Javascript must be enabled to continue!
Kliniğimize Başvuran Mol Gebelik Olgularının Retrospektif İncelenmesi
View through CrossRef
Amaç: Çalışmamızda kliniğimizde parsiyel ve komplet mol
hidatiform tanısı alan olguların retrospektif olarak analizini amaçladık.Yöntemler: Bu çalışmada, Ocak 2015 - Ocak 2018 tarihleri
arasında gestasyonel trofoblastik hastalık tanısı alan 89 hastanın dosya
bilgisine ulaşıldı ve retrospektif olarak değerlendirildi. Toplam 89 hastanın
kayıtları incelendi. Hastalardan 76 komplet molar ve 13 parsiyel molar gebelik
olmak üzere iki gruba ayrıldı. Mevcut kayıtlardan hastaların yaş, gravida,
parite, abortus, kan grupları, β HCG, vakum küretaj öncesi ß-HCG değerleri,
serum tiroid uyarıcı hormon (TSH), serbest tiroksin (T4) ve serbest
tri-iyodotironin (T3) ve histopatoloji ile ilgili sonuçları kayıt edildi. Bulgular: Ocak 2015 - Ocak 2018 tarihleri arasında toplam
doğum sayısı 3927 olarak tespit edildi. Gestasyonel trofoblastik hastalık
insidansı 22.6/1000 doğum olarak tespit edildi. Çalışmaya dahil edilen
kadınların yaş dağılımı incelendiğinde; yaş ortalaması 29.55±9.79 olarak
bulundu. Çalışmada parsiyel mol tanısı alan olguların beta HCG ortalama değeri 229082±354929.69
mIU/ml, komplet mol tanısı alan olguların ise 258017.47±379942 mIU/ml olarak
bulundu. Beta HCG değerleri açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı
fark bulunmadı (P=0.784). Olguların tiroid fonksiyon testleri incelendiğinde, %13,4
(12)’ünün hipertiroidi olduğu bulundu. Hastaların vakum-küretaj materyallerinin
histopatoloji sonuçları incelendiğinde, olguların %85,4 (76)’ ünün komplet mol
iken %14,6 (13)’sının parsiyel mol olduğu izlendi. Sonuç: Çalışmamızda sonuç olarak, molar gebelik vakalarında tetkik
ve tedavileri göz önüne alındığında tiroid fonksiyon testi etkilendiği
gözlenmektedir. Bu olgularda anestezi öncesi mutlaka tiroid fonksiyon testleri
değerlendirmek gerekir. Bu olgulara küretaj sonrasında β- hCG takiplerinin
yapılması hususunda hastalar bilgilendirilmeli ve herhangi bir takip
yapılmaması halinde hayati tehlike oluşturabileceği açıklanmalıdır.
Dicle Medical Journal/Dicle Tip Dergisi
Title: Kliniğimize Başvuran Mol Gebelik Olgularının Retrospektif İncelenmesi
Description:
Amaç: Çalışmamızda kliniğimizde parsiyel ve komplet mol
hidatiform tanısı alan olguların retrospektif olarak analizini amaçladık.
Yöntemler: Bu çalışmada, Ocak 2015 - Ocak 2018 tarihleri
arasında gestasyonel trofoblastik hastalık tanısı alan 89 hastanın dosya
bilgisine ulaşıldı ve retrospektif olarak değerlendirildi.
Toplam 89 hastanın
kayıtları incelendi.
Hastalardan 76 komplet molar ve 13 parsiyel molar gebelik
olmak üzere iki gruba ayrıldı.
Mevcut kayıtlardan hastaların yaş, gravida,
parite, abortus, kan grupları, β HCG, vakum küretaj öncesi ß-HCG değerleri,
serum tiroid uyarıcı hormon (TSH), serbest tiroksin (T4) ve serbest
tri-iyodotironin (T3) ve histopatoloji ile ilgili sonuçları kayıt edildi.
Bulgular: Ocak 2015 - Ocak 2018 tarihleri arasında toplam
doğum sayısı 3927 olarak tespit edildi.
Gestasyonel trofoblastik hastalık
insidansı 22.
6/1000 doğum olarak tespit edildi.
Çalışmaya dahil edilen
kadınların yaş dağılımı incelendiğinde; yaş ortalaması 29.
55±9.
79 olarak
bulundu.
Çalışmada parsiyel mol tanısı alan olguların beta HCG ortalama değeri 229082±354929.
69
mIU/ml, komplet mol tanısı alan olguların ise 258017.
47±379942 mIU/ml olarak
bulundu.
