Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

TÜRK SİYASİ SÖYLEMİNDE LAKAPLAR

View through CrossRef
Dilbilim, folklor ve kültür bilimi çalışmalarına konu olan önemli kavramlardan biri lakaplardır. Adbilimin (onomastik) alt dallarından biri olan kişi adbilimi (antroponimi) içerisinde incelenen lakaplar, adın göndergesel işlevinin ve taşıyıcılarının özelliklerinin ötesinde, bireylerin toplumdaki rolleriyle onları tasarlayan ve kullanan alt kültüre dair iç görüler de ortaya koymaktadır. Lakaplar, bireylerin ayırıcı özelliklerine göre verilmektedir. Bireylerin fiziksel kusurları/görünüşü, mizacı, karakter özellikleri ile yaşadıkları mizahi, absürt, iyi ve kötü olaylar/durumlar lakapların verilmesinde etkili olmaktadır. Bireylerin birbirini tanımasında lakapların rolü büyüktür. Çünkü statüsü ne olursa olsun, toplumda yaşayan her bireye, sahip oldukları özelliklere göre bir ya da birden fazla lakap verildiği bilinmektedir. Lakap verilen birey bir ülkenin lideriyse, bu liderin lakaplarının veriliş nedeni halk nezdinde önemli görülmektedir. Türk toplumunda yöneticilerin “kamusal” lakaplarının incelenmesiyle, halkın liderlere karşı olan kültürel kabullerinin ve yargılarının ortaya çıkarılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, siyasi söylem içeren gazete, dergi, sosyal medya kaynaklarında Türk politikacıları, siyasi parti liderleri ve askerî-siyasi olayların aktörlerinin lakapları tespit edilerek ve bu lakapların dilsel, ulusal ve kültürel özellikleri incelenmiştir. Siyasi söylem içerisindeki lakaplar, tarihî Türk devletlerinin yöneticilerinin lakapları ve modern dönem Türk siyasetçilerin lakapları olmak üzere iki temel başlık altında incelenmiştir. Art zamanlı ve eş zamanlı bir çözümlemenin yapıldığı bu araştırmayla, Türkiye’de siyasilere verilen lakapların dilsel ve kültürel özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tarihî Türk devletlerinde yönetimin tanrısal bir dayanağı mevcut olduğu, bu da bu devletleri yöneten hükümdarlara verilen lakaplarda negatif unsurların az olmasının temel sebebidir. Her ne kadar bazı hükümdarların lakapları negatif bir özellik sergilese de, bu lakapların o hükümdara çok genç yaşta verildiği gerçeği unutulmamalıdır. Cumhuriyetle birlikte halkın kendi içinden birilerini yönetici olarak seçebilmesi, seçilen yöneticilerin rahatlıkla eleştirilebildiği bir ortam oluşturmuştur. Bu durum, modern dönem Türk siyasetçilerine verilen lakapların mizahi bir yönünün olmasını ve olumsuz kullanımlara açık olmasını sağlamıştır. Türk siyasetçilerinin lakaplarının ve veriliş nedenlerinin ortaya çıkarıldığı bu çalışmada, halkın siyasetçilere olan bakış açısı ve siyasetçilerin özdeşleştirildiği kavramlar ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, Türk devlet geleneğinde, yöneticilere verilen lakapların incelenmesiyle Türk toplumunun devlet geleneği ve dünya görüşü hakkında çıkarımlar elde edilmiştir.
Cocuk ve Genclik Edebiyati Yazarlari Dernegi
Title: TÜRK SİYASİ SÖYLEMİNDE LAKAPLAR
Description:
Dilbilim, folklor ve kültür bilimi çalışmalarına konu olan önemli kavramlardan biri lakaplardır.
Adbilimin (onomastik) alt dallarından biri olan kişi adbilimi (antroponimi) içerisinde incelenen lakaplar, adın göndergesel işlevinin ve taşıyıcılarının özelliklerinin ötesinde, bireylerin toplumdaki rolleriyle onları tasarlayan ve kullanan alt kültüre dair iç görüler de ortaya koymaktadır.
Lakaplar, bireylerin ayırıcı özelliklerine göre verilmektedir.
Bireylerin fiziksel kusurları/görünüşü, mizacı, karakter özellikleri ile yaşadıkları mizahi, absürt, iyi ve kötü olaylar/durumlar lakapların verilmesinde etkili olmaktadır.
Bireylerin birbirini tanımasında lakapların rolü büyüktür.
Çünkü statüsü ne olursa olsun, toplumda yaşayan her bireye, sahip oldukları özelliklere göre bir ya da birden fazla lakap verildiği bilinmektedir.
Lakap verilen birey bir ülkenin lideriyse, bu liderin lakaplarının veriliş nedeni halk nezdinde önemli görülmektedir.
Türk toplumunda yöneticilerin “kamusal” lakaplarının incelenmesiyle, halkın liderlere karşı olan kültürel kabullerinin ve yargılarının ortaya çıkarılabileceği düşünülmektedir.
Bu çalışmada, siyasi söylem içeren gazete, dergi, sosyal medya kaynaklarında Türk politikacıları, siyasi parti liderleri ve askerî-siyasi olayların aktörlerinin lakapları tespit edilerek ve bu lakapların dilsel, ulusal ve kültürel özellikleri incelenmiştir.
Siyasi söylem içerisindeki lakaplar, tarihî Türk devletlerinin yöneticilerinin lakapları ve modern dönem Türk siyasetçilerin lakapları olmak üzere iki temel başlık altında incelenmiştir.
Art zamanlı ve eş zamanlı bir çözümlemenin yapıldığı bu araştırmayla, Türkiye’de siyasilere verilen lakapların dilsel ve kültürel özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Tarihî Türk devletlerinde yönetimin tanrısal bir dayanağı mevcut olduğu, bu da bu devletleri yöneten hükümdarlara verilen lakaplarda negatif unsurların az olmasının temel sebebidir.
Her ne kadar bazı hükümdarların lakapları negatif bir özellik sergilese de, bu lakapların o hükümdara çok genç yaşta verildiği gerçeği unutulmamalıdır.
Cumhuriyetle birlikte halkın kendi içinden birilerini yönetici olarak seçebilmesi, seçilen yöneticilerin rahatlıkla eleştirilebildiği bir ortam oluşturmuştur.
Bu durum, modern dönem Türk siyasetçilerine verilen lakapların mizahi bir yönünün olmasını ve olumsuz kullanımlara açık olmasını sağlamıştır.
Türk siyasetçilerinin lakaplarının ve veriliş nedenlerinin ortaya çıkarıldığı bu çalışmada, halkın siyasetçilere olan bakış açısı ve siyasetçilerin özdeşleştirildiği kavramlar ortaya konulmuştur.
Sonuç olarak, Türk devlet geleneğinde, yöneticilere verilen lakapların incelenmesiyle Türk toplumunun devlet geleneği ve dünya görüşü hakkında çıkarımlar elde edilmiştir.

