Javascript must be enabled to continue!
Örgütlerde Duygusal Emek
View through CrossRef
İnsan düşünme ve konuşma yeteneği olan, özgür iradeye sahip, üstün nitelikli bir canlıdır. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellikler sahip olduğu akıl gücü ve duygularıdır. Rekabetçi iş dünyasında bilginin önem kazanmasıyla birlikte, insana ve insan duygularına verilen önem artmıştır. Duygular tekdüze olmayan, karmaşık, çok yönlü ve kişiden kişiye farklılık gösteren, öznel ve soyut ifadelerdir. Duygusal emekte birey kendi gerçek duygularını maskeleyerek, dış çevreye farklı duygusal gösterimlerde bulunur. Bu davranışların odak noktası, bireylerin çalışma hayatında kendilerinden sergilemeleri beklenen davranışı nasıl gösterdikleri ve bu davranışlara nasıl uyum sağladıklarıdır. Duygusal emek davranışlarının derin ve samimi olarak hissedilmesi durumunda bireysel performans ve özyeterliliği artırdığı; kurumsal açısından müşteri memnuniyetini artırarak, örgütün kurumsal amaç ve hedeflerine ulaşması ve finansal fayda sağlaması konusunda büyük avantaj sağladığı belirtilmektedir. Bununla birlikte özellikle rekabetin yoğun olduğu ve çalışan ücretlendirmesinin performansla orantılı olarak yapıldığı sektörlerde duygusal emek davranışları çalışanlar açısından bazı istenmeyen durumlara sebep olabilir. Çalışanlar örgüt içerisinde duygularını yüzeysel davranış, derinlemesine davranış ve samimi davranış olarak üç şekilde sergilemektedir. Duygusal emek performansı bireysel faktörlerden ve örgütsel değişkenlerden etkilenebilmektedir. Duygusal emeğin en fazla karşılaştırıldığı değişkenlerin stres, iş tatmini, işten ayrılma niyeti, motivasyon, tükenmişlik, yabancılaşma, performans, ekonomik fayda ve örgüte bağlılık olduğu görülmüştür. Çalışma hayatında bireyleri özellikle yüzeysel davranışa yönelten duygusal emek nedenlerinin belirlenmesi, çalışanların bu konudaki farkındalığının artırılması, duygusal emek örgüt içi iletişim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, kurum içi adalet dengesine özen gösterilmesi, çalışanlara sosyal destek sağlanması ve çalışma ortamından kaynaklanan stres faktörlerinin azaltılması gibi stratejilerin uygulanması önemlidir.
Title: Örgütlerde Duygusal Emek
Description:
İnsan düşünme ve konuşma yeteneği olan, özgür iradeye sahip, üstün nitelikli bir canlıdır.
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellikler sahip olduğu akıl gücü ve duygularıdır.
Rekabetçi iş dünyasında bilginin önem kazanmasıyla birlikte, insana ve insan duygularına verilen önem artmıştır.
Duygular tekdüze olmayan, karmaşık, çok yönlü ve kişiden kişiye farklılık gösteren, öznel ve soyut ifadelerdir.
Duygusal emekte birey kendi gerçek duygularını maskeleyerek, dış çevreye farklı duygusal gösterimlerde bulunur.
Bu davranışların odak noktası, bireylerin çalışma hayatında kendilerinden sergilemeleri beklenen davranışı nasıl gösterdikleri ve bu davranışlara nasıl uyum sağladıklarıdır.
Duygusal emek davranışlarının derin ve samimi olarak hissedilmesi durumunda bireysel performans ve özyeterliliği artırdığı; kurumsal açısından müşteri memnuniyetini artırarak, örgütün kurumsal amaç ve hedeflerine ulaşması ve finansal fayda sağlaması konusunda büyük avantaj sağladığı belirtilmektedir.
Bununla birlikte özellikle rekabetin yoğun olduğu ve çalışan ücretlendirmesinin performansla orantılı olarak yapıldığı sektörlerde duygusal emek davranışları çalışanlar açısından bazı istenmeyen durumlara sebep olabilir.