Beta HCG değerleri açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı
fark bulunmadı (P=0.
784).
Olguların tiroid fonksiyon testleri incelendiğinde, %13,4
(12)’ünün hipertiroidi olduğu bulundu.
Hastaların vakum-küretaj materyallerinin
histopatoloji sonuçları incelendiğinde, olguların %85,4 (76)’ ünün komplet mol
iken %14,6 (13)’sının parsiyel mol olduğu izlendi.
Sonuç: Çalışmamızda sonuç olarak, molar gebelik vakalarında tetkik
ve tedavileri göz önüne alındığında tiroid fonksiyon testi etkilendiği
gözlenmektedir.
Bu olgularda anestezi öncesi mutlaka tiroid fonksiyon testleri
değerlendirmek gerekir.
Bu olgulara küretaj sonrasında β- hCG takiplerinin
yapılması hususunda hastalar bilgilendirilmeli ve herhangi bir takip
yapılmaması halinde hayati tehlike oluşturabileceği açıklanmalıdır.
Related Results
Carbapenem resistance gene crisis in A. baumannii: A computational analysis
Carbapenem resistance gene crisis in A. baumannii: A computational analysis
AbstractAcinetobacter baumannii (A. baumannii)is one of the members ofESKAPEbacteria which is considered multidrug resistant globally. The objective of this study is to determine t...
Laparoskopik Tubal Reanostomozda Gebelik Oranları: 2. Basamak Merkezin Deneyimleri
Laparoskopik Tubal Reanostomozda Gebelik Oranları: 2. Basamak Merkezin Deneyimleri
ÖzetAmaç: Laparoskopik tubal reanastomoz işlemi uygulanan hastaların demografik ve cerrahi özellikleri ile laparoskopik tubal reanastamoz işlemi sonrası üreme sonuçlarını değerlend...
Karakterisasi Sensor Liquefied Petroleum Gas (LPG) dari Bahan SnO2 Didoping dengan Al2O3
Karakterisasi Sensor Liquefied Petroleum Gas (LPG) dari Bahan SnO2 Didoping dengan Al2O3
Karakterisasi terhadap sensor gas LPG dari bahan SnO2 didoping dengan Al2O3 telah dilakukan. Sampel dibuat dengan persentase doping 0%, 2%, 4%, 6%, 8% dan 10% mol terhadap bahan da...
Serum Progesterone and PAG Levels in Pregnant Karya Ewes
Serum Progesterone and PAG Levels in Pregnant Karya Ewes
Koyunlarda erken dönemde gebelik teşhisi ekonomik açıdan çok önemlidir. Sığırlar için geliştirilen ticari PAG ELISA kitleri koyun ve keçilerde de erken gebelik teşhisinde başarılı ...
Klomifen sitrata rezistan olan polikistik over sendromlu olgularda kronik düşük doz gonadotropin ve konvansiyonel doz gonadotropin tedavi protokollerinin karşılaştırılması
Klomifen sitrata rezistan olan polikistik over sendromlu olgularda kronik düşük doz gonadotropin ve konvansiyonel doz gonadotropin tedavi protokollerinin karşılaştırılması
Abstract
Comparison of chronic low dose gonadotropin and conventional dose
gonadotropin treatment protocols in
patients who
had clomiphene citrate-resistant anovulation assoc...
e0156 Urotensin II promotes monocyte chemoattractant protein-1 expression in aortic adventitial fibroblasts of rat
e0156 Urotensin II promotes monocyte chemoattractant protein-1 expression in aortic adventitial fibroblasts of rat
Background
Recent studies reported that vascular adventitial fibroblasts (AFs) are involved in the development of vascular inflammatory diseases, such as atherosc...
Anti-Metastatic Potential of Pakistani Spice Box
Anti-Metastatic Potential of Pakistani Spice Box
Inhibition of vascular endothelial growth factor 2 (VEGFR2), cyclooxygenase-2 (COX-2), NFkB inhibiting kinase1 (NIK) and hypoxia inducible factor-2 α(HIF-2 α) nexus can block cance...
PENGARUH MIKROORGANISME LOKAL (MOL) TERHADAP KUALITAS KOMPOS DAUN JATI (TECTONA GRANDIS) KERING
PENGARUH MIKROORGANISME LOKAL (MOL) TERHADAP KUALITAS KOMPOS DAUN JATI (TECTONA GRANDIS) KERING
Mikroorganisme lokal (MOL) adalah mikroorganisme yang hadir dari bahan-bahan alami sebagai medium pertumbuhannya, yang dapat menjadi bioaktivator. Buah nanas, buah tomat dan nasi ...

