Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

1950 Kuşağı Kadın Öykücülerinden Nezihe Meriç ve Tezer Özlü’nün Öykülerinde Melankoli Üzerine Bir İnceleme

View through CrossRef
Türkiye’de 1950’li yıllar siyasi, sosyal, kültürel açıdan değişim ve dönüşümlerin yoğun yaşandığı bir dönemdir. II. Dünya Savaşı’nın patlak verişi, savaşın meydana getirdiği olumsuz etkiler, Batı’yla ilişkilerin yoğunlaşarak devam etmesi, ülkenin ekonomik durumundaki dalgalanmalar bu değişimi tetikleyen unsurların başında gelir. Batı’yla olan münasebetler modernizm ve varoluşçuluk gibi akımlara kapı aralamış, bunlar da modernleşme-Batılılaşma çabalarına ivme kazandırmıştır. Varoluşçuluk akımının etkisi ile aşılmaya çalışılan varoluşsal bunalımlar, modernizmle daha da artan bireyselleşme ve kentleşmenin getirdiği problemler, ülkedeki siyasi çatışmalar; toplum fertlerini, sanatı, edebiyatı etkisi altına almıştır. Bu etki, 1950 dönemi yazarlarının eserlerinde melankolik bir atmosfer yaratıp melankoliyi dönemin genel bir söylem dili hâline getirmiş, Türk edebiyatı tarihine “1950 Kuşağı, Bunalım Edebiyatı” nitelemesiyle farklı bir sayfa açmıştır. Her yazar, dönemindeki bunalımlardan az veya çok etkilenmiş; melankoliyi konu, tema ve yapı bakımından eserine farklı şekillerde yansıtmıştır. Söz gelimi 50 Kuşağı’ndan bazı yazarlar toplumsal meseleleri, değişim ve bunalımları eserlerine melankolik bir dille yansıtırken kimi yazarlar da toplumsal ve siyasi meselelerden uzak kalarak kendi varoluşunu ve yabancılaşmasını bir bunalım olarak eserine yansıtmıştır. 50 Kuşağı öykücülerinden Nezihe Meriç ve Tezer Özlü bu farklılığın iki ayrı sembolüdür. Nezihe Meriç, toplumsal meselelerden önemli ölçüde etkilenmiş bunları öykülerinde melankolik bir söylemle aktarmıştır. Bu durum, anlatının yapısını da şekillendirmiş; yazar, sosyal meseleleri olay örgüsü, diyalog gibi klasik anlatım teknikleri ile aktarmıştır. Tezer Özlü ise toplumsal melankoliyi ikinci plana almış, daha çok kendi beninde yaşadığı bunalımları eserine yansıtmıştır. Bunu yaparken de olay örgüsünün olmadığı, zihinsel sayıklamaların ve içsel konuşmaların mevcut olduğu anlatım tekniklerini kullanmıştır. Çalışmada, aynı kuşağın farklı kutbunda yer alan iki kadın öykücünün, öykülerindeki “melankolik” dil, söyleyiş ve tutum incelenmiştir. Amaç; edebiyat tarihinde yeni, değişen ve birçok noktada ortak söylem dili vücuda getiren dönemin, Modern Türk öyküsünde nasıl karşılık bulduğunu ve bu karşılığın iki kadın öykücünün öykülerinde ne şekillerde tezahür ettiğini incelemektir.
Title: 1950 Kuşağı Kadın Öykücülerinden Nezihe Meriç ve Tezer Özlü’nün Öykülerinde Melankoli Üzerine Bir İnceleme
Description:
Türkiye’de 1950’li yıllar siyasi, sosyal, kültürel açıdan değişim ve dönüşümlerin yoğun yaşandığı bir dönemdir.
II.
Dünya Savaşı’nın patlak verişi, savaşın meydana getirdiği olumsuz etkiler, Batı’yla ilişkilerin yoğunlaşarak devam etmesi, ülkenin ekonomik durumundaki dalgalanmalar bu değişimi tetikleyen unsurların başında gelir.
Batı’yla olan münasebetler modernizm ve varoluşçuluk gibi akımlara kapı aralamış, bunlar da modernleşme-Batılılaşma çabalarına ivme kazandırmıştır.
Varoluşçuluk akımının etkisi ile aşılmaya çalışılan varoluşsal bunalımlar, modernizmle daha da artan bireyselleşme ve kentleşmenin getirdiği problemler, ülkedeki siyasi çatışmalar; toplum fertlerini, sanatı, edebiyatı etkisi altına almıştır.
Bu etki, 1950 dönemi yazarlarının eserlerinde melankolik bir atmosfer yaratıp melankoliyi dönemin genel bir söylem dili hâline getirmiş, Türk edebiyatı tarihine “1950 Kuşağı, Bunalım Edebiyatı” nitelemesiyle farklı bir sayfa açmıştır.
Her yazar, dönemindeki bunalımlardan az veya çok etkilenmiş; melankoliyi konu, tema ve yapı bakımından eserine farklı şekillerde yansıtmıştır.
Söz gelimi 50 Kuşağı’ndan bazı yazarlar toplumsal meseleleri, değişim ve bunalımları eserlerine melankolik bir dille yansıtırken kimi yazarlar da toplumsal ve siyasi meselelerden uzak kalarak kendi varoluşunu ve yabancılaşmasını bir bunalım olarak eserine yansıtmıştır.
50 Kuşağı öykücülerinden Nezihe Meriç ve Tezer Özlü bu farklılığın iki ayrı sembolüdür.
Nezihe Meriç, toplumsal meselelerden önemli ölçüde etkilenmiş bunları öykülerinde melankolik bir söylemle aktarmıştır.
Bu durum, anlatının yapısını da şekillendirmiş; yazar, sosyal meseleleri olay örgüsü, diyalog gibi klasik anlatım teknikleri ile aktarmıştır.
Tezer Özlü ise toplumsal melankoliyi ikinci plana almış, daha çok kendi beninde yaşadığı bunalımları eserine yansıtmıştır.
Bunu yaparken de olay örgüsünün olmadığı, zihinsel sayıklamaların ve içsel konuşmaların mevcut olduğu anlatım tekniklerini kullanmıştır.
Çalışmada, aynı kuşağın farklı kutbunda yer alan iki kadın öykücünün, öykülerindeki “melankolik” dil, söyleyiş ve tutum incelenmiştir.
Amaç; edebiyat tarihinde yeni, değişen ve birçok noktada ortak söylem dili vücuda getiren dönemin, Modern Türk öyküsünde nasıl karşılık bulduğunu ve bu karşılığın iki kadın öykücünün öykülerinde ne şekillerde tezahür ettiğini incelemektir.

