Javascript must be enabled to continue!
Kādıyânî (Ahmediyye) Cemaati, Mirza Gulâm Ahmed ve Ardılları
View through CrossRef
Bu çalışma, kadim kültürlerin, dillerin ve dinlerin kesişim noktasında yer alan ve stratejik ticaret yolları üzerinde bulunan Türk Asıllı Ekber Şah’ın diyarı Hint alt kıtasında, 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan Kādıyânîlik (Ahmediyye) cemaatinin tarihsel kökenini, teşekkül sürecini, diğer dinlerle etkileşimini, cemaatin ikiye ayrılmasını ve günümüzdeki durumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel bir yaklaşımla içerik analizi tekniği kullanılarak yürütülmüş olup, cemaatin küresel dağılımı hakkında güncel bilgiler sunmayı hedeflemektedir. Kādıyanîlik, Britanya Hindistan’ın Pencap eyaletinde, Mirza Gulâm Ahmed (d.1839-ö.1908) tarafından kurulmuştur. Kadiyan kasabasında doğan Gulâm Ahmed, çocukluğundan itibaren Arapça, Farsça ve Urduca dini eğitim almış; riyazet ve inzivaya meyilli bir karakter sergilemiştir. Özellikle Müslüman, Hindu ve Hıristiyan gruplarla yoğun dinî tartışmalara girişmiştir. Bu tartışmalarını gazete yazılarına ve eserlerine taşıyarak fikirlerini yaymaya başlamış, nihayetinde beş ciltlik Berâhîn-i Ahmediyye adlı eseri yayımlayarak Müslümanlar nezdinde tanınmıştır. Bu açıdan Hindistan’a yolculuk yapan Hz. İsa öyküsü oldukça etkilidir. Bu hikâyeyi kendi ideallerine dayanak olarak ele almış ve Hz. İsa’nın öldüğünü ve kendisinin asıl Mesih olduğunu iddia etmiştir. Bununla birlikte vahyin kesilmediğini, devam ettiğini söylemekten geri durmayan Gulâm Ahmed zamanla evrilen bir dizi iddiada bulunmuştur. Sırasıyla kendisini müceddid (yenileyici), Mehdi, Mesih, nebi ve resul olarak tanımlamıştır. Ayrıca Hindu geleneğine hitap etmek amacıyla Krişna'nın bir avatarı olduğunu da iddia etmiştir. Bu kapsayıcı ve senkretik yaklaşım, farklı dinî gruplardan kitlesel bir kabul görmekten ziyade, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Arya Samaj mensubu Hindu reformistlerden şiddetli tepkiler almasına neden olmuştur. Mirza Gulâm Ahmed'in 1908'deki vefatının ardından cemaat halefiyet meselesi nedeniyle iki ana kola ayrılmıştır. Kādiyanîler kurucunun peygamberlik iddialarını literal anlamda kabul eden ve halifeler (halife) aracılığıyla yönetilen gruptur. Lahorîler Gulâm Ahmed'i daha çok bir reformcu ve mecazi anlamda bir mesih olarak gören daha ılımlı gruptur. Cemaatin İslam dışı görülmesi, 1974'te Pakistan Ulusal Meclisi tarafından resmen gayrimüslim bir azınlık olarak tanınmasıyla sonuçlanmıştır. Bu karar, cemaat mensupları için bir diaspora hayatının başlangıcı olmuş; özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'ya göçleri hızlanmıştır. Günümüzde, merkezi İngiltere'de bulunan cemaat, küresel bir ağ oluşturmuştur. Örneğin, Almanya'da uydu televizyon kanalları aracılığıyla yayın yapmakta, İsrail’de ise (Hayfa) bir üniversite kampüsüne sahip bulunmaktadır. Bu çalışma, içerik analizi tekniğini kullanarak Kādıyânîliğin oluşum sürecini, teolojisini, cemaatin ikiye ayrılmasını ve diğer dinlerle giriştiği tartışmalar bağlamındaki konumunu incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, bu yönleriyle konuya ilişkin alan yazınına katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Education and Science Policy Research Association
Title: Kādıyânî (Ahmediyye) Cemaati, Mirza Gulâm Ahmed ve Ardılları
Description:
Bu çalışma, kadim kültürlerin, dillerin ve dinlerin kesişim noktasında yer alan ve stratejik ticaret yolları üzerinde bulunan Türk Asıllı Ekber Şah’ın diyarı Hint alt kıtasında, 19.