Related Results

Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
ERBİL’DEKİ GENÇLERİN SİYASAL SAHAYA KATILIMINDA SOSYAL MEDYA ETKİSİ
ERBİL’DEKİ GENÇLERİN SİYASAL SAHAYA KATILIMINDA SOSYAL MEDYA ETKİSİ
Bu araştırma, Erbil’deki gençlerin siyasi katılımında Facebook, Twitter ve YouTube (F.T.Y) gibi sosyal medya araçlarının etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Sosyal medya ile siyas...
KUŞAKLARIN SİYASİ PARTİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
KUŞAKLARIN SİYASİ PARTİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Kuşak olarak kabul edilen olgu aynı dönemde yaşamış olan bireylerin tamamının benzer olaylara tanıklık etmesi üzerine genel olarak benzer davranışlar, tutumlar, düşünceler geliştir...
Cənub-Şərqi Avropaya Bolqar xanlığının siyasi təsiri
Cənub-Şərqi Avropaya Bolqar xanlığının siyasi təsiri
Bu məqalə VII əsrdə Kubrat xanın rəhbərliyi ilə formalaşmış Böyük Bolqarıstan Dövlətinin Cənub-Şərqi Avropanın etno-siyasi inkişafında oynadığı rolu hərtərəfli şəkildə təhlil edir....
TARİHİ KAYNAKLAR IŞIĞINDA SÂMÂNÎ AİLESİNİN MENŞEİ
TARİHİ KAYNAKLAR IŞIĞINDA SÂMÂNÎ AİLESİNİN MENŞEİ
Menşe konusu, Orta Çağ’da var olmuş her devletin çok önem verdiği bir konu olmuştur. Kimi devletler soylarını hanlara dayandırmak suretiyle yüceltmeye çalışırken kimi devletler ise...
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
Türkler geçmiş zaman yolculuğu içinde dünyanın birçok bölgesinde büyük ve görkemli devletler kurdu. Bu nedenle Türk tarihi tek bir coğrafyayı kapsamamakta ve Türkiye dışı Türk tar...
Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Misafir Anlayışı ve Misafirperverlik
Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Misafir Anlayışı ve Misafirperverlik
Türk toplumlarının vazgeçilmez karakteristik özelliklerinden biri de, misafirperver olmaları ve misafire çok fazla önem vermeleridir. Bu nedenle Türk geleneğinde, misafiri iyi karş...
PARLAYAN YILDIZ AZERBAYCAN’DA TÜRK HANLIKLARININ TARİHİ ve KÜLTÜREL İZLERİ (1747-1844)
PARLAYAN YILDIZ AZERBAYCAN’DA TÜRK HANLIKLARININ TARİHİ ve KÜLTÜREL İZLERİ (1747-1844)
Güçlü stratejik konumu, zengin ekonomik kaynakları ve renkli doğasıyla Azerbaycan, tarih boyunca büyük güçlerin ve medeniyetlerin mücadele sahası olmuştur. Erken dönemlerden itibar...

Back to Top