Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

ADÖLESAN GEBELİKLERDEKİ MATERNAL VE FETAL SONUÇLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

View through CrossRef
Amaç: Adölesan gebelikler sadece Türkiye’de değil tüm dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunudur. Adölesan gebeler maternal ve fetal açıdan yüksek riskli gebeliklerdir. Çalışmamızda; adölesan gebeliklerdeki maternal ve fetal sonuçları değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Bu araştırmada Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde Haziran 2009-2014 tarihleri arasında doğum yapan 20 hafta üzerindeki, canlı, tekil doğum yapan adölesan gebeler ve erişkin gebelerin kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastanemizde doğum yapmış hastaların demografik özellikleri, önceki gebelik öyküsü, doğum şekilleri, obstetrik sonuçlar (doğumdaki gestasyonel yaş, doğumdaki hemoglobin değeri, doğum kilosu, APGAR skorları) ve obstetrik komplikasyonlara ait sonuçlar çıkarıldı. P değerinin <0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 602 gebeden, 282 tanesi adölesan olarak saptanmıştır. Hastaların antenatal takip oranları, gebelik haftası, bebek doğum ağırlıkları, APGAR 1. ve 5. dk skorları, hemoglobin değerleri, sezaryen oranları (adölesan ve erişkin sırasıyla 35,8% vs 55,7%), gestasyonel diyabet ve makrozomik bebek oranları adölesan gebelerde anlamlı olarak düşük saptanmıştır (p<0,05). IUGG ( 10,3% vs 5%), preterm doğum (19,5% vs 10,9%), fetal distress (26,6% vs 18,4%) ve preeklampside (7,4% vs 2,8%) ise adolesan gebelerde anlamlı yükseklik saptanmıştır (p<0,05). Fetal ve maternal komplikasyonlardan amniyotik sıvı indeks bozuklukları, plasental anomali, konjenital anomalili bebek ve kolestaz oranlarında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç: Adölesan gebeler; preterm doğum, IUGG, preeklampsi, anemi, fetal distres, düşük APGAR skoru ve düşük doğum ağırlığı açısından riskli olarak saptanmış ayrıca adölesan gebelerin antenatal takiplerinin daha az olduğu belirlenmiştir. Sağlık çalışanları, adölesan gebeliklerin önlenmesi, saptanması durumunda sık antenatal takibi ve riskler açısından dikkatli olmalıdır.Amaç: Adölesan gebelikler sadece Türkiye’de değil tüm dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunudur. Adölesan gebeler maternal ve fetal açıdan yüksek riskli gebeliklerdir. Çalışmamızda; adölesan gebeliklerdeki maternal ve fetal sonuçları değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Bu araştırmada Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde Haziran 2009-2014 tarihleri arasında doğum yapan 20 hafta üzerindeki, canlı, tekil doğum yapan adölesan gebeler ve erişkin gebelerin kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastanemizde doğum yapmış hastaların demografik özellikleri, önceki gebelik öyküsü, doğum şekilleri, obstetrik sonuçlar (doğumdaki gestasyonel yaş, doğumdaki hemoglobin değeri, doğum kilosu, APGAR skorları) ve obstetrik komplikasyonlara ait sonuçlar çıkarıldı. P değerinin <0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 602 gebeden, 282 tanesi adölesan olarak saptanmıştır. Hastaların antenatal takip oranları, gebelik haftası, bebek doğum ağırlıkları, APGAR 1. ve 5. dk skorları, hemoglobin değerleri, sezaryen oranları (adölesan ve erişkin sırasıyla 35,8% vs 55,7%), gestasyonel diyabet ve makrozomik bebek oranları adölesan gebelerde anlamlı olarak düşük saptanmıştır (p<0,05). IUGG ( 10,3% vs 5%), preterm doğum (19,5% vs 10,9%), fetal distress (26,6% vs 18,4%) ve preeklampside (7,4% vs 2,8%) ise adolesan gebelerde anlamlı yükseklik saptanmıştır (p<0,05). Fetal ve maternal komplikasyonlardan amniyotik sıvı indeks bozuklukları, plasental anomali, konjenital anomalili bebek ve kolestaz oranlarında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç: Adölesan gebeler; preterm doğum, IUGG, preeklampsi, anemi, fetal distres, düşük APGAR skoru ve düşük doğum ağırlığı açısından riskli olarak saptanmış ayrıca adölesan gebelerin antenatal takiplerinin daha az olduğu belirlenmiştir. Sağlık çalışanları, adölesan gebeliklerin önlenmesi, saptanması durumunda sık antenatal takibi ve riskler açısından dikkatli olmalıdır.
