Javascript must be enabled to continue!
Ben Oyum: Tayfun Pirselimoğlu Sinemasında Arzu Üçgeni
View through CrossRef
René Girard’ın, bir edebiyat eserinin “romansal” bir düzlemde tanımlanabilmesi için öne sürdüğü arzu üçgeni kavramı, bir edebiyat eserinin hakikatinin eserdeki karakterlerin duydukları arzunun temelinde yattığını öne sürer. Bu arzuyu, Hegel’in mutsuz bilinç kavramı ve Sartre’ın bozuk inanç kavramıyla eklemleyen Girard, mimetik bir arzunun rol oynadığı ve başkasının arzusunu arzulamak olarak nitelediği, nesneyle özne (arzulayanla-arzulanan) arasına ikinci bir özne (arzulatan) yerleştirdiği esnek bir üçgen figürü ile tanımlar. Girard’a göre, özneyle nesne arasına yerleştirilen ve “dolayımlayıcı” adını alan bu ikinci özne, esas öznenin arzusunun temel kaynağı olup, bir edebiyat eserini romantik bir arzu yalanından kurtaran sahiciliği de içinde taşır.
Bu metin, Tayfun Pirselimoğlu filmlerinde Girardçı arzunun açığa çıkarılmasını irdeleme amacı taşımaktadır. Yapacağımız tanımlarla, genel yapısı itibariyle bir kimlik değişimi, bir başkası olma durumu olarak niteleyeceğimiz ve inceleyeceğimiz Tayfun Pirselimoğlu Sineması’nın, Girard’ın Cervantes’ten Proust’a kadar önemli yazarlarda izini sürdüğü arzunun açığa çıkarılmasına koşut bir yaklaşımla ele alınabileceğini ve yönetmenin filmlerindeki karakterlerin arzularının bir “dolayımlayıcı” ile oluş(turul)up, bir “dolayımlayıcı” ile dönüşüme uğra(tıl)dığını öne süreceğiz.
Title: Ben Oyum: Tayfun Pirselimoğlu Sinemasında Arzu Üçgeni
Description:
René Girard’ın, bir edebiyat eserinin “romansal” bir düzlemde tanımlanabilmesi için öne sürdüğü arzu üçgeni kavramı, bir edebiyat eserinin hakikatinin eserdeki karakterlerin duydukları arzunun temelinde yattığını öne sürer.
Bu arzuyu, Hegel’in mutsuz bilinç kavramı ve Sartre’ın bozuk inanç kavramıyla eklemleyen Girard, mimetik bir arzunun rol oynadığı ve başkasının arzusunu arzulamak olarak nitelediği, nesneyle özne (arzulayanla-arzulanan) arasına ikinci bir özne (arzulatan) yerleştirdiği esnek bir üçgen figürü ile tanımlar.
Girard’a göre, özneyle nesne arasına yerleştirilen ve “dolayımlayıcı” adını alan bu ikinci özne, esas öznenin arzusunun temel kaynağı olup, bir edebiyat eserini romantik bir arzu yalanından kurtaran sahiciliği de içinde taşır.
Bu metin, Tayfun Pirselimoğlu filmlerinde Girardçı arzunun açığa çıkarılmasını irdeleme amacı taşımaktadır.
Yapacağımız tanımlarla, genel yapısı itibariyle bir kimlik değişimi, bir başkası olma durumu olarak niteleyeceğimiz ve inceleyeceğimiz Tayfun Pirselimoğlu Sineması’nın, Girard’ın Cervantes’ten Proust’a kadar önemli yazarlarda izini sürdüğü arzunun açığa çıkarılmasına koşut bir yaklaşımla ele alınabileceğini ve yönetmenin filmlerindeki karakterlerin arzularının bir “dolayımlayıcı” ile oluş(turul)up, bir “dolayımlayıcı” ile dönüşüme uğra(tıl)dığını öne süreceğiz.
Related Results
Popüleri Çevreleyen “Arzu”: 1970’li Yıllar Türkiye’sinde Arzu Siyasetinin Ana Akım Sinemaya Yansımaları Bağlamında Şerif Gören Sinemasında Arabesk
Popüleri Çevreleyen “Arzu”: 1970’li Yıllar Türkiye’sinde Arzu Siyasetinin Ana Akım Sinemaya Yansımaları Bağlamında Şerif Gören Sinemasında Arabesk
Türkiye’nin yakın siyasi tarihine bakıldığında 1970’li yıllar, “başka türlüsünün” mümkün olduğu inancının hayatın her alanında kendisini gösterdiği; toplumun farklı kesimlerinin bi...
Mobbing 2.0
Mobbing 2.0
Ben geht in die achte Klasse eines Gymnasiums in einer Kleinstadt. Und er geht ungern. Denn Ben ist ein Außenseiter, der von seinen Klassenkameraden wie Luft behandelt wird – wenn ...
ARZU İLE KANBER HİKÂYESİNİN YENİ BİR VARYANTI VE ÇÖZÜMLEMESİ
ARZU İLE KANBER HİKÂYESİNİN YENİ BİR VARYANTI VE ÇÖZÜMLEMESİ
Çalışma konusu, Arzu ile Kanber hikâyesinin, “Leipzing Üniversitesi Kütüphanesi İslam El Yazmaları bölümündeki katalog kaydı Fleischer, 548/2”de kayıtlı olan varyantıdır. Bu varyan...
Âşık Mustafa Aydın’dan Derlenen Arzu ile Kamber Hikâyesinin İncelemesi
Âşık Mustafa Aydın’dan Derlenen Arzu ile Kamber Hikâyesinin İncelemesi
Yüzyıllar aşıp gelen halk hikâyeleri çeşitli rol ve işlevleriyle, kültürün bir parçası olarak uzun süre varlığını sürdürmüştür. Son dönemlerde canlılığını yitirmiş olsa da hâlâ Doğ...
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın İffet ve Son Arzu romanlarında hayal ve hakikat karşıtlığı
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın İffet ve Son Arzu romanlarında hayal ve hakikat karşıtlığı
İffet (1896) ve Son Arzu (1918), Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın sonları facia ile biten iki romanıdır. Romanlar; ana karakterleri devirlerine göre eğitimli ve erdemli iki genç kızın, İf...
Başkalarının Aşkı: Hangi Kadın Filminde Mimetik Arzu
Başkalarının Aşkı: Hangi Kadın Filminde Mimetik Arzu
Rene Girard, mimetik arzu kavramı etrafında geliştirdiği arzu teorisinde, arzuyu “mimesis”e dayanarak açıklar. Girard’a göre mimesis, yani bir kişinin diğerine öykünmesi, insana da...
2010 SONRASI TÜRKİYE SİNEMASINDA ERİL ŞİDDETİN TEMSİLLERİ
2010 SONRASI TÜRKİYE SİNEMASINDA ERİL ŞİDDETİN TEMSİLLERİ
Öz
Bu çalışmada erkeklerin bireysel ya da grup olarak performe ettikleri ya da maruz kaldıkları şiddetin hegemonik erkekliğe ilişkin pratiklerin ve değerlerin inşasındaki rolünü a...
The heritability and structural correlates of brain entropy
The heritability and structural correlates of brain entropy
Brain entropy (BEN) quantifies the temporal complexity of spontaneous neural activity, which has been increasingly recognized as providing important insights into cognitive functio...

