Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

ESKİ UYGURCA TEKRARLI SIFATLARDA FARKLI BİR PEKİŞTİRME YÖNTEMİ: {+DA} EKLİ PEKİŞTİRME

View through CrossRef
Tarihî dönemlerde yalnız birkaç eser üzerinden taramalar yapılması ve modern dönemlerde ilgili dil, lehçe ya da ağıza özgü dil bilgisi çalışmalarının esas alınması, bir başka ifadeyle tarihî ve modern Türk lehçeleri üzerine bütünlüklü çalışmalar yapılmaması dil bilimi konularının net bir şekilde ortaya konması için en büyük engel olsa gerektir. Türk dilinde pekiştirme meselesi de bütünlüklü olarak ele alınmamış konulardandır. Ahat Üstüner, İlknur Karagöz gibi araştırmacılar Türk dilinin çeşitli dönemlerinden seçme kaynaklar üzerinden çalışmalarını yürütmüşler ve bu temelde değerlendirmeler yapmışlardır. Vecihe Hatipoğlu’nun çalışması Türkiye Türkçesini; Mehmet Orhan Çetindağ’ın çalışması ise Eski Uygur Türkçesini konu edinmektedir. Çetindağ çalışmasında Altun Yaruk, Bahşı Ögdisi, Dışastvustık, Daşakarmapathavadanamala, Huastuanift, Irk Bitig, İyi ve Kötü Prens Öyküsü, Kuanşi İm Pusar, Körüm Bitig, Maytrısimit gibi eserleri taramasına rağmen bazı pekiştirilmiş ifadeleri gözden kaçırmıştır. Bu makalenin konusu olan ve Çetindağ’ınki başta olmak üzere Üstüner’in ve Karagöz’ün çalışmalarında da yer almayan {+DA} ekli pekiştirmeye Eski Türkçe metinlerde özellikle de Eski Uygurcada sıklıkla rastlanmaktadır. Kutadgu Bilig’de yavuzda yavuz va’de kıygan bolur dizesinde geçen yavuz+DA yavuz ibaresi [k1+DA … k1] yapısında {+DA} ekiyle pekiştirilmiş olup bu kullanıma Eski Uygurcada oldukça sık rastlanmaktadır. Çetindağ’ın çalışmasında kaynakçada yer almasına rağmen yeterince faydalanılmayan Jens Wilkens’in Eski Uygurcanın El Sözlüğü isimli eserinde çok sayıda kullanımı olan bu yapıya /a/ sesiyle başlayan örnekler olarak aglakda aglak ‘bütünüyle eşsiz’, alpta alp ‘çok zor, son derece güç’, amılta amıl ‘çok sakin’, amrakta amrak ‘çok sevgili’, arıgta arıg ‘tertemiz, çok temiz’, artokta artok ‘(inanç) çok katı, çok kuvvetli, çok kararlı, çok güçlü’, avınguta avıngu ‘son derece canlandıran, çok eğlenceli, son derece cana can katan’, adaktakıda adaktakı ‘en sonda bulunan’ vb. verilebilir. Bu makalede Eski Uygurcada sıkça örneği bulunan {+DA} ekli pekiştirmenin bağlamlı kullanımları da dikkate alınarak bir tasnifi yapılacak; böylelikle de Türk dilinde pekiştirme yapma yolları arasında bu türün de yer alması gerektiği ortaya konacaktır.
Uluslararasi Uygur Arastirmalari Dergisi, Adem Oger
Title: ESKİ UYGURCA TEKRARLI SIFATLARDA FARKLI BİR PEKİŞTİRME YÖNTEMİ: {+DA} EKLİ PEKİŞTİRME
Description:
Tarihî dönemlerde yalnız birkaç eser üzerinden taramalar yapılması ve modern dönemlerde ilgili dil, lehçe ya da ağıza özgü dil bilgisi çalışmalarının esas alınması, bir başka ifadeyle tarihî ve modern Türk lehçeleri üzerine bütünlüklü çalışmalar yapılmaması dil bilimi konularının net bir şekilde ortaya konması için en büyük engel olsa gerektir.
