Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Anadolu Sahilleri ile Balkan Yarımadası Arasında Bulunan Deniz Alanının İsimlendirme Sorunsalı

View through CrossRef
Anadolu Sahilleri ile Balkan Yarımadası arasında yer alan deniz alanı, tarihsel süreçte Yunanca; Aigaios Pontos, Pelagos Aigaion, Aigaion Pelagos, ve Türkçe; Bahr-î Sefid, Cezyir-î Bahri Sefid, Adalar arası, Adalar Denizi gibi farklı adlandırmalarla anılmıştır. Bu denizde hâkimiyet kurmaya çalışan toplumlar ya da kavimler, hâkimiyet iddiaları gereği bu denizi kendi örf/adetlerine uygun kendine özgü unsurlar vasıtasıyla adlandırmaya ve anlamlandırmaya çalışmışlardır. Bahse konu deniz, günümüzde “Ege Denizi” olarak isimlendirilmiş ve bu isim Yunanlılar tarafından, Antik Yunan’da mitolojik kahraman Atina kralı Aegeus ile özdeşleştirilmeye çalışılmaktadır. Ancak coğrafi yerlerin isimlendirilmesinde daha çok etimolojik kökenlerin araştırılması gereklidir. Bu çerçevede konu incelendiğinde “Ege” isminin Helen kültürünün dip kültürü olan Luwi diline ve bu dilin temelinde de Ön-Türkçe’ de “akarsu, deniz su örtüsü” anlamına gelen “Ög-Uz, Ög-İz” kelimeleri ile bir dil bağı bulunduğuna ilişkin savlarda bulunmaktadır. Bu çalışmada Ege teriminin; bilimsel çalışmalarda atıfta bulunulan mitolojik isimlendirmeleri tartışılacak, etimolojik çerçevede değerlendirilmesi yapılacak ve Osmanlı’da kullanılan Adalar Denizi, Adalar Arası ifadeleri incelenecektir.
Title: Anadolu Sahilleri ile Balkan Yarımadası Arasında Bulunan Deniz Alanının İsimlendirme Sorunsalı
Description:
Anadolu Sahilleri ile Balkan Yarımadası arasında yer alan deniz alanı, tarihsel süreçte Yunanca; Aigaios Pontos, Pelagos Aigaion, Aigaion Pelagos, ve Türkçe; Bahr-î Sefid, Cezyir-î Bahri Sefid, Adalar arası, Adalar Denizi gibi farklı adlandırmalarla anılmıştır.
Bu denizde hâkimiyet kurmaya çalışan toplumlar ya da kavimler, hâkimiyet iddiaları gereği bu denizi kendi örf/adetlerine uygun kendine özgü unsurlar vasıtasıyla adlandırmaya ve anlamlandırmaya çalışmışlardır.
Bahse konu deniz, günümüzde “Ege Denizi” olarak isimlendirilmiş ve bu isim Yunanlılar tarafından, Antik Yunan’da mitolojik kahraman Atina kralı Aegeus ile özdeşleştirilmeye çalışılmaktadır.
Ancak coğrafi yerlerin isimlendirilmesinde daha çok etimolojik kökenlerin araştırılması gereklidir.
Bu çerçevede konu incelendiğinde “Ege” isminin Helen kültürünün dip kültürü olan Luwi diline ve bu dilin temelinde de Ön-Türkçe’ de “akarsu, deniz su örtüsü” anlamına gelen “Ög-Uz, Ög-İz” kelimeleri ile bir dil bağı bulunduğuna ilişkin savlarda bulunmaktadır.
Bu çalışmada Ege teriminin; bilimsel çalışmalarda atıfta bulunulan mitolojik isimlendirmeleri tartışılacak, etimolojik çerçevede değerlendirilmesi yapılacak ve Osmanlı’da kullanılan Adalar Denizi, Adalar Arası ifadeleri incelenecektir.

Related Results

Hz. Peygamber Dönemi Arap Yarımadası – Rum (Bizans) İmparatorluğu İlişkileri ve Rum (Bizans) Asıllı Sahâbîler
Hz. Peygamber Dönemi Arap Yarımadası – Rum (Bizans) İmparatorluğu İlişkileri ve Rum (Bizans) Asıllı Sahâbîler
Öz: Arap asıllı olup hayatını Arap Yarımadası’nda geçiren Hz. Peygamber’e inananların genelde Arap asıllılar olduğu düşünülmektedir. Oysa Allah Rasûlü son peygamberdir ve bütün ins...
Deniz Kazaları ve Deniz Olaylarını İnceleme Çalışmalarında Kullanılan Analiz Yöntemleri Üzerine Bir Değerlendirme
Deniz Kazaları ve Deniz Olaylarını İnceleme Çalışmalarında Kullanılan Analiz Yöntemleri Üzerine Bir Değerlendirme
Deniz kazaları ve deniz olayları can, gemi ya da yük kayıpları ve kaza sonrasında çevre zararı da oluşturabilen yaşanması arzu edilmeyen olaylardır. Deniz kazaları gerçekleştikten ...
Uluslararası Deniz Güvenliği Hukuku Bağlamında İnsansız Deniz Araçları Aracılığıyla İşlenen Suçlar
Uluslararası Deniz Güvenliği Hukuku Bağlamında İnsansız Deniz Araçları Aracılığıyla İşlenen Suçlar
Otonom ve uzaktan kumanda edilerek seyredebilen insansız deniz araçları denizlerde pek çok alanda kullanılmaya başlamaktadır. Bu araçların denizlerde suç işlemek maksadıyla kullanı...
I. BALKAN SAVAŞI’NDAN SONRA BALKAN DEVLETLERİNİN “MADDİ TALEPLERİ”
I. BALKAN SAVAŞI’NDAN SONRA BALKAN DEVLETLERİNİN “MADDİ TALEPLERİ”
Osmanlı Devleti’nin “Düvel-i Muazzama” olarak adlandırdığı Büyük Güçler, I. Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlı kamu borçları ve iktisadi imtiyazlarının Balkan devletlerine devredilme...
Otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımının donatanlar açısından değerlendirilmesi
Otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımının donatanlar açısından değerlendirilmesi
Ticari deniz taşımacılığının gelişimine katkı sağlayan teknolojik değişimler işletmelerin maddi unsurlarının yanı sıra rekabet güçlerini de arttırmaktadır. Otonom deniz araçları te...
BALKAN ANTANTI BASIN KONFERANSLARI
BALKAN ANTANTI BASIN KONFERANSLARI
Balkan Antantı Basın Konferansları, 9 Şubat 1934’te kabul edilen Balkan Antantı’nın yol açtığı önemli gelişmeler arasında yer almaktadır. Birincisi 1936 yılında Bükreş’te düzenlene...
Marmara Denizi’nde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Yöntemleri
Marmara Denizi’nde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Yöntemleri
Marmara Denizi’ne akan atıksuların taşıdığı besin maddelerinden dolayı denizde alg ve diğer fitoplanktonlar da ciddi bir çoğalma meydana gelmiştir. Alg ve diğer fitoplanktonlara ba...
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Derin Deniz Yatağı Madenciliği: Sorunlu Konular ve Değerlendirmeler
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Derin Deniz Yatağı Madenciliği: Sorunlu Konular ve Değerlendirmeler
Madencilik sektörü karasal maden kaynaklarının azalması neticesinde derin deniz yatağı madenciliğine yönelmektedir. Kıyı devletlerinin ulusal deniz yetki alanına girmeyen tüm kısım...

Back to Top