yüzyılın sonlarında ortaya çıkan Kādıyânîlik (Ahmediyye) cemaatinin tarihsel kökenini, teşekkül sürecini, diğer dinlerle etkileşimini, cemaatin ikiye ayrılmasını ve günümüzdeki durumunu incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırma, nitel bir yaklaşımla içerik analizi tekniği kullanılarak yürütülmüş olup, cemaatin küresel dağılımı hakkında güncel bilgiler sunmayı hedeflemektedir.
Kādıyanîlik, Britanya Hindistan’ın Pencap eyaletinde, Mirza Gulâm Ahmed (d.
1839-ö.
1908) tarafından kurulmuştur.
Kadiyan kasabasında doğan Gulâm Ahmed, çocukluğundan itibaren Arapça, Farsça ve Urduca dini eğitim almış; riyazet ve inzivaya meyilli bir karakter sergilemiştir.
Özellikle Müslüman, Hindu ve Hıristiyan gruplarla yoğun dinî tartışmalara girişmiştir.
Bu tartışmalarını gazete yazılarına ve eserlerine taşıyarak fikirlerini yaymaya başlamış, nihayetinde beş ciltlik Berâhîn-i Ahmediyye adlı eseri yayımlayarak Müslümanlar nezdinde tanınmıştır.
Bu açıdan Hindistan’a yolculuk yapan Hz.
İsa öyküsü oldukça etkilidir.
Bu hikâyeyi kendi ideallerine dayanak olarak ele almış ve Hz.
İsa’nın öldüğünü ve kendisinin asıl Mesih olduğunu iddia etmiştir.
Bununla birlikte vahyin kesilmediğini, devam ettiğini söylemekten geri durmayan Gulâm Ahmed zamanla evrilen bir dizi iddiada bulunmuştur.
Sırasıyla kendisini müceddid (yenileyici), Mehdi, Mesih, nebi ve resul olarak tanımlamıştır.
Ayrıca Hindu geleneğine hitap etmek amacıyla Krişna'nın bir avatarı olduğunu da iddia etmiştir.
Bu kapsayıcı ve senkretik yaklaşım, farklı dinî gruplardan kitlesel bir kabul görmekten ziyade, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Arya Samaj mensubu Hindu reformistlerden şiddetli tepkiler almasına neden olmuştur.
Mirza Gulâm Ahmed'in 1908'deki vefatının ardından cemaat halefiyet meselesi nedeniyle iki ana kola ayrılmıştır.
Kādiyanîler kurucunun peygamberlik iddialarını literal anlamda kabul eden ve halifeler (halife) aracılığıyla yönetilen gruptur.
Lahorîler Gulâm Ahmed'i daha çok bir reformcu ve mecazi anlamda bir mesih olarak gören daha ılımlı gruptur.
Cemaatin İslam dışı görülmesi, 1974'te Pakistan Ulusal Meclisi tarafından resmen gayrimüslim bir azınlık olarak tanınmasıyla sonuçlanmıştır.
Bu karar, cemaat mensupları için bir diaspora hayatının başlangıcı olmuş; özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'ya göçleri hızlanmıştır.
Günümüzde, merkezi İngiltere'de bulunan cemaat, küresel bir ağ oluşturmuştur.
Örneğin, Almanya'da uydu televizyon kanalları aracılığıyla yayın yapmakta, İsrail’de ise (Hayfa) bir üniversite kampüsüne sahip bulunmaktadır.
