Javascript must be enabled to continue!
BEKSULTAN NURJEKEULI’NIN “EY, DÜNYA EY!” ADLI ROMANINDA KAZAK KİMLİĞİ VE RUS İMAJI
View through CrossRef
Bireyler ve toplumlar için en temel ihtiyaçlardan biri
‘tanıma’dır. Tanıma bireyin ya da toplumun ‘kendi’ varlığına dönük sorgulamalar
yoluyla gerçekleşirse ortaya çıkan verilerden elde edilen sonuçlar bireysel
veya kolektif kimliği oluşturur. Bu kimliklerden özellikle kolektif kimlik daha
çok temelinde etnik ve milli bağların bulunduğu bir kültür zemininde toplumun
aidiyet arayışının neticesinde oluşturulmakta ve diğer kolektif kimliklerden
bir ayrışmayı da içermektedir. Bu anlamda toplumun ‘kendi’ dışında kalan
‘öteki’ kolektif kimliklere bakışı da ‘imaj’ı oluşturmaktadır.
Kimlik oluşum süreci, toplumlar için uzun bir zamanda
gerçekleşmektedir. Kimliğin ortaya konmasında toplumlar objektif esaslardan
hareket etme çabasındadır. Buna karşılık tanımı yapan yine toplumun kendisi
olduğu için ‘kimlik’ belirli ölçüde sübjektif bir özellik gösterir. İmaj ise
karşı toplum konusundaki önyargı, stereotip ve klişelerden hareketle
oluşturulur. Yazılı metinler içerisinde özellikle romanlar; kolektif kimlik ve
imaj üretmek, yaymak için en ideal araçlardır. Yazar anlatı türündeki
metinlerde; kahramanlar, olaylar üzerinden eserin ait olduğu ve en çok ilişki
kurduğu toplumla ilgili oldukça zengin kimlik ve imaj unsurları paylaşır.
Modern Kazak edebiyatının usta yazarlarından Beksultan
Nurjekeulı’nın 2016 yılında tarihi vesikalardan da faydalanarak yazdığı ‘Ey,
Dünya Ey!’ isimli romanı Kazak Türklerinin 20. asrın hemen başından sonuna
kadar yaşadığı yetmiş beş yıllık sürede özellikle Ruslar’la nasıl mücadele
ettiğini anlatmaktadır. Bu çalışmada, anılan eserde bir kolektif kimlik biçimi
olarak ‘Kazak kimliği’nin nasıl ele alındığı, bu kimliğin biçimlenmesine ciddi
ölçüde etki eden ‘Rus imajı’nın esere nasıl yansıdığı açıklanmaya
çalışılacaktır.
Title: BEKSULTAN NURJEKEULI’NIN “EY, DÜNYA EY!” ADLI ROMANINDA KAZAK KİMLİĞİ VE RUS İMAJI
Description:
Bireyler ve toplumlar için en temel ihtiyaçlardan biri
‘tanıma’dır.
Tanıma bireyin ya da toplumun ‘kendi’ varlığına dönük sorgulamalar
yoluyla gerçekleşirse ortaya çıkan verilerden elde edilen sonuçlar bireysel
veya kolektif kimliği oluşturur.
Bu kimliklerden özellikle kolektif kimlik daha
çok temelinde etnik ve milli bağların bulunduğu bir kültür zemininde toplumun
aidiyet arayışının neticesinde oluşturulmakta ve diğer kolektif kimliklerden
bir ayrışmayı da içermektedir.
Bu anlamda toplumun ‘kendi’ dışında kalan
‘öteki’ kolektif kimliklere bakışı da ‘imaj’ı oluşturmaktadır.
Kimlik oluşum süreci, toplumlar için uzun bir zamanda
gerçekleşmektedir.
Kimliğin ortaya konmasında toplumlar objektif esaslardan
hareket etme çabasındadır.
Buna karşılık tanımı yapan yine toplumun kendisi
olduğu için ‘kimlik’ belirli ölçüde sübjektif bir özellik gösterir.
İmaj ise
karşı toplum konusundaki önyargı, stereotip ve klişelerden hareketle
oluşturulur.
Yazılı metinler içerisinde özellikle romanlar; kolektif kimlik ve
imaj üretmek, yaymak için en ideal araçlardır.
