmin nasıl doğduğunu ve ne anlama geldiğini çok kısa bir
şekilde ortaya koyduktan sonra Reşat Nuri Güntekin’in pozitivist düşüncenin tesiri altında inançsızlaşan
ve yaşadığı topluma yabancılaşan hikâye kahramanlarının, cemiyete ve hayata tutunma, ölüm ve ölüm
ötesi gibi aşkın (transandantal) konular karşısında tüm idealist tavırlarına rağmen çaresiz kalarak dine
yönelmelerini konu edinmesini inceleyeceğiz. Bir anlamda kendi neslinin yaşamış olduğu inanç buhranlarını
“Sönmüş Yıldızlar”, “Bir Yudum Su” adlı hikâyelerinde ve Gökyüzü romanında konu edinen yazar, ideolojik
düşüncelerin insan ruhunun karmaşık yapısını anlamada ve teselli etmede ne kadar yetersiz olduğunu
ironik bir şekilde ortaya koyarken inanma ihtiyacına da dikkat çeker.
Title: Reşat Nuri Güntekin’in Eserlerinde İnanma İhtiyacı
Description:
Reşat Nuri Güntekin, ülkemizde Beşir Fuad’ın savunuculuğunu yaptığı pozitivizmin dışlanmadığı, hatta
varlığını iyiden iyiye güçlendirdiği bir kültürel çevrede yetişmesine ve yazdığı eserlerde büyük ölçüde bu
düşünceye uygun fikirler savunmasına rağmen iki hikâyesi ve bir romanında insan ruhunun içine düştüğü
inanmak ihtiyacını ve bu uğurda yaşadığı çatışmaları gerçekçi bir bakış açısıyla konu edinmiştir.
Yazarın
gerek mensubu bulunduğu zümre gerekse de kendi düşünce yapısına rağmen böyle bir tavır sergilemesi,
onun, toplum – birey çatışmasında insan ve onun meselelerine tarafsız bir şekilde yaklaştığını gösterir.
Çalışmamızda önce halifelik gibi dinî ve siyasî bir makama sahip olacak kadar dini ve dinî hayatı
önemseyen Osmanlı İmparatorluğu’nda, pozitivizmin nasıl doğduğunu ve ne anlama geldiğini çok kısa bir
şekilde ortaya koyduktan sonra Reşat Nuri Güntekin’in pozitivist düşüncenin tesiri altında inançsızlaşan
ve yaşadığı topluma yabancılaşan hikâye kahramanlarının, cemiyete ve hayata tutunma, ölüm ve ölüm
ötesi gibi aşkın (transandantal) konular karşısında tüm idealist tavırlarına rağmen çaresiz kalarak dine
yönelmelerini konu edinmesini inceleyeceğiz.
Bir anlamda kendi neslinin yaşamış olduğu inanç buhranlarını
“Sönmüş Yıldızlar”, “Bir Yudum Su” adlı hikâyelerinde ve Gökyüzü romanında konu edinen yazar, ideolojik
düşüncelerin insan ruhunun karmaşık yapısını anlamada ve teselli etmede ne kadar yetersiz olduğunu
ironik bir şekilde ortaya koyarken inanma ihtiyacına da dikkat çeker.
Related Results
Reşat Nuri Güntekin’in Tiyatroyla İlgili Bilinmeyen Makaleleri
Reşat Nuri Güntekin’in Tiyatroyla İlgili Bilinmeyen Makaleleri
Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Reşat Nuri Güntekin (1889-1956), edebiyat tarihlerinde ve genel okur nezdinde daha çok romancı yönüyle tanınsa da tiyatro ile sık...
Gerçekçi Eleştiri Kuramının Sınırlarında Bir Tiyatro Eleştirmeni: Reşat Nuri Güntekin
Gerçekçi Eleştiri Kuramının Sınırlarında Bir Tiyatro Eleştirmeni: Reşat Nuri Güntekin
Öz
Roman türündeki eserleriyle tanınan Reşat Nuri Güntekin, 1911’de bir tiyatro eleştirisi yazısıyla başladığı yazıcılık faaliyetlerine bir tiyatro eseriyle nokta koyar. Romanları...
Bulgaristan’da Reşat Nuri Fırtınası: Ahmet Şerif’in Sen İstanbul’a Gelme Romanında Reşat Nuri Güntekin’den Esintiler
Bulgaristan’da Reşat Nuri Fırtınası: Ahmet Şerif’in Sen İstanbul’a Gelme Romanında Reşat Nuri Güntekin’den Esintiler
20. yüzyıl Bulgaristan Türk edebiyatı sahasında şiirin yanı sıra roman, öykü, gezi yazısı ve anı gibi türlerde Türkçe eserler vermiş olan Ahmet Şerif Şerefli (Şerifov), Balkanlarda...
“Anadolu Notları”nda Reşat Nuri Güntekin’in Çocukluğuna Dair İzler
“Anadolu Notları”nda Reşat Nuri Güntekin’in Çocukluğuna Dair İzler
Cumhuriyet Dönemi’nin önde gelen roman, hikâye ve tiyatro yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in (1889-1956) “Anadolu Notları” adlı yapıtı; gezi yazısı, anı ve deneme türünün özellik...
DARÜLBEDAYİ’NİN KURULUŞUNDAKİ TARTIŞMALAR VE REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN KATKILARI
DARÜLBEDAYİ’NİN KURULUŞUNDAKİ TARTIŞMALAR VE REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN KATKILARI
1914 yılında devletin ilk ödenekli tiyatro kurumu olarak kurulan Darülbedayi, yüz yılı aşkın tarihi ile Türk tiyatrosu adına çok önemli bir yerde durmaktadır. Kurulduğu ilk yıllard...
Milli Mücadele Dönemi Yazarlarından Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Y
Milli Mücadele Dönemi Yazarlarından Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Y
Bu çalışmada Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu örneğinde Milli Mücadele Dönemi romanlarının popüler kültür içerik özellikleri bağlamında incelenm...
THE COMPARISON OF GERMAN AND TURKISH SOCIETIES IN THE WORKS “HOUSE WITHOUT GUARDIAN WRITTEN BY HEINRICH BÖLL” AND “WREN WRITTEN BY REŞAT NURİ GÜNTEKİN”
THE COMPARISON OF GERMAN AND TURKISH SOCIETIES IN THE WORKS “HOUSE WITHOUT GUARDIAN WRITTEN BY HEINRICH BÖLL” AND “WREN WRITTEN BY REŞAT NURİ GÜNTEKİN”
In this study, German and Turkish societies I. and II. The events that he lived during the World War II were examined. These events were examined in the light of Reşat Nuri Günteki...
Halid Ziya Uşaklıgil’in Saray ve Ötesi Eserinde 1909-1915 Sultan Reşat Dönemi Osmanlı Sosyo-Ekonomik Durumuna Saray Penceresinden Bir Bakış
Halid Ziya Uşaklıgil’in Saray ve Ötesi Eserinde 1909-1915 Sultan Reşat Dönemi Osmanlı Sosyo-Ekonomik Durumuna Saray Penceresinden Bir Bakış
İktisat ve edebiyat iki ayrı bilim dalı olmasına rağmen disiplinler arası bir çalışmada bir araya getirebilmektir. Gerek iktisatçılar gerekse edebiyatçılar kendi bakış açılarıyla i...