Çalışanlar örgüt içerisinde duygularını yüzeysel davranış, derinlemesine davranış ve samimi davranış olarak üç şekilde sergilemektedir.
Duygusal emek performansı bireysel faktörlerden ve örgütsel değişkenlerden etkilenebilmektedir.
Duygusal emeğin en fazla karşılaştırıldığı değişkenlerin stres, iş tatmini, işten ayrılma niyeti, motivasyon, tükenmişlik, yabancılaşma, performans, ekonomik fayda ve örgüte bağlılık olduğu görülmüştür.
Çalışma hayatında bireyleri özellikle yüzeysel davranışa yönelten duygusal emek nedenlerinin belirlenmesi, çalışanların bu konudaki farkındalığının artırılması, duygusal emek örgüt içi iletişim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, kurum içi adalet dengesine özen gösterilmesi, çalışanlara sosyal destek sağlanması ve çalışma ortamından kaynaklanan stres faktörlerinin azaltılması gibi stratejilerin uygulanması önemlidir.
Related Results
Koruyucu Aile Modelinde Duygusal Emek ve Ekonomik Tutum:İzmir İli Örneği
Koruyucu Aile Modelinde Duygusal Emek ve Ekonomik Tutum:İzmir İli Örneği
Öz
Koruyucu aile hizmet modeli; korunma gereksinimi olan çocukların koruyucu ailelerin yanında belli ücretler karşılığında bakımının sağlandığı bir modeldir. Bu da ortaya iki önem...
Geleneksel Örgütlerden Dijital Örgütlere Dönüşüm - II
Geleneksel Örgütlerden Dijital Örgütlere Dönüşüm - II
Günümüzde ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada küreselleşmenin etkisiyle örgütlerde ve örgütlerin yönetim süreçlerinde köklü bir değişim süreci yaşanmaya başlamıştır. Küreselle...
Dijital Emek Platformlarında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri
Dijital Emek Platformlarında Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri
Kadınların emek piyasalarına katılımı, istihdam biçimleri ve koşulları üzerinde küresel düzeyde önemli yapısal kısıtlamalar ve derin eşitsizlikler yaşanmaktadır. İmalat sektöründe ...
ÖRGÜTSEL YAŞAMDA DUYGU YOKLUĞUNUN DUYGU BIKKINLIĞINA DÖNÜŞÜMÜ: DUYGUSAL EMEK YAYILIMI
ÖRGÜTSEL YAŞAMDA DUYGU YOKLUĞUNUN DUYGU BIKKINLIĞINA DÖNÜŞÜMÜ: DUYGUSAL EMEK YAYILIMI
Duygu konusunun insan yaşamındaki önemine rağmen örgütsel yaşamda uzun süre görmezden gelindiği görülmektedir. Klasik yaklaşım döneminde duygu konusu, irrasyonelliği bertaraf etmek...
Duyguların yeme davranışı üzerine etkisi
Duyguların yeme davranışı üzerine etkisi
Duygusal yeme, bireylerin olumsuz veya olumlu duygusal durumlara yanıt olarak yiyecek tüketimlerini değiştirmesiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir davranış biçimidir. Bu durum, aşırı...
Sendromlar: Modern Örgütlerde Psikososyal Sorunlar
Sendromlar: Modern Örgütlerde Psikososyal Sorunlar
Günümüz çalışma yaşamı, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı bir dönüşümün tam ortasında yer almaktadır. Küreselleşmenin sınırları ortadan kaldırdığı, dijitalleşmenin iş y...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Edebiyat ve Duygular: Öyküleyici Metinleri Anlamada Duyguların Rolü
Edebiyat ve Duygular: Öyküleyici Metinleri Anlamada Duyguların Rolü
Öyküleyici metin ve okur arasındaki etkileşimin duygusal boyutu, anlatı duyguları (empati, sempati, özdeşim, yoğunlaşma), değerlendirici duygular (estetik haz, estetik tatmin) ve b...

