Javascript must be enabled to continue!
ETHEM BARAN’IN YARIM ROMANINDA İDELEŞTİREMEYEN VARLIK OLARAK İNSAN
View through CrossRef
Ethem Baran’ın “Yarım” romanı, ideleştiremeyen insanın varlık alanını görünüşe çıkaran bir romandır. Kavram olarak ideleştirme, insanın kendi eylemlerine ve onların sonuçlarına anlam vermesi demektir. İnsanın sözleri ve yapıp-etmeleri, onun kim ve ne olduğu hakkında bilgi verir; ona daima olanakların eşiğinde duran varlık olmasıyla yeni anlam değerleri aramasını hatırlatır. Çerçevesini bu şekilde çizebileceğimiz ideleştirme, insanın yapıp-etmelerinin neticesinde reel hayata kök salan fenomen olarak günlük yaşamda karşılaşılan “anlam verme” durumudur. Bu fenomen, Yarım’da ise romanın kahramanı olan Metin’in karşı karşıya olduğu hayat durumları, olanaklar ve değerler dünyasında varlığını hissettirir ve Metin’in dramını hazırlayan esas etmen olarak rol oynar. İdeleştiremeyen ve kendilik bilincine sahip olamayan Metin, gerçekliğinin farkına vararak anlamsal boşluğa düşer. Metin’in kendiliğini kuramaması ve ideleştirememesi içinde bulunduğu durumu zamanla ağırlaştırarak özgürlüğüyle kararsız bir dramı yaşamasına neden olur. Bu çalışmada insanın varlık şartlarından yola çıkarak söz konusu fenomen olan ideleştirmenin kısa tanımı yapılmıştır. Daha sonra roman kahramanının söz ve eylemlerinden hareketle ideleştirme fenomeni; özgür olma(ma), olanaklar, değerlerin sesini duyma, tavır takınma ve kaygı bağlamında tartışılmıştır. Ayrıca bu çalışma, “İdeleştirme kavramı neyi ifade eder ve bu kavramın romanda imlediği hususlar nelerdir? İdeleştirme fenomeni, Ethem Baran’ın romanında nasıl görünüşe çıkar?” sorularına yanıt ararken insanı, insanın varlık yapısı ve nitelikeri çerçevesinde ele alır.
Title: ETHEM BARAN’IN YARIM ROMANINDA İDELEŞTİREMEYEN VARLIK OLARAK İNSAN
Description:
Ethem Baran’ın “Yarım” romanı, ideleştiremeyen insanın varlık alanını görünüşe çıkaran bir romandır.
Kavram olarak ideleştirme, insanın kendi eylemlerine ve onların sonuçlarına anlam vermesi demektir.
İnsanın sözleri ve yapıp-etmeleri, onun kim ve ne olduğu hakkında bilgi verir; ona daima olanakların eşiğinde duran varlık olmasıyla yeni anlam değerleri aramasını hatırlatır.
Çerçevesini bu şekilde çizebileceğimiz ideleştirme, insanın yapıp-etmelerinin neticesinde reel hayata kök salan fenomen olarak günlük yaşamda karşılaşılan “anlam verme” durumudur.
Bu fenomen, Yarım’da ise romanın kahramanı olan Metin’in karşı karşıya olduğu hayat durumları, olanaklar ve değerler dünyasında varlığını hissettirir ve Metin’in dramını hazırlayan esas etmen olarak rol oynar.
İdeleştiremeyen ve kendilik bilincine sahip olamayan Metin, gerçekliğinin farkına vararak anlamsal boşluğa düşer.
Metin’in kendiliğini kuramaması ve ideleştirememesi içinde bulunduğu durumu zamanla ağırlaştırarak özgürlüğüyle kararsız bir dramı yaşamasına neden olur.
Bu çalışmada insanın varlık şartlarından yola çıkarak söz konusu fenomen olan ideleştirmenin kısa tanımı yapılmıştır.
