Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

B. F. Skinner: Pekiştirme Teorisi

View through CrossRef
Skinner’e göre insan davranışları, genetik ya da içsel süreçlerle değil, çevresel uyarıcılara verilen tepkilerle şekillenir. Bu nedenle insan doğası büyük ölçüde öğrenilen ve koşullanan bir yapıdır. Skinner bireylerin düşünsel süreçlerini ve içsel durumlarını göz ardı ederek, dışsal gözlemlerle açıklanabilecek davranışlara odaklanmıştır. Skinner, davranışların ödüllerle (pozitif pekiştirme) ya da olumsuz durumdan kaçınarak (olumsuz pekiştirme) güçlendirilebileceğini belirtir. Davranışı açıklarken cezayı da ele alan Skinner, cezaların pekiştirme kadar etkili olmadığını savunmuştur.Skinner karmaşık davranışların küçük adımlarla şekillendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Bir hedef davranışın oluşabilmesi için o hedef davranışa götüren küçük, ardışık adımların basamak basamak pekiştirildiği şekillendirme, karmaşık davranışların istenilen hedeflere ulaşması için kullanılan bir tekniktir. Şekillendirme sürecinde tesadüfi ya da yanlış pekiştirmelerin sonucunda bireyler mantıksız şekilde belirli davranışlara inanabilmektedirler. Batıl inanç adı verilen bu durumlar, genellikle bir davranış ile ödül arasında yanlış bir ilişki kurarak, kişinin o davranışı tekrar etmesine yol açar. Öz denetim ise şekillendirme süreciyle desteklenerek, bireylerin kendi içsel motivasyonlarıyla davranışlarını daha kontrollü bir şekilde yönlendirmelerini sağlamaktadır. Bireylerin kendi davranışlarını ve tepkilerini, içsel motivasyonlar ve hedefler doğrultusunda kontrol edebilme yeteneği olan öz denetim, bireylerin dışsal pekiştireçlere bağlı kalmaksızın, uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için anlık ödülleri erteleyebilme ve irade gücüyle davranışlarını düzenleyebilme yeteneklerini kapsamaktadır.
Akademisyen Kitabevi
Title: B. F. Skinner: Pekiştirme Teorisi
Description:
Skinner’e göre insan davranışları, genetik ya da içsel süreçlerle değil, çevresel uyarıcılara verilen tepkilerle şekillenir.
Bu nedenle insan doğası büyük ölçüde öğrenilen ve koşullanan bir yapıdır.
Skinner bireylerin düşünsel süreçlerini ve içsel durumlarını göz ardı ederek, dışsal gözlemlerle açıklanabilecek davranışlara odaklanmıştır.
Skinner, davranışların ödüllerle (pozitif pekiştirme) ya da olumsuz durumdan kaçınarak (olumsuz pekiştirme) güçlendirilebileceğini belirtir.
Davranışı açıklarken cezayı da ele alan Skinner, cezaların pekiştirme kadar etkili olmadığını savunmuştur.
Skinner karmaşık davranışların küçük adımlarla şekillendirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Bir hedef davranışın oluşabilmesi için o hedef davranışa götüren küçük, ardışık adımların basamak basamak pekiştirildiği şekillendirme, karmaşık davranışların istenilen hedeflere ulaşması için kullanılan bir tekniktir.
Şekillendirme sürecinde tesadüfi ya da yanlış pekiştirmelerin sonucunda bireyler mantıksız şekilde belirli davranışlara inanabilmektedirler.
Batıl inanç adı verilen bu durumlar, genellikle bir davranış ile ödül arasında yanlış bir ilişki kurarak, kişinin o davranışı tekrar etmesine yol açar.
Öz denetim ise şekillendirme süreciyle desteklenerek, bireylerin kendi içsel motivasyonlarıyla davranışlarını daha kontrollü bir şekilde yönlendirmelerini sağlamaktadır.
Bireylerin kendi davranışlarını ve tepkilerini, içsel motivasyonlar ve hedefler doğrultusunda kontrol edebilme yeteneği olan öz denetim, bireylerin dışsal pekiştireçlere bağlı kalmaksızın, uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için anlık ödülleri erteleyebilme ve irade gücüyle davranışlarını düzenleyebilme yeteneklerini kapsamaktadır.