Related Results

Nezihe Meriç’in Öykülerinde Tema
Nezihe Meriç’in Öykülerinde Tema
Nezihe Meriç, 1950 Kuşağı olarak adlandırılan ve Türk öyküsünde büyük bir kırılma yaşatan öykücülerden biridir. Yazar, eserlerinde toplumsal konulara ağırlık vermiştir. Yazarın en ...
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Narrator and Narrative Techniques in Tezer Özlü’s Zaman Dışı Yaşam Scenario
Narrator and Narrative Techniques in Tezer Özlü’s Zaman Dışı Yaşam Scenario
Tezer Özlü (1943-1986) Türk edebiyatında farklı türde eserleriyle kendisine önemli bir yer edinmiş yazarlardandır. 1998’de yayımlanan Zaman Dışı Yaşam, Özlü’nün tek senaryo kitabıd...
Sinema ve Sanat İlişkisi Bağlamında “Melankoli” Filminin İkonolojisi
Sinema ve Sanat İlişkisi Bağlamında “Melankoli” Filminin İkonolojisi
Melankoli, felsefeden resme, tiyatrodan edebiyata ve plastik sanatlara değin, çok farklı disiplinlerde serimlenmiş ve daha sonra çağdaş bir sanat olan sinemanın önemli teması halin...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
el-Ḫansāʾ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe, Arap edebiyatının en önemli kadın şairlerinden olup, ‘Ukāẓ panayırında yaşadıkları mersiye rekabetiyle dikkat çekmişlerdir. el-Ḫansāʾ, ağabe...

Back to Top