Title: ADÖLESAN GEBELİKLERDEKİ MATERNAL VE FETAL SONUÇLARIN KARŞILAŞTIRILMASI
Description:
Amaç: Adölesan gebelikler sadece Türkiye’de değil tüm dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunudur.
Adölesan gebeler maternal ve fetal açıdan yüksek riskli gebeliklerdir.
Çalışmamızda; adölesan gebeliklerdeki maternal ve fetal sonuçları değerlendirmeyi amaçladık.
Yöntem: Bu araştırmada Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde Haziran 2009-2014 tarihleri arasında doğum yapan 20 hafta üzerindeki, canlı, tekil doğum yapan adölesan gebeler ve erişkin gebelerin kayıtları retrospektif olarak incelendi.
Hastanemizde doğum yapmış hastaların demografik özellikleri, önceki gebelik öyküsü, doğum şekilleri, obstetrik sonuçlar (doğumdaki gestasyonel yaş, doğumdaki hemoglobin değeri, doğum kilosu, APGAR skorları) ve obstetrik komplikasyonlara ait sonuçlar çıkarıldı.
P değerinin <0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.
Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 602 gebeden, 282 tanesi adölesan olarak saptanmıştır.
Hastaların antenatal takip oranları, gebelik haftası, bebek doğum ağırlıkları, APGAR 1.
ve 5.
dk skorları, hemoglobin değerleri, sezaryen oranları (adölesan ve erişkin sırasıyla 35,8% vs 55,7%), gestasyonel diyabet ve makrozomik bebek oranları adölesan gebelerde anlamlı olarak düşük saptanmıştır (p<0,05).
IUGG ( 10,3% vs 5%), preterm doğum (19,5% vs 10,9%), fetal distress (26,6% vs 18,4%) ve preeklampside (7,4% vs 2,8%) ise adolesan gebelerde anlamlı yükseklik saptanmıştır (p<0,05).
Fetal ve maternal komplikasyonlardan amniyotik sıvı indeks bozuklukları, plasental anomali, konjenital anomalili bebek ve kolestaz oranlarında anlamlı farklılık saptanmamıştır.
Sonuç: Adölesan gebeler; preterm doğum, IUGG, preeklampsi, anemi, fetal distres, düşük APGAR skoru ve düşük doğum ağırlığı açısından riskli olarak saptanmış ayrıca adölesan gebelerin antenatal takiplerinin daha az olduğu belirlenmiştir.
Sağlık çalışanları, adölesan gebeliklerin önlenmesi, saptanması durumunda sık antenatal takibi ve riskler açısından dikkatli olmalıdır.
Amaç: Adölesan gebelikler sadece Türkiye’de değil tüm dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunudur.
Adölesan gebeler maternal ve fetal açıdan yüksek riskli gebeliklerdir.
Çalışmamızda; adölesan gebeliklerdeki maternal ve fetal sonuçları değerlendirmeyi amaçladık.
Yöntem: Bu araştırmada Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde Haziran 2009-2014 tarihleri arasında doğum yapan 20 hafta üzerindeki, canlı, tekil doğum yapan adölesan gebeler ve erişkin gebelerin kayıtları retrospektif olarak incelendi.
Hastanemizde doğum yapmış hastaların demografik özellikleri, önceki gebelik öyküsü, doğum şekilleri, obstetrik sonuçlar (doğumdaki gestasyonel yaş, doğumdaki hemoglobin değeri, doğum kilosu, APGAR skorları) ve obstetrik komplikasyonlara ait sonuçlar çıkarıldı.
P değerinin <0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.
Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 602 gebeden, 282 tanesi adölesan olarak saptanmıştır.
Hastaların antenatal takip oranları, gebelik haftası, bebek doğum ağırlıkları, APGAR 1.
ve 5.
dk skorları, hemoglobin değerleri, sezaryen oranları (adölesan ve erişkin sırasıyla 35,8% vs 55,7%), gestasyonel diyabet ve makrozomik bebek oranları adölesan gebelerde anlamlı olarak düşük saptanmıştır (p<0,05).
IUGG ( 10,3% vs 5%), preterm doğum (19,5% vs 10,9%), fetal distress (26,6% vs 18,4%) ve preeklampside (7,4% vs 2,8%) ise adolesan gebelerde anlamlı yükseklik saptanmıştır (p<0,05).
Fetal ve maternal komplikasyonlardan amniyotik sıvı indeks bozuklukları, plasental anomali, konjenital anomalili bebek ve kolestaz oranlarında anlamlı farklılık saptanmamıştır.
Sonuç: Adölesan gebeler; preterm doğum, IUGG, preeklampsi, anemi, fetal distres, düşük APGAR skoru ve düşük doğum ağırlığı açısından riskli olarak saptanmış ayrıca adölesan gebelerin antenatal takiplerinin daha az olduğu belirlenmiştir.
Sağlık çalışanları, adölesan gebeliklerin önlenmesi, saptanması durumunda sık antenatal takibi ve riskler açısından dikkatli olmalıdır.