Bu çalışma, içerik analizi tekniğini kullanarak Kādıyânîliğin oluşum sürecini, teolojisini, cemaatin ikiye ayrılmasını ve diğer dinlerle giriştiği tartışmalar bağlamındaki konumunu incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırma, bu yönleriyle konuya ilişkin alan yazınına katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Related Results
Impact of opioid-free analgesia on pain severity and patient satisfaction after discharge from surgery: multispecialty, prospective cohort study in 25 countries
Impact of opioid-free analgesia on pain severity and patient satisfaction after discharge from surgery: multispecialty, prospective cohort study in 25 countries
Abstract
Background
Balancing opioid stewardship and the need for adequate analgesia following discharge after surgery is challe...
Predicting opioid consumption after surgical discharge: a multinational derivation and validation study using a foundation model
Predicting opioid consumption after surgical discharge: a multinational derivation and validation study using a foundation model
Abstract
Opioids are frequently overprescribed after surgery. We applied a tabular foundation model to predict the risk of post-discharge opioid consumption. The model wa...
TAHTACI TÜRKMENLER VE KASTAMONU’DAKİ İZLERİ
TAHTACI TÜRKMENLER VE KASTAMONU’DAKİ İZLERİ
Tahtacı Türkmenler Anadolu’da genellikle ormanların bulunduğu Güneydoğu Anadolu,
Akdeniz, Ege ile bir kısmı Marmara bir kısmı Ege’de bulunan Balıkesir ve Çanakkale
illerimizde ya...
The evolving SARS-CoV-2 epidemic in Africa: Insights from rapidly expanding genomic surveillance
The evolving SARS-CoV-2 epidemic in Africa: Insights from rapidly expanding genomic surveillance
Investment in severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2) sequencing in Africa over the past year has led to a major increase in the number of sequences that have ...
ON THE AUTHORSHIP OF THE “SONGS OF MIRZA SHAFI”: IN THE CONTEXT OF THE PHILOSOPHICAL CONFESSIONS OF BUSTAN EFENDI
ON THE AUTHORSHIP OF THE “SONGS OF MIRZA SHAFI”: IN THE CONTEXT OF THE PHILOSOPHICAL CONFESSIONS OF BUSTAN EFENDI
It is a rare phenomenon when two different authors who lived at the same time are always remembered at the same time years later. Considering that these authors represent completel...
AFGANİSTANDA ENTELLEKTÜRL BİR ŞAHSİYET MİR GULAM MUHAMMED ĞUBAR VE AFGANİSTAN DER MESİR-İ TARİH ADLI ESERİNİN MUHTEVASINA DAİR BİR DEĞERLENDİRME
AFGANİSTANDA ENTELLEKTÜRL BİR ŞAHSİYET MİR GULAM MUHAMMED ĞUBAR VE AFGANİSTAN DER MESİR-İ TARİH ADLI ESERİNİN MUHTEVASINA DAİR BİR DEĞERLENDİRME
Bu çalışma 1919 sonrası modern Afganistan’ın “Afgan” kimliği altında oluşturmak istediği ulus devlet projesine tarihî olaylar üzerinden katkı sağlayan entellektüel şahsiyetlerden b...
KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
18. yüzyılın sonlarında İran’da hâkimiyet Kaçar Hanedanı’nın (1795-1925) eline geçmiştir. Bu dönemde Avrupa’da Napolyon’un iktidara gelmesiyle Fransa yeni bir güç olarak ortaya çık...
Evaluation of a quality improvement intervention to reduce anastomotic leak following right colectomy (EAGLE): pragmatic, batched stepped-wedge, cluster-randomized trial in 64 countries
Evaluation of a quality improvement intervention to reduce anastomotic leak following right colectomy (EAGLE): pragmatic, batched stepped-wedge, cluster-randomized trial in 64 countries
Abstract
Background
Anastomotic leak affects 8 per cent of patients after right colectomy with a 10-fold increased risk of posto...

