Javascript must be enabled to continue!
MAHREM ALANDA SİVİL HUKUK İNŞASI: MAHMUT ESAT BOZKURT’UN MEDENİ KANUN GEREKÇESİ VE EUGEN HUBER KAYNAKÇASI
View through CrossRef
Cumhuriyet’in ilanından sonra bir dizi inkılâp gerçekleştiren kadrolar, bu bağlamda o ana kadar mevcut olan Mecelle yerine doğrudan devletin çekirdeği, aileyi ilgilendiren hukuki meselelerde de bir dönüşüm öngörmüşlerdir. Buna yönelik çalışmalar 1924 yılında başlamış, 1926 yılında İsviçre Medeni Kanunu örneğinde Türk Kanunu Medenisi’ni resepsiyon yöntemiyle kabul etmişlerdir.
Bu Kanun, Osmanlı döneminde Mecelle’nin düzenlemeye dâhil etmediği, kişi, aile ve miras hukukunu da kapsayacak bir temel oluşturmuş ve o ana kadar mahrem olan alanda sivil bir hukuk anlayışını ortaya koymuştur. Şüphesiz Medeni Kanun o günden bu güne birçok çalışmaya konu olmuştur. Hristiyan-Batı’dan alınma bir kanunun Müslüman-Doğu coğrafyasından bir ülke ve toplumda uygulanabilirliği, bunda ne kadar başarılı olunabileceği, eksiklikleri ve doğruları ile 1926 Medeni Kanunu günümüz tartışmalarında da güncelliğini korumaktadır.
Bu makalede, Osmanlı döneminde Mecelle’nin ortaya koyduğu sorunlara, yeni Kanun’un Meclise taşınma sürecine, Meclise geldiği noktada dile getirilen görüşlere değinilecektir. Bununla birlikte, bilhassa Adalet Vekili Mahmut Esat (Bozkurt)’un Kanun’a sunduğu gerekçe irdelenecektir. Söz konusu gerekçe, İsviçre Federal Arşivi (Schweizerisches Bundesarchiv) evrakları içerisinde bulunan, Eugen Huber’in bir seçki olarak sunduğu ve o dönem İsviçre’de mevcut hukuk sorunlarına ilişkin bilgiler ihtiva eden kaynakça ile karşılaştırılacaktır. Bu bağlamda hem dönemin hem günümüzün birincil kaynakları ve ikincil literatürü çalışmaya dahil edilecektir.
Title: MAHREM ALANDA SİVİL HUKUK İNŞASI: MAHMUT ESAT BOZKURT’UN MEDENİ KANUN GEREKÇESİ VE EUGEN HUBER KAYNAKÇASI
Description:
Cumhuriyet’in ilanından sonra bir dizi inkılâp gerçekleştiren kadrolar, bu bağlamda o ana kadar mevcut olan Mecelle yerine doğrudan devletin çekirdeği, aileyi ilgilendiren hukuki meselelerde de bir dönüşüm öngörmüşlerdir.
Buna yönelik çalışmalar 1924 yılında başlamış, 1926 yılında İsviçre Medeni Kanunu örneğinde Türk Kanunu Medenisi’ni resepsiyon yöntemiyle kabul etmişlerdir.
Bu Kanun, Osmanlı döneminde Mecelle’nin düzenlemeye dâhil etmediği, kişi, aile ve miras hukukunu da kapsayacak bir temel oluşturmuş ve o ana kadar mahrem olan alanda sivil bir hukuk anlayışını ortaya koymuştur.
Şüphesiz Medeni Kanun o günden bu güne birçok çalışmaya konu olmuştur.
Hristiyan-Batı’dan alınma bir kanunun Müslüman-Doğu coğrafyasından bir ülke ve toplumda uygulanabilirliği, bunda ne kadar başarılı olunabileceği, eksiklikleri ve doğruları ile 1926 Medeni Kanunu günümüz tartışmalarında da güncelliğini korumaktadır.
Bu makalede, Osmanlı döneminde Mecelle’nin ortaya koyduğu sorunlara, yeni Kanun’un Meclise taşınma sürecine, Meclise geldiği noktada dile getirilen görüşlere değinilecektir.
Bununla birlikte, bilhassa Adalet Vekili Mahmut Esat (Bozkurt)’un Kanun’a sunduğu gerekçe irdelenecektir.
Söz konusu gerekçe, İsviçre Federal Arşivi (Schweizerisches Bundesarchiv) evrakları içerisinde bulunan, Eugen Huber’in bir seçki olarak sunduğu ve o dönem İsviçre’de mevcut hukuk sorunlarına ilişkin bilgiler ihtiva eden kaynakça ile karşılaştırılacaktır.
Bu bağlamda hem dönemin hem günümüzün birincil kaynakları ve ikincil literatürü çalışmaya dahil edilecektir.
Related Results
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Bu çalışmada, hukukçu kimliğinin oluşmasında hukuk eğitiminin temel belirleyici olduğuna ilişkin iddiadan yola çıkılarak, kabul edilmektedir. Bu kabule bağlı olarak hukuk eğitimind...
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hukukun ve hukuk felsefesinin tarihi, felsefenin tarihinden bağımsız düşünülemez. Bu üç tarih alanında olan hemen her şey birbiri ile ilişkili olarak meydana gelmiş ve birbirini de...
Modern Hukuk ve İslâm Hukuku'nda Hâkimin Hukuk İhdâsı
Modern Hukuk ve İslâm Hukuku'nda Hâkimin Hukuk İhdâsı
Toplum düzeninin teminatı olan hukuk sistemleri, kurallar ve kanunlar çerçevesinde inşa edilir. Ancak toplumun dinamik yapısı nedeniyle, kanun koyucuların tüm ihtimalleri kapsayan ...
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Doğal hukuk ve pozitif hukuk ayrımı, hukukun kaynaklarını göstermek için kullanılmaktadır. Bu ayrım, olan ve olması gereken hukuk arasındaki farka ilişkindir. Bu mesele modern huku...
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
Hukuk kliniği, hukuk eğitiminin geleneksel biçimine alternatif bir yaklaşım
sunan, birbiriyle bağlantılı iki önemli amaca yönelmiş bir eğitim ve öğretme
metodudur. Huku...
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
Bu çalışma, hekimin sorumluluğunu gayret sarf etme borcu özelinde hastaya karşı gerekli özeni gösterme açısından ele almayı amaçlamaktadır. Gayret sarf etme borcu kusurdan berî olm...
İlk Mesleki Hukuk Gazetesi: Hukuk (İnceleme-Dizin)
İlk Mesleki Hukuk Gazetesi: Hukuk (İnceleme-Dizin)
19. yüzyılda yenileşme hareketleri ile birlikte devletin her alanında reform çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar hukuk alanında da kendini göstermiş ve kanunlaştırma hareke...
Hukuk Felsefesi Öğretiminde Edebiyat Eserleri
Hukuk Felsefesi Öğretiminde Edebiyat Eserleri
Edebiyat eserleri hem Türkiye’nin hem de Dünya’nın çeşitli üniversitelerinde Hukuk ve Edebiyat dersleri aracılığıyla hukuk eğitiminde yer almaktadır. Bu makalede edebiyat eserlerin...