Yazar anlatı türündeki
metinlerde; kahramanlar, olaylar üzerinden eserin ait olduğu ve en çok ilişki
kurduğu toplumla ilgili oldukça zengin kimlik ve imaj unsurları paylaşır.
Modern Kazak edebiyatının usta yazarlarından Beksultan
Nurjekeulı’nın 2016 yılında tarihi vesikalardan da faydalanarak yazdığı ‘Ey,
Dünya Ey!’ isimli romanı Kazak Türklerinin 20.
asrın hemen başından sonuna
kadar yaşadığı yetmiş beş yıllık sürede özellikle Ruslar’la nasıl mücadele
ettiğini anlatmaktadır.
Bu çalışmada, anılan eserde bir kolektif kimlik biçimi
olarak ‘Kazak kimliği’nin nasıl ele alındığı, bu kimliğin biçimlenmesine ciddi
ölçüde etki eden ‘Rus imajı’nın esere nasıl yansıdığı açıklanmaya
çalışılacaktır.
Related Results
KAZAK TÜRKOLOG RABİĞA SIZDIKOVA VE KAZAK EDEBİ DİLİNİN TARİHİ ADLI ESERİ
KAZAK TÜRKOLOG RABİĞA SIZDIKOVA VE KAZAK EDEBİ DİLİNİN TARİHİ ADLI ESERİ
Türk dilinin zengin geçmişini barındıran ve yaşatan Kazak Türkçesi ve edebiyatı, Türk dilinin önem taşıyan kollarından biridir. Bu sebeple, Kazak Türkçesinin hem dil hem de edebî g...
KAZAK YAZAR MUHTAR MAGAVİN’İN HAYATI VE EDEBÎ KİŞİLİĞİ
KAZAK YAZAR MUHTAR MAGAVİN’İN HAYATI VE EDEBÎ KİŞİLİĞİ
Yirmili yaşlarda gerek edebiyat konusundaki bilimsel çalışmalarıyla gerekse edebî
eserleriyle bilim ve sanat camiasının dikkatini üzerine çeken Muhtar Magavin, hem Kazak
Sovyet E...
Kazak nesrinde animalizm
Kazak nesrinde animalizm
Makalede, Kazak nesirindeki hayvan imajının anlatım yolları ve yöntemleri ele alınmaktadır. Kazak halk edebiyatı kaynaklı nesirde hayvancılığın anlatımı ayrı bir konu olmaya değer....
Tamada: Gelenekten Güncelliğe Türkistan’da Bir Söz Ustası
Tamada: Gelenekten Güncelliğe Türkistan’da Bir Söz Ustası
Çarlık döneminde başlayan Rus hâkimiyeti neticesinde Rus kültürü ile tanışma, Kazak lehçesinin yazı
dili hâline gelişi, ana dilde eğitim veren kurumların ortaya çıkışı Kazaklar içi...
Adli Hemşirelik
Adli Hemşirelik
Adli hemşirelik medikolegal içeriğe sahip sağlık bakım sorunlarının değerlendirilmesi ve hemşirelik mesleğinin bilgi ve deneyimlerinin adaletin hizmetine sunulmasını sağlamaktadır....
Çocukla Adli Görüşme: Raporlama ve Standartlar
Çocukla Adli Görüşme: Raporlama ve Standartlar
Bu araştırmanın amacı, çocuklarla yapılan adli görüşmelerden sonra adli görüşmeci tarafından hazırlanan adli görüşme değerlendirme raporlarının standardizasyonu ve Türkiye'ye uygun...
Yeni Avrupa’nın İnşası Sürecinde Avrupa-Atlantik Güçlerinin ve Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Politikaları
Yeni Avrupa’nın İnşası Sürecinde Avrupa-Atlantik Güçlerinin ve Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Politikaları
Yeni Avrupa’nın inşası süreci Mayıs 1989’da Washington’un tam, özgür ve barış halinde bir kıta oluşturma çağrısıyla başlamıştır. Aynı yıl, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından W...
SULTAN HÜSEYİN BAYKARA DÖNEMİ DERVİŞ ALİ İSYANI (1492-1493)
SULTAN HÜSEYİN BAYKARA DÖNEMİ DERVİŞ ALİ İSYANI (1492-1493)
Sultan Hüseyin Baykara (1438-1506), Timurlu devletinin kurucusu Emir Timur’un haleflerinden olup, Timurluların Horasan’daki (1469-1506) son hükümdarıdır. Sultan Hüseyin Baykara’nın...

