Javascript must be enabled to continue!
Transhümanizm: İnsanın ve Dünyanın Dönüşümü
View through CrossRef
Transhümanizm, en gelişmiş teknolojileri kullanarak insanı değiştirmeye çalışan, yapay zeka, nano-teknoloji, robotik bilimi ve android cihazlar gibi enstrümanlar sayesinde insanın sahip olduğu sınırlılıkları ortadan kaldırmayı hedefleyen felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalıklar, yaşlanma, organların işlevlerini yitirmesi, ölüm gibi olumsuz durumların üstesinden ileri teknolojilerle gelinmesi gerektiğini savunan bu hareket uzun ömürlü, biyolojik doğasından ve zincirlerinden kurtulmuş, gelişmiş fiziksel ve bilişsel yeteneklere sahip yarı insan yarı robot varlıklar ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Başka bir deyişle homo sapiens, ileri derecede gelişmiş araçlar vasıtasıyla özünden koparılarak transhümanizmin nihai formu olan Robo-sapiens haline getirilmek istenmektedir. Aslında transhümanizm, hümanizm ile posthümanizm arasında bir geçiş süreci olup nihai hedefi insanın aşıldığı post-human çağına ulaşmaktır. Bu sebeple hümanizmin bir devamı olarak tasavvur edebileceğimiz bu kavramın özünde insanın değişim ve dönüşümü olduğunu ifade etmek yerinde olacaktır. Ancak hümanizm, rasyonel ve bilimci bir insan modeli ortaya koyarken transhümanizm ise bio-teknolojilerle desteklenmiş ve yapısı tamamen değiştirilmiş bir insanı ön plana çıkarmaktadır. Post-hümanizm ise transhümanizm sürecinin sonucunda ulaşılan bir varış noktası olduğunu belirtmek gerekir. Transhümanizm Batı dünyasında uzun süredir tartışılan bir konu olduğu için bu çevrede geniş bir litaretüre sahiptir. Ancak felsefe dünyamızda gündemi işgal etmesi çok yakın zamanlara dayanmaktadır. İncelememizin konusu olan ve Ahmet Dağ tarafından kaleme alınan Transhümanizm - İnsanın ve Dünyanın Dönüşümü adlı eser, ülkemizde bu konuda yazılmış ilk telif eser olma özelliği taşımaktadır.
Artuklu Human and Social Science Journal, Mardin Artuklu University
Title: Transhümanizm: İnsanın ve Dünyanın Dönüşümü
Description:
Transhümanizm, en gelişmiş teknolojileri kullanarak insanı değiştirmeye çalışan, yapay zeka, nano-teknoloji, robotik bilimi ve android cihazlar gibi enstrümanlar sayesinde insanın sahip olduğu sınırlılıkları ortadan kaldırmayı hedefleyen felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hastalıklar, yaşlanma, organların işlevlerini yitirmesi, ölüm gibi olumsuz durumların üstesinden ileri teknolojilerle gelinmesi gerektiğini savunan bu hareket uzun ömürlü, biyolojik doğasından ve zincirlerinden kurtulmuş, gelişmiş fiziksel ve bilişsel yeteneklere sahip yarı insan yarı robot varlıklar ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.
Başka bir deyişle homo sapiens, ileri derecede gelişmiş araçlar vasıtasıyla özünden koparılarak transhümanizmin nihai formu olan Robo-sapiens haline getirilmek istenmektedir.
Aslında transhümanizm, hümanizm ile posthümanizm arasında bir geçiş süreci olup nihai hedefi insanın aşıldığı post-human çağına ulaşmaktır.
Bu sebeple hümanizmin bir devamı olarak tasavvur edebileceğimiz bu kavramın özünde insanın değişim ve dönüşümü olduğunu ifade etmek yerinde olacaktır.
Ancak hümanizm, rasyonel ve bilimci bir insan modeli ortaya koyarken transhümanizm ise bio-teknolojilerle desteklenmiş ve yapısı tamamen değiştirilmiş bir insanı ön plana çıkarmaktadır.
