Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Derin Ekoloji Kavramının Anlatılmasında Sinema Filmlerinin Kullanımı: Avatar Suyun Yolu Filmi Örneği

View through CrossRef
İnsan yaşantısının temeli insan ihtiyaçlarına dayanmaktadır. İnsanların sonsuz ihtiyaç, istek ve arzuları çevre üzerinde yıkıcı ve yıpratıcı etkilere neden olabilmektedir. Bu ilişkide insan “doğanın hâkimi”, doğa ise “kaynak” rolündedir. Çevreci yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik kavramının temelini de bu görüş oluşturmaktadır. İnsan, merkezi oluşturur. Derin ekoloji, insan merkezli bu yaklaşımın yanlış olduğunu biyo-merkezci yaklaşımın doğru olduğunu savunmaktadır. Doğanın bir “kaynak” olmadığı, ekosistemde yaşayan bütün canlıların kendi özlerinde sahip oldukları değer nedeniyle önemli olduklarını öne sürer. Bu bakış açısında tek tek türlerin değil, ekosistemin sürekliliği önemlidir. İster” kaynak” olarak ele alınsın ister biyo-merkez olarak, her iki bakış açısının çıkış noktası doğanın zarar gördüğü gerçeğidir. Doğanın zarar görmesi sadece insanların değil tüm yaşamın zarar görmesi anlamına gelmektedir. Bu zararın durdurulması ise insanların çevrelerine verdikleri zararın farkına varmalarıyla mümkündür. Farkındalık sürecinde görsel verilerin önemli bir yeri vardır. Bu nedenle sinema sanatı görsel algıyla çevresel farkındalığın oluşturulmasında önemli bir araç olarak kullanılabilir. Konu kapsamında Avatar: The Way of Water filmi derin ekoloji kapsamında incelenmiştir. Filmin klasik anlatı yapısı, Todorov’un anlatı dizilimi ile açıklanarak derin ekoloji kavramı ile ilişkilendirilmiştir.
Title: Derin Ekoloji Kavramının Anlatılmasında Sinema Filmlerinin Kullanımı: Avatar Suyun Yolu Filmi Örneği
Description:
İnsan yaşantısının temeli insan ihtiyaçlarına dayanmaktadır.
İnsanların sonsuz ihtiyaç, istek ve arzuları çevre üzerinde yıkıcı ve yıpratıcı etkilere neden olabilmektedir.
Bu ilişkide insan “doğanın hâkimi”, doğa ise “kaynak” rolündedir.
Çevreci yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik kavramının temelini de bu görüş oluşturmaktadır.
İnsan, merkezi oluşturur.
Derin ekoloji, insan merkezli bu yaklaşımın yanlış olduğunu biyo-merkezci yaklaşımın doğru olduğunu savunmaktadır.
Doğanın bir “kaynak” olmadığı, ekosistemde yaşayan bütün canlıların kendi özlerinde sahip oldukları değer nedeniyle önemli olduklarını öne sürer.
Bu bakış açısında tek tek türlerin değil, ekosistemin sürekliliği önemlidir.
İster” kaynak” olarak ele alınsın ister biyo-merkez olarak, her iki bakış açısının çıkış noktası doğanın zarar gördüğü gerçeğidir.
Doğanın zarar görmesi sadece insanların değil tüm yaşamın zarar görmesi anlamına gelmektedir.
Bu zararın durdurulması ise insanların çevrelerine verdikleri zararın farkına varmalarıyla mümkündür.
Farkındalık sürecinde görsel verilerin önemli bir yeri vardır.
Bu nedenle sinema sanatı görsel algıyla çevresel farkındalığın oluşturulmasında önemli bir araç olarak kullanılabilir.
Konu kapsamında Avatar: The Way of Water filmi derin ekoloji kapsamında incelenmiştir.
Filmin klasik anlatı yapısı, Todorov’un anlatı dizilimi ile açıklanarak derin ekoloji kavramı ile ilişkilendirilmiştir.

Related Results

BAZI EKOLOJİ TERİMLERİNİN KAMUOYU TARAFINDAN BİLİNME DÜZEYLERİNİN ANALİZİ
BAZI EKOLOJİ TERİMLERİNİN KAMUOYU TARAFINDAN BİLİNME DÜZEYLERİNİN ANALİZİ
Son yıllarda toplumun çok farklı kesimleri tarafından ekoloji terimleri kullanılır olmuştur. Bilginin yayılması açısından önemli olan bu husus çalışmaya konu edilmiştir. Bu amaçla,...
Filmlerin Tanıtımında Halkla İlişkiler Aracı Olarak Instagram Kullanımı: Ayla Filmi Örneği
Filmlerin Tanıtımında Halkla İlişkiler Aracı Olarak Instagram Kullanımı: Ayla Filmi Örneği
Sosyal medya diğer sektörlerde olduğu gibi sinema endüstrisinde de aktif rol oynamaktadır. Sinema filmlerinin tanıtımında yoğun kullanılmaya başlanan sosyal medya farklı ve başarıl...
GÜNDELİK HAYAT SOSYOLOJİSİ VE SİNEMA: ‘NEŞELİ HAYAT’ FİLM ÖRNEĞİ
GÜNDELİK HAYAT SOSYOLOJİSİ VE SİNEMA: ‘NEŞELİ HAYAT’ FİLM ÖRNEĞİ
Gündelik hayat ve sinema, birbirinden ayrı dünyalar gibi görünse de aslında derin bir etkileşim içerisindedir. Gündelik hayat, bireylerin günlük rutinlerini, alışkanlıklarını, sosy...
THE EFFECT OF MINIMALIST CINEMA APPROACH ON POSTER DESIGNS: THE CASE OF SEMİH KAPLANOĞLU
THE EFFECT OF MINIMALIST CINEMA APPROACH ON POSTER DESIGNS: THE CASE OF SEMİH KAPLANOĞLU
Türkiye’nin günümüz sineması adına en önemli temsilcilerinden olan Semih Kaplanoğlu minimalist sinema anlayışı ile yaptığı filmleriyle hem ulusal ve hem de uluslararası düzeyde pek...
Sinemada Yavaşlığın Estetiği: Yavaş Sinema Kavramıyla Goodbye, Dragon Inn (2003, Ming-liang) Filmini Düşünmek
Sinemada Yavaşlığın Estetiği: Yavaş Sinema Kavramıyla Goodbye, Dragon Inn (2003, Ming-liang) Filmini Düşünmek
Modern toplumda yaşamın endüstriyelleşen ve kentlileşen yapısının hızlı akışına karşı önem kazanan “yavaşlık” olgusu, tüketim kültürünün beraberinde getirdiği sorunlara bir tepki n...
COVID-19 Pandemisi Döneminde Sinema Salonlarının Sosyal Medya Kullanımı: Beyoğlu Sineması Örneği
COVID-19 Pandemisi Döneminde Sinema Salonlarının Sosyal Medya Kullanımı: Beyoğlu Sineması Örneği
COVID-19 pandemisi döneminde sinema salonları kapatılmış olup salonlar, hedef kitleleri ile yüz yüze iletişim kurma olanaklarını yitirmiş ve en önemli gelir kaynağını kaybetmişti...

Back to Top