Daha sonra roman kahramanının söz ve eylemlerinden hareketle ideleştirme fenomeni; özgür olma(ma), olanaklar, değerlerin sesini duyma, tavır takınma ve kaygı bağlamında tartışılmıştır.
Ayrıca bu çalışma, “İdeleştirme kavramı neyi ifade eder ve bu kavramın romanda imlediği hususlar nelerdir? İdeleştirme fenomeni, Ethem Baran’ın romanında nasıl görünüşe çıkar?” sorularına yanıt ararken insanı, insanın varlık yapısı ve nitelikeri çerçevesinde ele alır.
Related Results
ETHEM BARAN’IN KURMACA ESERLERİNDE ANKARA
ETHEM BARAN’IN KURMACA ESERLERİNDE ANKARA
Günümüz Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ethem Baran, (d. 1962) ilk edebiyat ürünlerini lise öğrencisi iken Hisar dergisinde yazdığı hikâyelerle vermiştir. Aynı dergide desenl...
Kelamda İlahi Varlık-Zaman İlişkisi
Kelamda İlahi Varlık-Zaman İlişkisi
Varlık hakkında itikadî esaslar çerçevesinde yorumlar geliştiren kelamî yaklaşım zaman kavramını da itikadî prensipler temelinde ele almıştır. Bu doğrultuda zaman konusu kelamî düş...
Risâle fî is̱bâti’l-müfâriḳāt’ın Aidiyeti Üzerine Tahlil, Tahkik ve Tercüme
Risâle fî is̱bâti’l-müfâriḳāt’ın Aidiyeti Üzerine Tahlil, Tahkik ve Tercüme
Bu çalışma, İslam felsefesinde Meşşai filozofların ortaya koydukları varlık anlayışı çerçevesinde kaleme alınmış bir eser olan Risâle fî is̱bâti’l-müfâriḳāt’ın aidiyet problemine o...
Göçmen edebiyatında din ve kimlik yansımaları -Fakir Baykurt’un Yarım Ekmek Romanında Din ve Gelenek-
Göçmen edebiyatında din ve kimlik yansımaları -Fakir Baykurt’un Yarım Ekmek Romanında Din ve Gelenek-
Yarım aşırı aşan bir geçmişe sahip Almanya’ya göç olgusu beraberinde önemli bir edebi birikimi (Migrantenliteratur) de getirmiştir. Farklı adlandırmalar ile anılan bu edebi birikim...
Kant Etiğinin Newton’u Olarak Jean-Jacques Rousseau
Kant Etiğinin Newton’u Olarak Jean-Jacques Rousseau
Bu çalışmanın temel amacı Aydınlanma döneminin iki önemli ismi olan Immanuel Kant ve Jean-Jacques Rousseau’nun görüşlerindeki yakınlık ve Kant’ın Rousseau’ya çok şey borçlu olduğu ...
Nicolas Malebranche’ın Okasyonalizminde İnsan Özgürlüğü
Nicolas Malebranche’ın Okasyonalizminde İnsan Özgürlüğü
Bu makale, Nicolas Malebranche’ın felsefesinde insan özgürlüğünün nasıl anlaşıldığıyla ilgilidir. Modern dönemde okasyonalizmin en önemli savunucusu olan Malebranche’a göre Tanrı e...
MEHMED FEVZİ EFENDİ’NİN (ö.1900) İNSAN TANIMI VE TASNİFİ ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
MEHMED FEVZİ EFENDİ’NİN (ö.1900) İNSAN TANIMI VE TASNİFİ ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
“Edirne Müftüsü” olarak tanınan son dönem Osmanlı
âlim, edip, sûfî, müderris, hukuk adamı Mehmed Fevzî Efendi (1826-1900) XIX.
Asırda yaşamış, Osmanlı coğrafyasının çok farklı bölg...
Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Yaşa(ma)yan İnsan Hazinesi Olarak Âşık Veysel
Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Yaşa(ma)yan İnsan Hazinesi Olarak Âşık Veysel
UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) tarafından 2003 yılında kabul edilen ve 2006 yılında da Türkiye tarafından onaylanan "UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mira...