Post-hümanizm ise transhümanizm sürecinin sonucunda ulaşılan bir varış noktası olduğunu belirtmek gerekir.
Transhümanizm Batı dünyasında uzun süredir tartışılan bir konu olduğu için bu çevrede geniş bir litaretüre sahiptir.
Ancak felsefe dünyamızda gündemi işgal etmesi çok yakın zamanlara dayanmaktadır.
İncelememizin konusu olan ve Ahmet Dağ tarafından kaleme alınan Transhümanizm - İnsanın ve Dünyanın Dönüşümü adlı eser, ülkemizde bu konuda yazılmış ilk telif eser olma özelliği taşımaktadır.
Related Results
God of Transhumanism
God of Transhumanism
Teknolojinin ilerlemesiyle insanlık bilimde son elli yılda ciddi bir mesafe kat etmiştir. Bu hızlı ilerleyiş günlük hayat, eğitim, hukuk, sanat, siyaset gibi alanlarda köklü değişi...
İhvân-ı Safâ Felsefesinde Küçük Âlem Olarak İnsan
İhvân-ı Safâ Felsefesinde Küçük Âlem Olarak İnsan
Bu makale İhvân-ı Safâ’nın (IV/X.) insan tasavvuru ekseninde, insanın büyük âlemle olan benzerliğine odaklanarak onun küçük âlem olarak konumlandırılmasını felsefî açıdan analiz et...
Gabriel Marcel’e Göre Tekn(ik)oloji ve Dünyanın Parçalanmışlığı
Gabriel Marcel’e Göre Tekn(ik)oloji ve Dünyanın Parçalanmışlığı
Tarihsel süreç içerisinde ilk olarak doğa ile herhangi bir araç kullanmadan doğrudan ilişki kuran insan, zamanla çevresinde karşılaştığı sorunları aşmak için farklı teknik ve tekno...
ROUSSEAU’NUN AYDINLANMACI AKIL ELEŞTİRİSİ
ROUSSEAU’NUN AYDINLANMACI AKIL ELEŞTİRİSİ
Aydınlanma Dönemi düşünürü olan Jean-Jacques Rousseau, kendi döneminin düşünce anlayışına karşı olan negatif tutumuyla, aydınlanmaya, kendi döneminin filozoflarına, düşünce zinciri...
Rollo May ’de Tanrı Tasavvuru ve Psikolojik Yansımaları
Rollo May ’de Tanrı Tasavvuru ve Psikolojik Yansımaları
Bu araştırmanın amacı, arşiv tarama yöntemini kullanarak Rollo May’in Tanrı tasavvuruna dair görüşlerini incelemektir. Rollo May’e göre, insanın temel motivasyonu, tasavvur ettiği ...
İnsanin Üç Hâli: Beşeriyet, Ademiyet ve İnsan-ı Kamil
İnsanin Üç Hâli: Beşeriyet, Ademiyet ve İnsan-ı Kamil
Bu makale, İslam literatüründeki "insan" kavramının etimolojik ve teolojik yönlerini derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. İnsan kelimesinin "üns-ünsiyet" ve "nisyan" köklerinde...
Bu Kaybın Adı Mı Kader?
Bu Kaybın Adı Mı Kader?
Bazı kitaplar okunmak için yazılmaz; insanın içinden geçmesi için yazılır. Bu Kaybın Adı mı Kader? tam olarak böyledir. Okurunu bilgilendirmeyi değil, onu sarsmayı; rahatlatmayı de...
ETHEM BARAN’IN YARIM ROMANINDA İDELEŞTİREMEYEN VARLIK OLARAK İNSAN
ETHEM BARAN’IN YARIM ROMANINDA İDELEŞTİREMEYEN VARLIK OLARAK İNSAN
Ethem Baran’ın “Yarım” romanı, ideleştiremeyen insanın varlık alanını görünüşe çıkaran bir romandır. Kavram olarak ideleştirme, insanın kendi eylemlerine ve onların sonuçlarına anl...

