Javascript must be enabled to continue!
OSMANLI DEVLETİ NDE MANASTIRBEND CEZASI VE UYGULAMALARI (1789-1839)
View through CrossRef
Osmanlı Devleti hâkim olduğu geniş coğrafi alanda çok sayıda farklı ulustan ve inançtan insan topluluklarını sınırları içerisinde barındırmıştır. Bu süreçte toplulukların tamamının, oluşturulan kanun ve kurallara riayet etmesi zorunlu tutulmuş, kanunlara aykırı davranışlarda bulunulması ise suç kabul edilmiş ve çeşitli şekillerde cezalandırılmıştır. Osmanlı Devleti kanunlara aykırı olmaması şartıyla, farklı etnik ve dinî grupların gelenek, görenek ve inançlarına uygun bir yaşam sürdürmelerine izin vermiştir. Ancak Osmanlı Devleti’nin geleneksel yaşamına uymayan ve aykırı davranışlarda bulunan gayrimüslimlere ise çeşitli şekillerde yaptırım uygulanmıştır. Patrikliğin padişaha doğrudan veya dolaylı olarak yapmış olduğu şikâyet sonucunda suçlu bulunan gayrimüslim vatandaşlar, padişahın emriyle cezalandırılmıştır. Uygulanan cezalar çeşitli olmakla beraber, sıklıkla hapis cezaları ile karşılaşılmaktadır. Kayıtlarda suçluların yerleştirildiği mekânlardan dolayı farklı isimlerle adlandırılan hapis cezalarının bir kısmı ise manastırlarda uygulanmıştır ve manastırbend olarak ifade edilmiştir. Osmanlı Devleti’nde sadece Hristiyan vatandaşlara uygulanan manastırbend cezası ile suçlular ıslah olana kadar manastırlarda tutulmaktadır. Ayrıca manastırlara bağlı olan kale veya kulelerde de suçlular mahkûm edilmiştir. Manastırlarda mahkûm olan kişilerin merkeze ıslah olduğuna dair arzuhâl gönderdikleri görülmektedir. Gönderilen arzuhâllerin Divanda incelenmesi sonucunda ıslah olduğu kanaatinin oluşması durumunda mahkûm affedilip serbest bırakılmıştır. Bu çalışma, Osmanlı Devleti’nde 1789-1839 yıllar arasında kayıtlarda yer alan manastırbend cezalarını analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Title: OSMANLI DEVLETİ NDE MANASTIRBEND CEZASI VE UYGULAMALARI (1789-1839)
Description:
Osmanlı Devleti hâkim olduğu geniş coğrafi alanda çok sayıda farklı ulustan ve inançtan insan topluluklarını sınırları içerisinde barındırmıştır.
Bu süreçte toplulukların tamamının, oluşturulan kanun ve kurallara riayet etmesi zorunlu tutulmuş, kanunlara aykırı davranışlarda bulunulması ise suç kabul edilmiş ve çeşitli şekillerde cezalandırılmıştır.
Osmanlı Devleti kanunlara aykırı olmaması şartıyla, farklı etnik ve dinî grupların gelenek, görenek ve inançlarına uygun bir yaşam sürdürmelerine izin vermiştir.
Ancak Osmanlı Devleti’nin geleneksel yaşamına uymayan ve aykırı davranışlarda bulunan gayrimüslimlere ise çeşitli şekillerde yaptırım uygulanmıştır.
Patrikliğin padişaha doğrudan veya dolaylı olarak yapmış olduğu şikâyet sonucunda suçlu bulunan gayrimüslim vatandaşlar, padişahın emriyle cezalandırılmıştır.
Uygulanan cezalar çeşitli olmakla beraber, sıklıkla hapis cezaları ile karşılaşılmaktadır.
Kayıtlarda suçluların yerleştirildiği mekânlardan dolayı farklı isimlerle adlandırılan hapis cezalarının bir kısmı ise manastırlarda uygulanmıştır ve manastırbend olarak ifade edilmiştir.
Osmanlı Devleti’nde sadece Hristiyan vatandaşlara uygulanan manastırbend cezası ile suçlular ıslah olana kadar manastırlarda tutulmaktadır.
Ayrıca manastırlara bağlı olan kale veya kulelerde de suçlular mahkûm edilmiştir.
Manastırlarda mahkûm olan kişilerin merkeze ıslah olduğuna dair arzuhâl gönderdikleri görülmektedir.
Gönderilen arzuhâllerin Divanda incelenmesi sonucunda ıslah olduğu kanaatinin oluşması durumunda mahkûm affedilip serbest bırakılmıştır.
Bu çalışma, Osmanlı Devleti’nde 1789-1839 yıllar arasında kayıtlarda yer alan manastırbend cezalarını analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Related Results
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Osmanlı Devleti Hicaz bölgesini ve Orta Arabistan’ı egemenliği altına aldıktan sonra bölgede imtiyazlı bir yönetim uyguladı. Bölgede kabul gören dinî önderler veya geleneksel olara...
İSLAM HUKÛKUNDA CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI İŞLENEN HETK-İ IRZ (TECAVÜZ) SUÇUNUN CEZASI VE KUR’AN CEZA İLKELERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ
İSLAM HUKÛKUNDA CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI İŞLENEN HETK-İ IRZ (TECAVÜZ) SUÇUNUN CEZASI VE KUR’AN CEZA İLKELERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRMESİ
İnsan bedenine karşı işlenen en ağır suçlardan biri hetk-i
ırz (tecavüz) suçudur. İslam hukuku tecavüz suçunu müstakil bir suç türü olarak
değil, zina suçu kapsamında ele almıştı...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
Osmanlı Devleti, 3 kıtada hüküm sürmüş, içerisinde barındırdığı birçok farklı etnik köken ile sosyal ve ekonomik yapısı, askerî teşkilatı ve idari kurumlarıyla 6 asırdan fazla yaşa...
I. BALKAN SAVAŞI’NDAN SONRA BALKAN DEVLETLERİNİN “MADDİ TALEPLERİ”
I. BALKAN SAVAŞI’NDAN SONRA BALKAN DEVLETLERİNİN “MADDİ TALEPLERİ”
Osmanlı Devleti’nin “Düvel-i Muazzama” olarak adlandırdığı Büyük Güçler, I. Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlı kamu borçları ve iktisadi imtiyazlarının Balkan devletlerine devredilme...
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Eflak ve Boğdan Voyvodalıklarının 1787-1792 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşlarındaki Rolleri
Osmanlı Devleti 18. yüzyılda geçmişle güçlü bağlarına devam ederken gelişmelere ayak uydurmaya başlayarak modernleşme sürecine doğru yeni adımlar atmaktaydı. Avrupa devletleri için...