Türk dilinde pekiştirme meselesi de bütünlüklü olarak ele alınmamış konulardandır.
Ahat Üstüner, İlknur Karagöz gibi araştırmacılar Türk dilinin çeşitli dönemlerinden seçme kaynaklar üzerinden çalışmalarını yürütmüşler ve bu temelde değerlendirmeler yapmışlardır.
Vecihe Hatipoğlu’nun çalışması Türkiye Türkçesini; Mehmet Orhan Çetindağ’ın çalışması ise Eski Uygur Türkçesini konu edinmektedir.
Çetindağ çalışmasında Altun Yaruk, Bahşı Ögdisi, Dışastvustık, Daşakarmapathavadanamala, Huastuanift, Irk Bitig, İyi ve Kötü Prens Öyküsü, Kuanşi İm Pusar, Körüm Bitig, Maytrısimit gibi eserleri taramasına rağmen bazı pekiştirilmiş ifadeleri gözden kaçırmıştır.
Bu makalenin konusu olan ve Çetindağ’ınki başta olmak üzere Üstüner’in ve Karagöz’ün çalışmalarında da yer almayan {+DA} ekli pekiştirmeye Eski Türkçe metinlerde özellikle de Eski Uygurcada sıklıkla rastlanmaktadır.
Kutadgu Bilig’de yavuzda yavuz va’de kıygan bolur dizesinde geçen yavuz+DA yavuz ibaresi [k1+DA … k1] yapısında {+DA} ekiyle pekiştirilmiş olup bu kullanıma Eski Uygurcada oldukça sık rastlanmaktadır.
Çetindağ’ın çalışmasında kaynakçada yer almasına rağmen yeterince faydalanılmayan Jens Wilkens’in Eski Uygurcanın El Sözlüğü isimli eserinde çok sayıda kullanımı olan bu yapıya /a/ sesiyle başlayan örnekler olarak aglakda aglak ‘bütünüyle eşsiz’, alpta alp ‘çok zor, son derece güç’, amılta amıl ‘çok sakin’, amrakta amrak ‘çok sevgili’, arıgta arıg ‘tertemiz, çok temiz’, artokta artok ‘(inanç) çok katı, çok kuvvetli, çok kararlı, çok güçlü’, avınguta avıngu ‘son derece canlandıran, çok eğlenceli, son derece cana can katan’, adaktakıda adaktakı ‘en sonda bulunan’ vb.
verilebilir.
Bu makalede Eski Uygurcada sıkça örneği bulunan {+DA} ekli pekiştirmenin bağlamlı kullanımları da dikkate alınarak bir tasnifi yapılacak; böylelikle de Türk dilinde pekiştirme yapma yolları arasında bu türün de yer alması gerektiği ortaya konacaktır.

Related Results

A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Eski Uygurca Pārāyaṇavagga ya ilişkin fragmanlar
Eski Uygurca Pārāyaṇavagga ya ilişkin fragmanlar
Sanskritçede tripiṭaka, Pāli dilinde ise tipiṭaka “üç sepet” olarak bilinen kavram Budizm’in dinî yazınsal kaynaklarına işaret eden üç ayrı tür eser için kullanılır. Bunu sūtralar,...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Covid-19 Salgınının Hatırlattığı Bir Hristiyan Azize: St. Corona ve Kültü
Covid-19 Salgınının Hatırlattığı Bir Hristiyan Azize: St. Corona ve Kültü
Koronavirüsün pek çok sahada olduğu gibi dinî sahada da etkileri ve sonuçları olmuştur. Bunlardan biri ise Hinduizm ve Hristiyanlık özelinde görülebilecek yeni tanrıçaların doğuşu ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
İslam düşüncesinde Uṣûlü’d-dîn olarak ifade edilen Kelâm ilmi, inşâî bir ilim olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Kelâm ilmi, teorik anlamda başlangıç olduğu gibi aynı zamanda sos...

Back to Top