Related Results

AMERİKAN HEGEMONYASI SAVUNUSU DOĞRULTUSUNDA SAMUEL HUNTİNGTON’DA SİYASAL DÜZEN TEORİSİ
AMERİKAN HEGEMONYASI SAVUNUSU DOĞRULTUSUNDA SAMUEL HUNTİNGTON’DA SİYASAL DÜZEN TEORİSİ
Dünyada bir düzen vardır. Dünya düzeni siyasal düzenin bir parçasıdır. Siyaset biliminde düzene ilişkin teorilerin çatı kavramı olan siyasal düzen teorisi, dünya düzeninin ardınd...
SADRİ MAKSUDİ ARSAL’IN DEVLET YAKLAŞIMI
SADRİ MAKSUDİ ARSAL’IN DEVLET YAKLAŞIMI
Bu çalışma, Sadri Maksudi Arsal’ın günümüze ulaşan eserleri ve fikirleri üzerinden yapılan bir analiz ile Arsal’ın Genel Devlet Teorisi ve Türk Devlet Teorisi’ni ortaya koymayı ama...
Kavramsal ve Kuramsal Olarak İş Doyumu
Kavramsal ve Kuramsal Olarak İş Doyumu
Bu makale, alanyazında iş tatmini olarak da sıkça karşılaşılan iş doyumunu, kavramsal ve kuramsal olarak açıklamak üzere hazırlanmış bir derleme çalışmasıdır. Çalışanların görev ve...
Charles Darwin Teorisini Neden “Evrim Teorisi” Olarak Adlandırmadı?
Charles Darwin Teorisini Neden “Evrim Teorisi” Olarak Adlandırmadı?
Charles Darwin, kendi teorisini Evrim Teorisi değil “Değişiklerle Türeyiş Teorisi” olarak, yer yer de “Doğal Seçilim Teorisi” olarak adlandırmıştır. Darwin, bilinçli bir biçimde E...
ESKİ UYGURCA TEKRARLI SIFATLARDA FARKLI BİR PEKİŞTİRME YÖNTEMİ: {+DA} EKLİ PEKİŞTİRME
ESKİ UYGURCA TEKRARLI SIFATLARDA FARKLI BİR PEKİŞTİRME YÖNTEMİ: {+DA} EKLİ PEKİŞTİRME
Tarihî dönemlerde yalnız birkaç eser üzerinden taramalar yapılması ve modern dönemlerde ilgili dil, lehçe ya da ağıza özgü dil bilgisi çalışmalarının esas alınması, bir başka ifade...
Mizah
Mizah
Gülmenin genel anlamda kimi zaman bir üstünlük, kimi zaman bir rahatlama veya kimi zaman uyuşmazlık kaynaklı olarak ortaya çıktığı ifade edilir. Bu üç sebebin her biri kendi adları...
Eleştirel Sosyal Hizmet Teorisi ve Uygulaması
Eleştirel Sosyal Hizmet Teorisi ve Uygulaması
Eleştirel sosyal hizmet teorisi, sunduğu eleştirel düşünmeye dair çerçeve dolayısıyla sosyal hizmet uygulamalarının merkezinde yer almaktadır. Bu teori, bireylerin karşılaştıkları ...
Soyut Dışavurumculuk’ta Carl Gustav Jung Etkisi
Soyut Dışavurumculuk’ta Carl Gustav Jung Etkisi
Araştırmada, İkinci Dünya Savaşı sonrasında derinlemesine düşünme, rastlantısallık ve etkileyici renk alanlarıyla duyguların ifadesinin keşfedilmesi amacıyla New York’ta ortaya çık...

Back to Top