Related Results

Comparative study to assess the maternal and paternal fetal attachment among the expectant mothers and fathers
Comparative study to assess the maternal and paternal fetal attachment among the expectant mothers and fathers
Background: Bonding during pregnancy refers to a process through which a pregnant women experiences feelings and emotions for her fetus, interacts with her fetus and develops a mat...
ADOLESAN DÖNEMİ ÇOCUKLARDA BESLENME VE OKUL SAĞLIĞI
ADOLESAN DÖNEMİ ÇOCUKLARDA BESLENME VE OKUL SAĞLIĞI
Her yaşta olduğu gibi adolesan dönemi çocuklarda da beslenme önemlidir. Bu yaş döneminde çocuklar genellikle okulda oldukları için yeterli ve dengeli beslenme aynı zamanda okul sağ...
Adölesan Gebelikte Beslenmenin Önemi: Anne Ve Bebek Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Adölesan Gebelikte Beslenmenin Önemi: Anne Ve Bebek Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Bu çalışma, adölesan gebeliklerde beslenme gereksinimlerini, beslenme eksikliklerinin sağlık üzerindeki etkilerini ve sağlıklı beslenmenin önemini vurgulamak amacıyla mevcut litera...
Determination of fetal weight by ultrasonographic evaluation of fetal mid-thigh soft-tissue thickness in late third trimester
Determination of fetal weight by ultrasonographic evaluation of fetal mid-thigh soft-tissue thickness in late third trimester
Background: Estimation of fetal weight is of utmost importance in the planning and management of uneventful labor. This study was done to compare the estimated fetal weight determi...
Fetal Arrhythmias: A Clinical Review
Fetal Arrhythmias: A Clinical Review
ABSTRACT Fetal rhythm abnormalities occur in 2% of pregnancies. They are usually identified by the obstetrician or midwifes after 20 weeks. There are four different methods used to...
Maternal Micronutrients, Environmental Exposures, and Congenital Heart Disease: Expanding Opportunities for Prevention
Maternal Micronutrients, Environmental Exposures, and Congenital Heart Disease: Expanding Opportunities for Prevention
Congenital heart disease (CHD) remains the most common congenital anomaly worldwide and a leading cause of infant morbidity and mortality. Despite remarkable advances in prenatal d...
The Mediation Effect of Health Behavior on the Relationship Between Maternal Depression and Maternal-Fetal Attachment
The Mediation Effect of Health Behavior on the Relationship Between Maternal Depression and Maternal-Fetal Attachment
Background: Numerous studies have shown the adverse effects of maternal depression, which impacts both mother and child as well as can lower the maternal-fetal attachment. However,...
Observation of Social Adaptation and Status in Adolescents According to the Age Groups
Observation of Social Adaptation and Status in Adolescents According to the Age Groups
Amaç: Yaşamın adölesan döneminde fiziksel, davranışsal değişimler meydana gelmektedir. Bu çalışmanın amacı 11-20 yaş arası adölesanların sosyal eğilimlerini, Fatih Sosyal Eğilimler...

Back to Top